İdarenin ifraz ve tevhit işlemlerini düzenleme yetkisi, 3194 sayılı İmar Kanunu ile yönetmelik hükümleri arasında nasıl bir uyum sağlamaktadır (Danıştay)

ÖZET: Danıştay 6. Dairesi, Arazi ve Arsa Düzenlemeleri Hakkında Yönetmelik’in 8. maddesinin iptali istemini değerlendirmiştir. Dava, 3194 sayılı İmar Kanunu’nun 44. maddesine dayanarak çıkarılan yönetmelik hükümlerinin hukuka aykırı olduğu iddialarına dayanmaktadır. Davacı, ifraz ve tevhit işlemlerinin düzenlenmesinde idarenin yetkisiz olduğunu öne sürmüştür. Ancak, Danıştay, yönetmeliğin 3. maddesinde belirtilen yasaların, ifraz ve tevhit işlemlerinin yönetmelikle düzenlenmesine […]

→
onecikan-yargitay

Kadastro Haritalarının Düzenlenmesinde Taraf Teşkilinin Sağlanmaması: Mirasçıların Savunma Hakkının İhlali ve Kararın Geçersizliği (Yargıtay)

ÖZET: Bu Yargıtay kararı, 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 22/2-a maddesi uyarınca yapılan kadastro haritalarının yeniden düzenlenmesi ve tapu sicilinde gerekli düzeltmelerin yapılması işlemi ile ilgili bir hukuki uyuşmazlığı ele almaktadır. İlk Derece Mahkemesi, davanın esasına girerek karar vermiş, ancak bu kararın usul ve kanuna uygun olmadığı belirtilmiştir. Anayasa’nın 36. maddesi ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri […]

→
onecikan-yargitay

Taşınmazların Özel Orman Niteliği ve Zilyetlik ile Tapu Kazanımının Sınırları: 1978 Kadastro Tespiti Üzerine Hukuki Değerlendirme (Yargıtay)

ÖZET: Bu Yargıtay kararı, tapu iptali ve tescil davasında, taşınmazların özel orman niteliği taşıyıp taşımadığına ilişkin bir hukuki uyuşmazlığı ele almaktadır. İlk Derece Mahkemesi, 1978 yılında yapılan arazi kadastrosunda dava konusu taşınmazların tespit harici bırakıldığını ve bu alanların 1964 yılında özel orman olarak onaylandığını belirterek davanın kabulüne karar vermiştir. Davalılar, taşınmazların devlet tarafından yurt dışından […]

→

Kamu görevinden çıkarılmada terör örgütü ile irtibatın devam ettiğine dair gizli tanık beyanlarının hukuki geçerliliği nedir (Danıştay)

ÖZET: Danıştay Beşinci Dairesi, davacının FETÖ/PDY terör örgütü ile iltisaklı olduğu gerekçesiyle kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin İçişleri Bakanlığı’nın işleminin iptali talebiyle açılan davanın reddine dair Bölge İdare Mahkemesi kararını onadı. Davacı, terör örgütü üyeliği suçlamasıyla herhangi bir adli soruşturma bulunmadığını, örgütle irtibatını kestiğini ve buna dair delil olmadığını savunmuştur. Ancak, Danıştay, davacının örgütle olan irtibatının […]

→
onecikan-yargitay

506 ve 5510 Sayılı Kanunlar Kapsamında Sigortalı Çalışma Sürelerinin Tespiti İçin Gerekli Araştırma Yükümlülüğü ve Fiili Çalışmanın İspatı (Yargıtay)

ÖZET: Bu karar, davacının 01.12.1980 – 20.12.2014 tarihleri arasındaki hizmetlerinin tespiti istemine ilişkindir. Davanın yasal dayanağı, 506 sayılı Kanun’un 79. maddesi ile 5510 sayılı Kanun’un 86. maddesidir. Sosyal güvenlik hakkının korunması amacıyla, sigortalı çalışma sürelerinin saptanmasına yönelik davaların kamu düzenine ilişkin olduğu ve özel bir özenle yürütülmesi gerektiği vurgulanmıştır. Mahkeme, tarafların sunduğu delillerle yetinmeyip, gerektiğinde […]

→
onecikan-yargitay

Bağ-Kur Sigortalılık Tespiti: 1479 Sayılı Kanun’un Geçici 18. Maddesi Kapsamında Tescil ve Başvuru Süreçlerinin İncelenmesi (Yargıtay)

ÖZET: Bu karar, Bağ-Kur sigortalılık tespiti davasında, davacının 1988-2000 yılları arasında Bağ-Kur sigortalısı olduğunun tespitini talep etmesi üzerine verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi, davanın reddine karar vermiş, Bölge Adliye Mahkemesi ise istinaf başvurusunu esastan reddetmiştir. Mahkeme, davacının 1479 sayılı Kanun’un geçici 18. maddesi kapsamında tescilinin bulunmadığını ve gerekli başvuruların yapılmadığını belirterek, davanın reddini uygun bulmuştur. Mahkeme, […]

→
onecikan-yargitay

506 ve 5510 Sayılı Kanunlar Çerçevesinde Sigortalı Çalışma Sürelerinin Tespiti İçin Gerekli Araştırma Yükümlülüğü ve Delil Toplama Süreci (Yargıtay)

ÖZET: Bu karar, davacının davalı iş yerinde 01.07.2010 – 15.07.2016 tarihleri arasındaki hizmetlerinin tespiti istemine ilişkindir. Davanın yasal dayanağı, 506 sayılı Kanun’un 79. maddesi ile 5510 sayılı Kanun’un 86. maddesidir. Sosyal güvenlik hakkının korunması açısından, sigortalı çalışma sürelerinin tespitine yönelik davaların kamu düzenine ilişkin olduğu ve bu nedenle özel bir özenle yürütülmesi gerektiği vurgulanmaktadır. Mahkeme, […]

→
onecikan-yargitay

5510 Sayılı Kanun Kapsamında Sigortalı Çalışma Sürelerinin Tespiti: Mahkemenin Delil Toplama Yükümlülüğü ve Eksik Araştırma Sonucu Kararın Bozulması (Yargıtay)

ÖZET: Bu dava, davacının 17.01.2013 – 21.11.2013 tarihleri arasındaki hizmetlerinin tespiti istemine ilişkindir. 5510 sayılı Kanun’un 86. maddesi uyarınca, sosyal güvenlik hakkının korunması amacıyla sigortalı çalışma sürelerinin belirlenmesi, kamu düzenine ilişkin bir konu olarak özel bir özenle yürütülmelidir. Mahkeme, davacının iş yerinde çalıştığını ispatlamak için yalnızca taraf delillerine dayanmakla kalmamalı, gerektiğinde kendiliğinden araştırma yaparak kanıt […]

→
onecikan-yargitay

Asıl İşveren-Alt İşveren İlişkisinin Muvazaalı Olması Halinde Davacının İlave Tediye Alacağına Hak Kazanıp Kazanmadığı (Yargıtay)

ÖZET: Uyuşmazlık, asıl işveren ile alt işveren arasındaki ilişkinin hukuka uygun olup olmadığı ve bu duruma bağlı olarak davacının ilave tediye alacağına hak kazanıp kazanmadığı üzerinedir. Bölge Adliye Mahkemesi, davacının çalıştığı işin asıl iş niteliğinde olduğunu ve bu nedenle asıl işverenin işçisi olarak kabul edilmesi gerektiğini belirtmiştir. Mahkeme, davacının yaptığı işin, asıl işin önemli bir […]

→
onecikan-yargitay

6772 Sayılı Kanun Kapsamında Kamu Kurumu Niteliğindeki Vakfın İlaveten Tediye Ödeme Yükümlülüğü ve Çalışan Hakları (Yargıtay)

ÖZET: Bu Yargıtay kararı, davalı Vakfın kamu kurumu niteliği taşıdığı ve dolayısıyla 6772 sayılı Kanun kapsamında ilave tediye ödemekle yükümlü olduğu hususunu ele almaktadır. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, gelirlerinin %50’sinden fazlasının kamu kurumuna ait olması nedeniyle davalı Vakfın kamu kurumu olarak kabul edilmesi gerektiğine karar vermiştir. Bu bağlamda, 6772 sayılı Kanun’un uygulanabilirliği ve davacının ilave […]

→

Kamu görevinden çıkarılmada irtibat ve iltisak kavramlarının belirsizliği masumiyet karinesini nasıl etkiler (Danıştay)

ÖZET: Danıştay 5. Dairesi, davacının kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin Milli Savunma Bakanlığı’nın işleminin iptali talebini reddeden İdare Mahkemesi kararını onayarak, temyiz istemini kabul etmemiştir. Davacı, kamu görevinden çıkarılmasının Anayasa’ya aykırı olduğunu, irtibat ve iltisak kavramlarının belirsiz olduğunu, hakkında kesinleşmiş bir ceza kararı bulunmadığını ve savunmasının dikkate alınmadığını ileri sürmüştür. Ancak, Danıştay, davacının silahlı terör örgütüne […]

→

Kodlama bilgisi tek başına örgütle irtibatı ispatlamak için yeterli midir, yoksa başka delillerin de sunulması mı gereklidir? (Danıştay)

ÖZET: Danıştay 5. Dairesi, davacının kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin İçişleri Bakanlığı’nın işleminin iptali talebini değerlendirmiştir. Davacı, 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin Geçici 35. maddesi uyarınca çıkarıldığını, bu işlemin hukuka aykırı olduğunu ve kodlama bilgisinin tek başına örgütle irtibat için yeterli olmadığını savunmuştur. Ayrıca, ceza yargılamasında beraat aldığını belirterek, kodlama bilgisinin lehine yorumlanması gerektiğini ifade etmiştir. […]

→
onecikan-yargitay

Kadastro Tespitine İtirazda Taşınmazın Orman Vasıf Belirlemesi ve Zilyetlikle Kazanma Koşullarının Eksik İncelenmesi (Yargıtay)

ÖZET: Bu Yargıtay kararı, kadastro tespitine itiraz davasında, taşınmazın orman vasfının belirlenmesi ve zilyetlikle kazanma koşullarının değerlendirilmesi üzerine odaklanmaktadır. Dava konusu taşınmazın, 2007 yılında yapılan kadastro çalışmaları sonucunda orman vasfıyla Hazine adına tespit edilmesi üzerine, davacıların miras yoluyla elde ettiklerini iddia ettikleri taşınmazın kadastro tespitine itiraz etmesiyle başlamıştır. Mahkeme, bozmaya uyulmasına rağmen, gerekli incelemeleri tam […]

→
onecikan-yargitay

Yargıtay 10. HD E: 2023/2283 K: 2024/5132 (Yargıtay)

ÖZET: Uyuşmazlık, davacının 2926 sayılı Kanun kapsamında Tarım Bağ-Kur sigortalılığına ilişkin Kurum işleminin iptali ve kesilen yaşlılık aylıklarının yeniden bağlanması talebine ilişkindir. Davacı, yaşlılık aylıklarının iptalinin sahtecilik iddialarına dayandığını, ancak kendisi hakkında kesinleşmiş bir ceza kararı bulunmadığını savunmuştur. İlk Derece Mahkemesi, davanın kabulü ile Kurumun iptal kararını kaldırmış ve aylıkların yeniden bağlanmasına hükmetmiştir. Bölge Adliye […]

→
onecikan-yargitay

696 Sayılı KHK Kapsamında Sürekli İşçi Ücret Tespiti: Yasal Faiz Uygulaması ve İş Sözleşmesi Hükümlerinin Değerlendirilmesi (Yargıtay)

ÖZET: Uyuşmazlık, 696 sayılı KHK kapsamında sürekli işçi kadrosuna geçirilen davacı işçiye, kadroya geçişte düzenlenen belirsiz süreli iş sözleşmesi ve toplu iş sözleşmesi hükümlerine göre ödenmesi gereken ücretin tespiti ve fark alacaklarına hak kazanıp kazanmadığına ilişkindir. İlk Derece Mahkemesi, davacının ücretinin asgari ücretin belirli bir oran fazlası olarak belirlenmesi gerektiğine hükmetmiş ve davanın kısmen kabulüne […]

→