Genel müdür yardımcılığından uzman kadrosuna atamanın hukuka uygunluğu ve idarenin takdir yetkisinin sınırları (Danıştay)

ÖZET: Danıştay, davacının genel müdür yardımcılığı görevinden alınarak 1. dereceli uzman kadrosuna atanmasının hukuka uygun olup olmadığını değerlendirmiştir. İdarenin, kamu yararı ve hizmet gerekleri çerçevesinde takdir yetkisini kullanma hakkının bulunduğu, ancak bu yetkinin sınırsız olmadığı belirtilmiştir. Dava dosyasındaki bilgi ve belgelerin incelenmesi sonucunda, davacının geçmiş hizmetleri ve görev niteliği göz önünde bulundurularak yapılan atamanın kamu […]

→

Disiplin cezalarının branştan çıkarma için yeterli olmaması ve idarenin somut delillerle verimsizliği ispat yükümlülüğü (Danıştay)

ÖZET: Danıştay İkinci Dairesi, davacının kurbağa adam branşından çıkarılmasına ilişkin işlemi iptal etmiştir. Davacı, disiplin cezaları nedeniyle branştan çıkarıldığını savunmuş, ancak alınan disiplin cezalarının yalnızca birinin iptal edilmesi ve diğerlerinin onanması, davacının branşta verimsiz olduğunu göstermez. Mahkeme, davacının adli veya idari bir suçtan ceza almasının, branşta verimli olamayacağı anlamına gelmediğine karar vermiştir. Dava sürecinde, davalı […]

→

Atama ve görevden alma işlemlerinde idarenin takdir yetkisi ve kamu yararı doğrultusunda hukuka uygunluk değerlendirmesi (Danıştay)

ÖZET: Danıştay İkinci Dairesi, 2021/18196 esas numaralı kararında, davacının Tarım ve Orman Bakanlığı’ndaki mühendis kadrosuna atanmasına ilişkin işlemin iptali talebini değerlendirmiştir. Daire, idarenin atama ve görevden alma konusundaki takdir yetkisini, kamu yararı ve hizmet gerekleri doğrultusunda kullandığını belirterek, davacının atamasında hukuka aykırılık bulunmadığına hükmetmiştir. Davacı, daha önceki görevine iade edilmesinin ardından mühendis olarak atanmasının, yargı […]

→

Belediyelerin dernek ve vakıflara nakdi yardım yetkisinin sona ermesi ve kamu zararına yol açan yardımların hukuki değerlendirmesi (Sayıştay)

ÖZET: Sayıştay, 5393 sayılı Belediye Kanunu’nun 75. maddesine dayanarak, belediyelerin dernek ve vakıflara nakdi yardım yapma yetkisinin 2012 tarihinden itibaren sona erdiğini belirtmiştir. Bu bağlamda, amatör spor kulübü niteliğinde olmayan … Derneği’ne yapılan nakdi yardımın, kamu zararına yol açtığına hükmedilmiştir. Belediye Başkanı’nın itirazında, yardımın amatör sporcu yetiştirmek amacıyla yapıldığı savunulmuş, ancak derneğin amatör spor kulübü […]

→

Görevden alma sürecinde liyakat ve kariyer ilkeleri gözetilmeden yapılan atamanın hukuka aykırılığı ve idarenin takdir yetkisinin kötüye kullanılması değerlendirmesi (Danıştay)

ÖZET: Danıştay 2. Dairesi, Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından bir daire başkanının görevden alınarak tarım ve orman uzmanı olarak atanmasını hukuka aykırı bulmuştur. İdare Mahkemesi, davalı idarenin takdir yetkisini kullanırken, davacının görevinde başarısızlığı, disiplinsizliği veya liyakatsizliği gibi hukuken kabul edilebilir bir durumun mevcut olmadığını belirtmiştir. Davacının kariyer geçmişi ve atama süreci dikkate alındığında, bu atamanın […]

→

İhale dokümanlarında zemin etüdü yükümlülüğü belirtilen yüklenicinin zemin yapısından kaynaklanan ilave bedel taleplerinin reddedilmesi ve sorumlulukların belirlenmesi. (Sayıştay)

ÖZET: Sayıştay kararında, bir belediye tarafından ihale edilen inşaat işinde, zemin yapısının belirlenmesi sorumluluğunun yükleniciye ait olduğu ve bu nedenle zemin yapısından kaynaklanan ilave bedel taleplerinin kabul edilemeyeceği vurgulanmıştır. İhale dokümanlarında, yüklenicinin zemin etüdü yapma yükümlülüğü olduğu ve zemin yapısından kaynaklı hiçbir sebep ile ilave bedel ödenmeyeceği açıkça belirtilmiştir. Yüklenici, zemin iyileştirmesi için yapılan ilave […]

→

Sayıştay’ın gecikme cezasının uygulanmaması nedeniyle kamu zararının oluşup oluşmadığına dair hukuki değerlendirmesi ve sözleşme hükümlerinin önemi (Sayıştay)

ÖZET: Sayıştay, 176 sayılı İlamın 1’inci maddesiyle, bir inşaat işinin süresinin hesaplanmasında yapılan hatalar nedeniyle yükleniciye kesilmesi gereken gecikme cezasının uygulanmamasını değerlendirmiştir. İhaleye ilişkin sözleşme, 300 gün olarak belirlenmişken, ek sürelerle toplam 360 güne çıkarılmıştır. Ancak, işin süresinin hesaplanmasında, havanın fen noktasında çalışmaya uygun olmayan 121 günlük sürenin dikkate alınması, sözleşmeye aykırı bulunmuştur. Yüklenici, 2015 […]

→

Yüklenicinin zemin iyileştirmesi nedeniyle ilave bedel talep etme hakkının bulunup bulunmadığı ve sözleşme hükümlerine aykırılık durumu (Sayıştay)

ÖZET: Sayıştay kararında, bir belediye tarafından gerçekleştirilen inşaat işinde zemin iyileştirmesi nedeniyle yükleniciye ilave bedel ödenip ödenemeyeceği hususu incelenmiştir. Teknik şartnamede, zemin yapısının belirlenmesi ve zemin iyileştirmesi ile ilgili tüm sorumluluğun yükleniciye ait olduğu, bu nedenle zemin yapısından kaynaklı ilave bedel talep edilemeyeceği açıkça belirtilmiştir. Yüklenici, ihale öncesinde zemin etüdü raporunu inceleyerek teklifini hazırlamış ve […]

→

Sayıştay denetiminde KDV tahsil edilmemesi nedeniyle kamu zararı oluşması ve karar düzeltme taleplerinin reddi üzerine hukuki değerlendirme (Sayıştay)

ÖZET: Sayıştay, 2017 yılında yapılan bir denetim sonucunda, … Belediyesi tarafından işletme hakkı devri şeklinde kiraya verilen gayrimenkullerden KDV tahsil edilmemesi nedeniyle kamu zararının oluştuğunu belirlemiştir. 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu’nun 1’inci maddesinin 3(f) fıkrasına aykırı olarak gerçekleştirilen bu işlem sonucunda, tazmin hükmü verilmiş ve bu hüküm Temyiz Kurulu tarafından onaylanmıştır. Sorumlular, karar düzeltme […]

→

Gecikme cezasının uygulanmaması nedeniyle kamu zararının tazmini için yüklenicinin sorumluluğu ve fesih tarihinin hukuki geçerliliği üzerine değerlendirme (Sayıştay)

ÖZET: Bu Sayıştay kararı, bir üniversitenin merkezi yemekhane ve kafeterya binası inşaatı için yapılan sözleşmenin feshi ve gecikme cezası ile ilgili bir uyuşmazlığı ele almaktadır. Sözleşme, 30.03.2018 tarihinde tamamlanması öngörülmesine rağmen, yüklenici işin süresinde bitirilmemesi nedeniyle 26.12.2018 tarihinde feshedilmiştir. Ancak, fesih tarihine kadar geçen 270 günlük gecikme cezasının uygulanmaması, kamu zararına yol açmıştır. 4735 sayılı […]

→

Kamu idarelerinin personel atama yetkisinin keyfi kullanımı ve hukuka aykırılık nedeniyle atama işleminin iptali (Danıştay)

ÖZET: Bu Danıştay kararı, kamu idarelerinin personel atama yetkisini ve bu yetkinin sınırlarını ele almaktadır. İdarelerin personel atama konusundaki takdir yetkisi, kamu yararı ve hizmet gerekleri ile sınırlıdır. Davacı, kariyer ve liyakat ilkelerine uygun olarak daire başkanlığına atanmış olmasına rağmen, herhangi bir başarısızlık veya yetersizlik tespiti olmaksızın uzman kadrosuna atanmıştır. Bu durum, idarenin takdir yetkisinin […]

→

Kamu görevlilerinin atanmasında idarenin takdir yetkisinin kamu yararı ve hizmet gerekleriyle sınırlı olması ve yargı denetimi kapsamı (Danıştay)

ÖZET: Danıştay 2. Dairesi, kamu görevlilerinin atanma ve görevden alma süreçlerinde idareye tanınan takdir yetkisinin kamu yararı ve hizmet gerekleri ile sınırlı olduğunu vurgulamıştır. 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu ve İstanbul Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğü Kuruluş ve Görevleri Hakkında Kanun’un ilgili maddeleri, memurların naklen atanmaları konusundaki yargı denetimini mümkün kılmaktadır. Bu bağlamda, davacının […]

→

Daire başkanlığından araştırmacı kadrosuna atama işleminde idarenin takdir yetkisinin hukuka uygun kullanımı (Danıştay)

ÖZET: Danıştay İkinci Dairesi, davacının Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığındaki daire başkanlığı görevinden araştırmacı kadrosuna atanmasına ilişkin işlemin iptali istemiyle açtığı davanın temyizini incelemiştir. İdare Mahkemesi, davacının araştırmacı kadrosuna atanmasını iptal etmiş, ancak bu karar Danıştay Beşinci Dairesi tarafından bozulmuştur. Bozma kararında, davalı idarenin kamu hizmetinin gerekleri doğrultusunda personelin görev yerini değiştirme konusunda sahip […]

→

Kamu görevlilerinin görev yeri değişikliğinde idarenin takdir yetkisinin sınırsız olmadığı ve hukuka aykırı atama işlemlerinin iptaliyle özlük haklarının iadesi gerektiği (Danıştay)

ÖZET: Danıştay İkinci Dairesi, kamu görevlilerinin görev yerlerinin değiştirilmesinde idareye tanınan takdir yetkisinin sınırsız olmadığını, bu yetkinin kamu yararı ve hizmet gereklerine uygun olarak kullanılması gerektiğini vurgulamıştır. Dava konusu olan atama işlemi, davacının görevinde yetersiz olduğuna dair somut bir tespit olmaksızın gerçekleştirilmiş ve bu durum, yargı denetimine tabi bir hukuka aykırılık olarak değerlendirilmiştir. Bölge İdare […]

→

Kamu görevlilerinin atama işlemlerinde kamu yararı ve hizmet gerekleri çerçevesinde yargı denetimi ve takdir yetkisinin sınırları (Danıştay)

ÖZET: Danıştay İkinci Dairesi, kamu görevlilerinin atama işlemlerinin, kamu yararı ve hizmet gerekleri çerçevesinde yapılması gerektiğini vurgulamıştır. Davacı, Hazine Müsteşarlığında daire başkanı olarak görev yaparken, herhangi bir görevde yükselme sınavı olmaksızın hazine uzmanı kadrosuna atanmıştır. Mahkeme, davacının kariyer ve liyakat ilkelerine uygun olarak daire başkanlığına atandığını, görevinde yeterli donanıma sahip olduğunu belirterek, atama işleminin kamu […]

→