Kanuni temsilcilik sıfatının sona ermesi iddiasının ödeme emrine itiraz sürecinde ileri sürülmesi gerekliliği ve haciz işleminin hukuka uygunluğu değerlendirmesi (Danıştay)

ÖZET: Danıştay 2. Dairesi, davacının banka hesaplarına konan haciz işleminin kaldırılması talebinin reddine ilişkin Didim Vergi Dairesi Müdürlüğü’nün kararını onayladı. Davacı, ecrimisil borçlarından sorumlu tutulamayacağını, çünkü kanuni temsilcilik sıfatının sona erdiğini ileri sürdü. Ancak, İdare Mahkemesi, ödeme emrinin tebliğ edilmesi ve buna itiraz edilmemesi nedeniyle haciz işleminin hukuka uygun olduğuna karar verdi. Danıştay, temyiz başvurusunun […]

→

Akaryakıt istasyonu ruhsatı için imar planında belirlenme şartı ve yapı kayıt belgesine dayalı ruhsatın hukuka aykırılığı değerlendirmesi (Danıştay)

ÖZET: Danıştay 2. Dairesi, bir taşınmaz üzerinde akaryakıt istasyonu inşa edilebilmesi için öncelikle parselin imar planında akaryakıt istasyonu olarak belirlenmiş olması gerektiğini vurgulamıştır. Uyuşmazlık konusu taşınmazın bulunduğu parselin, imar planlarında akaryakıt istasyonu fonksiyonuna ayrılmadığı ve mahkeme kararları ile iptal edildiği tespit edilmiştir. Bu durum, parselin plansız alanda kaldığını göstermektedir. Müdahil şirket tarafından alınan yapı kayıt […]

→

6360 sayılı Kanun gereği atananların önceki hizmet sürelerinin görevde yükselme için dikkate alınıp alınmayacağı (Danıştay)

ÖZET: Uyuşmazlık, davacının İçişleri Bakanlığına bağlı bir kurumda “yazı işleri müdürü” kadrosuna atanabilmesi için gerekli olan hizmet süresi şartını taşıyıp taşımadığına ilişkindir. Davacı, 6360 sayılı Kanun gereği il özel idaresinden İçişleri Bakanlığına atanmış olup, bu durumun, görevde yükselme sınavına başvuruda aranan üç yıllık hizmet süresi şartını etkilemesi gerektiği iddiasındadır. İdare Mahkemesi, davacının bu şartı taşımadığı […]

→

İdarenin takdir yetkisi çerçevesinde yönetici kadrosundan araştırmacı kadrosuna atama işleminin hukuki değerlendirilmesi (Danıştay)

ÖZET: Danıştay 2. Dairesi, Tarım ve Orman Bakanlığı Destek Hizmetleri Dairesi Başkanlığı’nda “Daire Başkanı” olarak görev yapan davacının, aynı Daire Başkanlığı emrine “Araştırmacı” olarak atanmasına ilişkin işlemin iptali istemini değerlendirmiştir. İlk Derece Mahkemesi, davacının yönetici kadrolarından Araştırmacı kadrosuna atanmasının, kamu hizmetinin etkin ve verimli bir şekilde yürütülmesi amacıyla idarenin takdir yetkisi çerçevesinde gerçekleştirildiğini belirterek davayı […]

→

Hatalı döviz kuru uygulaması sonucu oluşan kamu zararı için sorumluların tazmin yükümlülüğü nasıl belirlenir (Sayıştay)

ÖZET: Sayıştay, ………………… Şehir Hastanesi’nde kullanım bedeli ödemelerinin hesaplanmasında döviz kuru sepetinin yanlış kullanılması nedeniyle kamu zararına yol açıldığını tespit etmiştir. Sözleşmeye göre, borçlanılan döviz sepetinin yalnızca Euro kurundan oluşması gerekirken, hem Dolar hem de Euro kuru üzerinden güncellemeler yapılmış, bu da toplamda ………………… TL kamu zararı oluşturmuştur. Sayıştay, bu durumun mevzuata aykırı olduğunu ve […]

→

Liyakat ilkesinin ihlali nedeniyle terfi ettirilmeyen davacının parasal haklarının ödenmesi kararı ve idari işlemlerde eşitlik ilkesi değerlendirmesi (Danıştay)

ÖZET: Danıştay İkinci Dairesi, davacının 2015 yılı rütbe terfi döneminde bir üst rütbeye terfi ettirilmemesine ilişkin işlemin hukuka aykırı olduğuna karar vermiştir. İdare Mahkemesi, davacının terfi için gerekli şartları taşıdığını, herhangi bir ceza veya soruşturma bulunmadığını, performans değerlendirme puanının iyi düzeyde olduğunu ve kıdem sıralamasında daha düşük puan ve kıdemdeki personelin terfi ettirildiğini tespit etmiştir. […]

→

Memurun görevden alınması ve naklen atanmasında idarenin takdir yetkisinin kamu yararı ve hizmet gerekleri doğrultusunda kullanılması zorunluluğu (Danıştay)

ÖZET: Danıştay İkinci Dairesi, Van Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğü’nde daire başkanlığı görevinden alınarak veri hazırlama ve kontrol işletmeni kadrosuna atanan davacının iptal edilen işlemiyle ilgili hukuki değerlendirmede bulunmuştur. İdarenin, memurların naklen atanmaları konusunda takdir yetkisi bulunduğu, ancak bu yetkinin kamu yararı ve hizmet gerekleri doğrultusunda kullanılması gerektiği vurgulanmıştır. Davacının görevden alınmasına ilişkin hukuken […]

→

Şube müdürlüğü atamalarında yazılı ve sözlü sınav puanlarının birlikte değerlendirilmesi gerektiği hukuki değerlendirmesi (Danıştay)

ÖZET: Danıştay 2. Dairesi, şube müdürlüğü kadrolarına atama sürecinde yazılı ve sözlü sınav puanlarının birlikte değerlendirilmesi gerektiğine hükmetmiştir. İlgili yönetmeliklerin yalnızca sözlü sınav puanına dayalı atama yapılmasını öngörmesi, Danıştay tarafından yürütmesinin durdurulmasıyla sonuçlanmıştır. Bu durum, yazılı ve sözlü puanların aritmetik ortalamasının alınarak başarı düzeyinin belirlenmesi gerektiğini ortaya koymaktadır. Dava, davacının yazılı ve sözlü sınav sonuçlarının […]

→

Emniyet müdürünün görevden alınmasında idarenin takdir yetkisi ve kamu yararı değerlendirmesi (Danıştay)

ÖZET: Danıştay 2. Dairesi, davacının Bitlis İl Emniyet Müdürü olarak görevden alınarak Emniyet Genel Müdürlüğü Teftiş Kurulu Başkanlığı emrine Başmüfettiş olarak atanmasına ilişkin işlemin iptali istemini değerlendirmiştir. Mahkeme, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 76. maddesi uyarınca idarenin takdir yetkisini kullanma hakkının bulunduğunu ve bu yetkinin kamu yararı ve hizmet gerekleri doğrultusunda kullanılması gerektiğini vurgulamıştır. Dava […]

→

Polis amirlerinin terfisinde kıdem ve liyakatın önemi, FETÖ/PDY yargılamalarının terfiye etkisi ve somut delil yetersizliğine rağmen geçmiş fiillerin değerlendirilmesi gerektiği (Danıştay)

ÖZET: Danıştay İkinci Dairesi, polis amirlerinin üst rütbeye terfi ettirilmesinde kıdem ve liyakatın temel ölçütler olduğunu belirterek, terfi etmeyi hak edenlerin liyakat yönünden değerlendirilmesi gerektiğini vurgulamıştır. Davacının, FETÖ/PDY Silahlı Terör Örgütüne üye olma suçundan yargılanmakta olduğu ve 672 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile kamu görevinden çıkarıldığı dikkate alınarak, bu durumun terfi işlemini etkileyebileceği sonucuna varılmıştır. […]

→

Sosyal denge tazminatında tavan tutarının uygulanmaması ve uluslararası sözleşmelerin dikkate alınmasıyla kamu zararına yol açan tazmin hükmünün hukuka aykırılığı değerlendirilmiştir (Sayıştay)

ÖZET: Bu Sayıştay kararı, sosyal denge tazminatının ödenmesinde belirlenen üst sınırın aşılması nedeniyle kamu zararına yol açıldığına dair bir tazmin hükmü tesis edilmiştir. Temyiz talebinde bulunan memur, sosyal denge tazminatının hesaplanmasında 2012 yılından önceki sözleşmelerin hükümlerinin dikkate alınması gerektiğini savunmuştur. 4688 sayılı Kanun’un 32. maddesi ve 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin ek 15. maddesi uyarınca, […]

→

Kamu görevlisinin görevden alınmasının somut verilerle desteklenmesi gerektiği ve hukuka aykırı işlem nedeniyle haklarının iadesi kararı (Danıştay)

ÖZET: Danıştay İkinci Dairesi, davacının Karayolları Genel Müdürlüğü … Bölge Müdürü olarak görevden alınmasına ilişkin işlemin hukuka aykırı olduğuna karar vermiştir. İdare Mahkemesi, davacının görevden alınmasını gerektirecek somut bir tespitin bulunmadığını ve kamu yararı ile hizmet gereklerine aykırı bir işlem tesis edildiğini belirterek, davanın reddine dair verdiği kararda hukuki isabet görmemiştir. Bu nedenle, Danıştay, İdare […]

→

Sayıştay kararında sosyal denge tazminatı ödemelerinde üst sınır aşımının kamu zararına yol açması ve sözleşme hükümlerinin ihlalinin hukuki sonuçları (Sayıştay)

ÖZET: Bu Sayıştay kararı, sosyal denge tazminatı ödemelerinde üst sınırın aşılması nedeniyle kamu zararına yol açıldığını tespit etmektedir. İlgili sözleşme, 2012 yılında imzalanan bir toplu iş sözleşmesine dayanmaktadır ve bu sözleşmenin 19/2. maddesi gereği, yıllık ÜFE + %10 artışla belirlenen tavan tutarlarının üzerinde ödeme yapılması hukuka aykırı bulunmuştur. Temyiz talebinde bulunan sorumlular, hesaplamaların yanlış yapıldığını […]

→

Sosyal denge tazminatı sözleşmesinin tavan tutarını aşması nedeniyle kamu zararına yol açıp açmadığı ve sorumluların tazminat yükümlülüğü üzerine hukuki değerlendirme (Sayıştay)

ÖZET: Sayıştay 5. Dairesi’nin 16.02.2022 tarihli kararında, belediye ile sendika arasında imzalanan sosyal denge tazminatı sözleşmesinin, mevzuatın öngördüğü tavan tutarını aşarak yapılan ödemeler nedeniyle kamu zararına yol açtığı tespit edilmiştir. İlgili sözleşme, 2012’deki önceki sözleşmeye dayanarak belirlenen tavan tutarın üstünde sosyal denge tazminatı ödenmesini içermekteydi. Temyiz dilekçesinde, hesaplamaların yanlış yapıldığı ve tavan tutarın belirlenmesinde 2012’deki […]

→

Sosyal denge tazminatı ödemelerinde tavan tutarın aşılması kamu zararına neden olur mu (Sayıştay)

ÖZET: Bu Sayıştay kararı, sosyal denge tazminatı ödemelerinde üst sınırın aşılması nedeniyle kamu zararının tazmini üzerine odaklanmaktadır. İlgili sözleşme, 2018-2019 dönemini kapsayan sosyal denge tazminatı ödemelerinin, 2012-2014 yılları arasında imzalanan sözleşmeye dayandığını ve bu sözleşmedeki tavan tutarın aşılmasıyla kamu zararına neden olunduğunu belirtmektedir. Temyiz talebinde bulunan sorumlular, hesaplamaların yanlış yapıldığını ve tavan tutarın belirlenmesinde uluslararası […]

→