Ceza infaz kurumlarının doluluk oranı, hükümlülerin nakil taleplerinin değerlendirilmesinde nasıl bir rol oynar (KDK)

ÖZET: Başvuran, oğlu Şafak Turan’ın İstanbul’daki bir ceza infaz kurumuna nakil talebinde bulunmuştur. Ceza ve güvenlik tedbirlerinin infazına ilişkin temel amaç, hükümlünün yeniden suç işlemesini engellemek ve topluma kazandırmaktır. Bu bağlamda, infaz sürecinin, hükümlünün sosyal rehabilitasyonu ve aile bağlarının korunması açısından önemli olduğu vurgulanmaktadır. 5275 sayılı Kanun’un 54. maddesi, hükümlülerin kendi istekleriyle nakil olabilmesi için […]

→

Ceza infaz kurumlarının doluluk oranı hükümlülerin nakil taleplerini nasıl etkiler ve aile bağlarıyla sosyal rehabilitasyon arasında nasıl bir denge kurulmalıdır (KDK)

ÖZET: Bu Danıştay kararında, hükümlünün ceza infaz kurumundan nakil talebi incelenmiştir. İdare, başvuranın talebini, ceza infaz kurumlarının doluluk oranları ve güvenlik gerekçeleriyle reddetmiştir. Ancak, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) kararları ve ilgili mevzuat, hükümlülerin ailelerine yakın ceza infaz kurumlarına yerleştirilmesinin önemini vurgulamaktadır. Hükümlülerin aileleriyle iletişim kurmalarının sağlanması, rehabilitasyon süreçleri açısından kritik bir rol oynamaktadır. Başvuranın […]

→

Cezaevi doluluk oranı ve güvenlik gerekçeleriyle nakil talebinin reddi aile hayatına saygı hakkını ihlal eder mi (KDK)

ÖZET: Başvuran, ailesine yakın bir ceza infaz kurumuna nakil talep etmiştir. Ancak, Adalet Bakanlığı, başvuranın bulunduğu ceza infaz kurumunun doluluk oranı ve güvenlik gerekçeleriyle bu talebi reddetmiştir. 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’un 3. maddesi, hükümlülerin sosyal rehabilitasyonunu ve aile bağlarının sürdürülmesini teşvik etmeyi amaçlamaktadır. Ancak, mevcut cezaevi kapasitesinin aşılması, hem hükümlü […]

→

Hükümlülerin ailelerine yakın ceza infaz kurumlarına nakil taleplerinde doluluk durumu dikkate alınabilir mi (KDK)

ÖZET: Bu Danıştay kararı, hükümlülerin ailelerine yakın ceza infaz kurumlarına nakil taleplerinin değerlendirilmesine ilişkin hukuki bir çerçeve sunmaktadır. Başvuran, ailesinin ekonomik ve sağlık sorunları nedeniyle kendisini ziyaret edemediğini belirterek, Adana’daki ailesine yakın bir ceza infaz kurumuna nakil talep etmiştir. Ancak, Adalet Bakanlığı, başvuranın talep ettiği kurumların dolu olması nedeniyle nakil talebini reddetmiştir. Kararda, 5275 sayılı […]

→

Üniversitelerin bilimsel özerklik kapsamında yaz okulu uygulamalarını kaldırma yetkisi var mıdır (KDK)

ÖZET: Kocaeli Üniversitesi Eğitim Fakültesi öğrencisi, Hacettepe Üniversitesi’nde yaz okulunda iki ders almak için başvurdu, ancak Kocaeli Üniversitesi, not ortalamasının 3.00’ın altında olması nedeniyle bu talebi reddetti. Kocaeli Üniversitesi Senatosu, 2017-2018 eğitim-öğretim yılından itibaren yaz öğretimi uygulamasını kaldırmış ve bu durum, başvuranın talebinin reddedilmesine zemin oluşturmuştur. Anayasa’nın 130. maddesi gereği üniversiteler, bilimsel özerkliğe sahiptir ve […]

→

İl özel idaresinin derneklere yaptığı nakdi yardımların 5302 ve 5018 sayılı kanunlarla uyumsuzluğu ve kamu zararı oluşturup oluşturmadığı değerlendirmesi (Sayıştay)

ÖZET: Sayıştay, … İl Özel İdaresi tarafından çeşitli dernek ve vakıflara yapılan nakdi yardımların hukuka aykırı olduğuna karar vermiştir. Kararda, yapılan yardımların bir kısmı için protokol düzenlenmediği ve düzenlenen protokollerin 5302 sayılı Kanun’un 64. maddesi ile çeliştiği belirtilmiştir. Bu durum, yapılan ödemelerin ortak hizmet projeleri kapsamında değil, maddi yardım niteliğinde olduğu sonucuna varılmasına yol açmıştır. […]

→

Atama izni alınmadan yapılan özel kalem müdürlüğü atamasının hukuka aykırılığı ve kamu zararına neden olup olmadığına ilişkin değerlendirme (Sayıştay)

ÖZET: Sayıştay kararında, …’ın İçişleri Bakanlığından izin alınmadan özel kalem müdürlüğüne açıktan atanması nedeniyle kamu zararına neden olunduğu iddiası ele alınmıştır. 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 59. maddesi gereği, özel kalem müdürlüğüne atama için İçişleri Bakanlığının izninin alınması gerektiği belirtilmiş, bu iznin alınmadığı tespit edilmiştir. Ancak, …’ın fiilen çalışmasının karşılığı olarak aldığı maaşların kamu zararı […]

→

İl özel idaresinin dernek ve vakıflara yaptığı nakdi yardımların mevzuata uygunluğu ve kamu zararına yol açan tazmin sorumluluğu üzerine hukuki değerlendirme (Sayıştay)

ÖZET: 5302 sayılı İl Özel İdaresi Kanunu’nun 64. maddesi, il özel idarelerinin derneklerle ortak hizmet projeleri gerçekleştirebileceğini belirtirken, yapılan nakdi yardımların bu çerçevede değerlendirilemeyeceği sonucuna varılmıştır. Sayıştay, İl Özel İdaresi tarafından çeşitli dernek ve vakıflara yapılan nakdi yardımların bir kısmı için protokol düzenlenmediğini ve mevcut protokollerin içeriğinin ilgili kanunla çeliştiğini tespit etmiştir. Bu nedenle, yapılan […]

→

Sayıştay’ın il özel idaresinin dernek ve vakıflara yaptığı hukuka aykırı nakdi yardımların kamu zararı oluşturup oluşturmadığına ilişkin değerlendirmesi (Sayıştay)

ÖZET: Sayıştay, … İl Özel İdaresi tarafından çeşitli dernek ve vakıflara yapılan nakdi yardımların hukuka aykırı olduğuna karar vermiştir. İlamda, nakdi yardım yapılan dernek ve vakıflar ile protokol düzenlenmediği ve mevcut protokollerin 5302 sayılı Kanun’un 64. maddesindeki düzenlemelere uygun olmadığı belirtilmiştir. Bu durum, yapılan ödemelerin ortak hizmet projeleri kapsamında değil, maddi yardım niteliğinde olduğu sonucunu […]

→

İl Özel İdaresi tarafından derneklere yapılan hukuka aykırı nakdi yardımların tazminat gerektirip gerektirmediği üzerine hukuki değerlendirme (Sayıştay)

ÖZET: Bu Sayıştay kararı, İl Özel İdaresi tarafından çeşitli dernek ve vakıflara yapılan nakdi yardımların hukuka aykırı olduğu sonucuna ulaşmıştır. Yapılan yardımlar için gerekli protokollerin düzenlenmemesi ve mevcut protokollerin içeriğinin 5302 sayılı Kanun’un 64. maddesi ile çelişmesi, bu ödemelerin ortak hizmet projeleri kapsamında değerlendirilemeyeceğini ortaya koymuştur. Dolayısıyla, bu yardımların maddi yardım niteliğinde olduğu ve kamu […]

→

İl özel idaresinin dernek ve vakıflara yaptığı nakdi yardımların hukuka aykırılığı ve kamu zararına yol açtığına dair hukuki değerlendirme (Sayıştay)

ÖZET: Sayıştay’ın 2020 tarihli kararında, … İl Özel İdaresi’nin çeşitli dernek ve vakıflara yaptığı nakdi yardımların hukuka aykırı olduğu belirtilmiştir. Yapılan yardımların bir kısmı için protokol düzenlenmediği, düzenlenen protokollerin ise 5302 sayılı Kanun’un 64. maddesinin (c) bendine uygun olmadığı ifade edilmiştir. Bu durum, yapılan ödemelerin ortak hizmet projeleri kapsamında değil, maddi yardım niteliğinde olduğu sonucunu […]

→

İl özel idaresinin derneklere yaptığı nakdi yardımların hukuka aykırılığı ve kamu zararına yol açan ödemelerin mevzuata uygunluğu üzerine hukuki değerlendirme (Sayıştay)

ÖZET: Sayıştay, 5302 sayılı İl Özel İdaresi Kanunu’nun 64. maddesi uyarınca, İl Özel İdaresi tarafından çeşitli dernek ve vakıflara yapılan nakdi yardımların hukuka aykırı olduğuna karar vermiştir. Yardımların bir kısmı için protokol düzenlenmemiş olması ve düzenlenen protokollerin içeriğinin ilgili kanunla bağdaşmaması, yapılan ödemelerin ortak hizmet projeleri kapsamında değil, maddi yardım niteliğinde olduğu sonucunu doğurmuştur. Bu […]

→

İmar denetimi için yeterli personel bulunmamasının denetime engel olmayacağı (ÇŞB)

ÖZET: İmar denetimi sürecinde yeterli personel eksikliğinin denetimleri aksatmayacağına dair açıklamalar yapılmıştır. Belediyeler, ruhsat başvuruları için gerekli olan projelerin incelenmesi ve onaylanması konusunda kendi bünyelerindeki teknik personeli kullanmakla yükümlüdür. Ancak, yeterli sayıda uzman personel bulunmaması durumunda, ruhsat eki projelerin onaylanıp onaylanmayacağı konusunda belirsizlikler ortaya çıkmaktadır. Bu bağlamda, T.C. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nın ilgili görüşleri, yapı […]

→

Meyhane Kahvehane İnternet kafe Gibi Umuma Açık Yerlerle Kreş ve Anaokullarına En Az Kaç Metre Mesafe Şartı Vardır (ÇŞB)

ÖZET: Umuma açık yerler ile alkollü içki satışı yapılan mekanların, eğitim kurumları ve çocuk bakım merkezlerinden belirli bir mesafede bulunması zorunludur. Bu bağlamda, meyhane, kahvehane, kıraathane, bar, elektronik oyun merkezleri ve internet salonları gibi işletmelerin, örgün eğitim kurumları, özel öğretim kursları, yükseköğretim hariç öğrenci yurtları, anaokulları ve kreşlerden kapıdan kapıya en az 100 metre uzaklıkta […]

→

Bağ-Kur sigortalılık tescilinde geçmişe yönelik tarih belirlenmesi talebi (KDK)

ÖZET: Başvuran, Sosyal Güvenlik Kurumu’nun (SGK) 20/05/1999 tarihli limited şirket ortaklığını dikkate almayarak sigortalılık tescilini 4/10/2000 tarihine dayandırmasının, sosyal güvenlik hakkını ihlal ettiğini öne sürmüştür. Bu bağlamda, şirket ortaklığının başlangıç tarihi olarak 20/05/1999’un esas alınmasını talep etmiştir. Ancak, SGK’nın açıklamalarına göre, 1479 sayılı Bağ-Kur Kanunu’nun geçici 18. maddesi gereğince, 4/10/2000 tarihine kadar kayıt ve tescilini […]

→