Atama işlemlerinde idarenin takdir yetkisini kamu yararı ve hizmet gereklerine uygun kullanma zorunluluğu (Danıştay)

ÖZET: Danıştay 2. Dairesi, davacının Mezarlık Daire Başkanlığına atanmasına ilişkin Büyükşehir Belediye Başkanlığı’nın işleminin iptali istemiyle açılan davada, Bölge İdare Mahkemesi’nin kararını onayarak davalı idarenin temyiz talebini reddetmiştir. İdare Mahkemesi, davacının görevinde başarısız ya da yetersiz olduğuna dair somut bir gerekçe bulunmadığını, dolayısıyla yapılan atamanın hukuka aykırı olduğuna karar vermiştir. Davalı idare, atama işleminin büyükşehir […]

→

Kamu görevlilerinin görevden alınmasında idarenin takdir yetkisinin kamu yararı ve hizmet gerekleriyle sınırlı olması gerektiği kararı (Danıştay)

ÖZET: Danıştay, kamu görevlilerinin görev ve görev yerlerini değiştirme konusunda idareye tanınan takdir yetkisinin sınırsız olmadığını, kamu yararı ve hizmet gerekleri ile sınırlı olduğunu vurgulamıştır. Davacı, mühendis olarak uzun yıllar çalıştıktan sonra daire başkanı olarak atanmış, bu süre zarfında hakkında herhangi bir disiplin cezası veya olumsuz bir değerlendirme olmamıştır. Bu durum, davacının liyakat ve kariyer […]

→

Kimyagerin sağlık memuru kadrosuna atanması işleminin mevzuata uygunluğu ve temyiz incelemesinin sınırları (Danıştay)

ÖZET: Danıştay 2. Dairesi, Dicle Üniversitesi bünyesinde kimyager olarak görev yapan davacının, sağlık memuru kadrosuna atanmasına ilişkin işlemin iptali istemini değerlendirmiştir. Davacı, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 4/B maddesi uyarınca diğer sağlık personeli pozisyonunda istihdam edildiğini ve bu pozisyona uygun olarak kimyager kadrosuna atanması gerektiğini iddia etmiştir. Ancak, İdare Mahkemesi, davacının sağlık memuru kadrosuna atanmasının […]

→

Daire başkanlığı görevinden alınarak memur olarak atanan kişinin atama işleminin hukuka uygunluğu ve özlük haklarının ödenmesi gerekliliği (Danıştay)

ÖZET: Danıştay 2. Dairesi, Adana Büyükşehir Belediye Başkanlığı tarafından davacının daire başkanlığı görevinden alınarak memur olarak atanmasına ilişkin işlemin hukuka aykırı olduğuna karar vermiştir. İdarenin, takdir yetkisini kullanırken kamu yararı ve hizmet gereklerine uygun hareket etmesi gerektiği vurgulanmış, davacının görevinde başarısızlığına dair herhangi bir somut tespit bulunmadığı belirtilmiştir. Bu nedenle, idarenin atama işleminin hukuka uygun […]

→

Görevden alma işleminin hukuka aykırılığı ve idarenin tazmin yükümlülüğü bağlamında davacının parasal haklarının korunması gerektiği (Danıştay)

ÖZET: Danıştay İkinci Dairesi, davacının görevden alınmasına ilişkin işlemin hukuka aykırı olduğuna karar vermiştir. İdare Mahkemesi, davalı idarelerin, davacının görevinde yetersiz olduğu yönünde somut bir tespit sunamadığını belirtmiş, Avrupa Birliği fonlarının yönetimindeki kayıplardan davacının sorumlu olduğu iddiasını da destekleyecek bir belge bulunmadığını vurgulamıştır. Ayrıca, davalı idarelerin, davacının sorumluluğuna dair iddialarının mesnetsiz olduğunu ifade etmiştir. Anayasa’nın […]

→

Davacının sözlü sınavda başarısız sayılması nedeniyle terfi ettirilmemesi işleminin hukuka aykırı bulunarak iptali ve terfi şartlarının yeniden değerlendirilmesi (Danıştay)

ÖZET: Danıştay 2. Dairesi, davacının 2015 yılı terfi döneminde bir üst rütbeye terfi ettirilmemesine ilişkin idari işlemi iptal etmiştir. Davacı, sözlü sınavda başarısız sayılması nedeniyle terfi edemediğini ileri sürerek dava açmıştır. İdare Mahkemesi, bozma kararına uyarak davacının terfi için gerekli olan sözlü sınavda başarılı olup olmadığını belirlemeden terfi etmemesinin hukuka aykırı olduğuna hükmetmiştir. Mahkeme, davacının […]

→

Ruhsatsız faaliyet gösteren işyerinin faaliyetten men edilmesi ve idari yaptırımların hukuka uygunluğu (Danıştay)

ÖZET: Danıştay İkinci Dairesi, Yüksek Öğrenim Kredi ve Yurtlar Kurumu Genel Müdürlüğü’ne ait bir işyerinin ruhsatsız faaliyet göstermesi nedeniyle faaliyetten men edilmesine ilişkin Belediye Encümeni kararının hukuka uygun olduğunu belirterek, davanın reddine hükmetmiştir. Davacı tarafından yapılan temyiz başvurusu üzerine, Daire, idare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulmasının yalnızca 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun […]

→

İşyeri açma ve çalışma ruhsatı iptal edilmeden işyerinin kapatılmasının hukuka aykırı olduğu ve ruhsat iptali sürecinin izlenmesi gerektiği (Danıştay)

ÖZET: Danıştay, işyeri açma ve çalışma ruhsatı bulunan bir işletmenin kapatılması için öncelikle ruhsatın iptal edilmesi gerektiğine hükmetmiştir. Uyuşmazlık, davacının işyerinin kapatılmasına yönelik işlemin, ruhsat iptali yapılmadan tesis edilip edilmediği üzerine yoğunlaşmaktadır. İlgili mevzuat gereği, işyeri ruhsatına istinaden faaliyet gösteren bir iş yerinin kapatılması için, öncelikle mevzuatta belirtilen şartların oluşması ve ruhsatın iptal edilmesi gerektiği […]

→

Sayıştay’ın yeni birim fiyat belirleme sürecinde mevzuata uygunluk ve kamu zararı oluşmadığına dair hukuki değerlendirme (Sayıştay)

ÖZET: Sayıştay’ın 49468 sayılı kararında, yeni birim fiyatların belirlenmesi sürecinde Yapım İşleri Genel Şartnamesi’ne aykırı bir durumun olmadığı ve dolayısıyla kamu zararı oluşmadığı sonucuna varılmıştır. İdare, sözleşme kapsamında ortaya çıkan yeni iş kalemleri için fiyat belirlerken, yüklenici ile mutabakat sağlamak suretiyle hareket etmiştir. Bu süreçte, ilgili mevzuat gereği, fiyatların belirlenmesinde kullanılacak rayiçlerin öncelik sıralaması olmaksızın, […]

→

Sayıştay’ın yeni birim fiyatların belirlenmesinde Yapım İşleri Genel Şartnamesi’ne uygunluk ve kamu görevlilerinin kusursuzluğu üzerine hukuki değerlendirmesi (Sayıştay)

ÖZET: Sayıştay, 2019 yılında yapılan bir ihalede belirlenen yeni birim fiyatların, Yapım İşleri Genel Şartnamesi’ne aykırı olduğu iddiasıyla kamu zararı oluştuğunu belirten bir karara itirazı değerlendirmiştir. İtirazda, kamu görevlilerinin kasıt veya kusurunun bulunmadığı, yeni birim fiyatların belirlenmesinde yüklenici ile mutabakat sağlandığı ve bu süreçte kaynakların verimli kullanılması ilkesinin gözetildiği savunulmuştur. Yapım İşleri Genel Şartnamesi’nin 22. […]

→

Sayıştay’ın kamu zararı iddialarını değerlendirirken yeni birim fiyat tespitinde yüklenici mutabakatının gerekliliği ve mevzuata uygunluk konusundaki hukuki değerlendirmesi (Sayıştay)

ÖZET: Sayıştay, kamu zararı iddialarını değerlendirirken, Yapım İşleri Genel Şartnamesi’nin 22. maddesinin uygulanma şekline odaklanmıştır. İdare, sözleşmede bulunmayan iş kalemleri için yeni birim fiyat belirlerken, yüklenici ile mutabakat sağlanması gerektiğini vurgulamış ve bu süreçte kaynakların verimli kullanılması ilkesinin gözetilmesi gerektiğini belirtmiştir. İdare tarafından yapılan yeni birim fiyat tespitinin, daha önceki benzer işlerin fiyatlarıyla karşılaştırıldığında kamu […]

→

Hakedişlerde yüklenici kusuru nedeniyle uygulanan cezaların fahiş olup olmadığının nasıl yorumlanacağı (BAM)

31. Hukuk Dairesi  2021/923 E.  2022/47 K. T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ DAVA : Davacı vekili tarafından davalı aleyhine açılan eser sözleşmesinden kaynaklanan alacak ve tespit istemine ilişkin asıl ve birleşen davada, mahkemece asıl ve birleşen davanın reddine dair verilen karara karşı süresi içinde davacı vekili ve müdahil vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine […]

→

Kamu ihale mevzuatı kapsamında düzenlenen sözleşmelerde “genel işlem kuralı” nın yorumlanması (BAM)

31. Hukuk Dairesi  2021/923 E.  2022/47 K. T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ DAVA : Davacı vekili tarafından davalı aleyhine açılan eser sözleşmesinden kaynaklanan alacak ve tespit istemine ilişkin asıl ve birleşen davada, mahkemece asıl ve birleşen davanın reddine dair verilen karara karşı süresi içinde davacı vekili ve müdahil vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine […]

→

Tacir olan yüklenicinin hangi şartların oluşması durumunda sözleşmede düzeltme isteyebileceği (BAM)

31. Hukuk Dairesi  2021/923 E.  2022/47 K. T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ DAVA : Davacı vekili tarafından davalı aleyhine açılan eser sözleşmesinden kaynaklanan alacak ve tespit istemine ilişkin asıl ve birleşen davada, mahkemece asıl ve birleşen davanın reddine dair verilen karara karşı süresi içinde davacı vekili ve müdahil vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine […]

→

Sözleşmedeki intibak kaydına rağmen edimler arasında aşırı nispetsizlik oluşması durumunda yapılacak işlem (BAM)

31. Hukuk Dairesi  2021/923 E.  2022/47 K. T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ DAVA : Davacı vekili tarafından davalı aleyhine açılan eser sözleşmesinden kaynaklanan alacak ve tespit istemine ilişkin asıl ve birleşen davada, mahkemece asıl ve birleşen davanın reddine dair verilen karara karşı süresi içinde davacı vekili ve müdahil vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine […]

→