Asgari ücret artışlarının ihale teklif fiyatına yansıtılmaması hukuka aykırılık teşkil eder mi (KİK)

ÖZET: Kamu İhale Kurulu, bir ihale sürecinde en avantajlı teklif sahibi olarak belirlenen isteklinin, işte çalıştırılacak personel sayısı üzerinden yalnızca 2012 yılının birinci dönemine ait asgari ücret üzerinden maliyet oluşturduğunu tespit etmiştir. İhale süresi itibarıyla asgari işçilik ücretinin değişkenlik gösterebileceği 2012 yılı ikinci dönemi ile 2013 yılı birinci dönemine ait asgari ücret artışlarının hesaba katılmaması, […]

→

Kamu İhale Kurulu’nun yasaklama kararları idareye yol gösterici nitelikte midir ve hukuki geçerliliği nedir (KİK)

ÖZET: Kamu İhale Kurulu, bir davacı şirket hakkında yasaklama kararı verilmesi gerektiği yönündeki ifadelerinin yalnızca idareye yol gösterme niteliğinde olduğunu, bu durumun davacı şirketin hukuki durumunda bir değişikliğe yol açmadığını tespit etmiştir. Bu nedenle, Kurul kararının esasının incelenmesine olanak bulunmadığına ve dolayısıyla Mahkeme kararında hukuka uygunluk olmadığına hükmetmiştir. Bu değerlendirme, 4734 sayılı Kanun’un 58. maddesi […]

→

Özürlü işçi çalıştırma yükümlülüğünün Hazine yardımları ihale maliyetine dahil edilmeli mi (KİK)

ÖZET: Kamu İhale Kurulu, yapılan inceleme sonucunda, özürlü işçilerin çalıştırılmasıyla ilgili Hazine yardımlarının ihale maliyetine dahil edilmesinin kamu zararına yol açabileceğini tespit etmiştir. İhalede, işverenlerin özürlü işçi çalıştırma yükümlülüğü bulunmasına rağmen, bu yükümlülük kapsamında Hazine tarafından karşılanacak giderlerin tekliflerde yer alıp almayacağına dair mevzuatta net bir düzenleme olmaması, ihale sürecinin sağlıklı yürütülmesi açısından önemli bir […]

→

Türk Silahlı Kuvvetlerini Güçlendirme Vakfı’nın kamu tüzel kişisi sayılmaması ihale süreçlerini nasıl etkiler (KİK)

ÖZET: Kamu İhale Kurulu, Türk Silahlı Kuvvetlerini Güçlendirme Vakfı’nın 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu kapsamında bulunmadığına dair kararını, Danıştay’ın verdiği bir hükme dayandırarak iptal etmiştir. Danıştay 13. Dairesi, vakfın kamu tüzel kişisi olarak kabul edilmediğini, kamu kaynağı kullanmadığını ve kamu denetimine tabi olmadığını belirtmiştir. Ayrıca, vakfa herhangi bir kamu görevi verilmediği ve bu nedenle 4734 […]

→

Cami inşası için yapılan harcamaların gelir vergisinden indirim konusu yapılıp yapılamayacağı hususunda istisna var mıdır? (GİB)

  T.C. GELİR İDARESİ BAŞKANLIĞI ANKARA VERGİ DAİRESİ BAŞKANLIĞI (Mükellef Hizmetleri Gelir Vergileri Grup Müdürlüğü)       Sayı : 38418978-120[89-13/1]-232 12/03/2014 Konu : Cami inşası için yapılacak inşaat harcamalarının bağış olarak indirim konusu yapılması                 İlgide kayıtlı özelge talep formunda, … İlçesi Müftülüğü ile düzenlediğiniz protokol kapsamında tarafınızca cami inşa edilerek Diyanet […]

→

Geçici teminatın tamamının gelir kaydedilmesi ihale yasaklılığı durumunda hukuka uygun mudur (KİK)

ÖZET: Kamu İhale Kurulu, başvuru sahibinin geçici teminatının tamamının gelir kaydedilmesinin hukuka aykırı olduğuna karar vermiştir. İlgili davada, davacı şirketin ihale tarihinden sonra sözleşme imzalamadan önce kendi kusuruyla ihalelere katılmaktan yasaklı hale geldiği ve idarenin sözleşme imzalama iradesini ortaya koymasına rağmen sözleşme imzalamaktan kaçındığı tespit edilmiştir. Bu durum, geçici teminatın irat kaydedilmesinin yerinde olduğunu gösterirken, […]

→

Hazinece karşılanacak işveren primlerinin ihale teklif fiyatlarına yansıtılması rekabeti nasıl etkiler (KİK)

ÖZET: Kamu İhale Kurulu, ihale teklif fiyatlarının oluşturulmasında Hazinece karşılanacak işveren primlerinin dikkate alınmaması gerektiğine karar vermiştir. Yapılan incelemede, işverenlerin istihdam ettikleri işçilerle ilgili yararlanacakları sigorta primi teşviklerinin, ihale teklif fiyatının hesaplanmasında göz önünde bulundurulup bulundurulmayacağına dair mevzuatta bir düzenleme bulunmadığı tespit edilmiştir. Bu durum, ihalelerde eşitlik ve rekabet ilkesine aykırı olarak, başvuru sahibinin özürlü […]

→

Fiyat farkı hesaplamalarında asgari ücret dışındaki ek ödemelerin dikkate alınmaması gerektiği yönündeki Sayıştay kararı kamu zararına yol açar mı (Sayıştay)

ÖZET: Bu Sayıştay kararı, kamu idaresi tarafından yapılan işçilik hizmet alımına ilişkin fiyat farkı hesaplamalarını incelemektedir. Sözleşmenin 14. maddesi uyarınca, fiyat farkının yalnızca 4734 Sayılı Kamu İhale Kanunu’nun 8. maddesine göre hesaplanacağı belirtilmiştir. Bu madde, asgari ücret artışları ve sosyal sigorta primleri gibi unsurlar üzerinden fiyat farkı ödenmesini öngörmektedir. Ancak, yol ve yemek bedelleri ile […]

→

Vekaletle Atanan Personelin Ödeme Hakları: Asaleten Atanma Şartlarının İhlali Söz Konusu Değil (Sayıştay)

ÖZET: Bu Sayıştay kararında, ilçe özel idare müdürlüğü görevine vekaleten atanan bir personelin, asaleten atanmada aranan şartları taşımadığı gerekçesiyle ek ödeme ve özel hizmet tazminatı farkı ödenemeyeceği iddiası ele alınmıştır. Ancak, yapılan incelemelerde, söz konusu personelin dört yıllık fakülte mezunu olduğu ve atamasının 657 sayılı Kanunun 86. maddesine uygun olarak gerçekleştirildiği belgelerle kanıtlanmıştır. Bu durum, […]

→

Damga vergisi tahsil edilmemesi kamu zararına yol açtığında sorumluların yükümlülükleri nelerdir (Sayıştay)

ÖZET: Sayıştay kararı, ……………..Ltd. şirketinin Büyükşehir Belediyesi Otobüs İşletme Müdürlüğü’ne yaptığı hizmet alımında damga vergisi tahsil edilmemesi nedeniyle kamu zararına yol açıldığını tespit etmiştir. 488 Sayılı Damga Vergisi Kanunu’na göre, sözleşme kapsamında yapılan iş artışı tutarından damga vergisi alınması gerektiği belirtilmiştir. Ancak, ilgili idare tarafından bu tahsilat yapılmamış ve bu durum kamu zararına neden olmuştur. […]

→

Huzur hakları ve encümen ödeneklerinin gelir vergisi hesaplamasında birlikte değerlendirilmesi gerekliliği kamu zararına yol açar mı (Sayıştay)

ÖZET: Bu Sayıştay kararı, il genel meclisi ve il encümeninin seçilmiş üyelerine ödenen huzur hakları ve encümen ödeneklerinin gelir vergisi hesaplamasında birlikte değerlendirilmesi gerektiğini vurgulamaktadır. 5302 sayılı İl Özel İdaresi Kanunu ve 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu çerçevesinde, bu ödemelerin ücret kapsamında olduğu ve ayrı ayrı vergilendirilmesinin eksik gelir vergisi kesintisine yol açtığı belirtilmiştir. Kararda, […]

→

KDV Hesaplamasında Eksiklik: Yükleniciye Yapılan Ödemelerde Kamu Zararının Tespiti ve Tahsilat Yükümlülüğü (Sayıştay)

ÖZET: Bu Sayıştay kararında, bir belediyenin yüklenici firmaya yaptığı hizmet alımında katma değer vergisi (KDV) ile ilgili hukuki uyuşmazlık ele alınmıştır. İnceleme sonucunda, yüklenici firmanın çalışmadığı günler ve raporlu olduğu günler için hakedişten yapılan kesintilerde KDV’nin hesaplanmadığı ve eksik kesinti yapıldığı tespit edilmiştir. Bu durum, kamu zararına yol açmış ve toplamda ……..-TL tutarında bir kayba […]

→

Encümen Ödeneği ve Maaşların Ayrı Vergilendirilmesi: Kamu Zararının Sorumlulara Yansıtılması Gerekliliği ve Tahsilat Durumu (Sayıştay)

ÖZET: Bu Sayıştay kararında, 5302 sayılı İl Özel İdaresi Kanunu’nun 28. maddesi uyarınca il encümeninin memur üyelerine ödenen encümen ödeneğinin ücret kapsamında olduğu belirtilmiştir. İlgili ödemelerin, Gelir Vergisi Kanunu’nun 103. maddesinde belirtilen tarifeye göre birleştirilerek vergilendirilmesi gerektiği ifade edilmiştir. Ancak, memur üyelerine yapılan encümen ödeneği ve maaş ödemeleri ayrı ayrı vergilendirilmiş, bu durum eksik gelir […]

→

Çalıştırılmayan personel için yapılan ödemelerde teklif birim fiyatların dikkate alınmaması kamu zararına neden olur mu (Sayıştay)

ÖZET: Sayıştay kararında, yüklenici Mars Tic. Ltd. Şti.’nin, çalıştırılmayan personel için yapılan ödemelerde kamu zararına neden olduğu tespit edilmiştir. İlgili sözleşme gereği, yükleniciye teklif birim fiyatlar üzerinden ödeme yapılmasına rağmen, çalışmayan işçiler için yapılan kesintilerin daha düşük tutarlar üzerinden hesaplandığı ve bu durumun kamu zararına yol açtığı vurgulanmıştır. Sorumlular, kesintilerin işçinin işverene maliyetine göre yapıldığını […]

→

Jeotermal kaynaklardan elde edilen gelirlerin idare payı olarak ödenmemesi durumunda kamu zararı sorumlulara nasıl ödettirilir (Sayıştay)

ÖZET: Bu Sayıştay kararı, jeotermal kaynaklardan elde edilen gelirlerin idare payı olarak ödenmesi gerektiğini vurgulamaktadır. 5686 sayılı Kanun’un ilgili maddeleri uyarınca, jeotermal kaynakların kullanıldığı tesislerin gayrisafi hasılatının %1’i oranında idare payı alınması zorunludur. İdare payının süresi içinde ödenmemesi durumunda, teminat irat kaydedilerek iki aylık bir süre tanınmakta, bu süre içinde ödeme yapılmazsa faaliyetlerin durdurulacağı belirtilmektedir. […]

→