Arşiv araştırma ve-veya güvenlik soruşturma raporlarının değerlendirilmesi (ÇŞB)

ÖZET: Arşiv araştırması ve güvenlik soruşturması süreçleri, kamu kurumlarında istihdam edilecek personelin uygunluğunu belirlemek amacıyla titizlikle yürütülmektedir. 5393 sayılı Belediye Kanunu’nun 49. maddesi, belediyelerde sözleşmeli personel istihdamına ilişkin düzenlemeleri içermekte ve bu personelin belirli niteliklere sahip olmasını şart koşmaktadır. Ayrıca, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun ilgili maddeleri, bu personelin istihdamına dair ek hükümler sunmaktadır. Güvenlik […]

→

Belediye meclisi kararı ile çıkarılan ve hukuka aykırı olduğu iddia edilen yönetmeliklere karşı 2577 sayılı Kanun hükümleri çerçevesinde idare mahkemelerinde dava açılabileceği (ÇŞB)

ÖZET: Belediye meclisi tarafından çıkarılan ve hukuka aykırı olduğu öne sürülen yönetmeliklere karşı, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu çerçevesinde idare mahkemelerinde dava açma imkanı bulunmaktadır. Bu bağlamda, belirli bir tarihte alınan bir meclis kararının iptali talep edilmiştir. İlgili yönetmelikte, servis araçları ve ticari taksilerle ilgili bazı düzenlemeler yer almakta olup, bu düzenlemelerin hukuka aykırı […]

→

Avukatlık stajında geçen sürenin intibakta değerlendirme tarihi (ÇŞB)

ÖZET: Avukatlık stajının intibak değerlendirme tarihi hakkında yapılan incelemeler, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun ilgili maddelerine dayanmaktadır. Bu kanuna göre, avukatlık stajını açıkta tamamlayanlar iki, memuriyette olanlar ise bir kademe ilerlemesi hakkına sahiptir. Ayrıca, avukatlık stajının tamamlanması için stajyerin belirli eğitim programlarına katılması ve bu süreçte başarılı olması gerekmektedir. Staj süresi, bir yıl olup, ilk […]

→

Meclis ve encümen kararlarının duyurulmasının KVKK kapsamında değerlendirilmesi (ÇŞB)

ÖZET: Meclis ve encümen kararlarının duyurulması, Kişisel Verilerin Korunması Kanunu (KVKK) çerçevesinde ele alınmaktadır. 5393 sayılı Belediye Kanunu, belediye meclis kararlarının özetlerinin yedi gün içinde halka duyurulmasını zorunlu kılmakta; ancak encümen kararları için benzer bir düzenleme bulunmamaktadır. Bu durum, encümen kararlarının kamuya açıklanmasının gerekip gerekmediği konusunda belirsizlik yaratmaktadır. Encümen kararları, özel kişi ve şirketlere ait […]

→

Kişisel sağlık verilerinin açık rıza olmaksızın üçüncü kişilere aktarılması (KVKK)

ÖZET: Kişisel Verileri Koruma Kurulu, 22/06/2022 tarihli ve 2022/594 sayılı kararında, bağımlılık yapıcı madde test sonuçlarının, ilgili kişilerin açık rızası olmaksızın bir özel sağlık kuruluşu tarafından işyerindeki üçüncü bir kişinin e-posta adresine gönderilmesini ele almıştır. Başvurular, çalışanların test yaptırmaya zorlandığı ve sonuçların hukuka aykırı bir şekilde üçüncü kişiye iletildiği iddialarını içermektedir. İnceleme sonucunda, veri sorumlusunun, […]

→

Ruhsat iptali sonrası maddi zarar tazmininde iş yerinin fiilen kapalı olduğu dönemin somut verilerle belirlenmesi gerektiği kararı (Danıştay)

ÖZET: Danıştay, Bursa ili Osmangazi ilçesinde bulunan bir odun kömürü imal yerinin ruhsat iptali sonrası uğranılan maddi zararın tazmini talebini incelemiştir. Davacı, ruhsat iptali nedeniyle 15/05/2007-15/10/2008 tarihleri arasında 132.968,00 TL maddi zararının yasal faiziyle birlikte ödenmesini istemiştir. İdare Mahkemesi, bilirkişi raporuna dayanarak zararın 83.465,69 TL olarak tespit edilmesine karar vermiş, ancak Danıştay, bu hesaplamanın hukuki […]

→

Danıştay, Termal Belediyesi’nin umuma açık işyerleri için belirlediği açılış saatlerinin hukuki dayanağını ve kamu yararını değerlendirerek encümen kararını incelemiştir. (Danıştay)

ÖZET: Danıştay 2. Dairesi, Yalova ili, Termal Belediyesi tarafından belirlenen umuma açık işyerlerinin açılış ve kapanış saatlerine ilişkin encümen kararını incelemiştir. İlgili karar, showroom ve satış ofisleri için saatlerin 08:00-18:00 olarak belirlenmesini içermekteydi. Dava, bu saatlerin davacı şirketin tanıtım faaliyetlerini olumsuz etkilediği gerekçesiyle iptali istemiyle açılmıştır. Mahkeme, encümen kararının 5393 sayılı Belediye Kanunu’nun 34/h maddesine […]

→

İdarenin takdir yetkisi ve kamu yararı sınırında personel ataması hukuka aykırı bulunarak yargı denetimine tabi tutulması (Danıştay)

ÖZET: Danıştay 2. Dairesi, davalı idarenin, davacıyı daire başkanlığı kadrosundan araştırmacı kadrosuna atamasını hukuka aykırı bulmuştur. İdarelerin personel istihdamında takdir yetkisi bulunsa da, bu yetki kamu yararı ve hizmet gerekleri ile sınırlıdır ve yargı denetimine tabidir. Davacının kariyer ve liyakat ilkelerine uygun olarak daire başkanlığı kadrosuna atanmış olması, bu kadrodan alınarak daha alt bir kadroya […]

→

Emniyet amirinin terfi sözlü sınavında başarısız sayılması işleminin hukuka uygunluğu ve özlük hak taleplerinin reddi (Danıştay)

ÖZET: Danıştay İkinci Dairesi, emniyet amiri olarak görev yapan davacının 2015 yılı rütbe terfi sözlü sınavında başarısız sayılmasına ilişkin işlemin iptali istemiyle açtığı davada, davacının terfi için gerekli olan “sözlü sınavda başarılı olma” şartını yerine getirip getirmediğinin henüz belirlenmediğini vurgulamıştır. Bu nedenle, davacının Yüksek Değerlendirme Kurulu gündemine alınarak bir üst rütbeye terfi ettirilmemesi yönündeki işlemin […]

→

Ecrimisil alacağına ilişkin encümen kararının tebliğ edilmemesi nedeniyle hukuki değerlendirme ve İdare Mahkemesi kararının isabetsizliği üzerine Danıştay incelemesi (Danıştay)

ÖZET: Uyuşmazlık, davacı şirketin, ecrimisil alacağının tahsili amacıyla düzenlenen ödeme emrinin iptali istemiyle açtığı davada, İdare Mahkemesi tarafından verilen kararın hukuka uygunluğu üzerinedir. İdare Mahkemesi, davacı şirketin kamuya terkli alanı işgal ettiğini belirterek, ecrimisil alacağının tahsilinde hukuka aykırılık bulunmadığına hükmetmiştir. Ancak, Danıştay Onuncu Dairesi, ecrimisil alacağının dayanağı olan encümen kararının ve taşınmaz tespit tutanağının tebliğ […]

→

Askerlik süresinin görevde yükselme için gerekli hizmet süresine dahil edilemeyeceği ve İdare Mahkemesi kararının onanması (Danıştay)

ÖZET: Danıştay 2. Dairesi, bir davacının şef kadrosuna atanmasının iptali üzerine açtığı davada, İdare Mahkemesi’nin kararını onayarak temyiz istemini reddetmiştir. Davacı, askerlikte geçen sürenin memuriyete esas hizmet süresinden sayılması gerektiğini iddia etmiştir. Ancak, Danıştay, askerlik hizmetinin görevde yükselme için gerekli olan “alt görevlerde toplam en az üç yıl hizmet” koşulunu sağlamadığını belirterek, bu sürelerin dikkate […]

→

Yüksek Değerlendirme Kurulu’nun terfi işlemi hukuka uygun bulunmadı, ancak davacı sözlü sınavda başarılı olmadıkça terfi ve tazminat talep edemeyecek. (Danıştay)

ÖZET: Danıştay, davacının 2015 yılı rütbe terfi sözlü sınavında başarısız sayılması nedeniyle açtığı davada, Yüksek Değerlendirme Kurulu tarafından terfi etmemesine ilişkin işlemin hukuka uygun olmadığını belirlemiştir. Ancak, bu kararın davacının doğrudan terfi etmesini sağlamayacağına, zira davacının terfi için gereken “sözlü sınavda başarılı olma” şartını henüz yerine getirmediğine dikkat çekmiştir. Danıştay, yapılacak yeni yönetmelikte belirlenecek usul […]

→

Sendikal faaliyet nedeniyle maaş kesintisinin aile hekimliği hizmet sözleşmesi ve kamu yararı çerçevesinde değerlendirilmesi (KDK)

ÖZET: Başvuran, sendikal faaliyet kapsamında 16 ve 27 Ağustos 2021 tarihlerinde iş bırakma eyleminde bulunmuş ve bu nedenle maaşından kesinti yapılmasını haksız bulmuştur. Sağlık Bakanlığı, aile hekimlerinin kendi iradeleriyle imzaladıkları hizmet sözleşmelerine dayanarak, çalışılan gün sayısına göre ödeme yapılacağını belirtmiş ve kesintinin yasal bir dayanağı olduğunu ifade etmiştir. Aile Hekimliği Kanunu’na göre aile hekimleri, sağlık […]

→

Sendikal faaliyet kapsamında iş bırakma eylemi nedeniyle maaş kesintisinin hukuka uygunluğu ve kamu sağlığı ile sendikal haklar arasındaki denge değerlendirmesi (KDK)

ÖZET: Bu karar, bir aile hekimi tarafından sendikal faaliyet kapsamında gerçekleştirilen iş bırakma eylemi nedeniyle maaşında yapılan kesintinin iadesi talebine ilişkindir. Başvuran, sendikal hakların ihlali gerekçesiyle kesintilerin haksız olduğunu savunurken, Sağlık Bakanlığı, aile hekimlerinin kendi iradeleriyle imzaladıkları sözleşmeler gereği, çalışmadıkları günler için maaşlarının kesileceğini belirtmiştir. Aile Hekimliği Kanunu ve ilgili yönetmelikler çerçevesinde, sağlık hizmetlerinin sürekliliği […]

→

Aile hekimlerinin iş bırakma eylemi nedeniyle maaş kesintisinin hukuka uygunluğu ve kamu hizmeti yükümlülüğü değerlendirmesi (KDK)

ÖZET: Başvuran, sendikal faaliyet kapsamında 16/08/2021 ve 27/08/2021 tarihlerinde iş bırakma eylemi gerçekleştirmiş ve bu nedenle maaşından kesinti yapılmasını haksız bulmuştur. Sağlık Bakanlığı ise, aile hekimlerinin hizmet sözleşmesinde belirtilen kurallara uymadıkları takdirde kesinti yapılacağını belirtmiştir. Aile Hekimliği Sözleşme ve Ödeme Yönetmeliği’nin 18. maddesi gereği, çalışılan gün sayısına göre ödeme yapılması gerektiği ifade edilmiştir. Aile hekimlerinin, […]

→