Hükümlülerin nakil taleplerinde ceza infaz kurumlarının doluluk oranı ve suç türü nasıl değerlendirilir (KDK)

ÖZET: Bu karar, başvuranın ailesinin ikametine yakın bir ceza infaz kurumuna nakil talebinin incelenmesine ilişkindir. 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’un 3. maddesi, ceza infazının amacını, hükümlünün yeniden sosyalleşmesini sağlamak ve toplumu suça karşı korumak olarak belirlemektedir. Bu bağlamda, hükümlülerin aileleriyle olan ilişkilerinin devamının sağlanması, infaz rejiminin ıslah edici rolü açısından önem […]

→

2828 sayılı Kanunun geçici 16’ncı maddesi uyarınca teknisyen kadrosuna atanma talebinin reddi idarenin takdir yetkisi kapsamında mıdır (KDK)

ÖZET: Başvuran, 2828 sayılı Kanunun geçici 16’ncı maddesi uyarınca teknisyen kadrosuna atanmayı talep etmiştir. İdare, başvuranın mevcut kadroda hizmetine ihtiyaç duyulmadığı gerekçesiyle talebi reddetmiştir. Ancak, Danıştay, idarenin bu kararının hukuka ve hakkaniyete uygun olmadığını belirlemiştir. İlgili mevzuat uyarınca, başvuranın atanma talebinin değerlendirilmesinde idarenin takdir yetkisinin kamu yararı ve hizmet gerekleri çerçevesinde kullanılması gerektiği vurgulanmıştır. Danıştay, […]

→

Jean Monnet Burs Programı sınav değerlendirmesinde bilirkişi raporu dikkate alınarak puan artırımı yapılabilir mi (KDK)

ÖZET: Bu karar, başvuru sahibinin 2021/2022 Akademik Yılı Jean Monnet Burs Programı kapsamında girdiği yazılı sınavın değerlendirilmesine ilişkin itirazını konu almaktadır. Başvuru sahibi, sınav sonucunun hukuka ve hakkaniyete aykırı olarak değerlendirildiğini iddia ederek, sınav kâğıdının yeniden incelenmesini talep etmiştir. İdare, sınav değerlendirme sürecinin Avrupa Birliği Türkiye Delegasyonu tarafından gözlemlendiğini ve tüm süreçlerin tamamlandığını belirterek, yeniden […]

→

Mesai Takibinin Yüz Tanıma Sistemi ile Yapılması (ÇŞB)

ÖZET: Belediye personelinin mesai takibinin yüz tanıma sistemi aracılığıyla gerçekleştirilmesi, 6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu çerçevesinde özel hayatın gizliliği açısından sorgulanmaktadır. Bu bağlamda, Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın 20. maddesi, bireylerin özel hayatına saygı gösterilmesi gerektiğini vurgulamakta ve kişisel verilerin korunmasını güvence altına almaktadır. Kişisel verilerin işlenmesi, yalnızca kanunda belirtilen durumlarda veya ilgili kişinin açık rızasıyla […]

→

İşyeri açma ve çalışma ruhsatı almadan faaliyet gösteren işyerlerine uygulanacak işlemler (ÇŞB)

ÖZET: İşyeri açma ve çalışma ruhsatı almadan faaliyet gösteren işyerlerine yönelik uygulanacak işlemler hakkında detaylı bir değerlendirme yapılmıştır. İlgili mevzuat, ruhsatsız işletmelerin tespit edilmesi durumunda yetkili idarelerin bu işyerlerini kapatma yetkisine sahip olduğunu belirtmektedir. 5393 sayılı Belediye Kanunu ve 2559 sayılı Polis Vazife ve Salahiyet Kanunu gibi düzenlemeler, ruhsatsız faaliyet gösteren işletmelere idari para cezası […]

→

Sayıştay’ın 666 sayılı KHK kapsamında yapılan ödemelerin hukuka uygunluğu ve kamu zararına yol açmadığına dair hukuki değerlendirmesi (Sayıştay)

ÖZET: Sayıştay, … Büyükşehir Belediyesinde Genel Sekreter Yardımcısı olarak görev yapan … ve …’ya, 666 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin yürürlük tarihinden itibaren yapılan ek ödemelerin hukuka aykırı olduğu ve kamu zararına yol açtığına hükmetmiştir. Anayasa Mahkemesi, 13.11.2014 tarihli kararıyla, 666 sayılı KHK’nın bazı hükümlerinin Anayasa’ya aykırı olduğunu belirterek, bu durumun geriye yürümeyeceğini vurgulamıştır. Bu bağlamda, […]

→

Disiplin cezasının hukuka uygunluğu ve temyiz nedenlerinin yetersizliği nedeniyle meslekten çıkarılma kararının onanması (Danıştay)

ÖZET: Danıştay 2. Dairesi, davacının meslekten çıkarılmasına ilişkin disiplin cezasının hukuka uygun olduğunu belirterek, temyiz istemini reddetmiştir. İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulabilmesi için 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde belirtilen sebeplerin varlığı gerekmektedir. Temyiz incelemesi sonucunda, davacının ileri sürdüğü temyiz nedenlerinin kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı tespit edilmiştir. Bu nedenle, […]

→

Yıllık izin süresince yemek yardımı ödemelerinin hukuka aykırılığı ve kamu zararına yol açması üzerine yapılan hukuki değerlendirme (Sayıştay)

ÖZET: Sayıştay, 4857 sayılı İş Kanunu ve toplu iş sözleşmesi hükümlerine aykırı olarak işçilere yıllık izinleri süresince yemek yardımı ödenmesi nedeniyle kamu zararına yol açıldığına hükmetmiştir. İş Kanunu’nun 50. maddesi, yıllık izin ücretinin hesaplanmasında yemek yardımlarının dikkate alınamayacağını belirtmektedir. Bu durum, Yıllık Ücretli İzin Yönetmeliği ve toplu iş sözleşmesi hükümleriyle de desteklenmektedir. Toplu iş sözleşmesinin […]

→

Sözleşmeli personel pozisyonu bulunmayan branşta geçiş talebinin reddinin hukuka uygunluğu ve idarenin yetkisi (Danıştay)

ÖZET: Danıştay 2. Dairesi, davacının 4924 sayılı Kanun’a tabi sözleşmeli personel statüsüne geçiş talebinin reddedilmesine ilişkin idare mahkemesi kararını onayladı. Mahkeme, uzman tabiplerin devlet hizmeti yükümlülüğü sırasında devlet memuru veya sözleşmeli statüde görev yapma tercih haklarının bulunduğunu belirtirken, 4924 sayılı Kanun’un ilgili maddeleri gereği, sözleşmeli sağlık personeli pozisyon sayısının azami 22.000 olarak belirlendiğini ve bu […]

→

İdarenin takdir yetkisi ve hukukun üstünlüğü çerçevesinde müşavirlikten uzmanlığa atama işleminin hukuka aykırılığı ve tazminat talebinin kabulü (Danıştay)

ÖZET: Danıştay 2. Dairesi, bir bakanlık müşavirinin başka bir göreve atanmasıyla ilgili yapılan işlemin hukuka uygunluğunu değerlendirmiştir. İdare Mahkemesi, müşavirlik kadrosunun istisnai bir kadro olduğunu ve bu kadrolara ilişkin atama ve görevden alma işlemlerinde idarenin takdir yetkisinin geniş olduğunu belirterek, davacının bakanlık müşavirliği görevinden alınarak uzman kadrosuna atanmasının hukuka aykırı olmadığına karar vermiştir. Ancak, Danıştay […]

→

Sicil notunun somut bilgi ve belgelere dayanmadan düşürülmesi nedeniyle idare mahkemesi kararının bozulması ve parasal hakların ödenmesi kararı (Danıştay)

ÖZET: Danıştay 2. Dairesi, davacının 2015 yılı sicil ve başarı değerleme notunun (78,5) olarak belirlenmesine ilişkin işlemin iptaline yönelik talebini değerlendirmiştir. İdare Mahkemesi, davacının sicil notunun düşürülmesine neden olan hususların somut bilgi ve belgelere dayandırılmadığını belirterek, sicil amirlerinin değerlendirmelerindeki çelişkilerin dikkate alınması gerektiğini vurgulamıştır. Özellikle, davacının izin almaksızın işyerine gitmemesi nedeniyle disiplin cezası almış olması, […]

→

Meslekten çıkarma cezasının iptali talebinde tekerrür şartlarının oluşmadığı iddiasının hukuka uygunluğu değerlendirmesi (Danıştay)

ÖZET: Danıştay, davacının meslekten çıkarma cezasının iptali istemiyle açtığı davada, İdare Mahkemesi’nin verdiği iptal kararının hukuka uygunluğunu değerlendirmiştir. Davacı, Sakarya Emniyet Müdürlüğü’nde görevli iken işlediği fiiller nedeniyle meslekten çıkarma cezası almış, ardından Bingöl Emniyet Müdürlüğü’ne atanmıştır. İdare Mahkemesi, davacının cezasının iptali yönünde verdiği kararda, tekerrür şartlarının oluşmadığını belirterek işlemi iptal etmiştir. Ancak Danıştay, bu iptal […]

→

Bilgisayar işletmeni unvanının atama süreci ve hukuka uygunluk denetimi ile yönetmelik koşullarının eşitliği değerlendirmesi (Danıştay)

ÖZET: Danıştay, bilgisayar işletmeni kadrosuna naklen atanma talebinde bulunan personelin atama tekliflerinin alınmasına yönelik İstanbul Üniversitesi Rektörlüğü işleminin hukuka uygunluğunu denetlemiştir. Dava, Yükseköğretim Üst Kuruluşları ile Yükseköğretim Kurumları Personeli Görevde Yükselme ve Unvan Değişikliği Yönetmeliği’nin 5. maddesinin ikinci fıkrasının (f) bendinin (2) numaralı alt bendinde yer alan ‘bilgisayar işletmeni’ ibaresinin iptali istemiyle açılmıştır. Danıştay, bu […]

→

Disiplin cezasının hukuka aykırılığı: Ceza Muhakemesi Kanunu’na aykırı delillerle meslekten çıkarma kararı ve delil değerlendirme ilkeleri (Danıştay)

ÖZET: Danıştay, davacının meslekten çıkarılmasına ilişkin disiplin cezasının hukuka aykırı olduğuna karar vermiştir. Davacı hakkında yürütülen disiplin soruşturması, üçüncü kişilerin telefon görüşmelerinin dinlenmesi sonucu elde edilen delillere dayanmaktadır. Ancak, bu delillerin Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 135. maddesinde sayılan suçlarla ilgili olmadığı ve dolayısıyla yalnızca bu delillere dayanarak disiplin cezası verilemeyeceği belirtilmiştir. Ayrıca, davacının üzerine atılı fiilin, […]

→

Yatay geçişte ders muafiyet taleplerinin reddi yönetmelik ve komisyon kararları çerçevesinde nasıl değerlendirilir (KDK)

ÖZET: Bu karar, Hacettepe Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nden İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi’ne yatay geçiş yapan bir öğrencinin, daha önce aldığı derslerden muafiyet talebinin reddine ilişkin hukuki bir değerlendirmeyi içermektedir. Başvuran, muafiyet işlemlerinin, kayıt sırasında teslim edilen belgeler üzerinden yapıldığını ve muafiyet komisyonunun kararlarının Fakülte Yönetim Kurulu tarafından onaylandığını belirtmiştir. İlgili yönetmelik gereği, muafiyet taleplerinin değerlendirilmesi sürecinde […]

→