ÖZET: Kamu İhale Kurulu, Muş Devlet Hastanesi 36 Aylık Yemek Hizmetleri Alımı ihalesine ilişkin itirazen şikayet başvurusunu değerlendirirken, davacı Halil Çalık’ın 13/07/2020 tarihinde verdiği feragat dilekçesinin önemine dikkat çekmiştir. Mahkeme, feragat talebinin, kendi hükmünden sonra verildiğini belirterek, bu durumun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 310. maddesi gereği ek bir karar verilmesini gerektirdiğine hükmetmiştir.

Bu bağlamda, Kamu İhale Kurulu’nun, mahkeme kararının icaplarına uygun olarak işlem tesis etmesi gerektiği vurgulanmıştır. Mahkeme, feragat nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına dair ek karar vermiştir. Anayasa’nın 138. maddesi ve 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 28. maddesi çerçevesinde, idarenin mahkeme kararlarına uymak zorunda olduğu ve gecikmeksizin işlem tesis etmesi gerektiği belirtilmiştir.

Sonuç olarak, Kamu İhale Kurulu, mahkeme kararının hukuken geçerliliğini koruduğuna ve ilgili kararların iptaline karar vermiştir. Bu durum, kamu ihale süreçlerinde feragat taleplerinin önemini ve hukuki sonuçlarını ortaya koymaktadır.

Karar no 2021/MK-16
Karar tarihi 13.01.2021
Toplantı No 2021/002
Gündem No 80
Gündem Konusu 2020/13612 İhale Kayıt Numaralı “Muş Devlet Hastanesi 36 Aylık Yemek Hizmetleri Alımı” İhalesi

Muş İl Sağlık Müdürlüğü tarafından yapılan 2020/13612 ihale kayıt numaralı “Muş Devlet Hastanesi 36 Aylık Yemek Hizmetleri Alımı” ihalesine ilişkin olarak Halil Çalık / Assos İnşaat itirazen şikâyet başvurusunda bulunmuş ve Kurulca alınan 01.04.2020 tarihli ve 2020/UH.II-609 sayılı karar ile “4734 sayılı Kanun’un 54’üncü maddesinin onbirinci fıkrasının (c) bendi gereğince itirazen şikayet başvurusunun reddine” karar verilmiştir.

Anılan Kurul kararının iptali istemiyle Davacı Halil Çalık / Assos İnşaat tarafından açılan davada, Ankara 16. İdare Mahkemesinin 11.06.2020 tarih ve E:2020/869, K:2020/909 sayılı kararı üzerine alınan 29.07.2020 tarihli ve 2020/MK-177 sayılı kararı ile “…1-Kamu İhale Kurulunun 01.04.2020 tarihli ve 2020/UH.II-609 sayılı kararının başvuru sahibinin 11, 12, 13, 14, 15, 16, 17 ve 18’nci iddiaları ile ilgili kısmının iptaline,

2-Anılan Mahkeme kararında belirtilen gerekçeler doğrultusunda, başvuru sahibinin 11, 12, 13, 14, 15, 16, 17 ve 18’inci iddialarının esasının incelenmesine” karar verildiği görülmüştür.

29.07.2020 tarihli ve 2020/MK-177 sayılı Kurul kararı üzerine yapılan inceleme sonucunda 02.09.2020 tarihli ve 2020/UH.II-1455 sayılı Kurul kararı ile “Anılan Kanun’un 54’üncü maddesinin onbirinci fıkrasının (c) bendi gereğince itirazen şikâyet başvurusunun reddine” karar verilmiştir.

Anılan Mahkeme kararına yönelik olarak Kurum tarafından temyiz başvurusunda bulunulması üzerine Danıştay Onüçüncü Dairesinin 21.09.2020 tarih ve E:2020/2492, K:2020/2184 sayılı kararında “…Dosyanın incelenmesinden, Mahkemece dava karara bağlandıktan sonra davacı vekili tarafından verilen ve 13/07/2020 tarihinde Mahkeme kaydına giren dilekçe ile davadan feragat edildiği, 30/07/2020 tarihinde Mahkeme kaydına giren dilekçe ile davalı idare tarafından temyiz isteminde bulunulduğu ve 06/08/2020 tarih, Temyiz No:2020/840 sayılı yazı ekinde dava dosyasının Danıştay Başkanlığına gönderildiği anlaşılmaktadır.

Bu durumda anılan Kanun değişikliğinin yürürlüğe girdiği tarih olan 28/07/2020 tarihinden sonra 6100 sayılı Kanun’un 448. maddesinde de “Bu Kanun hükümleri, tamamlanmış işlemleri etkilememek kaydıyla derhâl uygulanır.” sekliyle ifadesini bulan yargılama usulüne ilişkin hükümlerin derhâl uygulanırlığı ilkesi çerçevesinde, hükmü veren Mahkemece dava dosyası Danıştay’a gönderilmeden feragat hakkında ek bir karar verilmesi

Gerekmekte iken 06/08/2020 tarihli yazı ekinde dosyanın Danıştay’a gönderildiği anlaşıldığından, 13/07/2020 tarihli davadan feragat dilekçesi hakkında Mahkemece değerlendirme yapılarak anılan Kanun’un 310. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca ek bir karar verilebilmesini teminen dosyanın hükmü veren Mahkemeye iadesi gerekmektedir.” şeklindekarar verilmiştir.

Davacı Halil Çalık vekili tarafından verilen ve mahkeme kayıtlarına 13.07.2020 tarihinde giren dilekçe ile davadan feragat edildiğinden Ankara 16. İdare Mahkemesinin feragat nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına dair 23.12.2020 tarihli ve E:2020/869, K:2020/909 sayılı ek kararı ile “Uyuşmazlıkta, Mahkememizin 11.06.2020 tarih ve E:2020/869, K:2020/909 sayılı kararı ile dava konusu işlemin kısmen iptali ile kısmen reddine karar verildiği, ancak söz konusu karar verildikten sonra davacı vekilince verilen ve Mahkememiz kayıtlarına 13.07.2020 tarihinde kayda giren dilekçe ile davadan feragat edildiği, her ne kadar davalı idarece 30.07.2020 tarihinde kayda giren dilekçe ile temyiz yoluna başvurulmuş ve dava dosyası temyiz incelemesi için Danıştay’a gönderilmiş ise de, Danıştay 13. Dairesi’nin 21.09.2020 tarih ve E:2020/2492, K:2020/2184 sayılı kararı ile Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 310/2. maddesi gereğince ek karar verilmesi için dosyanın Mahkememize gönderildiği görülmüştür.

Bu durumda, davadan feragat talebinin Mahkememiz hükmünden sonra verildiği görüldüğünden, 2577 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 31. maddesinin atfı ile 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 310. maddesinin 2. fıkrası gereğince feragat nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına dair is bu ek kararın verilmesi gerektiği sonucuna varılmıştır.

Açıklanan nedenle; Mahkememizin 11.06.2020 tarih ve E:2020/869, K:2020/909 sayılı kararının kaldırılmasına, feragat nedeniyle konusu kalmayan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına” karar verilmiştir.

Anayasa’nın 138’inci maddesinin dördüncü fıkrasında, yasama ve yürütme organları ile idarenin mahkeme kararlarına uymak zorunda olduğu, bu organlar ve idarenin mahkeme kararlarını hiçbir suretle değiştiremeyeceği ve bunların yerine getirilmesini geciktiremeyeceği hükme bağlanmıştır.

Ayrıca, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 28’inci maddesinin birinci fıkrasında, mahkemelerin esasa ve yürütmenin durdurulmasına ilişkin kararlarının icaplarına göre idarenin gecikmeksizin işlem tesis etmeye veya eylemde bulunmaya mecbur olduğu, bu sürenin hiçbir şekilde kararın idareye tebliğinden başlayarak otuz günü geçemeyeceği hüküm altına alınmıştır.

Anılan kararın icaplarına göre Kamu İhale Kurulunca işlem tesis edilmesi gerekmektedir.

Açıklanan nedenlerle; 4734 sayılı Kanun’un 65’inci maddesi uyarınca bu kararın tebliğ edildiği veya tebliğ edilmiş sayıldığı tarihi izleyen 30 gün içerisinde Ankara İdare Mahkemelerinde dava yolu açık olmak üzere,

1- Kamu İhale Kurulunun 29.07.2020 tarihli ve 2020/MK-177 sayılı kararı ile 02.09.2020 tarihli ve 2020/UH.II-1455 sayılı kararının iptaline,

2- Anılan Mahkeme kararında belirtilen gerekçeler doğrultusunda, Kamu İhale Kurulunun 01.04.2020 tarihli ve 2020/UH.II-609 sayılı sayılı kararının hukuken geçerliliğini koruduğuna,


Oybirliği ile karar verildi.