Haciz işleminin hukuka aykırı olduğu ve yapılandırma sürecinde kanuni temsilcinin sorumluluğunun devam edip etmeyeceği üzerine hukuki değerlendirme (Danıştay)

ÖZET: Danıştay 9. Dairesi, vergi borçlarının tahsili amacıyla davacının mal varlığına uygulanan haczin kaldırılması talebini değerlendirmiştir. Olayda, asıl borçlu şirketin vergi borçları, 6736 ve 7143 sayılı Kanunlar kapsamında yapılandırılmıştır. Ancak, yapılandırma şartlarının ihlal edilmesi nedeniyle yeni bir hukuki durum ortaya çıkmıştır. Bu durumda, asıl borçlu şirketin vergi borçları için yeniden ödeme emri düzenlenmesi gerektiği, aksi […]

→

Yabancı kaynaklardan doğan giderlerin indirimine ilişkin kısıtlamanın hukuki değerlendirmesi ve geçmişe yürütme yapılmaması durumu incelenmiştir (Danıştay)

ÖZET: Danıştay 9. Dairesi, davacının 01/01/2021 tarihinden önce kullanılan yabancı kaynaklara ilişkin finansman giderlerinin kısıtlamaya tabi olmadığı iddiasıyla verdiği geçici vergi beyannamesine ilişkin tahakkuk ettirilen verginin iadesini talep eden davasını reddetti. Mahkeme, 5520 sayılı Kanun’un 11/1-i maddesi gereğince, yabancı kaynaklardan doğan giderlerin %10’unun indirim olarak kabul edilmediğini ve bu kısıtlamanın Cumhurbaşkanı Kararı ile 01/01/2021 tarihinden […]

→

İkale sözleşmesi kapsamında yapılan ödemenin vergi alacağının zamanaşımını etkileyip etkilemediği hukuki değerlendirilmiştir (Danıştay)

ÖZET: Danıştay 9. Dairesi, davacının ikale sözleşmesi uyarınca işveren tarafından yapılan ödemeden kesilen gelir vergisinin iadesi talebini değerlendirmiştir. Davacı, 2013 yılında doğan vergi alacağının zamanaşımı süresinin 2014 yılından itibaren başladığını ve bu nedenle 2019 yılında yaptığı düzeltme başvurusunun süresinde olduğunu iddia etmiştir. Ancak, mahkeme, vergi alacağının doğduğu tarihten itibaren beş yıllık zamanaşımının 2018 yılında sona […]

→

Kamu görevinden çıkarılma işlemlerinde örgütle irtibatın tespiti için somut delil gerekliliği nasıl değerlendirilir (Danıştay)

ÖZET: Danıştay Beşinci Dairesi, davacının kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin İçişleri Bakanlığı işleminin iptali talebini değerlendirmiştir. Davacı, hakkında yürütülen ceza yargılaması sonucunda beraat ettiğini, masumiyet karinesinin ihlal edildiğini ve örgütle iltisakını gösteren somut delil bulunmadığını iddia etmiştir. Davalı idare ise, Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuka aykırılık bulunmadığını savunmuştur. Danıştay, davacının örgütle irtibatının kesildiğine dair yeterli delil […]

→

Kamu Görevinden Çıkarma İşlemi: Kesinleşmiş Mahkumiyet Olmadan İptal İsteminin Reddine ve Masumiyet Karinesinin Uygulanabilirliğine Dair Değerlendirme (Danıştay)

ÖZET: Danıştay Beşinci Dairesi, davacının kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin işlemin iptali istemiyle açtığı davanın reddine dair Bölge İdare Mahkemesi kararını temyiz incelemesi sonucunda onamıştır. Davacı, ceza mahkemesi tarafından verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının bir hüküm doğurmadığını, bu nedenle kesinleşmiş mahkumiyet olmadan kamu görevinden çıkarılmasının hukuka aykırı olduğunu ve masumiyet karinesinin ihlal edildiğini ileri sürmüştür. […]

→

Muhasebecinin Sorumluluğu: Sahte Fatura Düzenlemesi ve Beyanname Kayıtlarının Uyuşmazlığı Üzerine Hukuki Değerlendirme (Danıştay)

ÖZET: Bu uyuşmazlık, davacının muhasebecilik hizmeti sunduğu şirketin sahte fatura düzenlemesi nedeniyle vergi kaybından müteselsil sorumlu tutulması üzerine odaklanmaktadır. İlk Derece Mahkemesi, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun mükerrer 227. maddesi gereği, muhasebecilerin sorumluluğunun, imzaladıkları beyannamelerin defter kayıtlarıyla tutarsız olmasından kaynaklandığını belirterek, davacının takibinde hukuka uygunluk bulunmadığına hükmetmiştir. Bölge İdare Mahkemesi ise, Vergi Mahkemesi kararının usul […]

→

Muhasebecinin Sorumluluğu: Sahte Fatura Düzenlemesi ve Beyanname Bilgilerinin Defter Kayıtlarıyla Tutarsızlığı Üzerine Hukuki Değerlendirme (Danıştay)

ÖZET: Bu Danıştay kararı, bir muhasebecinin sahte fatura düzenleme eylemi nedeniyle müteselsil sorumluluğu üzerine odaklanmaktadır. Davacı, muhasebecilik hizmeti sunduğu şirketin vergi kaybından dolayı 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun mükerrer 227. maddesi uyarınca sorumlu tutulmuş, ancak ilk derece mahkemesi, ödeme emirlerinin mükerrer düzenlendiğini ve muhasebecinin sorumluluğunun yalnızca beyannamelerdeki bilgilerin defter kayıtlarıyla tutarsızlığından kaynaklanabileceğini belirterek, hukuka uygunluk […]

→

İzinsiz eğitim faaliyetleri nedeniyle kapatma ve para cezası uygulaması, Milli Eğitim Bakanlığı’nın denetim yetkisini nasıl etkiler (Danıştay)

ÖZET: Uyuşmazlık, davacının Tekirdağ’da işlettiği “Morfem Dil ve Konuşma Merkezi”nin izinsiz eğitim faaliyetinde bulunduğu iddiasıyla iş yerinin kapatılması ve idari para cezası uygulanması üzerine ortaya çıkmıştır. İlk Derece Mahkemesi, iş yerinde eğitim-öğretim yapıldığına dair yeterli delil bulunmadığını, çocukların ve velilerin ifadelerinin alınmadığını belirterek, davacının sunduğu dil ve konuşma terapisi hizmetinin yasal çerçevede verilebileceğine hükmetmiştir. Bölge […]

→

Kamu Görevinden Çıkarma İşlemi: Kesinleşmemiş Mahkumiyet ve Masumiyet Karinesi Karşısında FETÖ/PDY İltisakı (Danıştay)

ÖZET: Danıştay Beşinci Dairesi, davacının kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin işlemin iptali istemiyle açtığı davanın reddine dair Bölge İdare Mahkemesi kararını onamıştır. Davacı, işlemin hukuka aykırı olduğunu, hakkında kesinleşmiş bir mahkumiyet kararı bulunmadığını ve masumiyet karinesinin ihlal edildiğini iddia etmiştir. Ancak, Danıştay, davacının terör örgütü üyeliği suçundan mahkumiyetinin kesinleşmediğini, bu nedenle masumiyet karinesinin geçerli olduğunu belirtmiştir. […]

→

FETÖ/PDY ile irtibat iddialarının hukuki belirlilik ilkesine aykırılık iddiasını nasıl etkilediği ve temyiz sürecindeki delil değerlendirmeleri (Danıştay)

ÖZET: Danıştay Beşinci Dairesi, davacının kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin İçişleri Bakanlığı işleminin iptali talebini reddeden İdare Mahkemesi kararını onayarak, temyiz istemini kabul etmemiştir. Davacı, aleyhindeki isnatların tam olarak bilinmediğini ve ceza yargılamasında beraat kararı verildiğini öne sürerek, hukuki belirlilik ilkesine aykırılık iddiasında bulunmuştur. Ancak, Danıştay, davacının FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisak ve irtibatının bulunduğu […]

→

375 Sayılı KHK Geçici 35. Maddesi Uyarınca Kamu Görevinden Çıkarma İşlemlerinde Savunma Hakkının İhlali İddiası Ne Derecede Geçerlidir (Danıştay)

ÖZET: Danıştay 5. Dairesi, davacının kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin işlemin hukuka uygunluğunu değerlendirmiştir. Davacı, 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin Geçici 35. maddesi uyarınca yapılan işlemin usulüne uygun bir savunma hakkı tanınmadan tesis edildiğini, hukuki gerekçesinin bulunmadığını ve adil yargılanma hakkının ihlal edildiğini iddia etmiştir. Ancak, Danıştay, davacının FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile irtibatının bulunduğuna dair […]

→

Eğitim ve öğretim faaliyetlerinin izinsiz yürütülmesi, 5580 sayılı Kanun’a aykırılık ve kapatma işleminin gerekliliği nasıl değerlendirilmiştir (Danıştay)

ÖZET: Danıştay 8. Dairesi, 5580 sayılı Özel Öğretim Kurumları Kanunu çerçevesinde, eğitim ve öğretim faaliyetlerinin yetkili makamlardan izin alınmadan yapılamayacağını vurgulamıştır. Davacı, izinsiz eğitim faaliyetleri nedeniyle kapatılan işyerinin işleminin iptali için dava açmış, ancak yapılan denetimlerde izinsiz eğitim/öğretim faaliyeti yürütüldüğü tespit edilmiştir. Mahkeme, bu durumun hukuka uygun olduğunu belirterek davayı reddetmiştir. Bölge İdare Mahkemesi, ilk […]

→

375 Sayılı KHK Kapsamında Kamu Görevinden Çıkarma İşleminin Somut Delil Gerekliliği ve Ölçülülük İlkesi Üzerine Değerlendirme (Danıştay)

ÖZET: Danıştay Beşinci Dairesi, davacının kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin İçişleri Bakanlığı’nın işleminin iptali istemiyle açtığı davanın reddine dair Bölge İdare Mahkemesi kararını inceledi. Davacı, 375 sayılı KHK’nın geçici 35. maddesi uyarınca çıkarılmasının hukuka aykırı olduğunu, somut delillerin bulunmadığını ve ölçülülük ilkesinin ihlal edildiğini savundu. Ancak, Danıştay, davacının FETÖ/PDY ile iltisak ve irtibatının bulunduğuna dair somut […]

→

Terör örgütleri ile irtibat ve iltisak durumlarının idari yargı tarafından delil değerlendirmesi ile hukuka uygunluğu nasıl sağlanabilir (Danıştay)

ÖZET: Danıştay Beşinci Dairesi, kamu görevinden çıkarılma işlemlerinin hukuka uygunluğunu değerlendirirken, terör örgütleri ile irtibat ve iltisak konularında idari yargının inceleme yetkisini belirlemiştir. 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin Geçici 35. maddesi uyarınca yapılan çıkarma işlemlerinin, ceza kanunları çerçevesinde tanımlanan suçlar üzerinden değerlendirilmesi gerektiği vurgulanmıştır. Anayasa Mahkemesi’nin ilgili kararı, idari yargının terör örgütleri ile irtibat ve […]

→

Konut ve işyeri satışlarında eksik fatura düzenlenmesi ve kayıt dışı hasılat tespitinde vergi inceleme raporunun hukuki değerlendirmesi yapılmıştır (Danıştay)

ÖZET: Danıştay 9. Dairesi, davacının konut ve işyeri satışlarında eksik fatura düzenleyerek hasılatını kayıt dışı bıraktığı ve geçmiş yıl zararlarını fazla indirim konusu yaptığı iddialarını içeren vergi inceleme raporuna dayanarak re’sen tarh edilen vergiler ve cezaların hukuka uygunluğunu değerlendirmiştir. Davacı, vergi inceleme raporundaki karlılık oranının inşaat sektöründe mümkün olmadığını, alıcı ifadelerinin usulüne uygun alınmadığını ve […]

→