Vakıf adına tescil edilen taşınmaz için ecrimisil talebinin hukuka aykırı olduğu ve Vakıf’ın fuzuli şagil sayılamayacağı kararı (Danıştay)

ÖZET: Danıştay 2. Dairesi, İstanbul’daki bir taşınmazın ecrimisil talebine ilişkin bir uyuşmazlıkta, taşınmazın mülkiyetinin davacı Vakıf’a ait olduğunu belirlemiştir. Ecrimisil talebi, taşınmazın Hazine adına tescil edildiği 16/08/1999 tarihinden sonra, 5737 sayılı Vakıflar Kanunu’nun Geçici 11. maddesi uyarınca Vakıf adına tescil edilmesiyle geçerlilik kazanmıştır. Davacı Vakıf, taşınmazın kilise lojmanı olarak kullanıldığını ve ecrimisil talebinin hukuka aykırı […]

→

Emniyet personelinin performans değerlendirme formu puanlamasında idarenin takdir yetkisi ve hukuki isabet değerlendirmesi (Danıştay)

ÖZET: Danıştay, emniyet teşkilatında çalışan personelin performans değerlendirmesinde kullanılan “performans gözlem ve takip formu” ile “performans değerlendirme formu” arasındaki farkları incelemiştir. Performans gözlem ve takip formu, personelin yıl boyunca izlenmesini sağlarken, performans değerlendirme formu, personelin puanını belirleyen esas formdur. Davacının 2014 yılı performans puanı 3,70 olarak belirlenmiş ve bu puanın “iyi” olarak değerlendirildiği belirtilmiştir. Davacının […]

→

Belediye taşınmazlarının pazarlık usulü ile (51-g) belediye şirketlerine kiraya verilip verilemeyeceği (Danıştay)

13. Daire 2021/1824 E.   2021/2254 K. T.C.D A N I Ş T A YONÜÇÜNCÜ DAİREEsas No:2021/1824Karar No:2021/2254 TEMYİZ EDEN (DAVACI) : Sınırlı Sorumlu … Turizm Geliştirme KooperatifiVEKİLİ : Av. … KARŞI TARAF (DAVALI) : … Büyükşehir Belediye BaşkanlığıVEKİLLERİ : Av. …, Av. …(DAVALI YANINDA MÜDAHİL): … Et Süt Ticaret A.Ş.VEKİLİ : Av. … İSTEMİN KONUSU […]

→

Yargılamanın yenilenmesi talebinin reddi için gerekli şartların sağlanmadığı ve davacının iddialarının somut bilgiyle desteklenmediği hususları. (Danıştay)

ÖZET: Danıştay İkinci Dairesi, davacının ecrimisil ihbarnamesinin iptali talebiyle açtığı davada yargılamanın yenilenmesi talebinin reddine dair İdare Mahkemesi kararını onayarak, hukuka aykırılık bulunmadığına hükmetmiştir. Davacının, Hazine’ye ait taşınmazın fuzulen işgali nedeniyle düzenlenen ecrimisil ihbarnamesine karşı açtığı davada, yargılamanın yenilenmesi talebinin kabul edilmesi için gerekli şartların sağlanmadığı belirlenmiştir. Dava sürecinde, davacının yargılamanın yenilenmesine dayanak gösterdiği kararın, […]

→

Performans değerlendirmesi işlemlerinin hukuka uygunluğu ve idare mahkemesi kararının onanması (Danıştay)

ÖZET: Danıştay 2. Dairesi, idare mahkemesinin verdiği kararı temyiz eden davalı idarenin taleplerini incelemiştir. Temyiz isteminin incelenmesi, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesi çerçevesinde gerçekleştirilmiştir. Daire, idare mahkemesinin kararının usul ve hukuka uygun olduğunu belirterek, temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenlerin kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığını ifade etmiştir. Sonuç olarak, davalı idarenin temyiz istemi […]

→

İşyeri açma ruhsatının iptali ve imar affı başvurusu sürecinin tamamlanmaması nedeniyle cezaların şahsiliği ilkesi ihlali (Danıştay)

ÖZET: Danıştay 2. Dairesi, bir işyerinin açma ve çalışma ruhsatının iptaline ilişkin hukuki uyuşmazlıkta, İdare Mahkemesi’nin kararını bozmaktadır. İdare Mahkemesi, işyerinin bulunduğu ana yapının imar affından yararlanıp yararlanmadığını araştırmadan, işyerinin kaçak ve ruhsatsız olduğu gerekçesiyle ruhsatın iptalini hukuka uygun bulmuştur. Ancak Danıştay, işyeri açma ruhsatının iptalinin, cezaların şahsiliği ilkesine aykırı olduğunu belirterek, ana yapının imar […]

→

Amme alacaklarının tahsilinde tebligat yapılmadan ve vade tarihi belirlenmeden ödeme emri düzenlenmesinin hukuka aykırılığı (Danıştay)

ÖZET: Danıştay 2. Dairesi, 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun’un 37. maddesi uyarınca, ödeme zamanı tespit edilmemiş amme alacaklarının takibine geçilebilmesi için alacakların usulüne uygun bir şekilde tebliğ edilmesi ve bir aylık süre tanınması gerektiğine hükmetmiştir. Davalı idarenin, bu yükümlülüğünü yerine getirmeden ödeme emri düzenlemesi hukuka aykırı bulunmuştur. Dava konusu ödeme emrinin, davacıya […]

→

Fırın ruhsatının devri için ayrık nizamda müstakil yapı şartı ve kazanılmış hak değerlendirmesi (Danıştay)

ÖZET: Danıştay 2. Dairesi, davacının ruhsat talebinin reddine ilişkin idare mahkemesi kararını incelemiştir. Dava, davacının devraldığı ekmek fırını için işyeri açma ve çalışma ruhsatının kendi adına düzenlenmesi talebinin reddine ilişkindir. İdare mahkemesi, devredilen fırının ruhsatının iptal edilmediğini ve mevcut ruhsatın yeni sahibine devredilmesi gerektiğini savunarak, davacının talebinin hukuka uygun olduğunu belirtmiştir. Ancak, Danıştay Onuncu Dairesi, […]

→

Tapuda belirtilen niteliklerin değiştirilmesi için kat malikleri onayı olmadan verilen işyeri ruhsatının iptali hukuka uygun bulundu. (Danıştay)

ÖZET: Danıştay 2. Dairesi, İstanbul Beşiktaş’ta bulunan bir taşınmazın bağımsız bölümünde lokanta işletilmesi için düzenlenen işyeri açma ve çalışma ruhsatının iptaline ilişkin bir kararı incelemiştir. Mahkeme, 1984 tarihli Yönetim Planı’nın 11. maddesine atıfta bulunarak, ana gayrimenkulün tapu sicilinde belirtilen nitelikleri dışında kullanılabilmesi için kat malikleri kurulunun oybirliği ile karar alması gerektiğini belirtmiştir. Olayda, akaryakıt satış […]

→

Kamu görevlisinin sendika kararıyla nöbete gelmemesi nedeniyle idare mahkemesi kararının hukuka uygunluğu ve temyiz isteminin reddi (Danıştay)

ÖZET: Danıştay 2. Dairesi, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesi çerçevesinde, idare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulmasının yalnızca belirli sebeplerle mümkün olduğunu belirtmiştir. Dava konusu uyuşmazlıkta, davacının nöbet görevine gelmeme nedeninin sendika kararına dayandığı ve bu durumun kamu görevlilerinin haklarının korunması amacı taşıdığı ifade edilmiştir. İdare Mahkemesi, Danıştay İdari Dava Daireleri […]

→

Sendikal eylem kapsamında nöbet görevine gitmeyen aile hekimine verilen ihtar puanının hukuka aykırılığı ve sendikal hakların korunması değerlendirmesi (Danıştay)

ÖZET: Danıştay İkinci Dairesi, davacının aile hekimi olarak görev yaptığı dönemde, sendikal eylem kapsamında nöbet görevine gitmemesi nedeniyle aldığı ihtar puanının iptali talebini incelemiştir. İdare Mahkemesi, davacının eyleminin sendikal faaliyet olarak değerlendirilemeyeceğine karar vermiştir. Ancak Danıştay, davacının göreve gelmeme nedeninin sendika kararına dayandığını ve bu kararın, aile hekimlerine yönelik zorunlu nöbet uygulamasına karşı ekonomik ve […]

→

Aile hekimliği sözleşmesinin feshi için ihtar puanlarının hesaplanmasında fiillerin gerçekleştiği yılın esas alınması gerektiği kararı (Danıştay)

ÖZET: Danıştay İkinci Dairesi, davacının aile hekimliği sözleşmesinin feshedilmesine ilişkin işlemin hukuka uygun olduğuna karar vermiştir. Davacı, 2014 ve 2015 yıllarına ait iki ayrı hizmet sözleşmesi kapsamında toplamda 140 ihtar puanı aldığını, ancak bu puanların ayrı ayrı değerlendirilmesi gerektiğini savunmuştur. İdare Mahkemesi, davacının 2014 yılı içinde aldığı 60 ihtar puanının ve 2015 yılı içinde aldığı […]

→

Kamu görevlisinin görevden alınmasının kamu yararı ve hizmet gereklerine aykırı bulunarak Bölge İdare Mahkemesi kararının hukuka aykırılığı (Danıştay)

ÖZET: Danıştay, kamu görevlilerinin atama işlemlerinin, kamu yararı ve hizmet gerekleri çerçevesinde yapılması gerektiğini vurgulamıştır. Davacı, İtfaiye Daire Başkanı olarak görev yaparken, herhangi bir disiplin cezası veya olumsuz bir değerlendirme olmaksızın Zabıta Daire Başkanlığı emrine uzman olarak atanmıştır. Danıştay, davacının geçmiş hizmetlerinin ve kariyerinin, atandığı görevle uyumlu olduğunu, dolayısıyla görevden alınmasının hukuka aykırı olduğunu belirtmiştir. […]

→

İdarenin atama işlemlerinde takdir yetkisinin kamu yararı ve hizmet gerekleriyle sınırlı olduğu ve yargı denetimine tabi olduğu değerlendirmesi (Danıştay)

ÖZET: Danıştay 2. Dairesi, davacının İstanbul Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğü’ndeki uzmanlık atamasının iptali istemiyle açtığı davada, Bölge İdare Mahkemesi’nin kararını temyiz incelemesine tabi tutmuştur. Mahkeme, davacının daire başkanı olarak görev yaptığı süre zarfında hakkında herhangi bir disiplin cezası veya soruşturma bulunmadığını, dolayısıyla idarenin takdir yetkisini kamu yararı ve hizmet gerekleri çerçevesinde kullanmadığını belirterek, […]

→

İdarenin takdir yetkisi kamu yararı ve hizmet gerekleriyle sınırlı olup, görevden alma işlemi hukuka aykırı bulundu. (Danıştay)

ÖZET: Danıştay İkinci Dairesi, davacının İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı Raylı Sistem Daire Başkanı olarak görev yaptığı süre zarfında hakkında herhangi bir adli veya idari soruşturma açılmadığını, disiplin cezası almadığını ve görevinde başarısız olduğuna dair nesnel bilgi bulunmadığını belirterek, davacının görevden alınmasının hukuka aykırı olduğuna hükmetmiştir. İdareye, personel atamalarında takdir yetkisi tanınmış olsa da, bu yetkinin […]

→