Emniyet amirinin terfi ettirilmemesi işleminin hukuka aykırılığı ve liyakat değerlendirmesinin önemi (Danıştay)

ÖZET: Danıştay 2. Dairesi, Kütahya İl Emniyet Müdürlüğünde emniyet amiri olarak görev yapan davacının 2014 yılı terfi döneminde 4. sınıf emniyet müdürü rütbesine terfi ettirilmemesi üzerine açtığı davayı incelemiştir. İdare Mahkemesi, davacının terfi ettirilmemesine ilişkin işlemin hukuka aykırı olduğuna karar vermiş, ancak bu durumun davacının doğrudan terfi etmesini sağlamayacağını belirtmiştir. Mahkeme, davacının liyakatinin yeniden değerlendirilmesi […]

→

Orman arazisinde pansiyon ruhsatının iptali ve imar barışından yararlanamama durumu (Danıştay)

ÖZET: Danıştay 2. Dairesi, Antalya Kemer’de bulunan bir pansiyonun işyeri açma ve çalışma ruhsatının iptali ile ilgili davada, ruhsatın iptaline ilişkin Kemer Belediye Başkanlığı’nın işlemini hukuka uygun bulmuştur. Dava konusu taşınmazın orman arazisi olması nedeniyle, 2709 sayılı Anayasa’nın 169. maddesi, 6831 sayılı Orman Kanunu’nun 17. maddesi ve 3194 sayılı İmar Kanunu’nun 4. maddesi gereğince, orman […]

→

Emniyet Genel Müdürlüğü terfi işlemlerinde liyakat ve eşitlik ilkelerine aykırılık nedeniyle iptal kararının onanması (Danıştay)

ÖZET: Danıştay İkinci Dairesi, Emniyet Genel Müdürlüğü tarafından başkomiser rütbesine terfi ettirilmemesi üzerine açılan davada, terfi işlemlerinin hukuka uygunluğunu değerlendirmiştir. İlgili mevzuat uyarınca, terfi işlemlerinin temel ölçütü liyakat olup, bu kapsamda personelin performans değerlendirme notları, başarı belgeleri ve geçmiş hizmetleri dikkate alınmalıdır. Dava konusu olayda, davacının terfi etmemesi, daha düşük başarı ve performans notlarına sahip […]

→

Kadrosuzluk nedeniyle terfi ettirilmeyen emniyet personelinin davasında, liyakat ve kıdem esaslarına aykırı işlem iptal edildi ancak doğrudan terfi ve hak talebi kabul edilmedi. (Danıştay)

ÖZET: Danıştay 2. Dairesi, Emniyet Genel Müdürlüğü’nde görev yapan bir davacının kadrosuzluk nedeniyle terfi ettirilmemesi üzerine açtığı davada, İdare Mahkemesi’nin verdiği iptal kararını onayladı. Mahkeme, davacının terfi durumunun liyakat ve kıdem esasları çerçevesinde değerlendirilmesi gerektiğine, ancak davalı idarenin kadro yokluğunu gerekçe göstererek terfi işlemini gerçekleştirmediğine dikkat çekti. Dava konusu işlemin hukuka aykırı olduğu sonucuna varan […]

→

Emniyet müdürlüğü terfi işleminin iptali: Liyakat ve kıdemin dikkate alınması gerekliliğiyle hukuka aykırılık değerlendirmesi (Danıştay)

ÖZET: Danıştay İkinci Dairesi, davacının 3. sınıf emniyet müdürlüğüne terfi ettirilmemesine ilişkin işlemi hukuka aykırı bulmuştur. Dava, davacının terfi etmemesine gerekçe olarak gösterilen 2014/6303 sayılı Bakanlar Kurulu kararının iptal edilmesi ve 371 adet 2. sınıf emniyet müdürünün 1. sınıf emniyet müdürü rütbesine terfi ettirilmesi ile ilgili olarak, davacının kıdem ve liyakat yönünden terfiye layık olup […]

→

Hazineye ait taşınmazın fuzulen işgali ve ecrimisil talebinin tespit tarihinden geriye doğru beş yıl ile sınırlı olması (Danıştay)

ÖZET: Danıştay, mülkiyeti Hazineye ait bir taşınmazın, davacı belediye tarafından 01/01/1998-11/06/2008 tarihleri arasında fuzulen işgal edildiği gerekçesiyle tahakkuk ettirilen ecrimisil bedelinin tahsili amacıyla düzenlenen ödeme emrinin iptaline ilişkin davayı değerlendirmiştir. Dava konusu ecrimisil ihbarnamesine karşı açılan davanın süre aşımı nedeniyle reddedildiği ve kesinleştiği tespit edilmiştir. İlgili mevzuat uyarınca, idarelerin yalnızca tespit tarihinden geriye doğru beş […]

→

Proje okullarına müdür atamasında objektif kriterlerin eksikliği nedeniyle atamanın hukuka aykırılığı ve yeniden değerlendirme gerekliliği (Danıştay)

ÖZET: Danıştay İkinci Dairesi, İstanbul ili Fatih ilçesindeki bir proje okuluna yapılan müdür atamasının iptali talebiyle açılan davada, idare mahkemesinin kararını bozmuştur. Mahkeme, öğretmenlerin yönetici olarak atanmasında belirli objektif kriterlerin ve usul esaslarının bulunmadığını, bu nedenle yapılan atamanın hukuka aykırı olduğunu belirtmiştir. Proje okullarında görev yapacak öğretmenlerin atamalarında, kamu yararı ve hizmet gerekleri açısından makul […]

→

Memurun atanmasında idarenin takdir yetkisi kamu yararı ve hizmet gerekleri çerçevesinde hukuka uygun kullanılmıştır (Danıştay)

ÖZET: Danıştay İkinci Dairesi, memurların atanmaları konusunda idareye tanınan takdir yetkisinin, kamu yararı ve hizmet gerekleri çerçevesinde kullanılması gerektiğini vurgulamıştır. Dava konusu işlemde, davacının daire başkanı olarak atanmasının ardından şube müdürlüğü kadrosuna atanması, idarenin takdir yetkisi kapsamında değerlendirilmiş ve bu atamanın hukuka uygun olduğu sonucuna varılmıştır. İdare mahkemesi, davacının atama işleminin iptaline yönelik iddialarını değerlendirirken, […]

→

Polis memuruna disiplin cezası verilmesinde Emniyet Örgütü Disiplin Tüzüğü’nün 8/16. ve 6/B-5 maddelerinin hukuka uygunluğu ve lehe olan hükmün uygulanması ilkesi değerlendirmesi (Danıştay)

ÖZET: Danıştay, polis memuruna uygulanan disiplin cezalarının hukuka uygunluğunu değerlendirirken, Emniyet Örgütü Disiplin Tüzüğü’nün 8/16. ve 6/B-5 maddelerinin iptali istemini incelemiştir. Davacının, 24 ay uzun süreli durdurma ve 6 ay kısa süreli durdurma cezaları ile cezalandırılmasına ilişkin işlemin hukuka aykırılık taşımadığı sonucuna varılmıştır. Özellikle, 682 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin yürürlüğe girmesiyle birlikte, davacının eyleminin yeni […]

→

Ecrimisil alacağının tahsilinde zamanaşımı süresi dolduğunda ödeme emrinin iptali ve tahsilatın mümkün olmaması (Danıştay)

ÖZET: Danıştay, İstanbul ili, Küçükçekmece ilçesinde Hazineye ait bir taşınmazın fuzulen işgali nedeniyle ecrimisil alacaklarının tahsilinde zamanaşımı süresinin dolduğuna hükmetmiştir. Ecrimisil ihbarnameleri 2011 yılında tebliğ edilmiş, ancak alacak 2017 yılı sonunda zamanaşımına uğramıştır. 6183 sayılı Kanun’un 103. maddesi gereğince, ödeme emrinin tebliği tahsil zamanaşımını kesen bir işlem olarak kabul edilmiştir. Ancak, tebliğ edilen ödeme emri […]

→

Belediyenin zorunlu kamu hizmeti için kullandığı taşınmazdan ecrimisil talep edilip edilemeyeceği ve işgal eden tüzel kişiliğin araştırılması gerektiği (Danıştay)

ÖZET: Danıştay, İstanbul ili Küçükçekmece ilçesinde bulunan Hazineye ait bir taşınmazın işgali nedeniyle düzenlenen ecrimisil ödeme emrinin iptali talebiyle açılan davada, taşınmazın İstanbul Büyükşehir Belediyesine bağlı bir şirket tarafından çevre sağlığı ve temizliği hizmeti kapsamında kullanıldığını belirlemiştir. Mahkeme, bu durumun zorunlu kamu hizmetinin ifası olarak değerlendirildiği ve dolayısıyla fuzuli işgal sayılmayacağı sonucuna varmıştır. Dava konusu […]

→

Ecrimisil alacağı için düzenlenen ödeme emrinin zamanaşımı nedeniyle iptali ve hukuka uygunluk değerlendirmesi (Danıştay)

ÖZET: Danıştay 2. Dairesi, ecrimisil alacağının tahsili amacıyla düzenlenen ödeme emrinin iptali istemini değerlendirmiştir. Dava, Hazineye ait taşınmazın fuzulen işgali nedeniyle ecrimisil alacağının ödenmemesi üzerine açılmıştır. 6183 sayılı Kanun’un 103. maddesi gereği, ödeme emrinin tebliği tahsil zamanaşımını kesen bir durum olarak kabul edilmiştir. Dava dosyasında, 27.03.2012 tarihinde derneğe tebliğ edilen ödeme emri ile zamanaşımının kesildiği […]

→

Ecrimisil ödeme emrinin iptali talebinde hukuki isabetsizlik nedeniyle dosyanın yeniden değerlendirilmesi için gönderilmesi (Danıştay)

ÖZET: Danıştay 2. Dairesi, davacı tarafından açılan ecrimisil alacağına ilişkin ödeme emrinin iptali istemini değerlendirmiştir. Davacı, 3.081.809,52 TL tutarındaki ödeme emrinin iptalini talep etmiş, ancak İdare Mahkemesi, ödeme emrinin ecrimisil ihbarnamesine uygun olarak düzenlendiğini ve tebliğ edildiğini belirterek davayı reddetmiştir. Mahkeme, ecrimisil ihbarnamesine karşı herhangi bir itiraz yapılmadığını ve borcun kesinleştiğini ifade etmiştir. Dava sürecinde, […]

→

Danıştay’ın ihtar puanlarının hukuka aykırı hesaplandığı gerekçesiyle aile hekimliği sözleşmesinin feshine itirazda davacının haklarını koruması. (Danıştay)

ÖZET: Danıştay İkinci Dairesi, davacının aile hekimliği sözleşmesinin feshiyle ilgili işlemin iptali talebini değerlendirmiştir. Davacı, Yavuzeli ilçesindeki Aile Sağlığı Merkezinde görev yaptığı dönemde aldığı ihtar puanlarının 100 puana ulaşması nedeniyle sözleşmesinin feshine itiraz etmiştir. İlk derece mahkemesi, ihtar puanlarının toplamının 100’ü aştığı gerekçesiyle davayı reddetmiş, ancak Danıştay, daha önceki bir bozma kararı doğrultusunda, davacının aldığı […]

→

Disiplin hukukunda “Ne Bis İn İdem” ilkesi ve aynı fiil için birden fazla ceza verilmesinin hukuka uygunluğu değerlendirmesi (Danıştay)

ÖZET: Danıştay 2. Dairesi, bir aile hekimi hakkında verilen disiplin cezasının hukuka uygunluğunu değerlendirmiştir. Dava, davacının nöbetçi olduğu halde görev yerinde bulunmadığı gerekçesiyle toplamda 48 ceza puanı ile tecziyesine ilişkin işleme karşı açılmıştır. Mahkeme, disiplin hukukunda “Ne Bis İn İdem” ilkesinin uygulanması gerektiğini vurgulayarak, aynı fiil için birden fazla ceza verilmesinin mümkün olmadığını belirtmiştir. Mahkeme, […]

→