Kadrosuzluk nedeniyle terfi ettirilmeyen emniyet personelinin davasında, liyakat ve kıdem esaslarına aykırı işlem iptal edildi ancak doğrudan terfi ve hak talebi kabul edilmedi. (Danıştay)

ÖZET: Danıştay 2. Dairesi, Emniyet Genel Müdürlüğü’nde görev yapan bir davacının kadrosuzluk nedeniyle terfi ettirilmemesi üzerine açtığı davada, İdare Mahkemesi’nin verdiği iptal kararını onayladı. Mahkeme, davacının terfi durumunun liyakat ve kıdem esasları çerçevesinde değerlendirilmesi gerektiğine, ancak davalı idarenin kadro yokluğunu gerekçe göstererek terfi işlemini gerçekleştirmediğine dikkat çekti. Dava konusu işlemin hukuka aykırı olduğu sonucuna varan […]

→

Kamu avukatlarının baro aidatlarının belediye bütçesinden ödenmesinin hukuka uygunluğu ve iki kanun arasındaki çelişkinin etkileri (Sayıştay)

ÖZET: Sayıştay kararında, belediyede görevli avukatların baro aidatlarının belediye bütçesinden ödenmesi hususu ele alınmıştır. 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 36. maddesi, kamu kurumlarında avukatlık yapan memurların baro levhasına kayıtlı olmasını zorunlu kılarken, 1136 sayılı Avukatlık Kanunu’nun Ek 1. maddesi, kamu avukatlarının baro kaydını isteğe bağlı hale getirmektedir. Bu durum, iki kanun arasında bir çelişki yaratmakta […]

→

Belediye bütçesinden Özel Kalem Müdürlüğü personeline giyim eşyası alımının hukuka aykırılığı ve kamu zararı oluşturması üzerine yapılan hukuki değerlendirme (Sayıştay)

ÖZET: Sayıştay 5. Dairesi, Belediye Özel Kalem Müdürlüğü personeline giyim eşyası alımının Belediye bütçesinden karşılanmasının hukuka aykırı olduğuna ve kamu zararı oluşturduğuna karar vermiştir. 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu ve ilgili yönetmelikler, giyim yardımı alacak personeli belirlerken Özel Kalem Müdürlüğü personelini kapsam dışı bırakmaktadır. Bu nedenle, yapılan harcama mevzuatta öngörülmediği için kamu zararı olarak değerlendirilmiştir. […]

→

Emniyet Genel Müdürlüğü terfi işlemlerinde liyakat ve eşitlik ilkelerine aykırılık nedeniyle iptal kararının onanması (Danıştay)

ÖZET: Danıştay İkinci Dairesi, Emniyet Genel Müdürlüğü tarafından başkomiser rütbesine terfi ettirilmemesi üzerine açılan davada, terfi işlemlerinin hukuka uygunluğunu değerlendirmiştir. İlgili mevzuat uyarınca, terfi işlemlerinin temel ölçütü liyakat olup, bu kapsamda personelin performans değerlendirme notları, başarı belgeleri ve geçmiş hizmetleri dikkate alınmalıdır. Dava konusu olayda, davacının terfi etmemesi, daha düşük başarı ve performans notlarına sahip […]

→

Emniyet müdürlüğü terfi işleminin iptali: Liyakat ve kıdemin dikkate alınması gerekliliğiyle hukuka aykırılık değerlendirmesi (Danıştay)

ÖZET: Danıştay İkinci Dairesi, davacının 3. sınıf emniyet müdürlüğüne terfi ettirilmemesine ilişkin işlemi hukuka aykırı bulmuştur. Dava, davacının terfi etmemesine gerekçe olarak gösterilen 2014/6303 sayılı Bakanlar Kurulu kararının iptal edilmesi ve 371 adet 2. sınıf emniyet müdürünün 1. sınıf emniyet müdürü rütbesine terfi ettirilmesi ile ilgili olarak, davacının kıdem ve liyakat yönünden terfiye layık olup […]

→

Kamu zararına yol açan yemek bedelinin yarısının memurlardan tahsil edilmemesi nedeniyle sorumluluğun tazmini gerekliliği (Sayıştay)

ÖZET: Bu karar, … Belediyesinde gerçekleştirilen “Memur Personel Yemek Hizmet Alımı” ihalesi çerçevesinde, yemek bedelinin yarısının memurlardan kesilmediği gerekçesiyle oluşan kamu zararının tazminine yönelik sorumluluk tesis edilmesine ilişkindir. İlgili yönetmelik gereğince, yemek yardımının maliyetinin yarısının memurlardan tahsil edilmesi gerektiği belirtilmiştir. Ancak, memurlardan herhangi bir kesinti yapılmadığı tespit edilmiştir. Bu durum, kamu zararının oluşmasına neden olmuştur. […]

→

Anayasa Mahkemesi’nin 375 sayılı KHK’nın ek 11 inci maddesi ile ilgili kararının kamu zararı ve fazla çalışma ücretleri üzerindeki etkisi (Sayıştay)

ÖZET: Bu Sayıştay kararında, 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin ek 11 inci maddesinin (c) bendi ile ilgili Anayasa Mahkemesi’ne yapılan başvuru neticesinde, söz konusu hükümlerin Anayasa’ya aykırı olmadığına karar verilmiştir. Anayasa Mahkemesi, bu düzenlemenin yalnızca “ilk defa veya yeniden atanan uzman unvanlı meslek personeli” için geçerli olduğunu belirtmiş ve 5544 sayılı Meslekî Yeterlilik Kurumu Kanunu’nun […]

→

Kamu zararı oluşturan ilave tediye ödemeleri ve karar düzeltme talebinin yetki yönünden incelenmesi üzerine hukuki değerlendirme (Sayıştay)

ÖZET: Sayıştay 3. Dairesi, 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin ek 11 inci maddesi uyarınca, Kurum personeline yapılan ilave tediye ödemelerinin, öngörülen aylık net tutar sınırlarını aştığı gerekçesiyle kamu zararı oluştuğuna hükmetmiştir. Strateji Geliştirme Daire Başkanı, karar düzeltme talebinde bulunarak, Anayasa Mahkemesi’nin ilgili kararının dikkate alınmadığını ve Temyiz Kurulu İlamında yer alan hükümlerin bu karara aykırı […]

→

Kamu idarelerinde mali hakların belirlenmesinde yasal sınırların aşılması durumunda tazminat yükümlülüğü doğar mı? (Sayıştay)

ÖZET: Bu Sayıştay kararı, 5544 sayılı Kurum Kanunu’nun 25. maddesi çerçevesinde, Kurum Başkanı ve personelin mali haklarının belirlenmesinde uygulanan üst sınırların, Bakanlık Genel Müdürü’ne yapılan ödemelerle sınırlı olduğunu vurgulamaktadır. Yönetim Kurulu Kararı ile bu sınırın, Genel Müdürün ocak ayı geliri olarak sabitlenmesi, gelir vergisi dilimindeki değişiklikleri dikkate almadan yapılmış ve bu durum, Kurum Başkanına yapılan […]

→

Kamu idaresinin mali haklarındaki üst sınırların aşılması durumunda kamu zararının doğup doğmayacağı ve hukuki sonuçları (Sayıştay)

ÖZET: Sayıştay 3. Dairesi, 5544 sayılı Kurum Kanunu’nun 25. maddesi uyarınca belirlenen aylık azami ödeme sınırlarının, yalnızca ücretleri değil tüm mali ve sosyal hakları kapsadığını vurgulamıştır. Yönetim Kurulu tarafından alınan kararlarla belirlenen tavan katsayıları aşılmadan ilave tediye ödemelerinin yapılması gerektiği belirtilmiş, aksi takdirde kamu zararının doğacağı ifade edilmiştir. Anayasa Mahkemesi, 5544 sayılı Kanun’un 25. maddesinin […]

→

Kamu idaresinin mali haklar üzerindeki düzenlemelerin Anayasa ile belirlenen sınırlar içinde kalması ve azami ödeme sınırlarının aşılmaması gerektiği durumu (Sayıştay)

ÖZET: Bu Sayıştay kararı, 5544 sayılı Kurum Kanunu’nun 25. maddesi uyarınca belirlenen aylık azami ödeme sınırının, yalnızca ücretleri değil, tüm mali ve sosyal hakları kapsadığını vurgulamaktadır. Yönetim Kurulu tarafından alınan kararlarla belirlenen tavan katsayıları, Kurum Başkanının net ücretine dayanmaktadır. Ancak, yapılan ilave tediye ve fazla çalışma ödemeleri, bu azami sınırı aşarak kamu zararına yol açmıştır. […]

→

Kamu avukatlarının baro aidatlarının belediye bütçesinden ödenmesinin hukuka uygunluğu ve iki kanun arasındaki çelişki değerlendirmesi (Sayıştay)

ÖZET: Sayıştay, belediyede görevli avukatların baro aidatlarının belediye bütçesinden ödenmesinin hukuka uygun olduğuna karar vermiştir. 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu ve 1136 sayılı Avukatlık Kanunu arasındaki düzenlemeler dikkate alındığında, kamu avukatlarının baro levhasına kayıtlı olmasının zorunlu olduğu ve bu nedenle baro aidatlarının ödenmesinin de bir yükümlülük taşıdığı belirtilmiştir. 657 sayılı Kanun, avukatlık hizmetleri sınıfını düzenleyerek […]

→

Sözleşme imzalandıktan sonra alınan düzenleyici KİK kararlarının mevcut sözleşmelere uygulanıp uygulanmayacağı (BİM)

3.  Daire  2020/2642 E.  2021/1887 K. T.C. ADANA BÖLGE İDARE MAHKEMESİ İSTEMİN ÖZETİ : Davalı idare ile 01.06.2018 tarihli “Araç ve İş Makinesi Kiralama Hizmet Alımı” sözleşmesi imzalayan davacı şirket tarafından, Kamu İhale Kurulu tarafından 20.02.2019 tarihinde yayımlanan 2019/DK.D.48 Sayılı düzenleyici kararda belirtilen “2018/11818 Sayılı Bakanlar Kurulu Kararı Çerçevesinde Özel Tüketim Vergisindeki Değişikliklere Bağlı Fiyat […]

→

Sözleşme imzalandıktan sonra yapılan fiyat farkı esası değişikliklerinin, mevcut sözleşmelere uygulanıp uygulanmayacağı (BİM)

3.  Daire  2020/2642 E.  2021/1887 K. T.C. ADANA BÖLGE İDARE MAHKEMESİ İSTEMİN ÖZETİ : Davalı idare ile 01.06.2018 tarihli “Araç ve İş Makinesi Kiralama Hizmet Alımı” sözleşmesi imzalayan davacı şirket tarafından, Kamu İhale Kurulu tarafından 20.02.2019 tarihinde yayımlanan 2019/DK.D.48 Sayılı düzenleyici kararda belirtilen “2018/11818 Sayılı Bakanlar Kurulu Kararı Çerçevesinde Özel Tüketim Vergisindeki Değişikliklere Bağlı Fiyat […]

→

Hazineye ait taşınmazın fuzulen işgali ve ecrimisil talebinin tespit tarihinden geriye doğru beş yıl ile sınırlı olması (Danıştay)

ÖZET: Danıştay, mülkiyeti Hazineye ait bir taşınmazın, davacı belediye tarafından 01/01/1998-11/06/2008 tarihleri arasında fuzulen işgal edildiği gerekçesiyle tahakkuk ettirilen ecrimisil bedelinin tahsili amacıyla düzenlenen ödeme emrinin iptaline ilişkin davayı değerlendirmiştir. Dava konusu ecrimisil ihbarnamesine karşı açılan davanın süre aşımı nedeniyle reddedildiği ve kesinleştiği tespit edilmiştir. İlgili mevzuat uyarınca, idarelerin yalnızca tespit tarihinden geriye doğru beş […]

→