İşyeri açma ve çalışma ruhsatı iptal edilmeden ticaret ve sanat icrasından men edilip edilemeyeceği üzerine hukuki değerlendirme (Danıştay)

ÖZET: Danıştay İkinci Dairesi, Gaziantep Büyükşehir Belediye Encümeni tarafından zeytinyağı imalatı yapan bir işyerinin ticaret ve sanat icrasından men edilmesine ilişkin işlemi iptal etti. Mahkeme, işyerinin usulüne uygun olarak alınmış bir işyeri açma ve çalışma ruhsatına sahip olduğunu belirterek, ruhsat iptal edilmeden işyerinin faaliyetinin durdurulamayacağına hükmetti. İlgili mevzuat gereği, işyeri açma ve çalışma ruhsatı verilen […]

→

Direksiyon geliştirme merkezinin 5580 sayılı Kanun kapsamında olmaması ve ruhsatsız faaliyet nedeniyle kapatılma kararının hukuki değerlendirmesi (Danıştay)

ÖZET: Danıştay, Hatay ili İskenderun ilçesinde işletilen direksiyon geliştirme merkezinin, 5580 sayılı Özel Öğretim Kurumları Kanunu kapsamında yer almadığına karar vermiştir. Dava, işyeri açma ve çalışma ruhsatı bulunmadığı gerekçesiyle Antakya Belediyesi tarafından verilen idari para cezası ve işyerinin kapatılması kararının iptali istemiyle açılmıştır. Mahkeme, yapılan incelemelerde işyerinin mesken niteliğinde olduğu ve fiilen eğitim faaliyeti yürütülmediği […]

→

İşyeri açma ruhsatı olmadan faaliyet gösteren işletmeye idari para cezası verilmesinin hukuka uygunluğu ve encümen kararının değerlendirilmesi (Danıştay)

ÖZET: Danıştay 2. Dairesi, Antalya ili Muratpaşa ilçesinde bir işletmenin işyeri açma ve çalışma ruhsatı olmadan faaliyet gösterdiği gerekçesiyle kapatılması ve idari para cezası verilmesine ilişkin encümen kararının iptali istemini değerlendirmiştir. İdare Mahkemesi, ruhsat alınmadan işyeri açılamayacağına dair düzenlemeleri dikkate alarak, işyerinin mühürlenmesine ilişkin işlemin hukuka uygun olduğunu, ancak idari para cezasının verilmesine dair işlemin […]

→

İzinsiz canlı müzik yayını nedeniyle verilen idari para cezasının hukuka uygunluğu ve adli yargının yetkisi üzerine hukuki değerlendirme (Danıştay)

ÖZET: Danıştay 2. Dairesi, uyuşmazlıkta, izinsiz canlı müzik yayını nedeniyle verilen 220,00 TL idari para cezasının hukuka uygunluğunu değerlendirirken, 1608 sayılı Kanun’un idari yaptırım kararlarına karşı itiraz konusunda görevli mahkemeyi belirtmediğini ve 5326 sayılı Kabahatler Kanunu’nun 3. maddesinin bu tür uyuşmazlıklarda adli yargının yetkili olduğunu vurgulamıştır. Daire, 2559 sayılı Kanun’un 6. maddesi uyarınca uygulanan yaptırımların […]

→

Asgari ücret artışlarının yanlış hesaplanması ile fiyat farkı hesabında hata yapıldığı iddiası (BAM)

23. Hukuk Dairesi 2018/1424 E.  2021/1654 K. T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ DAVA : Davalı vekili tarafından, yukarıda belirtilen karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (HMK m.) 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçildi. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra, dosya incelendi. […]

→

Sayıştay 6. Dairesi’nin tazmin hükmünün hukuka aykırılığı ve sözleşmenin ifasının imkânsız hale gelmesi nedeniyle belediyenin tazminat yükümlülüğü tartışması (Sayıştay)

ÖZET: Sayıştay 6. Dairesi, yüklenicinin kusuru olmaksızın, belediye meclis kararıyla sözleşmenin ifasının imkânsız hale getirildiğini ve bu durumun belediyenin çeşitli davalara muhatap kalmasına neden olduğunu belirterek, 2010 yılında yapılan yersiz ödemelerin tazminine hükmetmiştir. Ancak, Sayıştay Temyiz Kurulu, tazmin hükmünün yalnızca sözleşme hükümlerine uyulmaması sonucu ödenen faiz ve icra inkâr tazminatı ile ilgili olduğunu, bu ödemelere […]

→

Güvenlik soruşturması nedeniyle ataması yapılmayan vergi müfettiş yardımcısının iptal talebinin reddi ve Danıştay’ın temyiz incelemesiyle kararın onanması (Danıştay)

ÖZET: Danıştay 2. Dairesi, bir davacının güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması sonucunda atamasının uygun görülmemesi üzerine açtığı davayı değerlendirmiştir. Davacı, vergi müfettiş yardımcılığı sınavında başarılı olmasına rağmen, Maliye Bakanlığı Değerlendirme Komisyonu tarafından atamasının yapılmamasını hukuka aykırı bulmuş ve iptal istemiyle dava açmıştır. İdare Mahkemesi, davanın reddine karar vermiş, ancak Danıştay, bu kararı bozmuş ve İdare […]

→

Sayıştay 6. Dairesi’nin tazmin hükmünün hukuki dayanağının bulunmaması ve sözleşmenin ifasının imkânsız hale gelmesi nedeniyle belediyenin sorumluluğunun olmadığına ilişkin değerlendirme (Sayıştay)

ÖZET: Sayıştay 6. Dairesi, yüklenicinin kusuru olmaksızın, belediye meclis kararıyla sözleşmenin ifasının imkânsız hale getirilmesi ve bu durumun sonucunda yersiz ödemelerde bulunulması nedeniyle tazmin hükmü tesis etmiştir. Ancak, Sayıştay Temyiz Kurulu, bu tazmin hükmünün hukuki isabet taşımadığını belirterek, tazminatın yalnızca sözleşme hükümlerine uyulmaması sonucu ödenen faiz ve icra inkâr tazminatı ile ilgili olduğunu ifade etmiştir. […]

→

İdari yaptırım niteliğindeki işyeri ruhsatı iptali uyuşmazlığının adli yargıda çözümlenmesi gerektiği hususunda hukuki değerlendirme (Danıştay)

ÖZET: Danıştay 2. Dairesi, 1774 sayılı Kimlik Bildirme Kanunu uyarınca işyeri açma ve çalışma ruhsatının iptaline ilişkin işlemin, idari yaptırım niteliğinde olduğunu tespit etmiştir. Bu bağlamda, söz konusu kanunda idari yaptırım kararlarına karşı itiraz için görevli mahkeme belirtilmediğinden, 5326 sayılı Kabahatler Kanunu’nun 3. ve 27/1. maddeleri gereğince uyuşmazlığın adli yargı bünyesinde bulunan Sulh Ceza Hâkimliğince […]

→

Danıştay’ın 1774 sayılı Kimlik Bildirme Kanunu uyarınca işyeri açma ruhsatı iptaliyle ilgili idari yaptırım niteliği ve adli yargının görevli olduğu hususları. (Danıştay)

ÖZET: Danıştay, 1774 sayılı Kimlik Bildirme Kanunu uyarınca işyeri açma ve çalışma ruhsatının iptaline ilişkin işlemin idari yaptırım niteliğinde olduğunu belirlemiştir. İlgili kanunda, idari yaptırım kararlarına karşı itiraz için görevli mahkeme belirtilmediğinden, 5326 sayılı Kabahatler Kanunu’nun 3. ve 27/1. maddeleri gereği uyuşmazlığın adli yargıda, yani Sulh Ceza Hâkimliğince çözümlenmesi gerektiği sonucuna varılmıştır. Bu çerçevede, Danıştay, […]

→

Danıştay’ın 1774 sayılı Kimlik Bildirme Kanunu’na dayanan idari yaptırım kararlarının adli yargıda çözümlenmesi gerektiğine dair hukuki değerlendirmesi (Danıştay)

ÖZET: Danıştay, 1774 sayılı Kimlik Bildirme Kanunu’na dayanan bir faaliyetten men kararının idari yaptırım niteliğinde olduğunu belirlemiştir. Bu bağlamda, söz konusu kanunda idari yaptırımlara karşı itiraz için görevli mahkeme belirtilmediğinden, 5326 sayılı Kabahatler Kanunu’nun 3. ve 27/1. maddeleri gereği uyuşmazlığın adli yargı bünyesinde, yani Sulh Ceza Hâkimliği tarafından çözümlenmesi gerektiği sonucuna ulaşmıştır. Mahkeme, Uyuşmazlık Mahkemesi’nin […]

→

İşyeri ruhsatı iptaliyle ilgili idari yaptırım niteliğindeki uyuşmazlıklarda adli yargının görevli olup olmadığına dair hukuki değerlendirme (Danıştay)

ÖZET: Danıştay 2. Dairesi, 1774 sayılı Kimlik Bildirme Kanunu uyarınca işyeri ruhsatının iptaliyle ilgili uyuşmazlığın, idari yaptırım niteliğinde bir işlem olduğunu belirlemiştir. Bu durumda, 5326 sayılı Kabahatler Kanunu’nun 3. ve 27/1. maddeleri gereği, idari yaptırım kararlarına karşı itirazın adli yargı bünyesinde bulunan Sulh Ceza Hâkimliği tarafından çözümlenmesi gerektiği sonucuna ulaşılmıştır. Dava konusu işlemin, 1774 sayılı […]

→

İdari yaptırım kararlarına karşı itirazın adli yargıda incelenmesi gerektiği ve 1774 sayılı Kanun’da görevli mahkeme belirtilmediği hususu üzerine hukuki değerlendirme (Danıştay)

ÖZET: Danıştay, 1774 sayılı Kimlik Bildirme Kanunu uyarınca işyeri ruhsatının iptaliyle ilgili uyuşmazlıkta, idari yaptırım kararlarına karşı kanun yoluna ilişkin düzenlemenin bulunmadığını belirlemiştir. Dava konusu işlemin, 5326 sayılı Kabahatler Kanunu’nun 16. maddesinde tanımlanan idari yaptırım niteliğinde olduğu ve bu nedenle itirazın adli yargı bünyesinde, Sulh Ceza Hâkimliği tarafından incelenmesi gerektiği sonucuna ulaşılmıştır. Mahkeme, 1774 sayılı […]

→

Danıştay’ın 1774 sayılı Kanun çerçevesinde işyeri ruhsatı iptali ve kapama kararlarının adli yargıda incelenmesi gerektiğine dair hukuki değerlendirmesi (Danıştay)

ÖZET: Danıştay İkinci Dairesi, 1774 sayılı Kimlik Bildirme Kanunu çerçevesinde işyeri açma ve çalışma ruhsatının iptali ile işyeri kapama kararının hukuki niteliğini değerlendirmiştir. Dava, davacıya ait otelin ruhsatının iptali ve kapama kararına itiraz üzerine açılmıştır. Daire, 1774 sayılı Kanun’da idari yaptırım kararlarına karşı itiraz için bir mahkeme belirlenmediğini, dolayısıyla uyuşmazlığın 5326 sayılı Kabahatler Kanunu kapsamında […]

→

Feri müdahilin temyiz başvurusunun asıl tarafın iradesine bağlı olarak kabul edilip edilemeyeceği ve adil yargılanma hakkı üzerindeki etkisi (Danıştay)

ÖZET: Danıştay İkinci Dairesi, feri müdahillik sisteminin adil yargılanma hakkı açısından önemini vurgularken, bu mekanizmanın yalnızca şeklen değil, etkin bir şekilde uygulanması gerektiğini belirtmiştir. Dava, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı’nın kiracısı olan bir şirketin tahliyesine ilişkin işlemin iptali istemiyle açılmıştır. Feri müdahil olan belediyenin, davanın asıl tarafı olan idarenin temyiz talebinde bulunmaması durumunda, tek başına temyiz […]

→