Defterlerin tasdiksizliği nedeniyle katma değer vergisi tarhiyatının hukuka uygunluğu ve vergi incelemesi üzerindeki etkisi değerlendirilmiştir (Danıştay)

ÖZET: Danıştay 9. Dairesi, davacı şirketin 2015 yılına ait defter ve belgelerini incelemeye ibraz etmemesi nedeniyle re’sen tarh edilen katma değer vergisi ve üç kat vergi ziyaı cezasının hukuka uygun olduğuna karar vermiştir. İlk Derece Mahkemesi, davacı şirketin sunduğu yasal defterlerin tasdiksiz olduğunu ve bu nedenle yasal defter olarak kabul edilemeyeceğini belirlemiştir. Bu durum, davacının […]

→
onecikan-yargitay

Tapu kaydındaki orman şerhinin bilinmemesi, tazminat talebinin geçersizliğini nasıl etkiler? (Yargıtay)

ÖZET: Uyuşmazlık, 4721 sayılı Türk Medenî Kanunu’nun 1007. maddesi uyarınca, tapu kaydının iptali nedeniyle tazminat talebine ilişkindir. Davacı, müvekkilinin orman vasfında olan bir taşınmazı satın alırken, tapu kaydında yer alan orman şerhinin farkında olmadığını ve bu nedenle zarara uğradığını iddia etmiştir. Davalı Hazine ise, taşınmazın mülkiyetinin henüz iptal edilmediğini ve davacının hukuki menfaatinin bulunmadığını savunmuştur. […]

→

Kamu görevinden çıkarılmada terör örgütü ile irtibatın somut delillerle tespit edilmesi gerekliliği adil yargılanma hakkını nasıl etkiler (Danıştay)

ÖZET: Danıştay 5. Dairesi, kamu görevinden çıkarılma işleminin hukuka uygunluğunu değerlendirirken, 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin geçici 35. maddesinin uygulanabilirliğini incelemiştir. Davacı, FETÖ/PDY ile irtibatı olduğu gerekçesiyle kamu görevinden çıkarılmıştır. Ancak, idari yargı mercilerinin, terör örgütleri ile iltisak ve irtibat konularında somut delillerle değerlendirme yapması gerektiği vurgulanmıştır. Mahkeme, gerekçeli karar hakkının ihlal edildiğini belirterek, davacının […]

→
onecikan-yargitay

Yurt dışı borçlanma talebinin geçerliliği için makul süre içinde başvurunun takip edilmemesi, hukuki olarak geçersiz sayılmasına neden olur mu (Yargıtay)

ÖZET: Bu Yargıtay kararında, yurt dışı borçlanmasının geçerliliği ve süresi üzerine bir uyuşmazlık ele alınmıştır. Davacı, 31.07.2019 tarihinde yurt dışı borçlanma talebinde bulunmuş, ancak bu talebin takibi konusunda makul süreyi aşmıştır. Kurum, borçlanma başvurusunu hukuka uygun bir şekilde değerlendirip tahakkuk işlemini gerçekleştirmiştir. Ancak, davacı borçlanma bedelini belirtilen üç aylık süre içinde ödemediği için, 3201 sayılı […]

→
onecikan-yargitay

Yurt Dışı Borçlanma Talebinin Geçerliliği İçin Zamanında Takip Zorunluluğu Neden İhlal Edilmiştir (Yargıtay)

ÖZET: Bu Yargıtay kararı, yurt dışı borçlanmasının geçerliliği üzerine bir uyuşmazlığı ele almaktadır. Davacı, 31.12.2018 tarihli borçlanma talebinin geçerli olduğunu savunmuş, ancak davalı Kurum, borçlanma işleminin süresinde tamamlanmadığını belirterek iptal etmiştir. İlk Derece Mahkemesi davayı kabul etmesine rağmen, Bölge Adliye Mahkemesi, davalı Kurumun istinaf başvurusunu kabul ederek davayı reddetmiştir. Mahkeme, davacının borçlanma talebinin geçerli olmadığını, […]

→
onecikan-yargitay

İş sözleşmesinde asgari ücretin belirli bir oran fazlası ödeneceğine dair düzenlemenin işvereni bağlayıcı etkisi var mıdır (Yargıtay)

ÖZET: Uyuşmazlık, 696 sayılı KHK kapsamında sürekli işçi kadrosuna geçirilen davacı işçiye ödenmesi gereken ücretin tespiti ve fark ücret alacağının varlığı üzerinedir. İlk Derece Mahkemesi, davacının iş sözleşmesinde belirtilen asgari ücretin belirli bir oran fazlası ödeneceğine dair düzenlemeyi dikkate alarak, bilirkişi raporuna dayanarak davacının alacak talebini kabul etmiştir. Davalı Bakanlık ise istinaf başvurusunda bulunarak, zamanaşımı […]

→
onecikan-yargitay

Asıl işverenin toplu iş sözleşmesi kapsamındaki alacaklardan sorumluluğu, alt işverenin işçi-işveren ilişkisi bulunmadığı savunmasıyla nasıl etkilenir (Yargıtay)

ÖZET: Bu Yargıtay kararı, davacı işçinin toplu iş sözleşmesinden kaynaklanan alacaklarının tahsili ve davalının bu alacaklardan sorumluluğu üzerine odaklanmaktadır. Davacı, sendika üyesi olarak çalıştığı alt işverenin toplu iş sözleşmesi hükümlerinin uygulanmadığını ve alacaklarının ödenmediğini ileri sürmüştür. Davalı ise, asıl işveren sıfatıyla sorumluluğunun bulunmadığını ve işçi-işveren ilişkisi olmadığını savunmuştur. Mahkeme, davacının alt işveren yanında çalıştığını, ancak […]

→
onecikan-yargitay

Asıl işverenin toplu iş sözleşmesi kapsamındaki işçilik alacaklarından sorumluluğu, alt işverenle işçi arasındaki ilişkiyi nasıl etkiler (Yargıtay)

ÖZET: Bu Yargıtay kararı, davacı işçinin toplu iş sözleşmesinden doğan alacaklarının ödenip ödenmeyeceği ve davalının bu alacaklardan sorumluluğu üzerine yoğunlaşmaktadır. Davacı, sendika üyesi olarak çalıştığı alt işveren nezdinde, toplu iş sözleşmesi hükümlerinin uygulanmadığını ve alacaklarının ödenmediğini ileri sürerek asıl işveren olan davalıdan alacak talep etmiştir. Davalı ise, asıl işveren sıfatıyla sorumluluğunun bulunmadığını, işçi ile aralarında […]

→
onecikan-yargitay

Asıl işveren-alt işveren ilişkisi çerçevesinde toplu iş sözleşmesinden kaynaklanan alacakların ödenmemesi durumunda davalının sorumluluğu nasıl değerlendirilir (Yargıtay)

ÖZET: Bu Yargıtay kararı, davacı işçinin toplu iş sözleşmesinden kaynaklanan alacaklarının ödenip ödenmeyeceği ve davalının bu alacaklardan sorumluluğu üzerine odaklanmaktadır. İlk Derece Mahkemesi, davacının asıl işveren olan davalıdan alacaklarının tahsilini talep etme hakkına sahip olduğunu belirlemiş ve davanın kısmen kabulüne karar vermiştir. Davalı vekili ise, davacının alt işverenin işçisi olduğunu ve dolayısıyla sorumluluğunun bulunmadığını savunarak […]

→
onecikan-yargitay

Asıl işveren-alt işveren ilişkisi çerçevesinde toplu iş sözleşmesi alacaklarından davalının sorumluluğu nasıl değerlendirilir (Yargıtay)

ÖZET: Bu Yargıtay kararı, davacı işçinin toplu iş sözleşmesinden kaynaklanan alacaklarına hak kazanıp kazanmadığı ve davalının bu alacaklardan sorumluluğu konusundaki hukuki uyuşmazlığı ele almaktadır. Davacı, işçi sendikasına üye olduğunu ve toplu iş sözleşmesi hükümlerinin uygulanmadığını ileri sürerek alacaklarının tahsilini talep etmiştir. Davalı ise, ihale makamı olarak asıl işveren sıfatıyla sorumluluğunun bulunmadığını savunmuştur. Bölge Adliye Mahkemesi, […]

→
onecikan-yargitay

İhalenin feshi talebinin usulden reddi halinde para cezasının belirlenmesinde dikkate alınması gereken hukuki unsurlar ve ölçülülük ilkesi (Yargıtay)

ÖZET: Bu Yargıtay kararında, ihalenin feshi talebinin reddi durumunda uygulanacak para cezasının belirlenmesine ilişkin hukuki değerlendirmeler yapılmıştır. İİK’nın 134. maddesine eklenen düzenleme ile, ihalenin feshi talebinin usulden reddi halinde, talep edenin ihale bedelinin %10’una kadar para cezasına mahkûm edilebileceği belirtilmiştir. Ancak, mahkeme, para cezasının oranını belirlerken, talebin usulden reddedilme nedenleri ve davacının ihale sürecini uzatma […]

→
onecikan-yargitay

Asıl İşverenin Toplu İş Sözleşmesinden Kaynaklanan Alacaklardan Sorumluluğu: İşçi İlişkisinin Yokluğu İddiasının Geçersizliği (Yargıtay)

ÖZET: Uyuşmazlık, davacı işçinin toplu iş sözleşmesinden kaynaklanan alacaklara hak kazanıp kazanmadığı ve davalının bu alacaklardan sorumlu olup olmadığı üzerine yoğunlaşmaktadır. Davacı, sendika üyesi olarak çalıştığı işyerinde toplu iş sözleşmesi hükümlerinin uygulanmadığını ve alacaklarının ödenmediğini ileri sürerek asıl işverenin sorumluluğunu talep etmiştir. Davalı ise, işçi ile arasında bir hizmet ilişkisi bulunmadığını ve dolayısıyla sorumluluğu olmadığını […]

→
onecikan-yargitay

İçişleri Bakanlığı’nın rüşvet suçundan doğrudan zarar görmemesi nedeniyle katılma ve temyiz hakkının bulunup bulunmadığına dair Yargıtay değerlendirmesi (Yargıtay)

ÖZET: Yargıtay 5. Ceza Dairesi, İçişleri Bakanlığı’nın rüşvet almaya teşebbüs ve bu suça aracılık suçlarından sanıklar aleyhine katılma ve temyiz hakkının bulunmadığına karar vermiştir. Mahkeme, “suçtan zarar görme” kavramını, yalnızca doğrudan zarar görme hali olarak tanımlamış ve dolaylı zararların katılma hakkı vermeyeceğini belirtmiştir. Bu bağlamda, İçişleri Bakanlığı’nın sanıklar yönünden doğrudan zarar görmediği sonucuna varılmıştır. Ayrıca, […]

→
onecikan-yargitay

Sigortalı hizmetlerin iptali ve hukuka uygunluk değerlendirmesi ile 5510 sayılı Kanun’un 53. maddesi çerçevesinde sigortalılık durumu incelenmiştir (Yargıtay)

ÖZET: Uyuşmazlık, davacının sigortalı hizmetlerinin iptali ve buna dayalı Kurum işlemlerinin hukuka uygunluğuna ilişkindir. Davacı, denetim raporuna dayanarak sigortalı hizmetlerinin iptalini ve fiili çalışmaya dayandığının tespitini talep etmiştir. Davalı Kurum ise, davacının fiili çalışmasının bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir. İlk Derece Mahkemesi, davacının 2008-2012 tarihleri arasındaki 1221 günlük sigortalılık süresinin geçerli olduğuna karar vermiştir. Ancak, […]

→
onecikan-yargitay

Zorunlu Deprem Sigortası kapsamında tazminatın poliçe bedeli mi yoksa yeni tarifeye göre mi belirleneceği hususunda Yargıtay’ın değerlendirmesi nedir (Yargıtay)

ÖZET: Uyuşmazlık, Zorunlu Deprem Sigortası kapsamında sigorta tazminatının poliçe üzerindeki sigorta bedeli mi yoksa yeni yürürlüğe giren Tarife ve Talimat Tebliği’ne göre belirlenen bedel mi olacağına ilişkindir. Davacı, deprem sonrası aldığı tazminatın eksik olduğunu iddia ederek fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla 100 TL tazminat talep etmiştir. Uyuşmazlık Hakem Heyeti, bakiye alacağın 243.843,60 TL olduğunu […]

→