Belediyelerin, dernekle ilişkisi 5393 sayılı Kanun’un 75 inci maddesinde düzenlenmiş olup, belediyeler bu düzenleme çerçevesinde gerekli şartları sağlayarak derneklerle ortak hizmet projesi yürütebilmektedir.
Derneklerle yürütülebilecek ortak hizmet projeleri dışında, derneklerin belediyeler açısından diğer hukuk tüzelkişilerinden farkı bulunmamaktadır. Dolayısıyla, derneklere taşınmaz kiralanması ve kira alacaklarının takibi bakımından karşıdakinin dernek olması bir anlam ifade etmemekte, genel hükümler geçerli olmaktadır.
5393 sayılı Kanun’un 15 inci maddesinde “vergi, resim ve harçlar dışında kalan dava konusu uyuşmazlıkların anlaşmayla tasfiyesine karar vermek” belediyelerin yetkileri arasında sayılmıştır. Aynı Kanun’un 18 inci maddesinde ise “vergi, resim ve harçlar dışında kalan ve miktarı beşbin YTL’den fazla dava konusu olan belediye uyuşmazlıklarını sulh ile tasfiyeye, kabul ve feragate karar vermek.” belediye meclislerinin görevleri arasında sayılmıştır.
Belediye meclislerinin alacaktan vazgeçme konusundaki yetkileri ile derneğin tüzel kişiliğinin son bulması ve icra takiplerinin sonuçsuz kalması hususlarını dikkate alarak, örnek yargı kararı çerçevesinde konuyu değerlendirelim.
Öncelikle derneğin tüzel kişiliği son bulduğundan, karşılıklı anlaşma durumu gerçekleşemeyecek ve yukarıda yer verilen 15 inci madde değerlendirme dışı kalacaktır.
Anlaşmazlığın limitler dâhilinde olması durumunda belediye meclislerinin alacaktan feragat edebileceği hususu da açıktır. Dolayısıyla konuya ilişkin özel durumlarla alacağın limitler üstünde kaldığı varsayımı çerçevesinde değerlendirme yapılması, konuyu tüm yönleri ile aydınlatacaktır.
Konuya ilişkin örnek Sayıştay Temyiz Kurulu Kararı aşağıda verilmiş olup, bu karar çerçevesinde ihtimaller üzerinde duralım. …
Sayıştay Temyiz Kurulunun 24.10.2018 gün ve 45202 sayılı ilamında aynen:
……………. Belediyesi gelir kalemleri içinde tahakkuk etmiş olarak yer alan ……………. … ve Dayanışma Derneğinden olan kira alacağının, tahsilinin imkansız hale geldiği gerekçesiyle Belediye Meclisi kararıyla terkin edilmesi suretiyle kamu zararına neden olunmuştur.
Yapılan incelemede, ……………. Belediyesi tarafından ……………. … ve Dayanışma Derneğine 12.08.1997 gün ve 222 sayılı encümen kararıyla aylık 2.000.000 TL karşılığı taşınmaz kiralandığı, 2007 yılına kadar kiraların anılan dernek tarafından ödendiği ancak 2007 yılından sonra kiraların ödenmemesi üzerine, 04.06.2013 tarihinde Derneğe kira borçlarını ödemesi için ödeme emri gönderildiği, ardından 2007/1-2013/8 dönemine ilişkin kira borcu için ……………. İcra Dairesi tarafından 2013/940 ödeme emri gönderildiği ve ……………. İcra Dairesi’nin ……………. Valiliği Dernekler Masasına yazmış olduğu 24.12.2013 tarihli yazı üzerine ……………. Valiliği il Dernekler Müdürlüğü’nden alınan 27.12.2013 tarihli cevabi yazı ile Derneğin 28.11.1999 tarihinde yapılan olağanüstü genel kurul toplantısında fesih kararı aldığının ve Valilik makamının 6.12.1999 gün ve 1630 sayılı sayılı kararı ile dernek kütük defterinden kaydının silindiğinin öğrenilmesi üzerine, belediye avukatı …………..’in Mali Hizmetler Müdürlüğüne yazmış olduğu 31.12.2013 gün ve 127 sayılı yazıda, icra takip konusu borcun tahsilinin imkansız olduğu ve konunun Mecliste görüşülmesi gerektiğinin bildirildiği,
Bunun üzerine, 10.02.2014 gün ve 7 sayılı Meclis kararı ile anılan derneğe tahsisli bulunan büro ile ilgili olarak tahakkuk etmiş kira alacakları hakkında Belediye Hukuk İşleri Müdürlüğü’nce yapılan icra takibinin sonuçsuz kalması nedeniyle alacakların tahsilinin imkansız hale geldiği gerekçesiyle Dernek adına tahakkuk etmiş kira borçlarının 5393 sayılı Yasanın 15/k ve 18/h maddeleri gereğince silinmesine ve yapılan tahsisin kaldırılmasına oy birliği ile karar verildiği anlaşılmış bulunmaktadır.
5393 sayılı Belediye Kanunu’nun;
Belediyenin Yetkileri ve İmtiyazları başlıklı 15 inci maddesinin (k) fikrasında,
“Vergi, resim ve harçlar dışında kalan dava konusu uyuşmazlıkların anlaşmayla tasfiyesine karar vermek.”,
Meclisin Görev ve Yetkileri başlıklı 18 inci maddesinin (h) fikrasında, “Vergi, resim ve harçlar dışında kalan ve miktarı beşbin YTL’den fazla dava konusu olan belediye uyuşmazlıklarını sulh ile tasfiyeye, kabul ve feragate karar vermek.” denilmek suretiyle, vergi, resim ve harçlar dışında kalan ve miktarı beşbin TL’den fazla olan dava konusu uyuşmazlıkların Belediye Meclisi kararı ile anlaşmayla tasfiye edilmesinin mümkün bulunduğu belirtilmiştir.
……………. … ve Dayanışma Derneği ile kira ilişkisi 1997 tarihinde akdedilmiş olan sözleşme ile başlamıştır. Kiracı derneğin tüzel kişiliği 28.11.1999 (Dernekler Masası yazısına göre) tarihinde sona ermiştir. Özel hukuk tüzel kişisi olan derneğin tüzel kişiliğinin sona ermesiyle birlikte, hukuki varlığı son bulduğundan hak ve borçlarından da bahsedilemez. 28.11.1999 tarihi itibariyle böyle bir tüzel kişiden bahsedilemeyeceğine göre belediyenin hukuken böyle bir kiracısı da bulunmamaktadır. Esas itibarı ile bahse konu taşınmaz, kiracı olduğu iddia olunan tüzel kişi tarafından kullanılmamaktadır. Taşınmaz, 1999 Kaşımandan itibaren boş olduğu halde yanlışlıkla kira ilişkisi mevcutmuş gibi kabul edilmiş sehven kira artışları yapılmıştır. 28.11.1999 tarihinde kişiliği sona eren tüzel kişilik yönünden, anılan tarihten sonra borç tahakkuk ettirmek ve tahakkuk ettirilen bu borç nedeniyle kurumun zarara uğradığını iddia etmek doğru değildir.
Öte yandan, 10.02.2014 gün ve 7 sayılı Meclis kararı ile anılan derneğe tahsisli bulunan büro ile ilgili olarak tahakkuk etmiş kira alacakları hakkında Belediye Hukuk İşleri Müdürlüğü’nce yapılan icra takibinin sonuçsuz kalması nedeniyle alacakların tahsilinin imkansız hale geldiği gerekçesiyle Dernek adına tahakkuk etmiş kira borçlarının 5393 sayılı Yasanın 15/k ve 18/h maddeleri gereğince silinmesine ve yapılan tahsisin kaldırılmasına oy birliği ile karar verildiği anlaşılmış bulunmaktadır.
Bu itibarla, sorumlu
iddialarının kabul edilerek 173 sayılı İlamın 24’üncü maddesiyle verilen hükmün 6085 sayılı Sayıştay Kanununun 55’inci maddesinin yedinci fikrası uyarınca BOZULMASINA ve (tazmin hükmünün kaldırılması gerektiğine yönelik) yukarıda belirtilen hususların tekrar değerlendirilmesini teminen yeni hüküm tesisi için dosyanın hükmü veren DAİREYE GÖNDERİLMESİNE, oy çokluğuyla …..
Denilmektedir.
Karardan, limitlere uygun sınırlar dahilinde belediye meclislerinin konu hakkında karar verebileceği anlaşılmaktadır.
Limit üstü durumlarda belediye meclislerinin karar alma yetkisi bulunmamaktadır.
5018 sayılı Kanun’un 71 inci maddesinde kamu zararı oluşumunda ilgililerin kasıt, kusur veya ihmalleri arandığından, alacak takibatının yapılması ve sonuç alınamaması durumunda, alacak genel hükümlere göre zamanaşımına uğrayacak ve belediye görevlilerinin kasıt, kusur ya da ihmallerinden söz edilemeyeceğinden kamu zararı da oluşmayacaktır,
görüşündeyiz…
| ÖZET: 5393 sayılı Kanun’un 75. maddesi uyarınca belediyeler, derneklerle ortak hizmet projeleri yürütebilirken, derneklerin diğer hukuki tüzel kişiliklerden farkı bulunmamaktadır. Derneklerin tüzel kişiliği sona erdiğinde, belediyenin bu dernekle olan kira ilişkisi de geçersiz hale gelir. Örneğin, bir derneğin 1999 yılında tüzel kişiliğinin sona ermesi sonrasında, belediyenin tahakkuk ettirdiği kira alacaklarının tahsilinin imkansız olduğu gerekçesiyle silinmesi kararı alınmıştır. Belediye meclislerinin, belirli limitler dahilinde alacaklardan feragat etme yetkisi bulunmaktadır. |