| 4. Daire 1990/4052 E. 1993/1116 K. |
|
Temyiz Eden: Belediye Ekmek Fabrikası İşletme Müdürlüğü Karşı Taraf: Yunusemre Vergi Dairesi Müdürlüğü İstemin Özeti: Davacı kurum adına, 1989/Kasım dönemine ait muhtasar beyannamenin yasal süresinden sonra verildiği nedeniyle kaçakçılık cezası kesilmiştir. Eskişehir 2. Vergi Mahkemesi 24.8.1990 günlü ye E:1990/431, K:1990/600 sayılı kararıyla; 1580 sayılı Belediye Kanunu”nun 100 üncü maddesi ile Avukatlık Kanunu hükümlerinin incelenmesinden, belediyelerin adli ve idari yargı yerleri nezdinde ancak belediye başkanınca bizzat veya tevkil edeceği avukat tarafından temsil edilebileceği, bu temsil yetkisinin belediye başkan yardımcılarına devrinin mümkün olmadığı gerekçesiyle belediye başkan yardımcısı ve fırın işletmesi müdürünce birlikte imzalanmış dilekçeyle açılan dâva, ehliyet yönünden reddedilmiştir. Davacı temyiz dilekçesinde, davanın ehliyet yönünden reddinde yasal isabet bulunmadığı iddiası ile, mahkeme kararının bozulması istenmektedir. Savunmanın özeti: Temyiz isteminde yasal isabet bulunmadığı ileri sürülerek, reddi gerektiği savunulmuştur. Danıştay Savcısı: Banu Dilcin Düşüncesi : 1989 takvim yılı Kaşım ayı muhtasar beyannamesinin yasal süreden sonra verilmesi nedeniyle kesilen kaçakçılık cezasına ilişkin 5.1.1990 tarihli ihbarnamenin tahakkuka verilerek 10.1.1990 günü tebliğ edilmesine karşın yasal sürede dava konusu yapılmaksızın kesinleşmesinden sonra 21.6.1990 tarih ve 10/10136 sayılı tahakkuk fişi ile tahakkuk etmesi üzerine ilgili kurum adına belediye başkanı muaviniyle fırın işletme müdürünce 16.7.1990 da açılan davanın ehliyetten reddine dair verilen mahkeme kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. 213 sayılı V.U.K”nun 377 nci maddesinde, belediyelerde dava açma yetkisini belediye adına varidet müdürü kullanır, hükmü yer almış; 1580 sayılı Belediye Kanunu”nun 100/D maddesinde, belediye reisinin, belediye idaresinin şahsiyeti hükmiyesinin mümessili sıfatıyla, devir ve mehakim nezdinde müddei veya müddelaleyh sıfatıyla belediyeyi temsile veya bir başkasını tedvire selahiyettar olduğu, düzenlenmiştir. Bu hükümler karşısında başkan muavinlerine tevdi edilerek vazifelerin temsil yetkisine teşmiline imkan olmadığından; dava ehliyetini haiz olmayan belediye başkanı muavini ve fırın işletmesi müdürünce açılan davanın, ehliyet yönünden reddedilmesinde yasal isabetsizlik görülmediğinden, temyiz isteminin reddedilerek mahkeme kararının onanması gerekeceği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Hüküm veren Danıştay Dördüncü Dairesince Tetkik Hakimi Hüseyin Çevikbaş”ın açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu”nun 14 üncü maddesinin 3 numaralı fıkrasında, dava dilekçelerinin maddede yedi bent halinde sayılan yönlerden sırasıyla inceleneceği belirtilmiş, fıkranın (C) bendinde ise dilekçenin ehliyet yönünden incelemeye tabi tutulacağı öngörüldükten sonra aynı kanunun 15 inci maddesinin 1/d fıkrasında da, (c) bendinde yazılı hallerde ehliyetli olan şahsın avukat olmayan vekili tarafından dava açılmış ise otuz gün karar verileceği hükme bağlanmıştır. Bu hükümlerin amacı, idari davaya konu işlemin asıl muhatabı yerine avukat olmayan vekili tarafından dava açılması halinde, asıl muhatabın dava açma hakkının, bizzat veya bir avukat tarafından dava açılmasına olanak tanınması suretiyle, korunmasına yöneliktir. Bu amacın sağlanması hususunda kanun koyucunun gerçek ye tüzel kişiler ile kamu kurum ve kuruluşları arasında bir ayırım gözettiği de düşünülemez. 2577 sayılı Kanunun, ehliyet yönünden yapılacak ilk inceleme sonucunda davanın reddine karar verilmesini öngören 15/1-b maddesinin amacı ise yukarıda belirtilen durumdan farklıdır: Bu maddeyle varılmak istenen amaç, bir idari davanın, idari işlemin asıl muhatabı yerine, idari işlemin uygulanması halinde bile hak ve hukukunda olumsuzluk yaratılması söz konusu olmayan gerçek ve tüzel kişilerce veya bunların yasal temsilcilerince açılması halinde, yargı yerlerinin gereksiz meşgul edilmelerini önlemektir. Olayda davaya konu kaçakçılık cezasının asri muhatabının Eskişehir Belediyesine bağlı belediye ekmek fabrikası isletme müdürlüğü olduğu, bu nedenle dava ehliyetinin bizzat belediye başkanınca veya tevkil edeceği avukat vasıtasıyla kullanılacağı tartışmasızdır. Bu itibarla belediye başkanının dava açma ehliyetinin, belediye başkan yardımcısınca kullanılması kanunen mümkün değilse de, belediye başkanı ehliyetli olduğuna göre, bizzat belediye başkanı veya tevkil edeceği bir avukat vasıtasıyla dava açılmak üzere dilekçenin reddine karar verilmesi gerekirken, davanın 2577 sayılı Kanunun 15/1-d maddesi uyarınca reddedilmesinde yasal isabet görülmemiştir. Bu nedenlerle Eskişehir 2. Vergi Mahkemesinin 24.8.1990 günlü ve E:1990/431, K:1990/600 sayılı kararının bozulmasına 10.3.1993 gününde oybirliğiyle karar verildi. |
| ÖZET: Eskişehir 2. Vergi Mahkemesi, 1989/Kasım dönemine ait muhtasar beyannamenin yasal süresinden sonra verilmesi nedeniyle kesilen kaçakçılık cezasına ilişkin davanın, belediye başkan yardımcısı ve fırın işletme müdürü tarafından açılmasını ehliyet yönünden reddetmiştir. Temyiz dilekçesinde, bu kararın yasal isabetsizlik içerdiği iddia edilmiştir. Danıştay, belediyenin dava açma yetkisinin yalnızca belediye başkanı veya onun tevkil edeceği avukat tarafından kullanılabileceğini belirterek, mahkeme kararının bozulmasına oybirliğiyle karar vermiştir. |