İşçi kadrosundaki personelin Temizlik İşleri Müdürlüğü vekaletini üstlenmesinin hukuki geçerliliği ve kamu zararına yol açan ödemelerin geri alınması gerekliliği (Sayıştay)

ÖZET: Sayıştay, işçi kadrosunda bulunan bir personelin Temizlik İşleri Müdürlüğüne vekalet etmesinin hukuken mümkün olmadığını belirterek, bu durumun 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’na aykırı olduğunu ifade etmiştir. Kanun, vekaletin yalnızca memurlar eliyle yürütülmesini öngörmekte ve işçi kadrosundaki personelin bu tür bir görevi üstlenemeyeceğini vurgulamaktadır. Ayrıca, toplu iş sözleşmesinde 1. Derece İdari Sorumluluk Tazminatı ile ilgili […]

→

Sürücünün Kusuru Nedeniyle Tazminata İlişkin Daire Kararının Bozulması (Sayıştay)

  Kamu İdaresi Türü Belediyeler ve Bağlı İdareler Yılı 2019 Dairesi 8 Karar No 48778 İlam No 52297 Tutanak Tarihi 14.9.2022 Kararın Konusu Çeşitli Konuları İlgilendiren Kararlar Çöp aracı onarım giderinin sorumlulara rücu edilmemesi 17 sayılı İlamın 2 nci maddesiyle; Belediye tarafından kiralanmış çöp aracının, sürücüsünün hatası ile ortaya çıkan onarım giderinin Belediye bütçesinden ödendiği […]

→

Özel kalem müdürlüğü kadrosundan diğer müdürlüklere atama yapılabilmesi için gerekli şartların sağlanmaması durumunda hukuki geçersizlik ve kamu zararı değerlendirmesi (Sayıştay)

ÖZET: Sayıştay kararı, özel kalem müdürlüğü kadrosuna atanan bir memurun, görevde yükselme için gerekli şartları taşımadan başka müdürlüklere atanmasının hukuka aykırı olduğunu belirlemektedir. 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 59. maddesi gereğince, özel kalem müdürlüğü istisnai bir memurluk olarak kabul edilmekte ve bu kadrodan başka bir memur kadrosuna atama yapılabilmesi için ilgili şartların sağlanması gerektiği vurgulanmaktadır. […]

→

Özel kalem müdürlerine mevzuata aykırı yapılan özel hizmet tazminatı ödemelerinin geri alınması ve kamu zararına yol açan durumun hukuki değerlendirmesi (Sayıştay)

ÖZET: Sayıştay, … Başkanlığına Özel Kalem Müdürü olarak atanan personele özel hizmet tazminatı ve yan ödemelerin, Bakanlık özel kalem müdürleri için belirlenen oranlar üzerinden ödenmesinin mevzuata aykırı olduğuna karar vermiştir. Dilekçelerde, “mevzuatında öngörülmediği halde ödeme yapılması” durumunun yalnızca mal ve hizmet alımlarıyla sınırlı olduğu iddiası reddedilmiştir. Kararda, özel kalem müdürlerinin, Bakanlık özel kalem müdürleri ile […]

→

Özel kalem müdürlerine mevzuata aykırı tazminat ödemesinin kamu zararına yol açması ve tazminat oranlarının belirlenmesi üzerine hukuki değerlendirme (Sayıştay)

ÖZET: Sayıştay, … Başkanlığına atanan özel kalem müdürüne, Bakanlık özel kalem müdürleri için belirlenen oranlar üzerinden özel hizmet tazminatı ve yan ödemelerin ödenmesinin mevzuata aykırı olduğuna karar vermiştir. Bu durum, 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu’nun “Kamu zararı” başlıklı 71. maddesinin “g” bendinde yer alan “mevzuatında öngörülmediği halde ödeme yapılması” kuralının ihlali olarak […]

→

Milli İstihbarat Teşkilatı Başkanlığı emrinde istihbarat uzmanı olarak görev yapan personelin belediyede bilgisayar işletmeni unvanlı kadroya atanması halinde yükselebileceği derece (ÇŞB)

ÖZET: Milli İstihbarat Teşkilatı Başkanlığı bünyesinde istihbarat uzmanı olarak görev yapan personelin, belediyedeki bilgisayar işletmeni kadrosuna atanması durumunda yükselebileceği dereceye ilişkin değerlendirmeler yapılmıştır. 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun ilgili maddeleri incelendiğinde, bu personelin mevcut görev sınıfına göre daha yüksek bir dereceden başlaması gerektiği belirtilmektedir. Ayrıca, yeni görevlerinde ilk ilerleme sürelerinin, önceki sınıflarında kazandıkları derece ve […]

→

Polis Meslek Yüksekokulu sınıf amirine sahtecilik suçlamasıyla verilen disiplin cezasının hukuka aykırılığı ve lehe normun uygulanması ilkesiyle iptali (Danıştay)

ÖZET: Danıştay, davacının Polis Meslek Yüksekokulunda sınıf amiri olarak görev yaptığı dönemde, bir öğrencinin gerçeği yansıtmayan izin talep formuna imza atması nedeniyle “sahtecilik” suçlamasıyla meslekten çıkarma cezasına çarptırılmasını incelemiştir. Mahkeme, davacının eyleminin kast olmaksızın gerçekleştiğini ve ceza yargılamasında “sahtecilik” suçunun unsurlarının oluşmadığını belirlemiştir. Bu nedenle, davacının eylemine dayanak olan disiplin cezasında hukuka uyarlık bulunmadığına hükmedilmiştir. […]

→

Polis Meslek Yüksekokulu’nda sahtecilik suçlamasıyla meslekten çıkarma cezası ve lehe olan normun uygulanması ilkesiyle hukuka aykırılık değerlendirmesi (Danıştay)

ÖZET: Danıştay, davacının Polis Meslek Yüksekokulunda görev yaptığı dönemde, bir öğrencinin gerçeği yansıtmayan izin teklif formuna imza atması nedeniyle “sahtecilik” suçlamasıyla meslekten çıkarma cezası ile cezalandırılmasına ilişkin işlemin hukuka aykırı olduğuna karar vermiştir. Mahkeme, davacının eyleminin kast olmaksızın işlendiğini ve ceza yargılamasında da sahtecilik suçunun unsurlarının oluşmadığını belirtmiştir. Bu nedenle, davacının kastının ispatlanamadığı ve izin […]

→

Kumar oynanan yerlerin kapatılmasında kesin delil gerekliliği ve delil standartlarının önemi (Danıştay)

ÖZET: Danıştay, kumar oynanan umuma açık yerlerin kapatılmasına ilişkin işlemlerin, yalnızca kesin delillerle desteklenmesi gerektiğini vurgulamıştır. Olayda, işyerinde kumar oynandığına dair yapılan denetimlerde elde edilen tutanak ve oyun oynayan şahısların ifadeleri, kumar oynandıklarını kabul etmemiş olmaları nedeniyle yeterli delil teşkil etmemektedir. Bu durum, kumar oynandığına dair kesin ve inandırıcı bir delil bulunmadığını ortaya koymaktadır. Mahkeme, […]

→

İmar planında park alanı olarak belirlenen taşınmazın belediyeye terk edilip edilmediği ve ecrimisil talep yetkisi değerlendirmesi (Danıştay)

ÖZET: Danıştay, imar planında park alanı olarak belirlenen bir taşınmazın, ilgili belediyeye terk edilip edilmediğinin ve belediyeye yapılmış bir devir veya tahsisin varlığının belirlenmesi gerektiğine hükmetmiştir. Dava konusu taşınmazın kamunun kullanımına terk edildiğine dair herhangi bir belge sunulmadığı ve davalı idarenin mülkiyetinde olmadığı tespit edilmiştir. Bu nedenle, davalı idarenin taşınmazın işgali nedeniyle ecrimisil isteme yetkisinin […]

→

İmar planında kamuya terk edilen alanlardan ecrimisil talep edilemeyeceği ve belediyenin bu konuda yetkisiz olduğu değerlendirilmiştir (Danıştay)

ÖZET: Danıştay, İzmir Karşıyaka’da bir park alanının fuzulen işgali nedeniyle davalı belediyenin ecrimisil talebinin hukuka uygun olup olmadığını değerlendirmiştir. İlgili mevzuat çerçevesinde, imar planında umumi hizmetlere ayrılan alanların belediyeye terk edilmesinin zorunlu olduğu, dolayısıyla bu alanlardan ecrimisil talep edilemeyeceği sonucuna varılmıştır. Davalı belediyenin, taşınmazın mülkiyetine dair herhangi bir belge sunamadığı ve imar planında belirtilen kamuya […]

→

İmar planında kamuya terk edilmeyen taşınmaz için belediyenin ecrimisil talep edemeyeceği kararı (Danıştay)

ÖZET: Danıştay, İzmir Karşıyaka’da bulunan bir park alanının işgali nedeniyle davalı belediyenin ecrimisil talep etme yetkisini değerlendirmiştir. İlgili mevzuat çerçevesinde, imar planında kamuya terk edilen alanların belediyeye devredilmesinin zorunlu olduğu, ancak bu tür bir devir veya tahsisin varlığına dair belgelerin dosyada bulunmadığı tespit edilmiştir. Bu nedenle, taşınmazın kamunun kullanımına terk edilmediği ve dolayısıyla davalı idarenin […]

→

Terfi işlemlerinde liyakat ve eşitlik ilkesinin ihlali nedeniyle işlemin iptali ve mali hakların ödenmesi kararı (Danıştay)

ÖZET: Danıştay İkinci Dairesi, davacının terfi ettirilmemesine ilişkin işlemi iptal etmiştir. Davacı, 4. sınıf emniyet müdürü olarak görev yaparken, terfi etmemesinin gerekçesi olarak gösterilen cezanın, terfi tarihinden önceki bir döneme ait olduğunu ve bu cezanın terfiye engel teşkil etmediğini savunmuştur. İdare Mahkemesi, davacının sicil ortalamasının çok iyi olduğunu ve kendisinden kıdemsiz olan kişilerin terfi ettirildiğini […]

→

Liyakat ve eşitlik ilkelerine aykırı terfi işleminin hukuka uygunluğu değerlendirilerek idare mahkemesi kararı bozuldu (Danıştay)

ÖZET: Danıştay İkinci Dairesi, bir komiser yardımcısının 2015 yılı rütbe terfi döneminde terfi ettirilmemesine ilişkin idari işlemin hukuka uygunluğunu değerlendirmiştir. İlgili mevzuat gereğince, terfi işlemlerinin temel ölçütü liyakat olarak belirlenmiştir. Liyakat değerlendirmesinde, personelin sicil notları, başarı belgeleri, mesleki yeterlilikleri ve geçmişteki disiplin cezaları gibi unsurların dikkate alınması gerektiği vurgulanmıştır. Dava konusu uyuşmazlıkta, davacının terfi etmemesi […]

→

Disiplin cezasının hukuka uygunluğu, lehe olan normun uygulanması ve yasal dayanağın kalmaması durumunda değerlendirilmesi (Danıştay)

ÖZET: Danıştay 2. Dairesi, davacının disiplin cezasının hukuka uygunluğunu değerlendirirken, 3201 sayılı Emniyet Teşkilat Kanunu’nun 83. maddesinin iptal edilmesi ve 7068 sayılı Kanun’un yürürlüğe girmesiyle birlikte, davacıya isnat edilen “sahtecilik” fiilinin disiplin cezasını gerektiren bir eylem olmaktan çıkarıldığını belirtmiştir. Bu bağlamda, disiplin cezasının yasal dayanağının kalmadığına ve dolayısıyla davacının cezalandırılmasına hukuka aykırılık teşkil ettiğine hükmetmiştir. […]

→