Danıştay’ın iştirak kazancı istisnası ve örtülü sermaye faizi üzerindeki hukuki değerlendirmesi ile vergiye tabi gelir durumu (Danıştay)

ÖZET: Danıştay 9. Dairesi, davacı şirketin 2018 yılından 2019 yılına devreden zarar tutarının 533.275.728,23 TL olarak dikkate alınması gerektiği iddiasını değerlendirirken, iki ana unsur üzerinde durmuştur: Birincisi, iştiraklerin sermaye azaltımı nedeniyle elde edilen gelir ile örtülü sermaye faizi arasındaki hukuki durumdur. Mahkeme, iştirak kazancı istisnasının sağlanabilmesi için gerekli şartların yerine getirilmediğini belirterek, sermaye azaltımından elde […]

→

Gümrük Tarife Pozisyonunun Belirlenmesinde Bluetooth Saatin Niteliklerinin Değerlendirilmesi Gerekliliği (Danıştay)

ÖZET: Danıştay 7. Dairesi, davacı tarafından beyan edilen “bluetooth saat”ın gümrük tarife pozisyonunun belirlenmesi konusunda bir uyuşmazlık yaşanmıştır. Davacı, eşyanın 8517.62.00.90.00 pozisyonunda beyan edilmesi gerektiğini savunurken, gümrük idaresi eşyanın 8517.12.00.00.11 pozisyonuna tabi olduğunu ve Tareks Belgesi ibraz edilmesi gerektiğini ileri sürmüştür. İlk Derece Mahkemesi, yapılan fiziki muayene sonucunda eşyanın akıllı saat niteliğinde olduğunu ve gümrük […]

→

Gümrük müşavirinin yanlış kodla beyanı, özel tüketim vergisi sorumluluğunu nasıl etkiler ve hukuki sonuçları nelerdir (Danıştay)

ÖZET: Danıştay 7. Dairesi, bir gümrük müşaviri tarafından yapılan beyanda, özel tüketim vergisine tabi bir eşyanın yanlış kodla beyan edilmesi nedeniyle verginin tahakkuk ettirilmediği durumunu değerlendirmiştir. Olayda, gümrük müşaviri olan davacının, ithalat beyannamesinde eşyanın özel tüketim vergisine tabi olduğunu mesleği gereği bilmesi gerektiği belirtilmiştir. Bu bağlamda, 5326 sayılı Kanun’un 14. maddesi uyarınca, davacının kabahat fiiline […]

→

Örtülü sermaye üzerinden elde edilen faiz gelirinin iştirak kazancı istisnası kapsamında değerlendirilmesi için gerekli şartların sağlanıp sağlanmadığı (Danıştay)

ÖZET: Danıştay, davacının iştiraklerine örtülü sermaye kapsamında kullandırdığı borç karşılığında elde ettiği faiz gelirinin iştirak kazancı istisnası olarak beyan edilmesinin hukuka uygun olmadığını belirtti. Karara göre, örtülü sermaye kullanan şirketlerin mali zarar beyan etmeleri durumunda, bu şirketlerin kar payı dağıtımına esas kazançları üzerinden vergi ödemeleri gerektiği, dolayısıyla bu durumun, iştirak kazancı istisnasından yararlanmayı engellediği vurgulandı. […]

→

Örtülü sermaye ilişkisi kapsamında faiz ödemelerinin iştirak kazancı istisnası için şartların oluşup oluşmadığına dair hukuki değerlendirme (Danıştay)

ÖZET: Danıştay 9. Dairesi, örtülü sermaye ilişkisi kapsamında yapılan faiz ödemelerinin iştirak kazancı istisnası olarak beyan edilebilmesi için, bu ödemelerin kanunen kabul edilmeyen gider olarak beyan edilen tutarların üzerinden tarh edilen vergilerin kesinleşip ödenmiş olmasını şart koşmaktadır. Ancak, dönem zararı veya geçmiş yıl zararlarının mahsubu gibi durumlarda, kurumlar vergisi matrahının oluşmaması halinde bu şartın aranmayacağına […]

→

İmar planlarının hazırlanmasında gerekli plan açıklama raporlarının yetersizliği, hukuka uygunluk açısından iptal sebebi midir (Danıştay)

ÖZET: Danıştay 6. Dairesi, Edirne İli’nde onaylanan 1/1000 ölçekli uygulama imar planı revizyonu ve 1/5000 ölçekli nazım imar planı revizyonuna yapılan itirazların reddine dair belediye meclisi kararının iptali istemini incelemiştir. İlk Derece Mahkemesi, yapılan keşif ve bilirkişi raporlarına dayanarak, imar planlarının üst ölçekli çevre düzeni planına uygun olduğunu ve kamu yararına hizmet ettiğini belirterek davayı […]

→

Maden ruhsatı için ödenen devlet hakkı ve orman payının geri ödenmesi talebinin hukuki dayanağı nedir (Danıştay)

ÖZET: Danıştay 8. Dairesi, bir maden ruhsatına ilişkin devlet hakkı ve orman payı ödemeleri konusunda yaşanan hukuki uyuşmazlığı değerlendirmiştir. Davacı şirket, ruhsatlı maden için ödenen 13.166,86 TL’nin geri ödenmesini talep ederken, İdare Mahkemesi, madenin üretim yapılmamasına rağmen devlet hakkı alınmasının mevzuat gereği olduğunu belirterek davayı reddetmiştir. Ancak, Bölge İdare Mahkemesi, davacının geçici tatil süresinin sona […]

→

Yasal Defter İbrazının Eksikliği ve Kayıt Dışı Hasılat İddialarının Varsayıma Dayanması: Cezalı Vergi Uygulamasında Hukuki Değerlendirme (Danıştay)

ÖZET: Bu karar, davacı şirketin 2018 yılına ait yasal defter ve belgelerini incelemeye ibraz etmemesi ve bir kısım hasılatını kayıt dışı bırakması iddialarına dayanan vergi inceleme raporuna ilişkin hukuki bir uyuşmazlığı ele almaktadır. İlk Derece Mahkemesi, yapılan incelemenin eksik olduğunu ve davacının ibraz ettiği belgelerin yeterince değerlendirilemediğini belirterek, kayıt dışı kazanç iddialarının varsayıma dayalı olduğu […]

→

FETÖ ile irtibat iddiasında somut delil yetersizliği, kamu görevlisinin devlete sadakat yükümlülüğünü ihlalini nasıl etkiler (Danıştay)

ÖZET: Danıştay 5. Dairesi, kamu görevinden çıkarılan davacının, FETÖ/PDY terör örgütü ile irtibatı olduğu gerekçesiyle yapılan işlemin hukuka uygunluğunu değerlendirmiştir. Davacı, Olağanüstü Hal İşlemleri İnceleme Komisyonu’na yaptığı başvurunun reddini iptal ettirmek istemiştir. İdare Mahkemesi, davacının Bank Asya’daki hesap hareketleri ve FETÖ ile bağlantılı sendika üyeliği gibi unsurları değerlendirerek, davacının terör örgütü ile irtibatının bulunduğu sonucuna […]

→

Rekreasyon alanlarının parselasyon işlemlerinde kamu tesis alanı olarak değerlendirilmesi, hukuka aykırılığı nasıl etkiler (Danıştay)

ÖZET: Danıştay 6. Dairesi, Denizli Büyükşehir Belediyesi tarafından gerçekleştirilen parselasyon işleminin hukuka uygunluğunu değerlendirirken, davacıların itirazlarını incelemiştir. İdare Mahkemesi, parselasyon işleminin 1/1000 ölçekli uygulama imar planına uygun olduğunu ve davacıya tahsis edilen alanın rekreasyon alanı niteliğinde olduğunu belirterek davayı reddetmiştir. Ancak, Danıştay, parselasyon işleminin hukuka uygunluğunu sorgulamış ve rekreasyon alanının yapı yapmaya elverişli olup olmadığını […]

→

FETÖ/PDY ile irtibat nedeniyle kamu görevinden çıkarılmada gizli tanık ifadeleri ve dijital materyallerin delil niteliği nasıl değerlendirilir (Danıştay)

ÖZET: Danıştay Beşinci Dairesi, davacının FETÖ/PDY terör örgütü ile iltisak ve irtibatı olduğu gerekçesiyle kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonu kararını hukuka uygun bulmuştur. Davacı, gizli tanık ifadeleri ve ele geçirilen dijital materyallerdeki kodlama sistemine dayanarak, “Derece 1 – Devir Olmayacak” şeklinde kodlanmış olup, bu durumun FETÖ mensubu olduğunu gösterdiği belirtilmiştir. Ayrıca, davacının […]

→

Vergi İncelemesinin Yetersizliği: Kayıt Dışı Hasılat İddialarında Sağlıklı İnceleme Yapılmadığına Dair Hukuki Değerlendirme (Danıştay)

ÖZET: Bu davada, radyo, televizyon ve internet üzerinden perakende emtia ticareti yapan davacının bir kısım hasılatını kayıt ve beyan dışı bıraktığı iddiaları üzerine, 2017 yılı için re’sen salınan vergi ziyaı cezalı gelir vergisi ve geçici vergi ile özel usulsüzlük cezasının kaldırılması talep edilmiştir. İlk Derece Mahkemesi, yapılan vergi incelemesinin yetersiz olduğunu, örnekleme yöntemiyle %25’lik bir […]

→

Basit tadilatın kapsamı ve bina kontur gabarisindeki değişikliklerin belirlenmesi için yeni bilirkişi heyeti oluşturulması gerekliliği nasıl değerlendirilmelidir (Danıştay)

ÖZET: Danıştay 6. Dairesi, Beşiktaş’ta bir taşınmaz için basit tadil ve onarım izni verilmesine dair Beşiktaş Belediye Başkanlığı’nın işleminin hukuka uygunluğunu değerlendirmiştir. İlk Derece Mahkemesi, yapılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucunda tadilatların basit tadilat kapsamında kaldığına ve bina kontur gabarisinde bir artış olmadığını belirlemiştir. Ancak, davacı, bilirkişi raporları arasında çelişki olduğunu ve yeniden keşif yapılması […]

→

Terör örgütü ile irtibat iddiasında somut delil olmaksızın kamu görevinden çıkarma işlemi hukuka uygun sayılabilir mi (Danıştay)

ÖZET: Danıştay 5. Dairesi, davacının 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin Geçici 35/B/6. maddesi uyarınca kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin işlemin hukuka uygun olup olmadığını değerlendirmiştir. Davacı, FETÖ/PDY terör örgütü ile irtibatı olduğu gerekçesiyle görevden alındığını iddia etmekte, ancak hakkında kesinleşmiş bir mahkumiyet kararı bulunmadığını savunmaktadır. İlk Derece Mahkemesi, davacının terör örgütü ile irtibatının bulunduğu sonucuna vararak […]

→

Kamu görevinden çıkarılma işleminin terör örgütü ile irtibat gerekçesiyle hukuka uygunluğu için hangi delillerin sunulması zorunludur (Danıştay)

ÖZET: Danıştay 5. Dairesi, davacının 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin geçici 35. maddesi uyarınca kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin işleminin hukuka uygun olduğuna karar vermiştir. Davacı, kamu görevinden çıkarılmasına itiraz ederek, işlemin iptali ve yoksun kaldığı hakların iadesini talep etmiştir. İlk Derece Mahkemesi, davacının terör örgütü ile irtibatı bulunduğu gerekçesiyle yapılan işlemin hukuka aykırı olmadığını belirterek […]

→