Güneş enerjisi sistemlerinin inşaat alanı hesaplamasında dış ölçülerin dikkate alınması belirsizlikleri giderir mi (Danıştay)

ÖZET: Danıştay 6. Dairesi, 12.05.2023 tarihli Planlı Alanlar Yönetmeliği değişikliği ile getirilen düzenlemenin iptali istemini değerlendirmiştir. Davacı, yeni düzenlemenin belirsizlik içerdiğini ve yapı inşaat alanının nasıl hesaplanacağına dair açıklık sağlamadığını ileri sürmüştür. Özellikle, güneş enerjisi sistemlerinin inşaat alanı hesaplamasında “çerçeve/konstrüksiyon imalatının dış ölçüleri içinde kalan alanın yatay izdüşümü” ifadesinin belirsizliğe yol açtığı belirtilmiştir. Davalı idare […]

→
onecikan-yargitay

Kıyı Kenar Çizgisi İçinde Kalan Taşınmazın Hazine Adına Tescilinin Gerekliliği ve Zilyetlik Koşullarının Yetersizliği ile İlgili Yargıtay Değerlendirmesi (Yargıtay)

ÖZET: Uyuşmazlık, Bursa ili, … ilçesinde bulunan 126 ada 2 parsel sayılı taşınmazın tapu iptali ve tescili ile ilgili olup, davacı, taşınmazın hatalı olarak davalı adına tescil edildiğini iddia etmiştir. Mahkeme, davacının zilyetlik koşullarını yerine getirmediği ve davalının da taşınmaz üzerinde malik sıfatıyla zilyet olmadığını belirterek davayı reddetmiştir. Ancak, Yargıtay, keşif ve bilirkişi raporlarının yetersiz […]

→

Kamu görevinden çıkarılmada FETÖ irtibatı iddiasının somut delil gerekliliği ile hukuka aykırılık ilişkisi nasıl değerlendirilmelidir (Danıştay)

ÖZET: Danıştay, davacının 375 sayılı KHK’nın Geçici 35. maddesi uyarınca kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin işlemin iptaline karar vermiştir. Davacı, FETÖ ile irtibatı olduğu iddiasıyla görevden alınmış, ancak yürütülen ceza soruşturması sonucunda kovuşturmaya yer olmadığına karar verilmiştir. İdare Mahkemesi, davacının örgütle irtibatını gösteren somut delillerin bulunmadığını, yalnızca öğrencilik dönemine ait tanık beyanları ve eşinin geçmişteki SGK […]

→
onecikan-yargitay

Orman tahdit sınırları içinde kalan taşınmazların tapu kaydının iptali ve Hazine adına tescilinin hukuki değerlendirmesi yapılmıştır (Yargıtay)

ÖZET: Uyuşmazlık, Uşak ili Merkez ilçesinde bulunan 200 parsel sayılı taşınmazın orman tahdit sınırları içinde olup olmadığı ve bu nedenle tapu kaydının iptali ile Hazine adına tescil edilip edilmeyeceği üzerinedir. İlk Derece Mahkemesi, davacının 10 yıllık hak düşürücü süreden sonra dava açtığını belirterek davayı reddetmiştir. Ancak Yargıtay, orman tahdit sınırları içinde kalan taşınmazlar için her […]

→

FETÖ/PDY ile irtibatın kamu görevinden çıkarma için yeterli sebep olarak kabul edilmesi ve somut delillerin değerlendirilmesi üzerine Danıştay kararı (Danıştay)

ÖZET: Danıştay, davacının FETÖ/PDY ile iltisaklı olduğu gerekçesiyle kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin işlemi hukuka uygun bulmuştur. 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin Geçici 35. maddesi uyarınca, terör örgütleriyle irtibatın varlığı, kamu görevinden çıkarma için yeterli bir sebep olarak kabul edilmektedir. Davacının, FETÖ/PDY kapsamında yürütülen adli tahkikatlarda kodlama listesinde isminin yer alması, bu bağlamda terör örgütü ile […]

→

Milli park alanında yapılaşma sınırlarının belirlenmesi, 2873 sayılı Milli Parklar Kanunu çerçevesinde hukuka uygun mu? (Danıştay)

ÖZET: Danıştay, … Dağları Milli Parkı 1/25.000 Ölçekli Uzun Devreli Gelişme Revizyon Planı’na ilişkin yapılan iptal taleplerini değerlendirirken, milli park alanında yapılaşmanın sınırlarını belirleyen 2873 sayılı Milli Parklar Kanunu ve ilgili yönetmelikler çerçevesinde hareket etmiştir. Davacılar, planın ekosistem üzerinde olumsuz etkiler yaratacağını ve hukuka aykırı olduğunu öne sürerken, davalı idare, planın onay aşamasında gerekli görüşlerin […]

→

FETÖ/PDY ile irtibatı bulunmayan kamu görevlisinin görevden çıkarılmasının hukuka aykırılığı ve özlük haklarının iadesi gerekliliği nasıl değerlendirilmelidir (Danıştay)

ÖZET: Danıştay 5. Dairesi, davacının FETÖ/PDY terör örgütü ile irtibat ve iltisakının bulunmadığına karar vererek, kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin işlemi hukuka aykırı bulmuştur. Davacı, İçişleri Bakanlığı tarafından 7145 sayılı Kanun’un 26. maddesi gereğince kamu görevinden çıkarılmış, ancak yapılan incelemelerde, davacının Bylock kullanıcısı olmadığı, Bank Asya’da hesabının bulunmadığı ve FETÖ ile bağlantılı herhangi bir dernek veya […]

→
onecikan-yargitay

Etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanabilmesi için sanığın vergi borçlarını ödemesi gerektiği ve vergi ziyaa tespitinin önemi. (Yargıtay)

ÖZET: Yargıtay 11. Ceza Dairesi, Bakırköy 10. Asliye Ceza Mahkemesi’nin sanık hakkında verdiği defter, kayıt ve belgeleri gizleme suçuna ilişkin mahkumiyet kararını inceledi. Başsavcılığın kanun yararına bozma talebi, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 359. maddesi ve 7394 sayılı Kanun’un etkin pişmanlık düzenlemeleri çerçevesinde değerlendirildi. Yargıtay, sanığın vergi ziyaa oluşup oluşmadığını, vergi dairesine olan borçlarını ödeyip […]

→
onecikan-yargitay

Asıl İşverenin Muvazaalı Çalıştırma İhlali: 4857 Sayılı İş Kanunu Kapsamında Toplu İş Sözleşmesinden Yararlanma Hakkı ve Alacakların Tespiti (Yargıtay)

ÖZET: Bu Yargıtay kararında, davacı vekili, müvekkilinin Dicle Barajı inşaatında çalıştığını ve sendika üyesi olduğunu belirterek, davalı şirketin 4857 sayılı İş Kanunu’na aykırı olarak asıl işveren konumunu ihlal ettiğini iddia etmiştir. Davacı, asıl işverenin kendisi olduğunu ve daha önceki bir davada bu durumun tespit edildiğini öne sürerek, muvazaalı çalıştırma nedeniyle çeşitli alacaklarının tahsilini talep etmiştir. […]

→

Tüzel Kişiliğin Kanuni Temsilcisine İhtiyati Haciz Uygulanamaz: 6183 Sayılı Kanun’un 13. Maddesi Çerçevesinde Kamu Alacaklarının Korunması (Danıştay)

ÖZET: Danıştay 3. Dairesi, davacının kanuni temsilcisi olduğu şirketin vergi borçları nedeniyle alınan ihtiyati haciz kararının iptali istemini değerlendirmiştir. İlk Derece Mahkemesi, ihtiyati haciz için gerekli şartların sağlanmadığını belirterek kararı iptal etmiştir. Bölge İdare Mahkemesi ise, istinaf başvurusunu reddetmiştir. Danıştay, 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun’un 13. maddesinin ihtiyati haciz uygulamasına ilişkin hükümlerini […]

→
onecikan-yargitay

Soruşturma sürecinde yeterli delil toplanmaması, imar kirliliği suçlamalarında itirazın reddini nasıl etkiler? (Yargıtay)

ÖZET: Yargıtay 4. Ceza Dairesi, 3621 sayılı Kıyı Kanunu’na muhalefet ve imar kirliliği suçlarıyla ilgili bir dosyada, Bandırma Sulh Ceza Hakimliği’nin itirazı reddeden kararını kanun yararına bozdu. Adalet Bakanlığı’nın talebi üzerine yapılan incelemede, Cumhuriyet savcısının soruşturma sürecinde yeterli delil toplayarak kamu davası açma yükümlülüğü olduğu vurgulandı. Ancak, mevcut dosyada yapılan soruşturmanın etkin olmadığı ve gerekli […]

→

Kamu görevinden çıkarılma işleminin beraat kararı sonrası hukuka aykırı sayılması için kesin delil gerekliliği nasıl değerlendirilir (Danıştay)

ÖZET: Danıştay 5. Dairesi, davacının Sağlık Bakanlığı’ndan kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin işlemin iptali talebini değerlendirmiştir. Davacı, silahlı terör örgütüne üye olma suçlamasıyla yargılanmış ancak beraat etmiştir. Mahkeme, beraat kararında, davacının terör örgütü ile irtibatının kesin delillerle ispatlanamadığını, dolayısıyla kamu görevinden çıkarılmasının hukuka aykırı olduğunu belirtmiştir. Mahkeme, ceza yargılamasında “in dubio pro reo” ilkesinin geçerli olduğunu, […]

→
onecikan-yargitay

İhalenin feshi talebinin reddi durumunda para cezası oranının belirlenmesinde Yargıtay’ın ölçülülük ilkesine dayalı değerlendirmesi ve emsal niteliği (Yargıtay)

ÖZET: Bu Yargıtay kararında, ihalenin feshi talebinin reddi üzerine uygulanan para cezasının oranı ve hukuki dayanakları ele alınmıştır. İcra İflas Kanunu’nun 134. maddesine eklenen düzenlemeye göre, ihalenin feshi talebinin usulden reddi durumunda, mahkeme duruşma yapmadan karar verebilir ve talep eden taraf, ihale bedelinin yüzde onuna kadar para cezasına mahkûm edilebilir. Bu düzenlemenin amacı, fesih talebinin […]

→

Kamu görevinden çıkarma işleminin hukuka uygunluğu için terör örgütü irtibatının somut delille ispatı zorunlu mudur (Danıştay)

ÖZET: Danıştay 5. Dairesi, 375 sayılı KHK’nın 36/B-6. maddesi uyarınca kamu görevinden çıkarılan bir polis memurunun davasında, davacının FETÖ/PDY terör örgütü ile irtibatının tespit edilemediğine hükmetmiştir. İdare Mahkemesi, davacının sohbet toplantılarına katıldığına dair tanık beyanlarının dışında, örgütle irtibat veya iltisakını gösteren somut bir delil bulunmadığını belirlemiştir. Ayrıca, davacının adli soruşturma sonucunda kovuşturmaya yer olmadığına dair […]

→
onecikan-yargitay

5607 Sayılı Kanun Kapsamında Sanığın Etkin Pişmanlık Hakkının Göz Ardı Edilmesi ve Cezanın Yeniden Belirlenmesi Gerekliliği (Yargıtay)

ÖZET: Bu Yargıtay kararı, sanığın 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu’na muhalefet suçundan mahkumiyetine ilişkin bir temyiz incelemesini içermektedir. Gümrük İdaresi vekilinin temyiz talebi, sanığa verilen cezanın yetersiz olduğu ve aracın müsadere edilmesi gerektiği yönündedir. Sanık müdafileri ise, indirim ve lehe değerlendirme yapılmadığını, sanığın beraatine karar verilmesi gerektiğini savunmuşlardır. Yargıtay, sanığın eyleminin 5607 sayılı Kanun’a muhalefet […]

→