Kira sözleşmesinin iptali ile alt kira sözleşmesinin sona ermesi tahliye işleminin hukuka uygunluğunu nasıl etkiler (Danıştay)

ÖZET: Danıştay 8. Dairesi, Ankara Büyükşehir Belediyesi tarafından yapılan tahliye işleminin hukuka uygunluğunu değerlendirmiştir. Davacı şirket, kira sözleşmesi gereği tahliye işleminin hukuka aykırı olduğunu ve gerekli usuli işlemlerin yapılmadığını iddia etmiştir. Ancak, mahkeme, 5216 sayılı Büyükşehir Belediyesi Kanunu ve 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu çerçevesinde, otoparkların işletme haklarının belediye şirketine devredilmesi ve bu devrin geri […]

→

5411 Sayılı Bankacılık Kanunu Kapsamında Gelir Vergisi İadesi: Vergi Muafiyeti ve Yasal Faiz Uygulaması Üzerine Değerlendirme (Danıştay)

ÖZET: Bu Danıştay kararı, davacının 16/02/2020-29/02/2020 tarihleri arasında elde ettiği faiz geliri üzerinden kesilen gelir (stopaj) vergisinin iadesine ilişkindir. Davacı, 5411 sayılı Bankacılık Kanunu gereği vergiden muaf olduğunu ileri sürerek, kesilen verginin yasal faiziyle birlikte iadesini talep etmiştir. İlk Derece Mahkemesi, davacının iddialarını kabul ederek, kesintinin hukuka aykırı olduğuna karar vermiştir. Bölge İdare Mahkemesi, ilk […]

→

Ulusal marker bulundurma zorunluluğunun ihlali için somut delil olmadan özel tüketim vergisi tarhiyatı geçersiz sayılabilir mi (Danıştay)

ÖZET: Danıştay 7. Dairesi, akaryakıt istasyonu işletmecisi davacı hakkında düzenlenen vergi inceleme raporuna dayanarak, 4760 sayılı Özel Tüketim Vergisi Kanunu’nun 13. maddesinin 4. fıkrası uyarınca re’sen tarh edilen özel tüketim vergileri ile vergi ziyaı cezasının iptali istemini değerlendirmiştir. Mahkeme, davacının banka hesabından yapılan para transferlerinin belgesiz akaryakıt alım satımına ilişkin olduğunu tespit etmiş, ancak ulusal […]

→

İştirak Hissesinin Satışından Doğan Zararın Kurum Kazancından İndirilmesi: 5520 Sayılı Kanun’un 5. Maddesinin Yanlış Uygulanması (Danıştay)

ÖZET: Danıştay 3. Dairesi, davacının iştirak hissesinin satışından doğan zararın %75’inin kurum kazancından indirilebilmesi gerektiği iddiasını incelemiştir. Davacı, 2014 yılı için verilen kurumlar vergisi beyannamesi üzerine fazladan tahakkuk eden vergilerin kaldırılması ve yasal faiziyle iadesini talep etmiştir. Vergi Mahkemesi, 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu’nun 5. maddesi gereği, istisna edilen kazançlara ilişkin zararların indirilmesine izin verilmediği […]

→

Sahte Fatura Kullanımında Vergi Ziyaı Cezası: Gerçek Emtia Teslimi Olmadan Tarhiyatın Hukuka Aykırılığına İtirazın Reddedilmesi (Danıştay)

ÖZET: Danıştay 3. Dairesi, davacı şirketin sahte faturalarla belgelendirdiği alımlar nedeniyle re’sen salınan vergi ziyaı cezalı katma değer vergisinin kaldırılması talebini incelemiştir. İlk Derece Mahkemesi, davacının kanuni temsilcisi olduğu şirketin faturalarının gerçek bir emtia teslimine dayanmadığını belirterek davayı reddetmiştir. Temyiz aşamasında, davacı, faturalara ilişkin daha önceki kararların kesinleştiğini öne sürerek kararın bozulmasını istemiştir. Danıştay, Vergi […]

→

5520 Sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu Kapsamında Taşınmaz Satış Zararı İndirimine İlişkin İstisna Kapsamı ve Uygulama Hataları (Danıştay)

ÖZET: Bu Danıştay kararı, davacının iki yıldan fazla süreyle aktifinde bulunan taşınmazın satışından doğan zararın %75’inin kurum kazancından indirilebileceği iddiasıyla açtığı davanın reddine ilişkin bir temyiz incelemesini içermektedir. 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu’nun 5. maddesi gereğince, istisna edilen kazançlara ilişkin giderlerin istisna dışı kazançlardan indirilmesi mümkün değildir. Bu bağlamda, davacının taşınmaz satışından doğan zararının, istisna […]

→

Ticari amaçlı yolcu taşımacılığı için belediyeden izin alınmaması durumunda, geçerli izin belgesinin olmaması hukuki değerlendirmesi nasıl yapılmıştır (Danıştay)

ÖZET: Danıştay 8. Dairesi, davacının ticari amaçlı yolcu taşımacılığı yaparken belediyeden izin almadığı gerekçesiyle aracının trafikten men edilmesine ilişkin işlemin iptaline dair Bölge İdare Mahkemesi kararını inceledi. Mahkeme, davacının, aracına ait geçerli bir izin belgesini dava tarihinden sonra aldığını ve bu belgenin makul sürede edinilmediğini tespit etti. Bu nedenle, davacının işlem tarihi itibarıyla geçerli bir […]

→

İzin belgesinin işlem tarihindeki geçerliliği, trafik men cezasının hukuka uygunluğunu nasıl etkiler (Danıştay)

ÖZET: Danıştay 8. Dairesi, davacının aracının 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun Ek 2/3-b maddesi uyarınca 30 gün süreyle trafikten men edilmesine ilişkin işlemin iptali istemini değerlendirmiştir. İlk Derece Mahkemesi, davacının ilgili belediyeden alınan izin/ruhsatta belirtilen faaliyet konusu dışında okul servis taşımacılığı yaptığı ve bu kapsamda herhangi bir güzergah izin belgesinin bulunmadığını tespit etmiştir. Davacı, izin […]

→

Danıştay, davacı şirketin izin belgesi olmadan ticari yolcu taşımacılığı yapmasının hukuka uygunluğunu nasıl değerlendirmiştir (Danıştay)

ÖZET: Danıştay 8. Dairesi, davacı şirketin ilgili belediyeden çalışma izni almadan yolcu taşımacılığı yaptığı gerekçesiyle aracının 60 gün süreyle trafikten men edilmesine ilişkin işlemin iptalini istemiştir. İlk Derece Mahkemesi, yapılan denetimlerde “korsan taşımacılık” yapıldığına dair somut bir tespit bulunmadığı gerekçesiyle işlemin hukuka aykırı olduğuna karar vermiştir. Ancak, Bölge İdare Mahkemesi, ilk mahkeme kararını hukuka uygun […]

→

Alt kira sözleşmesinin iptali ile kiracılık ilişkisinin sona ermesi, tahliye işleminin hukuka uygunluğunu nasıl etkiler (Danıştay)

ÖZET: Danıştay 8. Dairesi, davacı şirketin Ankara Büyükşehir Belediyesi tarafından tahliye edilmesine ilişkin işlemin iptalini talep eden davasında, İdare Mahkemesi’nin kararını onayladı. İdare Mahkemesi, 5393 sayılı Kanun’un 15. maddesi ve 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu’nun 75. maddesi çerçevesinde, belediyelerin taşınmazları üzerindeki tasarruflarının hukuka uygun olduğunu belirtti. Davacı şirketin, alt kiracı konumunda bulunduğu ve kira sözleşmesinin […]

→

Özel tüketim vergisi hesaplamasında güncel vergi oranlarının dikkate alınmaması, hukuka uygunluk açısından nasıl bir etki yaratır (Danıştay)

ÖZET: Danıştay 7. Dairesi, davacının sürücüsü olduğu araçta bandrolsüz sigara bulundurması nedeniyle re’sen tarh edilen özel tüketim vergisi ve vergi ziyaı cezasının iptali talebiyle açılan davada, davacının “bulunduran” sıfatına haiz olduğu sonucuna ulaşmıştır. İlk Derece Mahkemesi, davacının bu sıfatını kabul ederek, tarh edilen vergi ve ceza tutarının bir kısmının hukuka aykırı olduğuna, ancak diğer kısmının […]

→

Disiplin cezası verilmesine dayanak olan yönetmeliğin yasal dayanağının bulunmaması, yurttan çıkarma cezasının iptalini gerektirir mi (Danıştay)

ÖZET: Danıştay 8. Dairesi, Yükseköğrenim Kredi ve Yurtlar Kurumu Yurt İdare ve İşletme Yönetmeliği’nin 23/2-f bendinin iptali ve davacının yurttan süresiz çıkarma cezasının hukuka aykırı olduğu gerekçesiyle iptaline karar vermiştir. Davacı, yalnızca bir basın açıklamasına katıldığını ve bu eylemin disiplin cezasını gerektirmediğini savunmuştur. Davalı idare ise, disiplin cezalarının gerekliliğini ve davacının eyleminin hukuka aykırı olduğunu […]

→

Danıştay, özel yurtların açılmasında valiliklerin yetki devri düzenlemesinin hukuka uygunluğunu nasıl değerlendirmiştir (Danıştay)

ÖZET: Danıştay 8. Dairesi, 11/09/2020 tarihli Ortaokul ve Ortaöğretim Kurumları Özel Barınma Hizmetleri Yönetmeliği’nin 5. maddesinin 1. fıkrasında yer alan “kurum açma izni” ve 6. maddesinin 2. fıkrasındaki “valilikçe de uygun görülmesi” ibarelerinin iptali istemiyle açılan davayı incelemiştir. Davacı, valiliklere yetki devri ile ilgili yasal bir düzenleme olmadığını, bu durumun özel yurtların açılmasını zorlaştırdığını iddia […]

→

Ruhsatsız yapının zarara katkısı, maddi tazminat talebinin kabulü ve manevi tazminatın reddi açısından nasıl değerlendirilmiştir (Danıştay)

ÖZET: Danıştay 8. Dairesi, davacının taşınmazının, belediyeye ait su şebekesi ve kanalizasyon hatlarındaki sızıntı nedeniyle kullanılamaz hale geldiği iddiasıyla açtığı tazminat davasında, maddi tazminat talebinin kısmen kabulüne, manevi tazminat talebinin ise reddine karar vermiştir. İdare Mahkemesi, zararın sızıntıdan kaynaklandığını, ancak yapının ruhsatsız olmasının zararla doğrudan bir nedensellik bağı oluşturmadığını belirterek, davacının maddi zararını 54.981,00 TL […]

→

İzin belgesi olmaksızın yolcu taşıyan aracın trafikten men edilmesi işleminin hukuka uygunluğu nasıl değerlendirilir (Danıştay)

ÖZET: Danıştay 8. Dairesi, davacının aracının 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu uyarınca 60 gün süreyle trafikten men edilmesine ilişkin işlemin iptali istemini değerlendirmiştir. İlk Derece Mahkemesi, davacının aracının izin belgesi olmaksızın yolcu taşıdığı gerekçesiyle yapılan işlemin hukuka aykırı olduğuna karar vermiştir. Ancak, Danıştay, davacının işlem tarihinden sonra izin belgesi almasının, belgenin makul sürede edinilmediğini gösterdiğini […]

→