Belediyeler ile belediyelerin kurdukları şirketlerde işyeri hekiminin ayrı ayrı belirlenmesi gerektiği (ÇŞB)

ÖZET: Belediyeler ve bu belediyelere bağlı şirketlerde işyeri hekimlerinin ayrı ayrı belirlenmesi gerektiği vurgulanmaktadır. 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu’nun ilgili maddeleri, kamu kurumlarında işyeri hekimi veya iş güvenliği uzmanı olarak görev yapan personelin, belirli şartlar altında diğer kamu kurumlarında da görevlendirilebileceğini belirtmektedir. Ancak, bu durumun uygulanabilirliği için her iki yapı için de ayrı […]

→

Mesleki yeterlilik belgesi işyeri açma ve çalıştırma için tek başına yeterli midir (ÇŞB)

ÖZET: Mesleki yeterlilik belgesi, tehlikeli ve çok tehlikeli işlerde çalışacak kişiler için zorunlu bir belgedir. Bu belge, Mesleki Yeterlilik Kurumu tarafından belirlenen standartlara dayanmakta olup, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı tarafından yayımlanan tebliğlerde belirtilen mesleklerde geçerlidir. Ancak, bu belge işyeri açma ve çalışma ruhsatı için tek başına yeterli değildir. İlgili mevzuat gereği, işyeri açmak isteyenlerin, […]

→

Kaplıca tedavi masraflarının Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından karşılanmaması kamu zararına yol açar mı (Sayıştay)

ÖZET: Bu Sayıştay kararı, kaplıca tedavisine giden personel ve refakatçilerinin giderlerinin Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından karşılanması gerektiğini vurgulamaktadır. 6245 sayılı Harcırah Kanunu’nun hükümlerine göre yapılan ödemelerin, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu ile değiştirildiği ve bu nedenle kaplıca tedavisi için yapılan masrafların artık Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından karşılanması gerektiği belirtilmiştir. Yapılan incelemelerde, […]

→

Yüklenicinin Projeye Uygun Çalışmaması Nedeniyle Oluşan Kamu Zararının Tazmini İçin Harcama Yetkilisi ve Diğer Sorumlular Müştereken Sorumlu Tutulabilir mi (Sayıştay)

ÖZET: Bu Sayıştay kararı, bir yapım işinde yüklenicinin projeye uygun olarak çalışmaması nedeniyle kamu zararının oluştuğunu tespit etmiştir. İlgili mevzuat uyarınca, yüklenici projelerde değişiklik yapma yetkisine sahip değildir ve eksik veya hatalı yapılan işler, yapı denetim görevlisinin talimatıyla bedelsiz olarak düzeltilmek zorundadır. İnceleme sonucunda, yüklenici tarafından bazı imalat kalemlerinin eksik yapıldığı ve bu eksikliklerin bedelinin […]

→

Kamu Haznedarlığı Tebliği’ne aykırı mevduat faiz oranı belirlemesi, kamu zararına neden olur mu (Sayıştay)

ÖZET: Bu Sayıştay kararı, yüksek öğretim kurumlarının bankalardaki vadeli mevduatlarının değerlendirilmesinde Kamu Haznedarlığı Tebliği’ne aykırı hareket edilmesi nedeniyle oluşan kamu zararını konu almaktadır. İnceleme sonucunda, bazı vadelerde referans faiz oranlarının dikkate alınmadığı ve bu nedenle düşük faiz geliri elde edildiği tespit edilmiştir. Kamu Haznedarlığı Genel Tebliği’nin 7. maddesi, vadeli mevduat için alınan faiz oranının benzer […]

→

Gecikme cezasının hesaplanmasında yüklenici kusurunun dikkate alınmaması, kamu idaresinin ceza uygulamasını hukuka aykırı hale getirir mi (Sayıştay)

ÖZET: Bu Sayıştay kararı, kamu idaresinin yükleniciye verdiği sürelerin ve gecikme cezalarının hesaplanmasında hukuki bir uyuşmazlık üzerine odaklanmaktadır. İdare, geçici kabul noksanlıklarının tamamlanması için yükleniciye belirli bir süre tanımış, ancak gecikme cezasını yalnızca bu süre üzerinden hesaplamıştır. Yapım İşleri Genel Şartnamesi’nin 42. maddesi gereği, eksikliklerin tamamlanmasına kadar geçen süre için ceza uygulanması gerektiği belirtilmiş, ancak […]

→

Temizlik hizmeti ihalesinde işçi sayısının yeterliliği ve şartnameye aykırılık, kamu zararını doğurur mu (Sayıştay)

ÖZET: Sayıştay, bir belediyeye ait temizlik hizmeti ihalesinde, yapılan iş miktarının hesaplanmasında şartname hükümlerine aykırı davranıldığını, teknik şartnameye uygun temizlik yapılmadığını ve eksik işçi çalıştırıldığını tespit etmiştir. Yüklenicinin savunmasında, bir işçinin 6,5 otobüsten fazlasını temizlemesinin mümkün olmadığı iddia edilse de, Sayıştay, temizlik niteliğinin göreceli olduğunu ve şartname gereği belirlenen işçi sayısının yeterli olduğunu vurgulamıştır. Hukuki […]

→

Hatalı hesaplanan hakediş tutarları ve eksik yemek bedeli kamu zararına yol açar mı, bu zararların tahsil edilmesi yüklenicinin sorumluluğunda mıdır (Sayıştay)

ÖZET: Bu Sayıştay kararı, bir belediyenin temizlik hizmet alım ihalesinde yaşanan hukuki uyuşmazlıkları incelemektedir. İhaleye ilişkin yükleniciye ödenen hakediş tutarlarının hatalı hesaplanması, yemek bedelinin eksik hesaplanması ve personelin lojmanlarda görevlendirilmesi gibi konular kamu zararına yol açmıştır. Özellikle, yüklenicinin çalışan personele ödenmesi gereken yol giderinin ödenmemesi ve hizmet binası cam temizliğinin tam olarak yapılmaması da dikkat […]

→

Kira sözleşmesinin uzatılması zorunluluğu, kredi borçlarının sona ermesi ile nasıl ilişkilendirilir (Sayıştay)

ÖZET: Sayıştay kararında, 2886 Sayılı Devlet İhale Kanunu’na aykırılık iddiaları incelenmiştir. Denetçi sorgusunda, kiralama işleminin hukuki dayanağının 4325 sayılı yasa ve ilgili yönetmelik olduğu belirtilmiştir. Kira sözleşmesinin 8’inci maddesi gereği, kredi borçları sona erene kadar sözleşmenin uzatılmasının zorunlu olduğu ifade edilmiştir. Bu nedenle, kiralama işleminin hukuka uygun olduğu sonucuna varılmıştır. Ayrıca, damga vergisi ile ilgili […]

→

Eser sahibi sıfatını kanıtlayamayan şikayetçilerin intihal iddiasıyla ilgili başvurularının geçersizliği ve kovuşturmaya yer olmadığı kararı (Danıştay)

ÖZET: Danıştay, intihal iddiaları üzerine yapılan bir soruşturma sonucunda, eser sahibi sıfatıyla hak sahipliğini kanıtlayan belgelerin bulunmaması nedeniyle şikayetçilerin başvurularının geçersiz olduğunu belirlemiştir. 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu’na göre, bir eserden alıntı yapılabilmesi için eser sahibinin adı ve alıntının yapıldığı yerin belirtilmesi gerektiği vurgulanmıştır. Bu bağlamda, kaynak gösterilmeden yapılan alıntıların, yalnızca eser üzerindeki […]

→

Kamu zararına yol açan eksik imalatlar için yükleniciye ödeme yapılmaması hukuken geçerli midir (Sayıştay)

ÖZET: Bu Sayıştay kararı, Büyükşehir Belediyesi tarafından gerçekleştirilen Piknik ve Mesire Alanı düzenlemesi işinin tasfiyesi sırasında kabul edilen eksik ve kusurlu imalatların kamu zararına yol açtığını ortaya koymaktadır. İdare, sözleşmenin hukuken imkansız hale geldiğini ve bu nedenle yükleniciye kar kaybı gibi zararların tazmin edilemeyeceğini savunmuştur. İdare, işin devamının imkansız hale gelmesinin kendi kusurundan kaynaklandığını belirterek, […]

→

5302 sayılı Kanun kapsamındaki ödemelerden gelir vergisi kesintisi yapılmaması kamu zararı oluşturur mu (Sayıştay)

ÖZET: Bu Sayıştay kararı, 5302 sayılı İl Özel İdaresi Kanunu’nun 28. maddesi uyarınca yapılan ödemelerin gelir vergisine tabi olduğu ve bu ödemelerden kesinti yapılmaması nedeniyle kamu zararı oluştuğunu belirlemektedir. Danıştay Vergi Dava Daireleri’nin daha önceki kararları da, benzer ödemelerden gelir vergisi kesintisi yapılması gerektiğini vurgulamıştır. Bu bağlamda, ilgili kamu görevlilerine mali sorumluluk yüklenmesi gerektiği ifade […]

→

5302 sayılı Kanun kapsamında yapılan ödemelerden gelir vergisi kesintisi yapılmaması kamu zararı oluşturur mu (Sayıştay)

ÖZET: Bu Sayıştay kararı, 5302 sayılı İl Özel İdaresi Kanunu’nun 63. maddesi uyarınca yapılan ödemelerden gelir vergisi kesintisi yapılmaması nedeniyle kamu zararının oluştuğunu belirtmektedir. İlgili kanun hükümlerine göre, mülki idare amirlerine yapılan ödemelerin gelir vergisine tabi olduğu ve bu ödemelerden kesinti yapılmaması durumunun hukuka aykırı olduğu vurgulanmıştır. Kararda, 5540 sayılı Dâhiliye Memurları Kanunu’nun Ek 5. […]

→

5302 sayılı Kanun kapsamında yapılan ödemelerden gelir vergisi kesintisi yapılmaması kamu görevlilerinin mali sorumluluğunu doğurur mu (Sayıştay)

ÖZET: Bu Sayıştay kararı, 5302 sayılı İl Özel İdaresi Kanunu’nun 63. maddesi uyarınca yapılan ödemelerden gelir vergisi kesintisi yapılmaması nedeniyle kamu zararının oluştuğunu belirlemektedir. Karara göre, ilgili kamu görevlileri, bu ödemelerden vergi tevkifatı yapmadıkları için mali sorumluluk taşımaktadır. 5302 sayılı Kanun’un 28 ve 63. maddelerine göre yapılan ödemelerin gelir vergisinden istisna edilmediği, dolayısıyla bu ödemelerden […]

→

Kamu görevlilerine vergi kesintisi yapılmaması, kamu zararının doğmasına neden olur mu (Sayıştay)

ÖZET: Sayıştay kararında, 5302 sayılı İl Özel İdaresi Kanununun 63. maddesi gereğince yapılan ödemelerden gelir vergisi kesintisi yapılmaması nedeniyle kamu zararının oluştuğu belirtilmiştir. Bu bağlamda, tahsil edilen kamu zararı tutarının bir kısmı için herhangi bir ilişilecek husus kalmadığı ifade edilirken, geriye kalan kısmın ise Harcama Yetkilisi ve Gerçekleştirme Görevlisi’ne müştereken ve müteselsilen ödettirilmesine karar verilmiştir. […]

→