ÖZET: Kamu İhale Kurulu, 15.12.2021 tarihli kararında, başvuru sahibinin itirazen şikayet başvurusunu 4734 sayılı Kanun’un 54. maddesinin (c) bendi gereğince reddetmiştir. Ancak, Ankara 17. İdare Mahkemesi, başvuru sahibinin itirazen şikayet dilekçesinde ileri sürdüğü bazı iddiaların süre aşımına uğradığına dikkat çekerek, bu iddiaların esastan incelenmesi gerektiğine hükmetmiştir. Danıştay Onüçüncü Dairesi, feragat ve kabul işlemlerinin temyiz incelemesi sonrasında yapılması durumunda, Yargıtay’ın temyiz incelemesi yapmaksızın dosyayı feragat veya kabul hususunda karar vermek üzere hükmü veren mahkemeye göndermesi gerektiğini belirterek, bu durumun usul ekonomisine uygun olduğunu vurgulamıştır.

Sonuç olarak, başvuru sahibinin feragat talebi üzerine, mahkeme tarafından davanın konusu kalmadığı gerekçesiyle karar verilmesine yer olmadığına dair ek karar verilmiştir. Bu süreç, idari yargıda feragat ve kabul işlemlerinin hukuki çerçevesini netleştirmiştir. Anayasa ve İdari Yargılama Usulü Kanunu’na göre, mahkemelerin kararlarına uyulması zorunluluğu, idarenin gecikmeksizin işlem tesis etme yükümlülüğünü ortaya koymaktadır.

Karar no 2022/MK-129
Karar tarihi 20.04.2022
Toplantı No 2022/023
Gündem No 19
Gündem Konusu 2020/699302 İhale Kayıt Numaralı “Beypazarı-Nallıhan Yolu Km:115+400-138+750 Arası Toprak Tesviye Sanat Yapıları Ve Üstyapı Yapım İşi” İhalesi

Karayolları 4. Bölge Müdürlüğü tarafından yapılan 2020/699302 ihale kayıt numaralı “Beypazarı-Nallıhan Yolu Km:115+400-138+750 Arası Toprak Tesviye Sanat Yapıları ve Üstyapı Yapım İşi” ihalesine ilişkin olarak Kızılırmak İnş. Tic. ve San. A.Ş. itirazen şikâyet başvurusunda bulunmuş ve Kurulca alınan 20.05.2021 tarihli ve 2021/UY.I-1044 sayılı karar ile “4734 sayılı Kanun’un 54’üncü maddesinin onbirinci fıkrasının (c) bendi gereğince itirazen şikayet başvurusunun reddine” karar verilmiştir.

Davacı Kızılırmak İnş. Tic. ve San. A.Ş. tarafından anılan Kurul kararının iptali istemiyle açılan davada, Ankara 17. İdare Mahkemesinin 01.10.2021 tarihli E:2021/1511, K: 2021/1303 sayılı kararında “İdareye sunulan şikayet dilekçesinde bulunmayan ancak Kuruma sunulan itirazen şikayet dilekçesinde yer alan iddiaların farkına varıldığı veya varılmış olması gerektiği tarihi izleyen günden itibaren 10 gün içerisinde ileri sürülme zorunluluğunun bulunduğu, dolayısıyla süresinde ileri sürülmeyen iddiaların da süre aşımı sebebiyle Kurum tarafından incelenmesinin mümkün bulunmadığı, bu itibarla, başvuru sahibinin bahse konu iddiasını uyuşmazlığa konu hususu öğrendiği 25/03/2021 tarihini izleyen günden itibaren on gün içinde yazılı şekilde ileri sürmesi (05/04/2021 tarihine kadar), bir diğer deyişle başvuruda bulunması gerekirken, bu süre geçtikten sonra 21/04/2021 tarihinde itirazen şikâyet başvurusunda bulunduğu anlaşıldığından başvuru sahibinin iddiasının süre yönünden de reddedilmesi gerektiği belirtilerek itirazen şikâyet dilekçesinde ileri sürülen 10., 11., 12. iddiaların esası incelenmemiş ise de; davacı şirketin şikâyet başvurusunun reddi üzerine, 4734 sayılı Kanun’da öngörülen şekil ve usûl kurallarına uygun olarak itirazen şikâyet başvurusunda bulunduğu anlaşıldığından, davacı şirket tarafından itirazen şikâyet dilekçesinde ileri sürülen 10., 11., 12. (Kamu İhale Kurulu Kararının 2., 3. ve 4. maddelerinde yer alan) iddiaların esastan değerlendirilmesi gerekirken süre yönünden reddine ilişkin dava konusu Kurul kararının bu kısmında hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varılmıştır.” gerekçesiyle dava konusu işlemin kısmen iptaline karar verilmiştir.

Söz konusu Mahkeme kararının uygulanmasını teminen Kamu İhale Kurulu’nun 11.11.2021 tarihli ve 2021/MK-439 sayılı kararı ile “1- Kamu İhale Kurulunun 20.05.2021 tarihli ve 2021/UY.I-1044 sayılı kararında yer alan 2’nci, 3’üncü ve 4’üncü iddialara ilişkin yapılan değerlendirmelerin iptaline,

2- Anılan Mahkeme kararında belirtilen gerekçeler doğrultusunda, başvuru sahibinin 2’nci, 3’üncü ve 4’üncü iddialarının esasının incelenmesine,” karar verilmiştir.

Anılan Kurul kararı sonucunda yapılan inceleme neticesinde, Kamu İhale Kurulu tarafından 15.12.2021 tarihli ve 2021/UY.I-2286 sayılı karar ile “4734 sayılı Kanun’un 54’üncü maddesinin onbirinci fıkrasının (c) bendi gereğince itirazen şikayet başvurusunun reddine” karar verilmiştir.

Ancak Ankara 17. İdare Mahkemesinin 01.10.2021 tarihli E:2021/1511, K: 2021/1303 sayılı kararının temyizi üzerine verilen Danıştay Onüçüncü Dairesinin 28.12.2021 tarihli E:2021/4810, K:2021/5395 sayılı kararında “2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 31. maddesiyle atıfta bulunulan 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (HMK), feragatin hüküm kesinleşinceye kadar her zaman gerçekleştirilebileceğini kurala bağlayan 310. maddesine, 28/07/2020 tarih ve 31199 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7251 sayılı Kanun’un 29. maddesiyle birinci fıkradan sonra gelmek üzere iki yeni fıkra eklenmiştir. Temyiz isteminde bulunulmasından sonra davadan feragat edilmesine ilişkin üçüncü fıkrada, “Feragat veya kabul, dosyanın temyiz incelemesine gönderilmesinden sonra yapılmışsa, Yargıtay temyiz incelemesi yapmaksızın dosyayı feragat veya kabul hususunda ek karar verilmek üzere hükmü veren mahkemeye gönderir.” kuralına yer verilmiştir. Değişikliğe ilişkin gerekçede; “Maddeye eklenen üçüncü fıkrada ise, feragat veya kabulün dosyanın temyiz incelemesine gönderilmesinden sonra yapılması hâlinde Yargıtay’ın temyiz incelemesi yapmaksızın dosyayı feragat veya kabul hususunda karar verilmek üzere hükmü veren mahkemeye göndermesi gerektiği hüküm altına alınmaktadır. Düzenlemeyle, mevcut hükümden kaynaklanan ve feragat veya kabulün hükmün verilmesinden sonra gerçekleşmesi hâlinde yapılan farklı uygulamaların önüne geçilmesi amaçlanmaktadır. Ayrıca Yargıtay’ın, davaya son veren taraf işlemleri olan feragat ve kabulün kanun yolu süresi içinde yapılması hâlinde, hükmü veren mahkemenin davadan el çekmiş olması sebebiyle dava hakkında bir karar veremeyeceği, dosyanın temyiz incelemesi için Yargıtay’a gönderilmesi gerektiği şeklindeki içtihadı ile feragat veya kabulün dosya Yargıtay’da iken yapılması halinde kararın bozularak gerekli kararın verilmesi için dosyanın hükmü veren mahkemeye gönderilmesi yönündeki içtihadından kaynaklanan usul ekonomisine aykırılığın da önüne geçilmesi hedeflenmektedir.” açıklaması yer almıştır. Bu kanunî düzenleme uyarınca, dosyanın temyiz incelemesine gönderilmesinden sonra davadan feragat edilmesi hâlinde, temyiz incelemesi yapılmaksızın dosyanın feragat hususunda ek karar verilmek üzere hükmü veren mahkemeye gönderilmesi gerekmektedir. Dosyanın incelenmesinden, Mahkemece dava karara bağlandıktan ve dosya temyiz incelemesi için Danıştay’a gönderildikten sonra davacı vekili tarafından verilen ve 24/12/2021 tarihinde Danıştay Genel Yazı İşleri Müdürlüğü kaydına alınan dilekçe ile davadan feragat edildiği anlaşıldığından, anılan dilekçe uyarınca Mahkemece davadan feragat talebi değerlendirilerek ek bir karar verilmesi gerekmektedir.” gerekçesiyle anılan dava dosyasının Danıştay Onüçüncü Dairesi tarafından feragat hususunda ek karar verilmek üzere hükmü veren mahkemeye gönderilmesine karar verilmiştir.

Söz konusu karara binaen Ankara 17. İdare Mahkemesinin 25.02.2022 tarihli E:2021/1511 sayılı ek kararında “Dava dosyasının incelenmesinden;…Mahkememizin 01/10/2021 tarih ve E.2021/1511, K.2021/1303 sayılı kararı ile itirazen şikâyet dilekçesinde ileri sürülen 10., 11., 12. (Kamu İhale Kurulu Kararının 2., 3. ve 4. maddelerinde yer alan) iddialar yönünden dava konusu kararın kısmen iptaline, dava konusu kararın diğer kısımları yönünden ise davanın reddine karar verildiği, anılan kararına karşı davacı şirket tarafından, temyiz yoluna başvulmuş ise de, davacı şirket vekili Av. Volkan Sırabaşı tarafından 24/12/2021tarihinde Danıştay Genel Yazı İşleri Müdürlüğü kaydına alınan dilekçe ile “davadan feragat” edildiğinin belirtildiği görülmüştür. Bu durumda, Mahkememizin 01/10/2021 tarih ve E:2021/1511, K:2021/1303 sayılı kararından sonra davacı şirket vekili tarafından dosyaya sunulan 24/12/2021 tarihli dilekçe ile davadan feragat edildiğinin bildirildiği görüldüğünden feragat nedeniyle konusu kalmayan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına dair ek karar verilmesi gerektiği sonucuna varılmıştır. Açıklanan nedenlerle; feragat nedeniyle konusu kalmayan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına,” karar verilmiştir.

Anayasa’nın 138’inci maddesinin dördüncü fıkrasında, yasama ve yürütme organları ile idarenin mahkeme kararlarına uymak zorunda olduğu, bu organlar ve idarenin mahkeme kararlarını hiçbir suretle değiştiremeyeceği ve bunların yerine getirilmesini geciktiremeyeceği hükme bağlanmıştır.

Ayrıca, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 28’inci maddesinin birinci fıkrasında, mahkemelerin esasa ve yürütmenin durdurulmasına ilişkin kararlarının icaplarına göre idarenin gecikmeksizin işlem tesis etmeye veya eylemde bulunmaya mecbur olduğu, bu sürenin hiçbir şekilde kararın idareye tebliğinden başlayarak otuz günü geçemeyeceği hüküm altına alınmıştır.

Anılan kararın icaplarına göre Kamu İhale Kurulunca işlem tesis edilmesi gerekmektedir.

Açıklanan nedenlerle; 4734 sayılı Kanun’un 65’inci maddesi uyarınca bu kararın tebliğ edildiği veya tebliğ edilmiş sayıldığı tarihi izleyen 30 gün içerisinde Ankara İdare Mahkemelerinde dava yolu açık olmak üzere,

1- Kamu İhale Kurulunun 11.11.2021 tarihli ve 2021/MK-439 sayılı kararı ile bu karar gereği yapılan inceleme sonucu verilen 15.12.2021 tarihli ve 2021/UY.I-2286 sayılı kararının iptaline,

2- Anılan Mahkeme kararında belirtilen gerekçeler doğrultusunda, Kamu İhale Kurulunun 20.05.2021 tarihli ve 2021/UY.I-1044 sayılı kararının hukuken geçerliliğini koruduğuna,


Oybirliği ile karar verildi.