Mülki idare amiri değerlendirme raporunun iptali için somut bilgi eksikliği ve not uyumsuzluğu değerlendirmesi (Danıştay)

ÖZET: Danıştay 2. Dairesi, davacı tarafından açılan davada, 2007 yılı Mülki İdare Amiri Değerlendirme Raporunun iptali istemini incelemiştir. İlk derece mahkemesi, davacının sicil raporunun yüksek not almasına rağmen, değerlendirme raporunun düşük bir notla “yeterli” olarak belirlenmesini, iki rapor arasındaki uyumsuzluk ve davalı idarenin somut bilgi ve belge sunamaması nedeniyle iptal etmiştir. Davalı idare, değerlendirme raporlarının […]

→

Davacının meslekten çıkarma cezası ve memuriyetin sona erdirilmesi işlemlerinin iptali talebinin net olmaması nedeniyle idare mahkemesi kararının hukuka aykırı bulunması (Danıştay)

ÖZET: Danıştay 2. Daire, davacının meslekten çıkarma cezası ve memuriyetinin sona erdirilmesi işlemlerinin iptali talebinin net ve anlaşılır olmadığını belirterek, İdare Mahkemesi’nin davayı açıktan atama koşulları çerçevesinde inceleyerek reddetmesini hukuken isabetsiz bulmuştur. Davacı, meslekten çıkarma cezasının ve memuriyetinin sona erdirilmesi işlemlerinin iptali için başvuruda bulunmuş, ancak İdare Mahkemesi, adli mahkumiyetin kaldırılmasının disiplin cezasını etkilemeyeceği gerekçesiyle […]

→

Görevde yükselme sınavında önceki hizmet sürelerinin dikkate alınmaması ve başvurunun reddinin hukuka uygunluğu (Danıştay)

ÖZET: Danıştay 2. Dairesi, Ordu Valiliği Yatırım İzleme ve Koordinasyon Başkanlığında şef olarak görev yapan davacının, şube müdürü kadrosu için yapılan görevde yükselme sınavına başvurusunun reddedilmesine ilişkin kararı incelemiştir. Davacı, 6360 sayılı Kanun gereği İçişleri Bakanlığına atandığı için, daha önceki hizmet sürelerinin değerlendirilmesi gerektiğini savunmuştur. Ancak, Danıştay, İçişleri Bakanlığı Personeli Görevde Yükselme ve Unvan Değişikliği […]

→

Danıştay’ın bozma kararına uygun Bölge İdare Mahkemesi kararına karşı temyiz başvurusunun hukuki geçerliliği ve imara aykırılık iddiaları (Danıştay)

ÖZET: Danıştay 2. Dairesi, temyiz başvurusunu değerlendirirken, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 50/4. maddesi çerçevesinde, Bölge İdare Mahkemesi kararlarının Danıştay tarafından bozulması durumunda, yeniden verilecek kararlara karşı yapılacak temyiz başvurularının incelenebileceğini belirtmiştir. Bu bağlamda, Bölge İdare Mahkemesi’nin Danıştay Onuncu Dairesi’nin bozma kararına uygun hareket ettiği tespit edilmiştir. Davalı idarenin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenlerin, […]

→

Kamu zararının tespiti sonrası alacakların rızaen veya sulhen ödenmesi gerektiği ve maaştan kesinti için yasal süreçlerin izlenmesinin zorunluluğu (Danıştay)

ÖZET: Danıştay 2. Dairesi, Atakum Belediyesi adına kesilen para cezasının, davacıya herhangi bir mahkeme kararı olmaksızın ve bildirim yapılmadan maaşından kesilmesine ilişkin işlemin hukuka aykırı olduğuna karar vermiştir. İdare Mahkemesi, Kamu Zararlarının Tahsiline İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik çerçevesinde, kamu zararının tespit edilmesi durumunda, ilgili alacakların rızaen veya sulhen ödenmesi gerektiğini vurgulamıştır. Mahkeme, davacının […]

→

Ecrimisil bedelinin hesaplanmasında dikkate alınması gereken unsurların yeterince incelenmemesi ve emsal rayicin altında kalması (Danıştay)

ÖZET: Danıştay 2. Dairesi, ecrimisil bedelinin hesaplanmasında dikkate alınması gereken unsurların yeterince incelenmediği gerekçesiyle İdare Mahkemesi kararını bozmuştur. Ecrimisilin, işgal nedeniyle kira bedeli kadar alınan bir tazminat olduğu ve hesaplamada taşınmazın mevkii, kullanım şekli, altyapı, ulaşım kolaylığı gibi faktörlerin yanı sıra emsal nitelikteki taşınmazların kira bedellerinin de göz önünde bulundurulması gerektiği vurgulanmıştır. Mahkeme, 2007 yılı […]

→

Hazine taşınmazının satın alınmayan kısmı için ecrimisil talep edilebileceği ve iptal edilen ihbarnamenin hukuka aykırı olduğu değerlendirmesi (Danıştay)

ÖZET: Danıştay, davacıların Hazineye ait bir taşınmazı 6292 sayılı Kanun’un 11/6. maddesi gereğince satın almış olmaları nedeniyle, bu taşınmaz için ecrimisil talep edilemeyeceğine karar vermiştir. Dava konusu taşınmazın tamamı 249,67 m² olup, davacılar tarafından sadece 187,25 m²’sinin satın alındığı, geriye kalan 62,42 m²’lik kısmın ise Hazine mülkiyetinde kaldığı belirtilmiştir. Bu durumda, satın alınmayan kısım için […]

→

6292 sayılı Kanun kapsamında taşınmazın satın alınıp alınmadığı incelenmeden ecrimisil tahakkuku ve İdare Mahkemesi kararının hukuki isabeti (Danıştay)

ÖZET: Danıştay, davacının 6292 sayılı Kanun çerçevesinde Hazineye ait taşınmazı satın alma başvurusunda bulunduğunu ve bu işlemlerin devam ettiğini belirlemiştir. Bu kanun gereği, hak sahiplerine doğrudan satılan taşınmazlardan, satın alma başvuru tarihi itibarıyla son beş yıl için ecrimisil alınamayacağı ve tahakkuk ettirilen ecrimisillerin terkin edileceği hükmü geçerlidir. Dolayısıyla, davacının işgal ettiği taşınmazı satın alıp almadığı […]

→

Ecrimisil bedelinin emlak vergi değerinin %5’inden az olamayacağı ve eksik inceleme nedeniyle mahkeme kararının bozulması (Danıştay)

ÖZET: Danıştay 2. Dairesi, ecrimisil bedelinin belirlenmesinde dikkate alınması gereken unsurlar üzerinde durarak, mahkemece belirlenen 2007 yılı birim bedelinin (3,50 TL/m²) çok düşük olduğunu tespit etmiştir. Bilirkişi raporuna göre, ecrimisil bedeli emlak vergi değerinin %5’inden az olamayacağı ve taşınmazın yola cephesi bulunmadığı belirtilmiştir. 2006 yılı emlak vergi değeri 50 TL/m² iken, 2010 yılı değeri 550 […]

→

Ecrimisil hesaplamasında eksik inceleme ve emsal rayicin altında kalan birim bedelin hukuki isabetsizliği nedeniyle kararın bozulması (Danıştay)

ÖZET: Danıştay, ecrimisil hesaplamasında dikkate alınması gereken unsurları değerlendirerek, taşınmazın işgali nedeniyle istenen ecrimisil bedelinin belirlenmesinde eksik inceleme yapıldığını tespit etmiştir. Dava konusu taşınmaz için bilirkişi raporunda 2007 yılı birim bedeli olarak 3,00 TL/m² belirlenmiş, ancak emsal taşınmazlar için bu bedel 8,37 TL/m² olarak tespit edilmiştir. Mahkeme, taşınmazın ticari sirkülasyonunun düşük olduğunu ve işgalin fiili […]

→

Ecrimisil talebinde taşınmazın satın alınan kısmı düşüldükten sonra kalan alan için bedel belirlenirken emsal kira ve kullanım şeklinin dikkate alınması gerektiği değerlendirmesi (Danıştay)

ÖZET: Danıştay, İstanbul Eyüp ilçesinde Hazineye ait bir taşınmazın fuzulen işgaline ilişkin ecrimisil talebini değerlendirmiştir. Davacılar, taşınmazın bir kısmının 6292 sayılı Kanun kapsamında satın alındığını ve bu nedenle ecrimisil talep edilemeyeceğini savunmuşlardır. Ancak, taşınmazın toplam 1.600,00 m² olduğu ve satın alınan kısmın (216,18 m²) düşülmesinin ardından kalan 1.383,72 m² için ecrimisil ödenmesi gerektiği belirtilmiştir. Mahkeme, […]

→

Ecrimisil talebinde taşınmazın işgal öncesi durumu ve 6292 sayılı Kanun gereği satın alma başvuru tarihi dikkate alınarak kararın bozulması (Danıştay)

ÖZET: Danıştay 2. Dairesi, İstanbul ili Eyüp ilçesinde Hazineye ait bir taşınmazın işgali nedeniyle ecrimisil talep edilmesine ilişkin bir davayı incelemiştir. Dava, 6292 sayılı Kanun kapsamında taşınmazın bir inşaat firmasına satıldığı iddiasıyla açılmıştır. Mahkeme, ecrimisil bedelinin belirlenmesinde taşınmazın işgal öncesi durumunun dikkate alınması gerektiğini, ayrıca ecrimisilin alınabilmesi için Hazine’nin işgalden dolayı zarara uğramış olmasının gerekmediğini […]

→

Ecrimisil hesaplamasında taşınmazın konumu ve emsal kira bedellerinin dikkate alınması gerekliliği (Danıştay)

ÖZET: Danıştay 2. Dairesi, İstanbul ili, Eyüp ilçesinde Hazineye ait bir taşınmazın işgali nedeniyle ecrimisil talebine ilişkin bir davayı incelemiştir. Mahkeme, bilirkişi raporuna dayanarak, işgal edilen taşınmazın boş bahçe olduğunu ve belirlenen ecrimisil bedelinin emsal taşınmazların rayiç bedellerinin çok altında kaldığını tespit etmiştir. Dava konusu taşınmaz için 2008 yılı için 2,50 TL/m² birim bedel belirlenmesi, […]

→

6292 sayılı Kanun kapsamında taşınmazın satın alınıp alınmadığına göre ecrimisil yükümlülüğünün belirlenmesi ve eksik inceleme nedeniyle dosyanın iadesi (Danıştay)

ÖZET: Danıştay İkinci Dairesi, 6292 sayılı Kanun kapsamında doğrudan satın alma talebinde bulunan davacıların, ecrimisil ödemekle yükümlü olup olmadıklarını belirlemek için taşınmazın satın alınıp alınmadığını araştırılması gerektiğine hükmetmiştir. Mahkeme, bilirkişi raporuna dayanarak 2010 yılı için belirlenen ecrimisil bedelinin 2,38 TL/m² olarak tespit edilmesinin, emsal bedellerin çok altında kaldığını belirtmiştir. 6292 sayılı Kanun gereği, satın alma […]

→

Ecrimisil talebinde 6292 sayılı Kanun’un dikkate alınması ve taşınmazın satın alınıp alınmadığının araştırılması gerektiği (Danıştay)

ÖZET: Danıştay 2. Dairesi, İstanbul ili Eyüp ilçesinde Hazineye ait bir taşınmazın işgali nedeniyle ecrimisil talep edilmesine ilişkin bir davayı incelemiştir. Dava, 6292 sayılı Kanun çerçevesinde taşınmazın bir firmaya satıldığı iddiasıyla, ecrimisil talebinin hukuka aykırı olduğu gerekçesiyle açılmıştır. Mahkeme, bilirkişi raporuna dayanarak ecrimisilin bir kısmını iptal etmiş, ancak diğer kısmını reddetmiştir. Danıştay, ecrimisilin hesaplanmasında 6292 […]

→