Yabancı uyruklu tıpta uzmanlık öğrencilerinin döner sermaye ek ödemesi ve Covid-19 ödemelerinden yararlanma hakkı ile ayrımcılık yasağı değerlendirmesi (KDK)

ÖZET: Bu karar, Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi’nde yabancı uyruklu asistan hekim olarak çalışan başvuranın, Türk vatandaşı hekimlerle eşit muamele görmediği iddialarını incelemektedir. Başvuran, döner sermaye ek ödemesi ve Covid-19 ödemelerinden yararlanamadığını, ayrıca sağlık sigortasının üniversite tarafından yapılmadığını belirtmiştir. Ege Üniversitesi Rektörlüğü, başvurana döner sermaye sabit ek ödemesi yapıldığını, ancak yabancı uyruklu tıpta uzmanlık öğrencilerine döner […]

→

6183 sayılı Kanun’un 58. maddesi uyarınca haksız çıkma zammının iptali sonrası vergi/ceza ihbarnamesinin hukuka aykırılığı ve temyiz isteminin reddi (Danıştay)

ÖZET: Danıştay İkinci Dairesi, 6183 sayılı Kanun’un 58. maddesi uyarınca hesaplanan %10 haksız çıkma zammına ilişkin kuralın Anayasa Mahkemesi tarafından iptal edilmesi üzerine, davacı hakkında tesis edilen işlemin hukuka aykırı olduğuna karar vermiştir. Anayasa Mahkemesi, bu kuralın mülkiyet hakkına ölçüsüz bir sınırlama getirdiğini ve hak arama özgürlüğünü kısıtladığını belirterek, iptaline hükmetmiştir. Bu iptal kararı doğrultusunda, […]

→

Ecrimisil talebinin paydaşlık durumuna göre belirlenmesi ve işgal alanının tespitinde hukuka aykırılık idaresi üzerine hukuki değerlendirme (Danıştay)

ÖZET: Danıştay 2. Daire, ecrimisil düzeltme ihbarnamesinin iptali istemiyle açılan davada, taşınmazın paylı mülkiyetine ve işgal durumuna ilişkin hukuki değerlendirmelerde bulunmuştur. Davacı vakfın, Hazineye ait taşınmazın bir kısmını işgal ettiği tespit edilmiştir. Ecrimisil talebinin, paydaşlık durumuna göre belirlenmesi gerektiği vurgulanmış, paydaşların kendi hisseleri oranında taşınmazdan yararlanabileceği belirtilmiştir. Davacı vakfın işgal alanının, sahip olduğu hisse oranını […]

→

Cezaevlerinin doluluk oranı, hükümlülerin ailevi sebeplerle nakil taleplerinin reddedilmesinde hukuka uygunluk sağlar mı (KDK)

ÖZET: Bu karar, hükümlülerin ailevi sebeplerle ceza infaz kurumlarına nakil taleplerinin değerlendirilmesi üzerine odaklanmaktadır. Başvuran, İzmir’deki cezaevlerine nakil talep etmiş, ancak bu talepler doluluk gerekçesiyle reddedilmiştir. Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’un 3. maddesi, infazın amacını hükümlünün yeniden topluma kazandırılması olarak belirlerken, bu süreçte aile bağlarının korunmasının önemine de vurgu yapılmaktadır. İdare, nakil taleplerinin […]

→

Şirket ortaklığı sonrası sigortalılık statüsünün 4/a’dan 4/b’ye aktarılması ve basamakların yeniden değerlendirilmesi talebi (KDK)

ÖZET: Başvuru, 28 Mart 2022 tarihinde Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı’na yapılmış olup, başvuranın 4/a kapsamındaki hizmetlerinin 4/b kapsamında değerlendirilmesi ve tescil basamaklarına itirazı ile ilgilidir. Başvuran, 15 Aralık 2021 tarihinde emeklilik tahsis talebinde bulunmuş ve 19 Mart 1996 tarihinden itibaren sigortalılık statüsünün bağ-kura geçirilmesi nedeniyle yaşlılık aylığında önemli bir düşüş yaşandığını belirtmiştir. Ayrıca, ilgili mevzuatın […]

→

Hükümlülerin eğitim hakkı nedeniyle ceza infaz kurumları arasında nakil talepleri hangi şartlarda değerlendirilebilir (KDK)

ÖZET: Başvuran, eğitim hakkının engellendiğini ve ceza infaz kurumunda sınavlara katılmak için yüksek maliyetler ödemek zorunda kaldığını belirterek, 81 ildeki ceza infaz kurumlarından birine nakil talep etmiştir. İdare, başvuranın nakil talebinin, ilgili mevzuat gereği uygun koşulların sağlanmadığı ve talep edilen kurumların kapasitesinin dolu olduğu gerekçesiyle reddedildiğini açıklamıştır. Danıştay, 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı […]

→

Kamu konutu satışında döner sermaye işletme bedeli tahsilinin hukuka uygunluğu (KDK)

ÖZET: Başvuran, kamu konutunun satışında döner sermaye işletme bedeli alınmasının hukuka aykırı olduğunu iddia ederek Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’na itirazda bulunmuştur. Başvurusu, 4706 sayılı Kanun’un 4. maddesi uyarınca ön alım hakkını kullanarak konutunu satın alması ve bu süreçte tahsil edilen bedelin yasal dayanağının bulunmadığı gerekçeleriyle desteklenmiştir. Başvuran, döner sermaye ücreti talebinin, ilgili mevzuat […]

→

Kamu konutu satışında döner sermaye işletme bedeli tahsil edilmesine itiraz hakkı (KDK)

ÖZET: Başvuru, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından kamu konutu satışında döner sermaye işletme bedeli alınmasına yönelik itiraz hakkını içermektedir. Başvuran, 4706 sayılı Kanun’un 4. maddesi gereğince ön alım hakkını kullanarak konutunu satın aldığını, ancak işlem bedeli olarak talep edilen döner sermaye ücretinin hukuka aykırı olduğunu iddia etmektedir. Başvuru dilekçesinde, bu ücretin tahsilinin, ilgili […]

→

Bilgi edinme taleplerinde özel çalışma gerektiren durumlar idare tarafından nasıl değerlendirilir (KDK)

ÖZET: Başvuran, Türkiye Radyo-Televizyon Kurumu’nda (TRT) muhabir olarak çalıştığı dönemde stajyerlerle ilgili bilgi talep etmiş, ancak bu talep idare tarafından reddedilmiştir. İdare, başvuranın talep ettiği bilgilerin, farklı illerdeki birimlerde çalışmış olması ve kesin bir zaman dilimi belirtmemesi nedeniyle ayrı ve özel bir çalışma gerektirdiğini belirtmiştir. 4982 sayılı Bilgi Edinme Hakkı Kanunu’nun 7. maddesi gereğince, idareler, […]

→

Emniyet müdürünün rütbe terfi sınavında başarısız sayılmasına ilişkin işlemin hukuka aykırılığı ve yeni düzenlemelerle sözlü sınav yapılması gerekliliği (Danıştay)

ÖZET: Danıştay 2. Dairesi, bir emniyet müdürünün rütbe terfi sınavında başarısız sayılmasına ilişkin işlemin iptali istemiyle açılan davada, İdare Mahkemesi’nin kararını onayarak temyiz talebini reddetmiştir. Mahkeme, davacının başarısız sayılmasına dayanak olan yönetmelik hükümlerinin hukuka aykırı olduğuna karar vermiş, ancak bu durumun davacının başarılı olduğu anlamına gelmeyeceğini belirtmiştir. Yeni düzenlemelerle yapılacak sözlü sınav sonucuna göre işlem […]

→

Kamu yöneticilerinin atanmasında idarenin takdir yetkisi ve kariyer ile liyakat ilkeleri değerlendirmesi (Danıştay)

ÖZET: Danıştay, davacının İSKİ bünyesinde daire başkanlığı görevinden 1. derece uzman kadrosuna atanmasına ilişkin işlemin hukuka aykırı olmadığına hükmetmiştir. İdare mahkemesi, kamu yöneticilerinin görev ve unvan eşitliği gözetmeksizin atanabileceğini, dolayısıyla idarenin takdir yetkisinin geniş olduğunu belirtmiştir. Davacının, kariyer ve liyakat ilkelerine aykırı bir işlem yapıldığına dair yeterli delil sunamadığı ve idarenin takdir yetkisinin kamu yararı […]

→

İdarenin yargı kararlarına uymaması nedeniyle görevden alma işleminin hukuka aykırılığı ve davacının görevine iadesi kararı (Danıştay)

ÖZET: Danıştay 2. Dairesi, bir davacının Daire Başkanlığı görevinden alınarak başka bir göreve atanmasına ilişkin işlemin iptali istemiyle açtığı davada, Bölge İdare Mahkemesi’nin kararını onayarak idarenin yargı kararlarına uyması gerektiğini vurgulamıştır. Mahkeme, idarenin takdir yetkisini kamu yararı doğrultusunda kullanmadığını, davacının görevini mevzuat çerçevesinde yerine getirdiğini ve bu nedenle görevden alınmasının hukuka aykırı olduğunu belirtmiştir. Bölge […]

→

Kamu görevlilerinin gecikme cezası hesaplamasındaki mevzuata uygun hareketleri nedeniyle kamu zararı iddialarının geçerliliği ve sorumlulukların ortadan kalkması. (Sayıştay)

ÖZET: Sayıştay kararında, … Büyükşehir Belediyesi tarafından ihale edilen bir projede, gecikme cezasının eksik hesaplanması ve tahsil edilmemesi nedeniyle kamu zararının oluştuğu iddia edilmiştir. Ancak, 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu’nun 71. maddesi uyarınca kamu zararı, kamu görevlilerinin kasıt, kusur veya ihmallerinden kaynaklanan mevzuata aykırı eylemlerle tanımlanmıştır. Sorumlular, gecikme cezasını kesmiş ve tahsilat […]

→

Belediye Başkanı ile sendikadan imzalanan toplu sözleşme hükmünün mevzuata uygunluğu (Sayıştay)

  Kamu İdaresi Türü Belediyeler ve Bağlı İdareler Yılı 2019 Dairesi 4 Karar No 48782 İlam No 52294 Tutanak Tarihi 14.9.2022 Kararın Konusu Personel Mevzuatı ile İlgili Kararlar Mevzuata aykırı vekalet ödemesi 14 sayılı İlamın 1 inci maddesiyle; … Belediyesinde işçi kadrosunda bulunan …’e, mevzuata aykırı olarak, Devlet memurları eliyle yürütülmesi gereken Temizlik İşleri Müdürlüğüne […]

→

İşçi kadrosundaki personelin Temizlik İşleri Müdürlüğü vekaletini üstlenmesinin hukuki geçerliliği ve kamu zararına yol açan ödemelerin geri alınması gerekliliği (Sayıştay)

ÖZET: Sayıştay, işçi kadrosunda bulunan bir personelin Temizlik İşleri Müdürlüğüne vekalet etmesinin hukuken mümkün olmadığını belirterek, bu durumun 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’na aykırı olduğunu ifade etmiştir. Kanun, vekaletin yalnızca memurlar eliyle yürütülmesini öngörmekte ve işçi kadrosundaki personelin bu tür bir görevi üstlenemeyeceğini vurgulamaktadır. Ayrıca, toplu iş sözleşmesinde 1. Derece İdari Sorumluluk Tazminatı ile ilgili […]

→