Yurt dışındaki eğitim bilgileri ile Türkiye’deki kayıtlar arasındaki tutarsızlık, öğrenci kontenjanından yararlanma hakkını nasıl etkiler (Danıştay)

ÖZET: Danıştay 8. Dairesi, davacının öğrencilikle ilişiğinin kesilmesine ilişkin işlemin iptali talebini incelemiştir. Davacı, yurt dışında liseden mezun olduğunu iddia etmesine rağmen, Türkiye’deki mezuniyetinin ve yurt dışına çıkış tarihinin uyuşmadığı tespit edilmiştir. İlk Derece Mahkemesi, davacının yurt dışındaki eğitim bilgileri ile Türkiye’deki kayıtlarının çeliştiği gerekçesiyle davayı reddetmiştir. Bölge İdare Mahkemesi, ilk mahkeme kararının hukuka uygun […]

→

Maden arama ruhsatı başvurularında genelgelerin kısıtlayıcı etkisi hukuken geçerli midir (Danıştay)

ÖZET: Danıştay 8. Dairesi, davacı şirketin Konya ilindeki bir maden sahası için arama ruhsatı talebinin Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı tarafından reddedilmesini incelemiştir. İdare Mahkemesi, maden arama ruhsatı başvurularının 3213 sayılı Maden Kanunu çerçevesinde düzenlendiğini ve bu konuda yetki devrinin mümkün olmadığını belirterek, işlemin hukuka aykırı olduğuna hükmetmiştir. İdare, başvuruya ilişkin sebep unsurunu ortaya koyamamış […]

→

Maden arama ruhsatı başvurularında gerekçesiz red işlemi hukuka aykırı sayılır mı (Danıştay)

ÖZET: Danıştay 8. Dairesi, Bingöl ili, Yedisu ilçesindeki bir maden sahası için yapılan IV-C grubu arama ruhsatı talebinin Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı Taşınmaz Komisyonu tarafından gerekçe gösterilmeksizin reddedilmesini hukuka aykırı bulmuştur. İlk Derece Mahkemesi, başvurunun reddine ilişkin kararda gerekçe bulunmadığını belirterek iptal kararı vermiştir. Bölge İdare Mahkemesi ise bu kararı onaylamıştır. Davalı idareler, Taşınmaz […]

→

Maden işletme ruhsatı başvurusunun gerekçe gösterilmeksizin reddedilmesi hukuka aykırılık teşkil eder mi (Danıştay)

ÖZET: Danıştay 8. Dairesi, davacı şirketin Şırnak’taki maden arama ruhsat sahasına işletme ruhsatı verilmesi talebinin Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı tarafından gerekçe gösterilmeksizin reddedilmesini hukuka aykırı bulmuştur. Mahkeme, davalı idarenin işleminin gerekçesiz olduğunu ve somut bir bilgi veya belge sunulmadığını belirterek, maden işletme ruhsatı başvurularının mevzuatta açıkça düzenlendiğini vurgulamıştır. Ayrıca, 2018/8 sayılı Genelge çerçevesinde yapılan […]

→

Maden ruhsatı başvurularında idarenin olumsuz görüşü, 3213 sayılı Maden Kanunu’na göre yeterli gerekçe oluşturur mu (Danıştay)

ÖZET: Danıştay 8. Dairesi, Balıkesir ili Dursunbey ilçesinde maden arama ruhsatı verilmesi talebinin reddine ilişkin işlemin hukuka aykırı olduğuna karar vermiştir. Mahkeme, davalı idarenin işlemin sebep unsurunu ortaya koyamadığını ve maden ruhsatı başvurularının 3213 sayılı Maden Kanunu’nda açıkça düzenlendiğini belirtmiştir. Ayrıca, 2018/8 sayılı Cumhurbaşkanlığı Genelgesi kapsamında alınan olumsuz görüşün, ruhsat talebinin reddi için yeterli bir […]

→

Damping marjının belirlenmesinde yeterli delil olmadan soruşturma açılması haksız rekabet oluşturur mu? (Danıştay)

ÖZET: Danıştay 7. Dairesi, 2022/2289 E. ve 2024/5136 K. sayılı kararında, davacı şirketin, İthalatta Haksız Rekabetin Önlenmesine İlişkin Tebliğ’in 4. maddesinin iptalini talep etmesini değerlendirmiştir. Davacı, damping marjının %28 olarak belirlenmesinin haksız ve dayanaksız olduğunu, yeterli delil olmadan soruşturma açıldığını ve Türkiye pazarında haksız rekabet oluşturacak bir ticaret hacminin bulunmadığını iddia etmiştir. Ayrıca, implant ürünlerinin […]

→

FETÖ ile iltisak iddialarında yeterli delil sunulmaması, meslekte kalma uygunluğunu nasıl etkiler (Danıştay)

ÖZET: Dava, davacının 667 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararname’nin 3/1. maddesi uyarınca FETÖ ile iltisaklı olduğu gerekçesiyle meslekten çıkarılmasına ilişkin Hakimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulu kararının iptali istemiyle açılmıştır. Davacı, kararın hukuka aykırı olduğunu, somut gerekçeler ve deliller sunulmadan, savunma hakkı tanınmadan alındığını iddia etmiştir. Ancak Danıştay İdari Dava […]

→

Yapılandırma şartlarının ihlali durumunda, borçların tahsilinin devam etmesi hukuken mümkün müdür? (Danıştay)

ÖZET: Danıştay 9. Dairesi, davacının şahsi mükellefiyetinden kaynaklanan amme alacaklarının tahsili amacıyla banka hesaplarına uygulanan haciz işlemlerinin iptaline ilişkin bir davayı incelemiştir. Davacı, trafik para cezaları dışında kalan haciz işlemlerinin hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek iptalini talep etmiştir. İlk Derece Mahkemesi, yapılandırma koşullarının ihlali nedeniyle tahsil edilen tutarların dikkate alınması gerektiğini belirterek davayı kabul etmiş […]

→

Maden ruhsatı talebinin reddinde somut gerekçe sunulmadan takdir yetkisi kullanılması hukuka aykırılık teşkil eder mi (Danıştay)

ÖZET: Danıştay 8. Dairesi, davacı şirketin feldispat işletme ruhsatı talebinin Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı Taşınmaz Komisyonu tarafından reddedilmesini hukuka aykırı bulmuştur. Mahkeme, komisyonun takdir yetkisinin kamu yararı ve hizmet gerekleri gözetilerek kullanılması gerektiğini vurgulamış ve başvurunun reddine ilişkin somut bir gerekçe sunulmadığını belirtmiştir. Bu durum, idari işlemin hukuka uygunluğunu zedelemiştir. Bölge İdare Mahkemesi, ilk […]

→

Maden arama ruhsatı başvurusunun reddinde yeterli gerekçe sunulmadığı durumlarda idarenin işlemi hukuka aykırı sayılabilir mi (Danıştay)

ÖZET: Danıştay 8. Dairesi, davacı şirketin IV-C grubu arama ruhsatı başvurusunun reddine ilişkin işlemin iptali talebini değerlendirmiştir. İlk Derece Mahkemesi, davalı idarenin işlemin sebep unsurunu ortaya koyamadığını ve maden arama ruhsatı başvurularının 3213 sayılı Maden Kanunu’na göre düzenlendiğini belirterek, 2018/8 sayılı Cumhurbaşkanlığı Genelgesi’nin bu süreçteki yetki devrini geçersiz saymıştır. Mahkeme, ruhsat talebinin reddine dair yeterli […]

→

Maden ruhsatı süre uzatım talebinin reddinde somut gerekçe sunulmaması hukuka aykırılık oluşturur mu (Danıştay)

ÖZET: Danıştay 8. Dairesi, davacı şirketin maden işletme ruhsatı için yaptığı süre uzatım talebinin reddedilmesine ilişkin işlemi iptal etti. Mahkeme, davalı idarelerin talebi reddederken herhangi bir somut gerekçe sunmadığını ve başvurunun hukuken kabul edilebilir bir gerekçeye dayanmadan reddedildiğini belirtti. Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğü’nün, ruhsat süresinin uzatılması için gerekli belgelerin sunulması durumunda, talebi değerlendirme […]

→

Damping marjının belirlenmesinde yerli üretim ile ithal ürün arasındaki benzerlik kriterinin hukuki geçerliliği nedir (Danıştay)

ÖZET: Danıştay 7. Dairesi, 2022/2290 esas numaralı kararında, davacı şirketin, Kore Cumhuriyeti menşeli implant ürünlerinin ithalatına yönelik damping soruşturması sonucunda belirlenen %28 damping marjının iptali talebini değerlendirmiştir. Davacı, ithal ürün ile yerli üretim arasında benzerlik bulunmadığını ve damping marjının haksız belirlendiğini iddia etmiştir. Ancak, Danıştay, yapılan soruşturmanın 3577 sayılı İthalatta Haksız Rekabetin Önlenmesi Hakkında Kanun […]

→

Gümrük Kanunu’na göre gözetim belgesinin ibraz edilmemesi ceza gerektirir mi, yoksa sadece hukuki bir eksiklik olarak mı değerlendirilmelidir (Danıştay)

ÖZET: Danıştay 7. Dairesi, davacı Bulgur Sanayi ve Ticaret A.Ş.’nin, 2016-2017 yıllarında gözetim uygulaması nedeniyle fazladan ödediği vergilerin iadesi talebi üzerine, gözetim belgesi ibraz edilmediği gerekçesiyle 4458 sayılı Gümrük Kanunu’nun 235. maddesinin 4. fıkrasının (c) bendi uyarınca alınan eşyanın gümrüklenmiş değerinin kamuya geçirilmesine ilişkin karara itirazını değerlendirmiştir. Mahkeme, gözetim belgesinin ibraz edilmemesinin, Gümrük Kanunu’nda belirtilen […]

→

FETÖ/PYD ile irtibat iddialarında somut delil gerekliliği, kamu görevinden çıkarılma kararlarını nasıl etkiler (Danıştay)

ÖZET: Danıştay 5. Dairesi, davacının kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin işlemin hukuka uygun olup olmadığını değerlendirmiştir. Davacı, FETÖ/PYD terör örgütü ile irtibatlı olduğu gerekçesiyle 375 sayılı KHK’nın Geçici 35. maddesi uyarınca görevden alınmıştır. İlk Derece Mahkemesi, davacının çocuklarının FETÖ ile bağlantılı okullarda eğitim aldığı, çeşitli derneklere üyeliği ve müzahir bankada hesap bulundurması gibi sebeplerle kamu görevinden […]

→

FETÖ/PDY ile irtibat gerekçesiyle kamu görevinden çıkarılan davacının Bank Asya hesap hareketleri olağan bankacılık faaliyeti olarak değerlendirilebilir mi (Danıştay)

ÖZET: Danıştay Beşinci Dairesi, davacının kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin işlemin hukuka uygunluğunu değerlendirmiştir. Davacı, FETÖ/PDY terör örgütü ile irtibat ve iltisak gerekçesiyle kamu görevinden çıkarılmıştır. İdare Mahkemesi, davacının Bank Asya’daki hesap hareketleri, FETÖ/PDY’ye müzahir kurumlara yaptığı ödemeler ve çocuğunun FETÖ/PDY ile iltisaklı bir okulda eğitim alması gibi unsurları değerlendirerek, davacının örgütle en azından irtibatı bulunduğu […]

→