Milli Eğitim Bakanlığı’nın hizmet kusuru nedeniyle tazminat ödemesi gerekliliği ve öğretmenin gözetim yükümlülüğündeki ihmalin değerlendirilmesi. (Danıştay)

ÖZET: Danıştay 8. Daire, İstanbul’daki bir okulda gerçekleşen Tübitak Bilim Fuarı’nda meydana gelen patlama sonucu bir öğrencinin maddi ve manevi zarar gördüğü iddiasıyla açılan davada, Milli Eğitim Bakanlığı’nın hizmet kusurunu kabul ederek tazminata hükmetmiştir. İlk Derece Mahkemesi, olayın gerçekleştiği anda öğretmenin etkinlik alanında bulunmadığını, öğrencilerin yalnız bırakıldığını ve yeterli gözetim sağlanmadığını belirterek, Milli Eğitim Bakanlığı’nın […]

→

FETÖ/PDY ile irtibat iddiasında kodlama verilerinin hukuka uygunluğu ve masumiyet karinesinin ihlali iddialarının değerlendirilmesi nasıl sonuçlanır (Danıştay)

ÖZET: Danıştay Beşinci Dairesi, davacının FETÖ/PDY terör örgütü ile iltisaklı olduğu gerekçesiyle kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin İçişleri Bakanlığı’nın işleminin iptali talebini incelemiştir. Davacı, kararın dayanağı olan kodlama verilerinin çelişkili olduğunu ve somut delil bulunmadığını öne sürerek, hukuki güvenlik ve masumiyet karinesi gibi Anayasa ile güvence altına alınan haklarının ihlal edildiğini iddia etmiştir. Mahkeme, davacının örgütle […]

→

Kamu görevinden çıkarılmada ceza yargılaması sonuçlarının terör örgütü bağlantısı açısından değerlendirilmesi hukuka uygun mudur (Danıştay)

ÖZET: Danıştay 5. Dairesi, davacının kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin Sağlık Bakanlığı’nın işleminin iptali talebini reddeden İdare Mahkemesi kararını onayarak, temyiz istemini reddetti. Davacı, ceza yargılamasında hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı alındığını ve 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 48/A-5 maddesine göre memurluğa engel bir durumun olmadığını savunarak, kamu görevinden çıkarılmasının hukuka aykırı olduğunu ileri sürdü. Danıştay, […]

→

Kamu görevinden çıkarılma işleminin terör örgütleri ile irtibat gerekçesiyle hukuka uygunluğu nasıl değerlendirilmektedir (Danıştay)

ÖZET: Danıştay Beşinci Dairesi, kamu görevinden çıkarılma işleminin hukuka uygunluğunu değerlendirirken, davacının FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile irtibatının bulunduğu sonucuna varmıştır. Davacı, hakkında kesinleşmiş bir mahkumiyet kararı olmaksızın, adli davanın gerekçe gösterilerek kamu görevinden çıkarıldığını iddia etmiştir. Ancak, idari yargı mercilerinin, terör örgütleri ile irtibat ve iltisak konularında delil toplama yetkisi bulunmadığı belirtilmiştir. Mahkeme, davacının […]

→

Etkin pişmanlık hükümleri çerçevesinde ByLock verilerinin hukuka aykırılığı iddiası, terör örgütü üyeliği tespitinde delil olarak değerlendirilebilir mi (Danıştay)

ÖZET: Danıştay Beşinci Dairesi, 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin Geçici 35. maddesi uyarınca kamu görevinden çıkarılma işleminin iptali istemiyle açılan davanın reddine ilişkin Bölge İdare Mahkemesi kararını temyiz incelemesi sonucunda onamıştır. Davacı, etkin pişmanlık hükümleri kapsamında beyanlarının silahlı terör örgütü ile ilgili olmadığını, delil olarak kabul edilen MİT tarafından elde edilen ByLock verilerinin hukuka aykırı […]

→

Kamu görevinden çıkarılmada terör örgütü ile irtibatın tespiti için kullanılan verilerin hukuka uygunluğu nasıl değerlendirilir (Danıştay)

ÖZET: Danıştay 5. Dairesi, davacının İçişleri Bakanlığı tarafından kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin işlemin iptali talebini incelemiştir. Davacı, savunma hakkının ihlal edildiğini, masumiyet karinesinin çiğnendiğini ve silahlı terör örgütü ile irtibatın tanımının belirsiz olduğunu öne sürmüştür. Ayrıca, gizli tanıktan elde edilen verilerin hukuka aykırı olduğunu ve bu verilerin tutarsızlıklar içerdiğini belirtmiştir. Danıştay, Bölge İdare Mahkemesi kararının […]

→

FETÖ/PDY ile irtibatın belirlenmesinde gizli tanık ifadeleri ve kodlama verilerinin delil niteliği nasıl değerlendirilir (Danıştay)

ÖZET: Danıştay 5. Dairesi, davacının İçişleri Bakanlığı tarafından kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin işlemin iptali talebini reddeden İdare Mahkemesi kararını onayladı. Davacı, FETÖ/PDY ile irtibatının olmadığını, hakkında yapılan kodlamaların çelişkili olduğunu ve somut delil olmadan çıkarıldığını öne sürdü. Ancak Danıştay, davacının ceza yargılaması sürecinde elde edilen delillerin, örgütle olan ilişkisini belirlemede dikkate alınması gerektiğine vurgu yaptı. […]

→

Kanuni Temsilcinin Vergi Borçlarından Sorumluluğu, Temsilci Atanma Tarihine Göre Nasıl Belirlenir (Danıştay)

ÖZET: Danıştay 7. Daire, 2022/4397 E. ve 2024/1549 K. sayılı kararında, bir şirketin vergi borçlarından kanuni temsilcilerin sorumluluğu konusunu ele almıştır. Dava, Demir Kömür Liman Hizmetleri Nakliye Tarım Ürünleri İnşaat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi’nin 2006 ve 2007 yıllarına ait vergi borçlarının tahsili amacıyla düzenlenen ödeme emrinin iptali istemiyle açılmıştır. İlk Derece Mahkemesi, davacının şirket […]

→

Kamu görevinden çıkarılma işleminin hukuka uygunluğunun belirlenmesinde FETÖ/PDY ile irtibatı gösteren kodlama verilerinin rolü nedir (Danıştay)

ÖZET: Danıştay, davacının kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin işlemin iptali talebini değerlendirmiştir. Davacı, FETÖ/PDY terör örgütü ile bağlantısının olmadığı ve OHAL sürecinde alınan tedbirlerin hukuka aykırı olduğu iddialarında bulunmuştur. Ancak, Danıştay, davacının örgütle olan irtibatını gösteren kodlama verilerini dikkate alarak, bu verilerin hukuka uygun olduğunu ve davacının örgütle bağlantısının bulunduğunu belirlemiştir. Dava konusu işlemin dayanağı olan […]

→

FETÖ/PDY ile ilişki nedeniyle kamu görevinden çıkarılmanın hukuka uygunluğu ve adil yargılanma hakkının ihlali iddialarının değerlendirilmesi nasıl olmalıdır (Danıştay)

ÖZET: Danıştay Beşinci Dairesi, davacının FETÖ/PDY ile olan ilişkisi nedeniyle kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin işlemin hukuka uygun olduğuna karar vermiştir. Davacı, FETÖ/PDY ile bir bağının olmadığını ve adil yargılanma hakkının ihlal edildiğini iddia etmiştir. Ancak, Bölge İdare Mahkemesi, davacının FETÖ/PDY’ye üye olmak suçundan mahkumiyetinin kesinleştiğini ve bu durumun kamu görevinden çıkarılmayı gerektirdiğini belirtmiştir. Danıştay, 2577 […]

→

Ceza yargılaması sonucunda hükmün açıklanmasının geri bırakılması, idari yargıda irtibat ve iltisak incelemesine engel teşkil eder mi (Danıştay)

ÖZET: Danıştay Beşinci Dairesi, kamu görevinden çıkarılan bir davacının itirazını değerlendirirken, ceza yargılaması sonucunda verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması durumunun, idari yargı mercilerinin irtibat ve iltisak incelemesi yapmasına engel teşkil etmediğine hükmetmiştir. 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin geçici 35. maddesi uyarınca yapılan çıkarma işlemlerinin iptali için, terör örgütleriyle olan irtibatın somut delillerle değerlendirilmesi gerektiği vurgulanmıştır. […]

→

FETÖ ile irtibatı gösteren somut delillerin temyiz aşamasında adil yargılanma hakkını ihlal edip etmediği nasıl değerlendirilmektedir (Danıştay)

ÖZET: Danıştay Beşinci Dairesi, davacının kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin işlemin iptali talebini reddeden İdare Mahkemesi kararını onayarak, temyiz istemini kabul etmemiştir. Davacı, FETÖ/PDY terör örgütü ile hiçbir bağlantısının olmadığını, adil yargılanma hakkının ihlal edildiğini savunmuş, ancak Danıştay, davacının FETÖ ile iltisakını gösteren somut delillerin bulunduğunu belirtmiştir. Danıştay, ceza yargılaması sürecinde elde edilen ByLock kullanımına dair […]

→

Kamu Görevinden Çıkarma İşlemi: Kesinleşmemiş Mahkumiyetin Masumiyet Karinesi Üzerindeki Etkisi ve FETÖ/PYD İrtibatı (Danıştay)

ÖZET: Danıştay Beşinci Dairesi, davacının kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin Diyanet İşleri Başkanlığı’nın işleminin iptali talebiyle açılan davanın reddine dair Bölge İdare Mahkemesi kararını incelemiştir. Davacı, hakkında kesinleşmiş bir mahkumiyet kararı olmadığını, FETÖ/PYD terör örgütü ile irtibatının bulunmadığını ve idarenin takdir yetkisinin sınırsız olmadığını savunarak, mahkeme kararının bozulmasını istemiştir. Danıştay, davacının mahkumiyetinin kesinleşmemiş olması nedeniyle masumiyet […]

→

Tecil-terkin talebi göz önünde bulundurulmadan düzenlenen ödeme emrinin hukuka aykırılığına dair Danıştay kararı hangi hukuki sonuçları doğurur (Danıştay)

ÖZET: Danıştay 7. Dairesi, davacının 2019 yılı Aralık dönemine ait özel tüketim vergisi ve Kasım dönemine ilişkin gelir stopajı ile damga vergilerinin tahsili amacıyla düzenlenen ödeme emrinin iptali istemini değerlendirmiştir. Davacı, ihraç kayıtlı satışlar nedeniyle tecil-terkin talebinde bulunmuş, ancak davalı idare, inceleme gerekçesiyle bu talebi yerine getirmemiştir. Mahkeme, davacının talebinin hukuka aykırı bir şekilde reddedildiğine […]

→

Disiplin suçları arasında yer almayan suçlamalarla görevden alma işlemi masumiyet karinesini ihlal eder mi? (Danıştay)

ÖZET: Danıştay 5. Dairesi, davacının kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin Diyanet İşleri Başkanlığı’nın işleminin iptali istemini değerlendirmiştir. Davacı, disiplin suçları arasında yer almayan suçlamalarla, savunma hakkı tanınmadan ve masumiyet karinesine aykırı olarak görevden alındığını iddia etmiştir. Ancak, Danıştay, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesi uyarınca temyiz başvurusunun reddine karar vermiştir. Mahkeme, davacının ceza davasının […]

→