Kamu görevinden çıkarılma işleminin terör örgütleriyle irtibat gerekçesiyle hukuka aykırı sayılabilmesi için somut delil ve tespit zorunluluğu var mıdır (Danıştay)

ÖZET: Danıştay 5. Dairesi, davacının 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin Geçici 35. maddesi uyarınca kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin işlemin iptaline ve yoksun kalınan özlük haklarının iadesine karar vermiştir. Davacı, eşinin kamu görevinden ihraç edilmesi nedeniyle terör örgütleriyle irtibatı olduğu gerekçesiyle kamu görevinden çıkarılmıştır. Ancak, yapılan incelemelerde davacıya yönelik somut, objektif ve hukuken kabul edilebilir bir […]

→
onecikan-yargitay

Zilyetlik araştırmasında hava fotoğrafları ve kadastro tutanaklarının incelenmesi, tescil davasında eksik inceleme nedeniyle hükmü nasıl etkiler (Yargıtay)

ÖZET: Yargıtay, tescil davasında yapılan yargılamada Mahkeme kararını bozarak eksik araştırma ve inceleme ile hüküm kurulamayacağına hükmetmiştir. Davacı, taşınmazın 50 yılı aşkın süredir zilyetliğinde bulunduğunu iddia ederek tescil talep etmiş, ancak Mahkeme, zilyetlikle edinim koşullarının oluşmadığına karar vermiştir. Yargıtay, zilyetlik araştırmasının yetersiz olduğunu belirterek, hava fotoğrafları ve kadastro tutanaklarının incelenmesi gerektiğini vurgulamıştır. Mahkeme, taşınmazın zilyetliği […]

→
onecikan-yargitay

Arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinin feshi sonrası haksız el atma talebinde dava değerinin hesaplanmasında kaçak yapı niteliği nasıl etkili olur (Yargıtay)

ÖZET: Bu Yargıtay kararı, arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinin feshi ve buna bağlı olarak haksız el atmanın önlenmesi talebi üzerine şekillenmiştir. Davacı, yüklenici kooperatif ile yapılan sözleşmenin kesinleşmiş feshi sonrasında, davalının daireye haksız el attığını iddia etmiştir. İlk Derece Mahkemesi, kesin hüküm ve derdest davaların bekletici mesele yapılamayacağına karar vererek davayı kabul etmiştir. Ancak, davalı […]

→

Kamu görevinden çıkarılma işleminin iptali için somut delil gerekliliği ve geniş takdir yetkisi arasındaki hukuki değerlendirme (Danıştay)

ÖZET: Bu karar, davacının 7145 sayılı Kanun’un 26. maddesi uyarınca kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin işleminin iptali istemiyle açılan davanın temyiz incelemesini içermektedir. İlk derece mahkemesi, davacının silahlı terör örgütüne üye olma suçundan yürütülen ceza yargılamasından bağımsız olarak, Milli Güvenlik Kurulu tarafından devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğu tespit edilen yapı ile irtibatının değerlendirildiğini belirtmiştir. Mahkeme, […]

→
onecikan-yargitay

Hizmet Tespiti Davalarında Hak Düşürücü Sürelerin Hesaplanmasında Mahkeme Hatası Usul ve Kanuna Aykırılık Oluşturur mu (Yargıtay)

ÖZET: Uyuşmazlık, hizmet tespiti davasında hak düşürücü sürenin hesaplanmasına ilişkindir. 506 sayılı Kanun’un 79/10 uncu maddesi gereğince, Kuruma bildirilmeyen hizmetlerin sigortalı hizmet olarak değerlendirilmesi için, tespiti istenen hizmetin geçtiği yılın sonundan itibaren 5 yıl içinde dava açılması gerekmektedir. Davacı, 30.06.1992-31.12.1992 ve 01.07.1993-30.11.1995 tarihleri arasında çalıştığını iddia etmiş, ancak davanın 20.04.2017 tarihinde açıldığı ve davacının çalışmasının […]

→

Sahte Fatura ve Kayıt Dışı Hasılat İddialarında Vergi Ziyaı Cezasının Tekerrür Hükümleri Üzerine Değerlendirme (Danıştay)

ÖZET: Danıştay 3. Dairesi, davacı şirketin sahte faturalarla belgelendirdiği alımlar ve casus yazılım kullanarak kayıt dışı hasılat elde ettiği iddialarına dayanan vergi tarhiyatını incelemiştir. İlk Derece Mahkemesi, davacının faturalarının sahte olduğunu tespit eden vergi inceleme raporuna dayanarak, vergi ziyaı cezasının artırılmasının hukuka aykırı olduğuna hükmetmiş ve cezanın kaldırılmasına karar vermiştir. Bölge İdare Mahkemesi ise, ilk […]

→

213 Sayılı Vergi Usul Kanunu’na Göre Usulüne Uygun Tebliğ Olmadan Kesilen Vergi ve Cezaların Zamanaşımına Uğraması (Danıştay)

ÖZET: Danıştay 3. Dairesi, davacının 2007 yılında sahte faturalarla belgelendirdiği alımlara ilişkin olarak kesilen vergi ve özel usulsüzlük cezasının tebliğ sürecini incelemiştir. Davacı, ihbarnamelerin 19/10/2012 tarihinde tebliğ edildiğini, ancak bu tebliğin usulüne uygun olmadığını ve dolayısıyla tarh zamanaşımına uğradığını iddia etmiştir. Mahkeme, ihbarnamelerin 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’na uygun olarak tebliğ edilmediğini, bu nedenle davacının […]

→

Kullanılmamış olarak beyan edilen eşyanın gerçek durumu ve belgelerdeki eksikliklerin ceza kararına etkisi nasıl değerlendirilmelidir (Danıştay)

ÖZET: Bu Danıştay kararı, bir davacının serbest dolaşıma giriş beyannamesinde “kullanılmamış” olarak beyan ettiği 32 adet fotokopi makinesinin, aslında “kullanılmış” olduğunun tespit edilmesi üzerine uygulanan para cezasına itirazını konu alıyor. İlk Derece Mahkemesi, eksik incelemeye dayanan ceza kararının hukuka aykırı olduğuna karar vererek işlemi iptal etti. Ancak, davalı idare, kullanılmış eşyaların ithalatının izne tabi olduğunu […]

→

Adil yargılanma hakkının ihlali nedeniyle kamu görevinden çıkarma işleminin iptali için somut delil gerekliliği nasıl değerlendirilmelidir (Danıştay)

ÖZET: Danıştay 5. Dairesi, davacının 375 sayılı KHK’nın Geçici 35/B maddesi uyarınca kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin işlemin iptali talebini değerlendirmiştir. İlk Derece Mahkemesi, davacının FETÖ/PDY ile irtibatlı olduğu gerekçesiyle kamu görevinden çıkarılmasının hukuka uygun olduğuna karar vermiştir. Ancak, davacı, savunma ve adil yargılanma haklarının ihlal edildiğini, ceza mahkemesi kararının kesinleşmediğini ve iddiaların somut delillere dayanmadığını […]

→
onecikan-yargitay

Yurt dışı borçlanma talebinin geçerliliği ve makul süre içinde dava açma zorunluluğu üzerine hukuki değerlendirme yapılmıştır (Yargıtay)

ÖZET: Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, yurt dışı borçlanma talebinin geçerliliği konusunda önemli bir karar vermiştir. Uyuşmazlık, davacının 29.07.2019 tarihli borçlanma talebinin geçerli olup olmadığını belirlemek üzerinedir. Davalı Kurum, davacının borçlanma işlemlerini süresinde tamamlayamadığını ve bu nedenle işlemin iptalinin hukuka uygun olduğunu savunmuştur. İlk Derece Mahkemesi, davanın reddine karar vermiş, Bölge Adliye Mahkemesi de bu kararı […]

→
onecikan-yargitay

Yurt dışı borçlanma talebinin geçerliliği için yasal sürelerin ve Kurumun işlemlerinin hukuka uygunluğunun değerlendirilmesi gerekliliği (Yargıtay)

ÖZET: Uyuşmazlık, yurt dışı borçlanmasının geçerli olduğu tarihin tespiti ile ilgilidir. Mahkeme, davacının 31.07.2019 tarihinde yaptığı borçlanma talebinin geçerliliğini sorgularken, Kurumun işleminin hukuka uygun olup olmadığını değerlendirmiştir. Eğer borçlanma bedeli, yasal üç aylık süre içinde ödenmemişse, 3201 sayılı Kanun gereği yeniden başvuru yapılması gerektiği sonucuna varılmıştır. Mahkeme, davanın makul sürede açılıp açılmadığını araştırmalı ve eğer […]

→
onecikan-yargitay

İşçilik alacakları davasında prime esas kazancın tespiti ve işverenin tek taraflı ücret değişikliğinin geçersizliği değerlendirilmiştir (Yargıtay)

ÖZET: Uyuşmazlık, davacının 23.07.2016-10.02.2018 tarihleri arasında çalıştığı işyerinde, 2017 yılı Ağustos ayından itibaren ödenmeyen ücretinin prime esas kazancının tespitine ilişkindir. Davacı, aylık net ücretinin 7.000,00 TL olduğunu, ancak bu tarihten sonra ücretinin 3.500,00 TL olarak bildirildiğini iddia etmiştir. İlk Derece Mahkemesi, davanın reddine karar vermiş, ancak İzmir Bölge Adliye Mahkemesi, davacının ücretinin 2017 yılı Ağustos […]

→
onecikan-yargitay

Yurt Dışı İkametgahın Sigorta Başlangıcı Olarak Tespiti ve Ek Borçlanma İşleminin İptali Hakkında Hangi Hukuki Değerlendirmeler Yapılabilir (Yargıtay)

ÖZET: Uyuşmazlık, yurt dışı ikametgah başlangıcının sigorta başlangıcı olarak tespiti ve buna bağlı olarak 220 gün ek borçlanma işleminin iptali ile yaşlılık aylığı tahsisi talebine ilişkindir. Davacı, Almanya’daki ev kadınlığı ve çalışma sürelerini borçlanarak yaşlılık aylığı talep etmiştir. İlk Derece Mahkemesi, davayı reddetmiş, ancak Bölge Adliye Mahkemesi, davacının istinaf başvurusunu kabul ederek ilk kararın kaldırılmasına […]

→

Danıştay’ın vergi ziyaı cezası ile ilgili hukuki değerlendirmesi ve iptal kararı ile hukuka aykırılık tespit edilen kısımlar arasındaki ayrım (Danıştay)

ÖZET: Danıştay 9. Dairesi, davacı şirketin düşük tutarda özel tüketim vergisine tabi madeni yağları yüksek tutarda motorine ikame olarak sattığı iddiasıyla re’sen tarh edilen vergi ziyaı cezasının hukuka uygunluğunu değerlendirmiştir. İlk Derece Mahkemesi, davacının bazı alıcıları yönünden vergi ziyaı cezalarının kaldırılmasına karar verirken, diğer alıcılar için ise davayı reddetmiştir. Bölge İdare Mahkemesi, davacının istinaf başvurusunu […]

→
onecikan-yargitay

İnşaat sözleşmesinin feshi sonrası taşınmaz üzerindeki haksız kullanım iddialarında kaçak yapı niteliği ekonomik değer kaybını nasıl etkiler (Yargıtay)

ÖZET: Bu Yargıtay kararı, bir arsa sahibi ile yüklenici kooperatif arasında düzenlenen inşaat sözleşmesinin feshi sonrası ortaya çıkan haksız el atma iddialarını ele almaktadır. Davacı, yüklenici kooperatifin inşaat sözleşmesinin geriye etkili olarak feshedildiğini belirterek, davalıdan taşınmaz üzerindeki haksız kullanımın önlenmesini talep etmiştir. İlk Derece Mahkemesi, davacının taşınmaz üzerindeki haklarını kabul ederek davayı kabul etmiş, ancak […]

→