Açık öğretim lisesi öğrencilerinin barınma haklarının kısıtlanması, eşitlik ilkesine aykırılık ve yönetmeliğin yasal dayanağı değerlendirilmiştir (Danıştay)

ÖZET: Danıştay 8. Dairesi, 11/09/2020 tarihli Ortaokul ve Ortaöğretim Kurumları Özel Barınma Hizmetleri Yönetmeliği’nin 24. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinde yer alan “imam-hatip lisesi veya mesleki açık öğretim… yüz yüze eğitimi gerektiren derslere katılmak için kurumda” ifadesinin iptali istemiyle açılan davayı reddetti. Davacı, açık öğretim lisesi öğrencilerinin barınma haklarının kısıtlandığını ve eşitlik ilkesine aykırı olduğunu […]

→

İdarenin hizmet kusuru nedeniyle öğrencinin intihar girişimi sonrası tazminat taleplerinin haklılığı ve yargılama giderlerinin karşılanması gerekliliği değerlendirilmiştir (Danıştay)

ÖZET: Danıştay 8. Dairesi, bir öğrencinin müdür odasında maruz kaldığı psikolojik baskı ve hakaretler sonucunda intihar girişiminde bulunarak %93 engelli hale gelmesi nedeniyle açılan tazminat davasında, idarenin hizmet kusurunu kabul etmiştir. Davacılar, olayın meydana gelmesinde idarenin sorumluluğu olduğunu belirterek maddi ve manevi tazminat talep etmişlerdir. İlk Derece Mahkemesi, okul müdürü ve öğretmenlerin olayda kusurlu olduğunu […]

→

Çalışma izni olmadan ticari yolcu taşımacılığı yapan aracın trafikten men edilmesi hukuka uygun mu? (Danıştay)

ÖZET: Danıştay 8. Dairesi, davacı şirketin çalışma izni olmadan yolcu taşımacılığı yaptığı gerekçesiyle aracının trafikten men edilmesine ilişkin işlemin iptali istemini değerlendirmiştir. İlk Derece Mahkemesi, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun Ek 2. maddesinin 3. fıkrasının, izinsiz ticari yolcu taşımacılığını engellemeyi amaçladığını belirterek, davacının aracı İzmit Belediye Başkanlığı’na kiraladığı ve taşınan kişilerin belediye personeli olduğunu ifade […]

→

İzinsiz ticari taşımacılık iddiasıyla aracın trafikten men edilmesi hukuka uygun mu? (Danıştay)

ÖZET: Danıştay 8. Dairesi, davacı tarafından izinsiz ticari yolcu taşımacılığı yapıldığı iddiasıyla aracın trafikten men edilmesine ilişkin işlemin iptali istemini değerlendirmiştir. İlk Derece Mahkemesi, izinsiz taşımacılık yapıldığına dair somut bilgi ve belgelerin sunulmadığını belirterek, işlemin iptaline karar vermiştir. Ancak Bölge İdare Mahkemesi, bu kararı hukuka uygun bulmuş ve istinaf başvurusunu reddetmiştir. Danıştay, dosya incelemesi sonucunda, […]

→

Özel tüketim vergisi tarhiyatında güncel vergi oranlarının dikkate alınmaması hukuka aykırılık teşkil eder mi (Danıştay)

ÖZET: Danıştay 7. Dairesi, davacının sürücüsü olduğu araçta bandrolsüz sigara bulundurması nedeniyle re’sen tarh edilen özel tüketim vergisinin iptali istemini incelemiştir. İlk derece mahkemesi, davacının bandrolsüz sigaraları bulunduran sıfatına haiz olduğunu belirterek, özel tüketim vergisi tarhiyatında hukuka aykırılık bulunmadığına karar vermiştir. Ancak, tarh edilen vergi tutarının hesaplanmasında 4760 sayılı Özel Tüketim Vergisi Kanunu’na uygun olarak […]

→

5520 Sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu Kapsamında Taşınmaz Satış Zararı İndirimine İlişkin İstisna Kapsamı ve Uygulama Hataları (Danıştay)

ÖZET: Bu Danıştay kararı, davacının iki yıldan fazla süreyle aktifinde bulunan taşınmazın satışından doğan zararın %75’inin kurum kazancından indirilebileceği iddiasıyla açtığı davanın reddine ilişkin bir temyiz incelemesini içermektedir. 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu’nun 5. maddesi gereğince, istisna edilen kazançlara ilişkin giderlerin istisna dışı kazançlardan indirilmesi mümkün değildir. Bu bağlamda, davacının taşınmaz satışından doğan zararının, istisna […]

→

Ticari amaçla yolcu taşımacılığı yapabilmek için gerekli izin ve ruhsatların alınmaması, 2918 sayılı Kanun’a aykırılık teşkil eder mi? (Danıştay)

ÖZET: Danıştay 8. Dairesi, bir davada, davacı şirketin izinsiz olarak ticari amaçla yolcu taşımacılığı yaptığı gerekçesiyle aracının trafikten men edilmesi ve idari para cezası uygulanmasına ilişkin işlemlerin hukuka uygun olduğuna karar vermiştir. Dava, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun ilgili maddeleri çerçevesinde, davacı şirketin belediyeden gerekli izin ve ruhsatları almadan faaliyet göstermesi üzerine açılmıştır. Mahkeme, davacı […]

→

Ruhsatsız yapının zarara katkısı, maddi tazminat talebinin kabulü ve manevi tazminatın reddi açısından nasıl değerlendirilmiştir (Danıştay)

ÖZET: Danıştay 8. Dairesi, davacının taşınmazının, belediyeye ait su şebekesi ve kanalizasyon hatlarındaki sızıntı nedeniyle kullanılamaz hale geldiği iddiasıyla açtığı tazminat davasında, maddi tazminat talebinin kısmen kabulüne, manevi tazminat talebinin ise reddine karar vermiştir. İdare Mahkemesi, zararın sızıntıdan kaynaklandığını, ancak yapının ruhsatsız olmasının zararla doğrudan bir nedensellik bağı oluşturmadığını belirterek, davacının maddi zararını 54.981,00 TL […]

→

İzin belgesi olmaksızın yolcu taşıyan aracın trafikten men edilmesi işleminin hukuka uygunluğu nasıl değerlendirilir (Danıştay)

ÖZET: Danıştay 8. Dairesi, davacının aracının 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu uyarınca 60 gün süreyle trafikten men edilmesine ilişkin işlemin iptali istemini değerlendirmiştir. İlk Derece Mahkemesi, davacının aracının izin belgesi olmaksızın yolcu taşıdığı gerekçesiyle yapılan işlemin hukuka aykırı olduğuna karar vermiştir. Ancak, Danıştay, davacının işlem tarihinden sonra izin belgesi almasının, belgenin makul sürede edinilmediğini gösterdiğini […]

→

Yüksek lisans sonrası doktora başarısızlığı nedeniyle görev talebinin reddi, 1416 sayılı Kanun’un amacına aykırılık teşkil eder mi (Danıştay)

ÖZET: Danıştay 8. Dairesi, 1416 sayılı Kanun kapsamında yurt dışına gönderilen davacının yüksek lisans eğitimini tamamlamasına rağmen, doktora eğitimini başaramadığı gerekçesiyle görev talebinin reddedilmesini hukuka uygun bulmuştur. Davacı, yüksek lisansını tamamladıktan sonra doktora eğitimine başlamış, ancak süre içinde başarı gösterememiştir. Kanun hükümlerine göre, yurt dışına gönderilen öğrencilerin mecburi hizmet yükümlülüklerini yerine getirebilmeleri için öğrenimlerini başarıyla […]

→

Özel tüketim vergisi hesaplamasında güncel vergi oranlarının dikkate alınmaması, hukuka uygunluk açısından nasıl bir etki yaratır (Danıştay)

ÖZET: Danıştay 7. Dairesi, davacının sürücüsü olduğu araçta bandrolsüz sigara bulundurması nedeniyle re’sen tarh edilen özel tüketim vergisi ve vergi ziyaı cezasının iptali talebiyle açılan davada, davacının “bulunduran” sıfatına haiz olduğu sonucuna ulaşmıştır. İlk Derece Mahkemesi, davacının bu sıfatını kabul ederek, tarh edilen vergi ve ceza tutarının bir kısmının hukuka aykırı olduğuna, ancak diğer kısmının […]

→

Gümrük vergilerinin iadesi talebinin hukuka uygunluğu ve fazladan tahsil edilen tutarın tecil faiziyle iade edilmesi gerekliliği nasıl değerlendirilmelidir (Danıştay)

ÖZET: Danıştay 7. Dairesi, davacının gümrük vergilerinin iadesi talebinin reddine ilişkin kararı incelemiştir. Davacı, serbest dolaşıma giriş beyannamesi kapsamında ödenen gümrük vergilerinin, eşyaya ait faturada belirtilen kıymetten fazla olduğunu ve bu nedenle 4458 sayılı Gümrük Kanunu’nun 211. maddesi uyarınca iade edilmesi gerektiğini savunmuştur. İlk Derece Mahkemesi, gözetim uygulamasına tabi eşyanın kıymetinin artırılmasının hukuka aykırı olduğunu […]

→

Ek mali yükümlülüğün hesaplanmasında kullanılan uluslararası fiyat belirsizliği, hukuki güvenlik ilkesine aykırılık teşkil eder mi (Danıştay)

ÖZET: Danıştay 7. Dairesi, kömür ithalatına ilişkin ek mali yükümlülüğün tahakkukunda hukuka uyarlık bulunmadığına karar vermiştir. Davacı, 19/09/2016 tarihli Bakanlar Kurulu Kararı uyarınca tahakkuk ettirilen ek mali yükümlülüğe itiraz etmiş, ancak ilk derece mahkemesi, düzenleyici işlemin hukuka uygun olduğunu belirterek davayı reddetmiştir. Bölge İdare Mahkemesi ise, düzenleyici işlemin belirsizlikler içerdiğini, bu nedenle yürütme organının yetkisini […]

→

İdarenin madencilik faaliyeti süre uzatım talebini reddederken hukuki sebep sunmaması, işlemin iptali için yeterli bir gerekçe midir (Danıştay)

ÖZET: Danıştay 8. Dairesi, Tokat ili, Zile ilçesindeki madencilik faaliyetine yönelik süre uzatım talebinin reddine ilişkin işlemin iptali istemini incelemiştir. İlk Derece Mahkemesi, davacının talebinin reddine dair işlemin sebep unsurunun mevcut olmadığını belirterek, idarenin hukuki sebebi ortaya koyamadığını ve işlemin hukuki denetime elverişli olmadığını ifade etmiştir. Bu durum, hukuki belirlilik ve öngörülebilirlik ilkesinin ihlaline yol […]

→

Maden ruhsatı süresinin uzatılması talebinin reddinde idarenin takdir yetkisi nasıl somut gerekçelerle desteklenmelidir (Danıştay)

ÖZET: Danıştay 8. Dairesi, Afyonkarahisar’da bir maden işletme ruhsatı sahibinin ruhsat süresinin uzatılması talebinin reddine ilişkin işlemleri hukuka aykırı bulmuştur. İdare Mahkemesi, davalı idarelerin işlemlerinin sebep unsurunu ortaya koymadığını ve takdir yetkisini kamu yararı ve hizmet gereklerine uygun kullanmadığını belirterek, ruhsat süresi uzatma talebinin reddine dair işlemleri iptal etmiştir. Dava, Enerji ve Tabi Kaynaklar Bakanlığı’nın […]

→