Kamu görevlilerinin terör örgütleriyle irtibatında somut delil gerekliliği ve Yargıtay kararının hukuki etkileri (Danıştay)

ÖZET: Bu Yargıtay kararı, davacının 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’ye eklenen Geçici 35. maddesi uyarınca kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin İçişleri Bakanlığı işleminin iptali istemine ilişkindir. İlk Derece Mahkemesi, davacının Bylock kaydı, terör örgütlerine müzahir şirketlerde SGK kaydı veya Bank Asya hesabında para artışı gibi terör örgütü ile bağlantısını gösteren somut delillerin bulunmadığını tespit etmiştir. Ayrıca, […]

→

Kamu görevinden çıkarılma gerekçesinde terör örgütleriyle iltisak ve irtibatın değerlendirilmesi adil yargılanma hakkını ihlal eder mi (Danıştay)

ÖZET: Danıştay 5. Dairesi, davacının 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname gereğince kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin işlemin iptali istemiyle açtığı davada, idari yargı mercilerinin terör örgütleriyle iltisak ve irtibat konusunu incelemesi gerektiğine hükmetmiştir. Davacı, kamu görevinden çıkarılma gerekçesinin “üyelik” unsuru olduğunu ve bu durumun ceza kanunları ile tanımlandığını belirterek, idari yargının bu yönde bir inceleme yapamayacağını […]

→

FETÖ/PDY suçlamasıyla kamu görevinden çıkarılan davacının irtibatının somut delillerle tespit edilmemesi, hukuka aykırılık oluşturur mu (Danıştay)

ÖZET: Danıştay 5. Dairesi, davacının kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin İçişleri Bakanlığı’nın işlemini iptal etti. Davacı, FETÖ/PDY terör örgütüne üyelik suçlamasıyla kamu görevinden çıkarılmıştı. Ancak, yapılan adli soruşturma sonucunda kovuşturmaya yer olmadığına karar verilmiş ve davacının örgütle irtibatı konusunda somut bir olumsuzluk tespit edilememiştir. İdare Mahkemesi, bu gerekçelerle davacının çıkarılma işleminin hukuka aykırı olduğuna hükmetmiştir. Bölge […]

→
onecikan-yargitay

Yönetim kurulu üyeliği sona ermeden Bağ-Kur sigortalılığının devamı için gerekli şartlar nelerdir (Yargıtay)

ÖZET: Uyuşmazlık, davacının 01.03.2010 tarihinden itibaren zorunlu Bağ-Kur sigortalılığına ilişkin tescilinin iptali istemi üzerinedir. Davacı, yönetim kurulu üyeliğinin devam ettiğini ve bu nedenle Bağ-Kur sigortalılığının 01.03.2010 tarihinden itibaren de devam etmesi gerektiğini savunmuştur. İlk Derece Mahkemesi, şirketin faal olmaması gerekçesiyle davayı reddetmiştir. Ancak, Yargıtay, davacının yönetim kurulu üyeliğinin sona ermediğini ve şirketin faal olduğuna dair […]

→
onecikan-yargitay

Sigorta başlangıç tarihi 18 yaşını doldurduğu tarih olan 10.02.1978 olarak belirlenebilir mi? (Yargıtay)

ÖZET: Uyuşmazlık, davacının 15.12.1976 tarihinde (1) gün süre ile sigortalı çalıştığının tespiti istemine ilişkindir. İlk Derece Mahkemesi, davacının bu tarihte çalıştığını kabul ederek hizmet tespiti talebini kısmen kabul etmiş, ancak emekli aylığı bağlanması talebini kısmi feragat nedeniyle reddetmiştir. Davalı taraf, davacının fiili çalışmasının olmadığını ve sigortalılık başlangıcının 1991 yılında olduğunu savunmuştur. Bölge Adliye Mahkemesi, davacının […]

→

İmar planı iptali talebinin süre aşımına uğraması mahkeme kararını nasıl etkiler ve mahkemeye erişim hakkını ihlal eder mi (Danıştay)

ÖZET: Danıştay 6. Dairesi, bir davacının, belediye meclisi tarafından onaylanan 1/1000 ölçekli revizyon uygulama imar planının iptali talebi üzerine yapılan yargılamada, ilk derece mahkemesinin kararını hukuka uygun bulmuş ve iptal gerekçelerini detaylandırmıştır. Mahkeme, inşa edilen karayolunun mevcut imar planı ile uyumsuz olduğunu, parselin yoldan cephe alamadığını ve trafik güvenliği açısından yeterli mesafe sağlanamadığını belirterek, imar […]

→

Maden ruhsatı süre uzatım talebinin reddinde, 3213 sayılı Maden Kanunu’na aykırılık ve idarenin takdir yetkisinin sınırları nasıl değerlendirilmiştir (Danıştay)

ÖZET: Danıştay 8. Dairesi, davacı şirketin mermer işletme ruhsatı için yaptığı süre uzatım talebinin reddine ilişkin işlemi hukuka aykırı bulmuştur. Mahkeme, 3213 sayılı Maden Kanunu’nda maden ruhsatı ve izin başvurularının değerlendirilmesine dair açık düzenlemeler bulunduğunu, bu süreçte Genelge ile yetki devrinin mümkün olmadığını vurgulamıştır. Davacı tarafından yapılan temdit başvurusunun, mevzuatın aradığı şartları taşıyıp taşımadığına dair […]

→

İdarenin maden ruhsatı başvurusunu reddetmesi, hukuka uygunluk ve kamu yararını gözetme yükümlülüğüne aykırılık teşkil eder mi (Danıştay)

ÖZET: Danıştay 8. Dairesi, davacı tarafından yapılan temdit başvurusunun reddine dair Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğü tarafından tesis edilen işlemin iptaline karar vermiştir. Mahkeme, mevzuat gereği I. ve II. Grup madenler için doğrudan işletme ruhsatı düzenlenmesi gerektiğini belirtmiş, davalı idarenin davacının şartları sağlamadığına dair herhangi bir iddia veya tespit sunmadığını vurgulamıştır. Bu durum, davalı […]

→
onecikan-yargitay

Belediye şirketinin yönetim kurulu ve olağan genel kurul kararlarının tescilinde İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü’nün yetkileri ve iptal davası sonuçları nasıl değerlendirilir (Yargıtay)

ÖZET: Uyuşmazlık, İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü’nün davacının tescil başvurusunu reddetmesi üzerine açılan iptal davasına ilişkindir. Davacı, belediye şirketinin yönetim kurulu ve olağan genel kurul kararlarının tescil edilmemesinin, şirketin işleyişini olumsuz etkilediğini ve personel haklarını tehlikeye attığını ileri sürerek iptal talep etmiştir. Davalı ise, tescil talebinin reddinin, ilgili kanun ve düzenlemelere uygun olduğunu savunmuştur. İlk Derece […]

→

Maden ruhsatı taleplerinin değerlendirilmesinde somut gerekçe sunulması zorunluluğu ve Cumhurbaşkanlığı Genelgesi’nin Maden Kanunu’na aykırılığı nasıl etkiler (Danıştay)

ÖZET: Danıştay 8. Dairesi, maden sahasına ilişkin IV. grup arama ruhsatı talebinin reddine dair Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı Taşınmaz Komisyonu kararının hukuka uygunluğunu denetlemiştir. İdare Mahkemesi, davalı idarenin işleminde gerekçe sunulmadığını ve yalnızca komisyon kararına atıf yapıldığını belirterek, hukuka aykırılık tespit etmiştir. Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğü’nün, maden ruhsatı taleplerini değerlendirirken somut gerekçeler […]

→

Maden ruhsatı talebinin reddinde idarenin somut gerekçe sunma yükümlülüğü var mıdır (Danıştay)

ÖZET: Danıştay 8. Dairesi, davacı şirketin maden sahası için arama ruhsatı talebinin Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı Taşınmaz Komisyonu tarafından uygun bulunmaması üzerine tesis edilen işlemin iptaline karar vermiştir. İdare Mahkemesi, davalı idarenin işlemde gerekçe sunmadığını ve teknik inceleme ile desteklenmiş somut bir bilgiye dayanmadan talebin reddedildiğini belirterek, hukuka aykırılık tespit etmiştir. Mahkeme, maden ruhsatlandırma […]

→

Rödövans sözleşmelerinin maden siciline şerh edilmesi zorunluluğu, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı’nın izni olmadan geçerli midir (Danıştay)

ÖZET: Danıştay 8. Dairesi, maden işletme ruhsatı ile ilgili rödövans sözleşmesine izin verilmesi talebinin Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı Taşınmaz Komisyonu tarafından uygun bulunmamasının hukuka aykırı olduğuna karar vermiştir. Dava, Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğü tarafından yapılan işlemin iptali istemiyle açılmıştır. Mahkeme, rödövans sözleşmelerinin davalı Genel Müdürlüğün iznine tabi olduğunu ve bu sözleşmelerin maden […]

→

Maden ruhsatı taleplerinin reddinde idarenin somut gerekçe sunma yükümlülüğü, hukuka aykırılık teşkil eder mi (Danıştay)

ÖZET: Danıştay 8. Dairesi, davacı şirketin maden işletme ruhsatı talebinin reddine ilişkin işlemin hukuka aykırı olduğuna karar vermiştir. Dava, Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğü tarafından yapılan ruhsat başvurusunun değerlendirilmeden reddedilmesi üzerine açılmıştır. İlk Derece Mahkemesi, davalı idarenin talebi reddetmek için somut bir gerekçe sunmadığını belirterek işlemi iptal etmiştir. Bölge İdare Mahkemesi ise, bu kararı […]

→

Maden işletme ruhsatı süresinin uzatılması talebinin gerekçe gösterilmeden reddedilmesi hukuka aykırı mıdır (Danıştay)

ÖZET: Danıştay 8. Dairesi, Bursa’da bulunan bir mermer işletme ruhsatının süresinin uzatılması talebinin Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı tarafından gerekçe gösterilmeden reddedilmesini hukuka aykırı bulmuştur. Mahkeme, maden işletme ruhsatı ve izni başvurularının 3213 sayılı Maden Kanunu çerçevesinde değerlendirilmesi gerektiğini, bu süreçte aranan şartların sağlanıp sağlanmadığının somut gerekçelerle ortaya konulması gerektiğini vurgulamıştır. Davacı tarafından yapılan temdit […]

→
onecikan-yargitay

Sanıkların 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu’na muhalefet suçundan mahkumiyetinde temyiz taleplerinin reddi ve hukuki durumlarının belirlenmesinde kanunların uygulanması gerekliliği (Yargıtay)

ÖZET: Yargıtay 7. Ceza Dairesi, sanıkların 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu’na muhalefet suçundan mahkumiyetine ilişkin kararı incelemiştir. Sanık …, temyiz talebini yasal süresinden sonra sunmuş, bu nedenle talebi reddedilmiştir. Diğer sanık ve katılan vekilinin temyiz talepleri ise, yargılama sürecinin usul ve kanuna uygun olduğu, delillerin yeterince değerlendirildiği ve sanıkların eylemlerinin kesin olarak tespit edildiği gerekçesiyle […]

→