SSK sürelerinin iptal edilmesi nedeniyle Bağ-Kur sürelerinin matrahlarının SSK prim matrahı kadar edilerek değerlendirilmesi talebi (KDK)

ÖZET: Başvuru, Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) tarafından iptal edilen SSK sürelerinin Bağ-Kur süreleri ile ilişkilendirilerek değerlendirilmesi talebine yöneliktir. Başvuran, 14 Temmuz 2009 ile 13 Temmuz 2017 tarihleri arasında SSK sigortalısı olarak bildirildiği sürelerin iptal edilmesi sonucu Bağ-Kur sigortalılığına geçiş yaptığını belirtmiş, bu süreçte yaşadığı hak kaybını gidermek amacıyla SGK’ya başvuruda bulunmuştur. Ancak, talebi, daha önce […]

→

Kentsel dönüşüm kapsamında bağımsız bölümlere ilişkin hakların tam olarak verilmesi ve kira yardımının eksiksiz yapılması talebi (KDK)

ÖZET: Başvuru, Üsküdar Belediyesi tarafından yürütülen kentsel dönüşüm projesi kapsamında, şikayetçinin mülkiyetinde bulunan taşınmazların haklarının tam olarak karşılanmaması ve kira yardımlarının eksik yapılması iddialarına dayanmaktadır. Şikayetçi, Kirazlıtepe Mahallesi’nde bulunan 2 daire ve 1 dükkân için yapılan hakediş teklifini kabul ettiğini, ancak dükkânın vergi levhasının 2017 yılı öncesine ait olmaması ve dairenin yaşam alanı olarak kabul […]

→

Güvenlik Bilimleri Fakültesi mezunlarının YÖKSİS’te yer almayan mezuniyet bilgileri hukuki güvenlik ve kazanılmış haklar kapsamında değerlendirilebilir mi (KDK)

ÖZET: Bu karar, başvuranın mezuniyet bilgilerinin Yükseköğretim Kurulu Sistemi (YÖKSİS) üzerinde yer alması talebine ilişkin hukuki değerlendirmeleri içermektedir. Başvuran, Adana Polis Koleji ve Güvenlik Bilimleri Fakültesi mezunu olduğunu belirterek, mezuniyet bilgilerinin YÖKSİS’te yer almadığı için üniversite sınavına başvuru yapamadığını ifade etmiştir. İdare, Güvenlik Bilimleri Fakültesi’nin kapatılması nedeniyle mezuniyet bilgilerinin YÖKSİS’te yer almadığını belirtmiştir. Ancak, Anayasa […]

→

Yurt dışında geçen çalışma sürelerinin borçlandırılması için gerekli belgelerin tamamlanmaması nedeniyle yapılan işlemlerin geçersiz s (KDK)

ÖZET: Başvuran, yurt dışında geçirdiği çalışma sürelerinin borçlandırılmasını talep etmiş ve Sosyal Güvenlik Kurumu’ndan (SGK) başvurusunun durumu hakkında bilgi istemiştir. SGK, başvuranın eksik belgeleri tamamlaması gerektiğini belirtmiş, ancak tebligatın kendisine ulaşmadığını ifade etmiştir. Başvuran, yurt dışındaki çalışma sürelerinin borçlandırılması ve emeklilik işlemlerinin devam ettirilmesini talep etmektedir. SGK’nın açıklamalarına göre, başvuranın borçlanma talebi üzerine gerekli işlemler […]

→

Kesinleşmiş işyeri ruhsatı sonradan tespit edilen aykırılıklar nedeniyle iptal edilebilir mi (ÇŞB)

ÖZET: Yönetmeliklerin uygulanması ve ruhsat iptali süreçleri üzerine yapılan değerlendirmelerde, ruhsatın verilmesinden sonraki denetimlerin önemi vurgulanmaktadır. Yönetmeliğin 13. maddesi, ruhsatın verilmesinin ardından gerçekleştirilecek ilk denetim ile devam eden denetimlerin çerçevesini belirlemekte; aykırılık veya eksiklik tespit edilmesi durumunda ruhsatın iptali ve işyerinin kapatılması gibi yaptırımları içermektedir. Ek 3. madde ise, denetimlerde tespit edilen aykırılıkların giderilmesi için […]

→

Polis memurunun sicil notunun gerekçesiz düzenlenmesi nedeniyle iptali ve temyiz şartlarının sağlanmaması nedeniyle reddi (Danıştay)

ÖZET: Danıştay 2. Dairesi, davacı polis memurunun 2007 yılı sicil notunun 75 puan ile düzenlenmesine ilişkin işlemin iptali istemini değerlendirmiştir. İdare Mahkemesi, davanın süre aşımı nedeniyle reddedilmesine karar vermiş, ancak Danıştay Onaltıncı Dairesi bu kararı bozmuştur. İdare Mahkemesi, bozma kararına uyarak yaptığı incelemede, davacının sicil raporunun 75 puan ile orta olarak düzenlenmesinin gerekçesiz olduğunu ve […]

→

Görevden alınma sonrası parasal hakların faiziyle ödenmesi ve idarenin zarar ödeme yükümlülüğü değerlendirmesi (Danıştay)

ÖZET: Danıştay İkinci Dairesi, davacının bakanlık müşaviri olarak görevden alınması ve ardından başka bir göreve atanmasına ilişkin işlemlerin iptali ve parasal hak kaybının faiziyle birlikte ödenmesi talebini incelemiştir. İdare Mahkemesi, davacının görevden alınmasına ilişkin işlemi reddederken, parasal hakların iadesine hükmetmiş ancak faize ilişkin bir karar vermemiştir. Danıştay, İdare Mahkemesi’nin kararında faize ilişkin hüküm kurulmamasının hukuka […]

→

Memurun naklen atanmasında idarenin takdir yetkisinin kamu yararı ve hizmet gerekleriyle sınırlı olması ve yargı denetimine tabi tutulması (Danıştay)

ÖZET: Danıştay, temyiz incelemesinde, idareye tanınan takdir yetkisinin kamu yararı ve hizmet gerekleriyle sınırlı olduğunu vurgulamıştır. 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu ve 5216 sayılı Büyükşehir Belediyesi Kanunu çerçevesinde, memurların naklen atanmalarının yargı denetimine tabi olduğu belirtilmiştir. Dava konusu olayda, davacının genel sekreter yardımcılığı görevinden şube müdürlüğü kadrosuna atanması işleminin hukuka aykırı olup olmadığını değerlendirirken, idarenin […]

→

İdarenin atama yetkisinin kamu yararı ve hizmet gerekleriyle sınırlı olması ve somut gerekçe olmadan atama işleminin hukuka aykırılığı değerlendirmesi (Danıştay)

ÖZET: Danıştay, davacının İstanbul Su ve Kanalizasyon İdaresi’nde (İSKİ) mühendis olarak atanmasına ilişkin işlemin iptali istemini değerlendirmiştir. İdare Mahkemesi, davacının görevinde başarısızlığına dair somut bir gerekçe bulunmadığını, dolayısıyla atama işleminin hukuka aykırı olduğunu belirtmiştir. Ancak, Bölge İdare Mahkemesi, idarenin atama konusunda geniş takdir yetkisi olduğunu ve davacının kariyer ve liyakat ilkelerine uygun bir şekilde atanmadığını […]

→

Kamu yararı ve hizmet gerekleriyle sınırlı takdir yetkisinin hukuka uygun kullanımı ve ispat yükümlülüğü değerlendirmesi (Danıştay)

ÖZET: Danıştay 2. Dairesi, davacının Kültür ve Sosyal İşler Dairesi Başkanlığına Şube Müdürü olarak atanmasına ilişkin işlemin iptali talebini değerlendirmiştir. Daire, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu ve 5216 sayılı Büyükşehir Belediyesi Kanunu çerçevesinde idareye tanınan takdir yetkisinin kamu yararı ve hizmet gerekleriyle sınırlı olduğunu belirtmiştir. İdarenin bu yetkisini kullanırken hukuka aykırı bir durumun varlığını kanıtlamak […]

→

Terfi değerlendirmesinde liyakat ilkesine aykırılık nedeniyle komiser yardımcısının terfi ettirilmemesi işleminin hukuka aykırı bulunması (Danıştay)

ÖZET: Danıştay, komiser yardımcısı olarak görev yapan davacının, 2011 yılı terfi değerlendirmesinde komiser rütbesine terfi ettirilmemesine ilişkin işlemin hukuka aykırı olduğuna karar vermiştir. Davacı, terfi için değerlendirilen 542 personel arasında 5. sırada yer almakta ve 14 takdir/taltif almış olmasına rağmen, daha kıdemsiz ve daha fazla disiplin cezası olan personellere terfi verilmesi, liyakat ilkesine aykırı bulunmuştur. […]

→

Kamu görevlisinin kariyer ve liyakat ilkeleri gözetilmeden şube müdürlüğüne atanmasının hukuka aykırılığı (Danıştay)

ÖZET: Danıştay, davacının daire başkanlığı görevinden şube müdürlüğüne atanmasının hukuka aykırı olduğunu belirterek, kamu yararı ve hizmet gereklerine aykırı bir işlem yapıldığını tespit etmiştir. Davacının geçmiş hizmetleri ve kariyerinin, daire başkanlığı görevine uygun olduğu, ayrıca görev süresince herhangi bir disiplin cezası almadığı vurgulanmıştır. İdare tarafından, davacının görevden alınmasını gerektirecek somut bir tespit sunulmadığı için, bu […]

→

Öğretmenlikten memurluğa atama işlemi, kamu yararı ve hizmet gerekleri açısından hukuka uygun bulundu, temyiz istemi reddedildi. (Danıştay)

ÖZET: Danıştay 2. Dairesi, Antalya ili, … Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesinde öğretmen olarak görev yapan davacının, hizmet sınıfı ve kadro unvanının değiştirilerek memur olarak atanmasına ilişkin işlemin iptali istemiyle açılan davada, Bölge İdare Mahkemesi’nin kararını onayarak temyiz istemini reddetti. Mahkeme, davacının sınıf yönetimi ve eğitim-öğretim faaliyetlerini yerine getirmekte yetersiz kaldığını, bu durumun kamu yararı […]

→

İradesi dışında alınan istifa dilekçesiyle şube müdürlüğüne atanan davacının atama işleminin hukuka uygunluğu ve idarenin takdir yetkisi kullanımı (Danıştay)

ÖZET: Danıştay İkinci Dairesi, Balıkesir Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğü’nde daire başkanı olarak görev yapan davacının, iradesi dışında alınan istifa dilekçesi nedeniyle şube müdürü olarak atanmasına ilişkin işlemin iptali talebiyle açılan davayı incelemiştir. İlk derece mahkemesi, istifa dilekçesinin hukuka aykırı olduğunu belirleyerek davacının atamasının iptaline ve maddi kayıplarının tazminine karar vermiştir. Ancak, Bölge İdare […]

→

Daire başkanlığından uzman kadrosuna atama işleminin hukuka aykırılığı ve idarenin takdir yetkisi sınırları (Danıştay)

ÖZET: Danıştay 2. Dairesi, bir davacının daire başkanlığı görevinden alınarak uzman kadrosuna atanmasına ilişkin işlemin iptali ve yoksun kaldığı parasal hakların ödenmesi talebini değerlendirmiştir. İlk derece mahkemesi, davacının görevde başarısız olduğuna dair bir tespit olmaksızın, bu işlemin hukuka aykırı olduğuna karar vermiş ve davacının parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine hükmetmiştir. Bölge İdare Mahkemesi ise […]

→