ByLock kullanımı ve FETÖ/PDY ile irtibatın kamu görevinden çıkarılmada hukuka uygunluk açısından delil niteliği taşıyıp taşımadığı (Danıştay)

ÖZET: Danıştay 5. Dairesi, davacının kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin işlemin hukuka uygunluğunu değerlendirmiştir. Davacı, OHAL KHK’si ile görevden alınmasının hukuka aykırı olduğunu, savunma hakkının ihlal edildiğini ve terör örgütü ile bağlantısına dair somut delil sunulmadığını ileri sürmüştür. Ancak, davacının ByLock uygulamasını kullandığı ve FETÖ/PDY ile irtibatının bulunduğu, ceza yargılaması sonucunda kesinleşen mahkeme kararları ile tespit […]

→

Serbest muhasebeci mali müşavirlerin müteselsil sorumluluğunun sınırları ve sahte belgelerle ilgili sorumluluklarının bulunup bulunmadığına dair hukuki değerlendirme (Danıştay)

ÖZET: Danıştay 9. Dairesi, bir vergi uyuşmazlığında, serbest muhasebeci mali müşavirlerin müteselsil sorumluluğuna ilişkin önemli bir karar vermiştir. Davacı, müteselsil sorumlu olarak düzenlenen ödeme emirlerinin iptali için dava açmış, ilk derece mahkemesi ise davayı kabul ederek ödeme emirlerinin iptaline karar vermiştir. Mahkeme, serbest muhasebecilerin yalnızca mükellef tarafından sağlanan belgelerin doğruluğundan sınırlı olarak sorumlu olduğunu, dolayısıyla […]

→
onecikan-yargitay

696 Sayılı KHK Kapsamında Sürekli İşçi Kadrosuna Geçişte Ücret Belirlemesi ve Alacak Taleplerinin Hukuki Dayanağı (Yargıtay)

ÖZET: Bu Yargıtay kararında, davacı işçinin 696 sayılı KHK kapsamında sürekli işçi kadrosuna geçirilmesi sürecinde, ücretinin belirlenmesi ve talep edilen alacakların varlığı üzerine bir hukuki uyuşmazlık yaşanmaktadır. Davacı, kadroya geçişte imzalanan sözleşmenin asgari ücretin belirli bir oran fazlası üzerinden düzenlendiğini ve bu nedenle ücretinin düşürülmesine rıza göstermediğini ileri sürerek alacaklarının tahsilini talep etmiştir. Davalı ise, […]

→

Haciz işlemi öncesinde alacak kaydı yapılmadan uygulanan haczin hukuka aykırılığı ve gerekli yasal prosedürlerin atlanmasının sonuçları (Danıştay)

ÖZET: Danıştay 9. Dairesi, konkordato komiseri olan davacının banka hesaplarına uygulanan haciz işleminin iptaline ilişkin davayı değerlendirirken, 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun’un 33. maddesi uyarınca, haciz işleminin öncesinde alacak kaydının yapılması ve ödeme emrinin tebliğ edilmesi gerektiğine vurgu yapmıştır. İlk Derece Mahkemesi, haciz işleminin hukuka aykırı olduğuna karar vermiştir. Bölge İdare Mahkemesi, […]

→

E-haciz işleminin hukuka uygunluğu ve tebligat usulsüzlükleri üzerine yapılan hukuki değerlendirme (Danıştay)

ÖZET: Danıştay 9. Dairesi, vergi borçlarının tahsili amacıyla yapılan e-haciz işleminin hukuka uygunluğunu değerlendirmiştir. Dava, davacı adına düzenlenen ödeme emrinin usulüne uygun bir şekilde tebliğ edilmediği gerekçesiyle haczin kaldırılması istemine ilişkindir. İlk Derece Mahkemesi, ödeme emrinin tebliğ sürecinde yapılan usulsüzlükleri tespit ederek, e-haciz işleminin hukuka aykırı olduğuna karar vermiştir. Mahkeme, ödeme emrinin ilk tebliğinde davacının […]

→
onecikan-yargitay

Eksik Hizmet Sürelerinin Tespiti: Kamu İşvereni Tarafından Yeterli Araştırma Yapılmaması ve İstirahat Belgelerinin Eksikliği (Yargıtay)

ÖZET: Bu karar, davacının 27.12.1982 – 13.04.2002 tarihleri arasındaki eksik hizmet sürelerinin tespiti istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesi, davacının eksik bildirilen sürelerinin kesintisiz çalışmaya dayandığını kabul etmiş, ancak davacının istirahatli olduğuna dair belgelerin eksik olduğunu belirtmiştir. Mahkeme, kamu işvereni olan davalının eksik bildirimlerin dayanağını ortaya koymadığını ve eksik sürelerin doldurulması için yeterli araştırma yapılmadığını tespit […]

→
onecikan-yargitay

Tarım Bağ-Kur Sigortalılığı İptalinde Usulsüz Tebligat ve 65 Yaş Kuralının Etkisi: Davacının Prim Borcunun İptali (Yargıtay)

ÖZET: Bu Yargıtay kararında, davacı, davalı Kurumun kendisini 22.01.2015 tarihinden itibaren Tarım Bağ-Kur sigortalısı olarak tescil ettiğini, ancak bu işlemin tebligatını almadığını ve dolayısıyla bu işlemin iptalini talep etmiştir. İlk Derece Mahkemesi, davanın kabulüne karar vererek davacının sigortalı olmadığını ve prim borcunun iptaline hükmetmiştir. Ancak, davalı Kurum vekili bu kararı istinaf etmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi, […]

→
onecikan-yargitay

Temsil Yetkisi Olmadan Sulama Birliği Borçlarından Sorumluluk: Ödeme Emrinin İptali Talebinin Menfi Tespit Niteliği (Yargıtay)

ÖZET: Bu Yargıtay kararı, ödeme emrinin iptali davasında davacının, Arpaçay İlçesi ve Köyleri Sulama Birliği’ne ait prim ve diğer borçlardan sorumluluğunun bulunup bulunmadığına dair bir uyuşmazlığı ele almaktadır. İlk Derece Mahkemesi, davacının temsil ve ilzama yetkisi olmadığını belirleyerek davanın kabulüne karar vermiştir. Ancak, davacının sulama birliğinde yönetim kurulu üyesi olması ve bu sıfatla sorumluluğunun olup […]

→

Haciz işlemlerinin iptali ve zamanaşımına uğrayan vergi borçlarıyla ilgili düzeltme-şikayet başvurusunun hukuka aykırılığına dair hukuki değerlendirme (Danıştay)

ÖZET: Danıştay 9. Dairesi, vergi borçlarının tahsili amacıyla uygulanan haciz işlemlerinin iptali ve zamanaşımına uğrayan vergi borçlarının kaldırılması istemiyle yapılan düzeltme-şikayet başvurusunun reddini hukuka aykırı bulmuştur. Daire, düzeltme ve şikayet yolunun yalnızca vergi ve ceza ihbarnamelerine karşı kullanılabileceğini, ancak haciz işlemlerinin sürekli nitelikte bir mülkiyet ihlali yarattığını belirterek, bu işlemlerin her zaman dava konusu edilebileceğine […]

→
onecikan-yargitay

Sosyal Güvenlik Haklarının Korunması İçin Hizmet Sürelerinin Tespiti: Taraf Delilleri ve Re’sen Delil Toplama Yükümlülüğü (Yargıtay)

ÖZET: Bu dava, davacının 1999-2010 yılları arasında davalı iş yerlerinde kesintisiz olarak çalıştığını iddia etmesi üzerine açılan bir hizmet tespiti davasıdır. Mahkeme, davacının sosyal güvenlik haklarının korunması amacıyla, hizmet sürelerinin tespitinde kamu düzenine ilişkin bir yaklaşım benimsemiştir. Bu bağlamda, davacının işyerinde eylemli olarak çalışıp çalışmadığının belirlenmesi için yalnızca taraf delilleriyle yetinilmeyip, mahkemece re’sen delil toplanması […]

→
onecikan-yargitay

696 Sayılı KHK Kapsamında Sürekli İşçi Kadrosuna Geçişte Ücret Tespiti ve Fark Alacaklarının İspatı: Belirsiz Süreli İş Sözleşmesinin Hükümleri (Yargıtay)

ÖZET: Uyuşmazlık, 696 sayılı Kanun Hükmünde Kararname (KHK) kapsamında sürekli işçi kadrosuna geçirilen davacı işçinin, kadroya geçişte düzenlenen belirsiz süreli iş sözleşmesi hükümlerine göre ücretinin tespiti ve talep edilen fark alacaklarının bulunup bulunmadığı ile fazla çalışma, ulusal bayram, genel tatil, hafta tatili ve gece zammı ücreti alacaklarının ispatı ve hesaplanmasına ilişkindir. İlk Derece Mahkemesi, davacının […]

→
onecikan-yargitay

696 Sayılı KHK Kapsamında Sürekli İşçi Ücret Tespiti: İş Sözleşmesi ve Toplu İş Sözleşmesi Hükümlerinin Çelişkisi ve İkramiye Hesaplamasında Hatalar (Yargıtay)

ÖZET: Uyuşmazlık, 696 sayılı KHK kapsamında sürekli işçi kadrosuna geçirilen davacı işçiye ödenmesi gereken ücretin tespiti ve talep edilen fark alacaklara hak kazanıp kazanmadığı üzerinedir. Mahkeme, davacının kadroya geçişte imzalanan iş sözleşmesinde ücretin asgari ücretin belli bir oranda fazlası olarak belirlendiğini ve bu çerçevede yapılan hesaplamaların dikkate alınması gerektiğini belirtmiştir. Ancak, Yüksek Hakem Kurulu tarafından […]

→
onecikan-yargitay

İpotekli taşınmaz malikine muacceliyet ihbarı tebliğ edilmeden icra takibi başlatılması hukuken geçersiz midir (Yargıtay)

ÖZET: Bu Yargıtay kararı, ipotekli taşınmazın alımında muacceliyet ihbarının tebliğ edilmemesi durumunda icra takibinin geçerliliği üzerine odaklanmaktadır. Şikayetçi şirket, ipotekli taşınmazı satın alırken kendisine muacceliyet ihbarı gönderilmediğini belirterek icra takibinin iptalini talep etmiştir. İlk Derece Mahkemesi, şikayeti reddetmiş, ancak Bölge Adliye Mahkemesi, kat ihtarının tebliğ işleminin usulsüz olması halinde süresiz olarak ileri sürülebileceğine dair bir […]

→

Danıştay (Danıştay)

ÖZET: Danıştay 5. Dairesi, 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname uyarınca kamu görevinden çıkarılan bir davacının itirazını değerlendirirken, savunma hakkının ihlal edildiği ve irtibat ile iltisak kavramlarının hukuki dayanağının bulunmadığı iddialarını incelemiştir. Davacı, terör örgütleriyle irtibatın yalnızca ceza yargısı tarafından tespit edilebileceğini, Milli Güvenlik Kurulu kararlarının yargı kararlarına dayanak oluşturamayacağını ve gizli tanık ifadelerinin aleyhe delil […]

→
onecikan-yargitay

Asıl İşveren-Alt İşveren İlişkisinde Muvazaa İddialarının Değerlendirilmesi: Davacının Toplu İş Sözleşmesinden Yararlanma Hakkı (Yargıtay)

ÖZET: Bu Yargıtay kararında, davacı işçinin Kangal Termik Santrali’nde çalıştığı ve davalı şirketin asıl işvereni olduğu iddiasıyla başlattığı alacak davası ele alınmıştır. Davacı, işyerinde sendikaya üye olduğunu, alt işverenler aracılığıyla çalıştırıldığını ve bu durumun muvazaaya dayandığını savunarak, asıl işverenin işçisi sayılması gerektiğini ve toplu iş sözleşmesinden yararlandırılması gerektiğini talep etmiştir. Davalı ise, davacının alt işverenin […]

→