FETÖ/PDY ile irtibatı gösteren somut delillerin varlığı, kamu görevinden çıkarılmayı hukuka uygun hale getirir mi (Danıştay)

ÖZET: Danıştay Beşinci Dairesi, 672 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin eki listede ismi yer alan davacının kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin başvurusunu incelemiştir. Davacı, savunma hakkı tanınmadan görevden alındığını, FETÖ/PDY ile irtibatının bulunmadığını ve ceza davasında beraat ettiğini öne sürerek, kararın iptalini talep etmiştir. Ancak, Danıştay, davacının ceza mahkemesi beraat kararının, olağanüstü hal kapsamında alınan idari tedbirin […]

→
onecikan-yargitay

Hizmet Tespiti Davasında İşverenin Belgeleri Sunmaması Halinde Mahkemenin Re’sen Araştırma Yükümlülüğü ve Çalışma Süresinin Belirlenmesi (Yargıtay)

ÖZET: Bu Yargıtay kararında, hizmet tespiti davasının hukuki niteliği ve gereklilikleri ele alınmıştır. 506 sayılı Kanun’un 79/10 maddesi uyarınca, işveren tarafından belgeleri verilmeyen sigortalıların, çalıştıklarını ispatlamak için mahkemeye başvurma hakkı bulunmaktadır. Bu tür davalar, kamu düzenine ilişkin olup, sosyal güvenlik haklarının korunması amacıyla özel bir özenle yürütülmelidir. Mahkeme, tarafların sunduğu kanıtlarla yetinmemeli, gerekli araştırmaları re’sen […]

→

FETÖ/PDY ile irtibatın kamu görevinden çıkarılma sebebi olarak değerlendirilmesi, kesinleşmemiş ceza davasındaki iddiaların geçerliliğini etkiler mi (Danıştay)

ÖZET: Danıştay 5. Dairesi, davacının kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin işlemin iptali ve özlük haklarının iadesi talebini incelemiştir. Davacı, kesinleşmemiş ceza davasındaki iddiaların gerekçe alınamayacağını, KHK ile kapatılan okulda eğitim almasının aleyhe değerlendirilemeyeceğini ve savunma hakkının ihlal edildiğini öne sürmüştür. Ancak, Danıştay, davacının FETÖ/PDY ile iltisak ve irtibatının bulunduğu sonucuna varmış ve bu durumun davacının kamu […]

→
onecikan-yargitay

696 Sayılı KHK Kapsamında Sürekli İşçi Ücret Tespiti: Geçici 23. Madde ve Toplu İş Sözleşmesi Hükümlerinin Uygulanabilirliği (Yargıtay)

ÖZET: Uyuşmazlık, 696 sayılı KHK kapsamında sürekli işçi kadrosuna geçirilen davacı işçiye, kadroya geçişte düzenlenen belirsiz süreli iş sözleşmesi hükümlerine göre ödenmesi gereken ücretin tespiti ve bu kapsamda ortaya çıkan fark alacaklarının varlığına ilişkindir. Mahkeme, 375 sayılı KHK’nın geçici 23. maddesi gereğince, sürekli işçi kadrosuna geçirilen işçilerin, kadroya geçişteki iş sözleşmesindeki ücret düzenlemelerinin geçerliliğini kabul […]

→

Sosyal medya paylaşımlarının kamu görevlisinin mesleki sorumlulukları üzerindeki etkisi fesih işlemini nasıl meşrulaştırır (Danıştay)

ÖZET: Danıştay 8. Dairesi, davacının sözleşmesinin feshedilmesine ilişkin işlemin hukuka uygun olduğuna karar vermiştir. Davacı, sosyal medyada yaptığı paylaşımların özel hayatına dair olduğunu savunmuş, ancak bu paylaşımların davalı üniversitenin adını taşıdığı ve genel ahlak kurallarına aykırı olduğu tespit edilmiştir. Mahkeme, davacının bu paylaşımlarının yalnızca özel hayatına ilişkin olmadığını, aynı zamanda mesleki sorumluluklarını da etkilediğini belirlemiştir. […]

→

Kamu görevinden çıkarılmada örgütle irtibatın kesilmediği tespitinin hukuki sonuçları nelerdir (Danıştay)

ÖZET: Danıştay Beşinci Dairesi, davacının kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin İçişleri Bakanlığı’nın işleminin iptali talebini reddeden İdare Mahkemesi kararını onayladı. Davacı, 375 sayılı KHK’nın Geçici 35. maddesi uyarınca çıkarılmasının hukuka aykırı olduğunu, suç oluşturmayan bir eylemden dolayı cezalandırılamayacağını ve 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu çerçevesinde değerlendirilmesi gerektiğini savundu. Ayrıca, SD kart verilerinin 17/25 Aralık sonrası örgütle […]

→

692 Sayılı KHK Kapsamında Kamu Görevinden Çıkarma: FETÖ İltisakı ve ByLock Kullanımının Hukuki Değerlendirmesi (Danıştay)

ÖZET: Danıştay Beşinci Dairesi, 2023/481 esas numaralı davada, davacının 692 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin eki listede isminin yer alarak kamu görevinden çıkarılmasının hukuka aykırı olduğu iddialarını incelemiştir. Davacı, ByLock programı kullanıcısı olduğunun kesin olarak tespit edilmediğini ve FETÖ ile irtibatının bulunmadığını savunarak, Anayasa ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nde güvence altına alınan haklarının ihlal edildiğini ileri […]

→

Ruhsat teminatının gelir kaydedilmesi ve faaliyetlerin durdurulmasında ÇED ihlali nasıl hukuki sonuçlar doğurur (Danıştay)

ÖZET: Danıştay 8. Dairesi, davacının kömür ocağı işletme ruhsatı ile ilgili olarak Maden İşleri Genel Müdürlüğü tarafından yapılan işlemin hukuka uygunluğunu değerlendirmiştir. Davacı, “ÇED Gerekli Değildir” belgesinde belirtilen alan dışında faaliyet gösterdiği gerekçesiyle ruhsat teminatının gelir kaydedilmesi ve üretim faaliyetlerinin durdurulmasına itiraz etmiştir. Ancak, Danıştay, idare mahkemesinin kararının usul ve kanuna uygun olduğunu belirterek temyiz […]

→

FETÖ/PDY ile irtibatı veya iltisakı olmadığı halde kamu görevinden çıkarılma kararının hukuka uygunluğu nasıl değerlendirilmektedir (Danıştay)

ÖZET: Danıştay 5. Dairesi, davacının kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin işlemin hukuka uygunluğunu değerlendirmiştir. Davacı, OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvurunun reddine itiraz ederek, yoksun kaldığı parasal haklarının ödenmesini talep etmiştir. Ancak, davacının FETÖ/PDY ile irtibatı veya iltisakı olduğuna dair somut delillerin bulunmadığı, yalnızca sendika üyeliğinin bu bağlamda yeterli bir delil oluşturamayacağı belirtilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi’nin […]

→
onecikan-yargitay

5607 Sayılı Kanun Kapsamında Gümrük İdaresi’nin Duruşmalara Katılma Zorunluluğu ve Etkin Pişmanlık İhtarının İhlali (Yargıtay)

ÖZET: Bu Yargıtay kararında, sanığın 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu’na muhalefet suçundan yargılandığı ve Gümrük İdaresi’nin davadan haberdar edilmeden yokluğunda hüküm kurulduğu belirtilmiştir. Gümrük İdaresi’nin, suçtan doğrudan zarar gören taraf olarak duruşmalara katılması gerektiği, bu durumun 5271 sayılı Kanun’un 234. maddesi gereğince ihlal edildiği ifade edilmiştir. Ayrıca, sanığa etkin pişmanlık ihtarının yapılmadığı ve bu nedenle […]

→
onecikan-yargitay

Sigortalılık Başlangıç Tarihinde 18 Yaş Kriterinin Uygulanması: 5510 Sayılı Kanun’un Geçici 7. Maddesi Çerçevesinde Prim Gün Sayısının Hesaplanması (Yargıtay)

ÖZET: Bu Yargıtay kararında, hizmet tespiti istemine ilişkin bir uyuşmazlık ele alınmıştır. Davacı, 01.09.1986 tarihinden itibaren çalıştığını iddia etmiş, ancak davanın kabulü ile birlikte, davacının 16 yaşında olduğu ve sigortalılık başlangıç tarihinin 18 yaşını doldurduğu 03.09.1988 tarihi olması gerektiği belirtilmiştir. 5510 sayılı Kanun’un Geçici 7. maddesi uyarınca, 18 yaşından önceki sigortalılık sürelerinin prim ödeme gün […]

→

FETÖ/PDY ile irtibat tespit edilen kamu görevlisinin savunma hakkının ihlali iddiası, idari yargılamada temyiz nedenleri kapsamında değerlendirilebilir mi (Danıştay)

ÖZET: Danıştay 5. Dairesi, davacının kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin işlemin iptali talebiyle yaptığı başvurunun reddini incelemiştir. Davacı, OHAL döneminde savunma hakkının ihlal edildiğini, disiplin sürecinin işletilmediğini ve ByLock kullanıcısı olduğuna dair iddiaların gerçeği yansıtmadığını ileri sürmüştür. Ayrıca, 26 Mayıs 2016 tarihinden önceki yasal faaliyetlerin terör örgütü üyeliği suçlamasına dayanak olamayacağını belirtmiştir. Danıştay, temyiz isteminin reddine […]

→
onecikan-yargitay

696 Sayılı KHK Kapsamında Sürekli İşçi Ücret Tespiti: Belirsiz Süreli İş Sözleşmesi ve Toplu İş Sözleşmesi Hükümlerinin Uygulanabilirliği (Yargıtay)

ÖZET: Bu Yargıtay kararında, 696 sayılı KHK kapsamında sürekli işçi kadrosuna geçirilen davacı işçinin, kadroya geçişte düzenlenen belirsiz süreli iş sözleşmesi ve toplu iş sözleşmesi hükümlerine göre ödenmesi gereken ücretin tespiti ve talep edilen fark alacaklarına hak kazanıp kazanmadığı hususu ele alınmıştır. Davacı, iş sözleşmesinde belirtilen asgari ücretin %17 fazlası olarak belirlenen ücretin ödenmediğini iddia […]

→

İki şirkete uygulanan idari para cezasının hukuka aykırılığı, ceza sorumluluğunun şahsiliği ilkesinin ihlali ve hukuki belirlilik ilkesi nasıl değerlendirilmiştir (Danıştay)

ÖZET: Danıştay 8. Dairesi, Sinop ili, Boyabat ilçesinde ruhsatsız olarak kil malzemesi çıkaran iki şirkete uygulanan 500.316,96 TL idari para cezasının hukuka aykırı olduğuna karar vermiştir. İlk Derece Mahkemesi, her iki şirketin eylemlerinin ayrı ayrı tespit edilmediğini, ceza miktarının belirlenmesinde gerekli ölçümlerin yapılmadığını ve hukuki belirlilik ilkesine aykırı olarak cezanın hangi kısmından sorumlu olduklarının belirtilmediğini […]

→

Ceza yargılaması süreci devam ederken kamu görevinden çıkarılmanın hukuka uygunluğu ve masumiyet karinesinin etkisi nasıl değerlendirilir (Danıştay)

ÖZET: Danıştay Beşinci Dairesi, davacının kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin işlemin iptali talebiyle yaptığı başvurunun reddini incelemiştir. Davacı, ceza yargılamasının kesinleşmediğini, sendika üyeliğinin suç delili sayılamayacağını ve diğer temel haklarının ihlal edildiğini öne sürmüştür. Ancak, Danıştay, davacının ceza yargılaması sürecinin devam ettiğini ve masumiyet karinesinin geçerli olduğunu belirterek, bu durumun davacının aleyhine bir sonuç doğuramayacağını ifade […]

→