Uygunluk belgesi yükümlülükleri yerine getirilmeden gümrük cezası uygulanabilir mi (Danıştay)

ÖZET: Danıştay 7. Dairesi, davacı şirketin 2018 ve 2019 yıllarında ithal ettiği “macun” olarak beyan edilen eşyanın gümrük tarife pozisyonunun uygunluk belgesine tabi olduğu gerekçesiyle kesilen para cezasının iptali istemini değerlendirmiştir. İlk derece mahkemesi, uygunluk belgesinin alınması gerektiği yönündeki tespitin 2020 yılında yapıldığını ve davacı tarafından uygunluk belgesi alındığını belirterek, cezayı gerektirir bir fiilin gerçekleşmediğine […]

→

Adil yargılanma hakkının ihlali nedeniyle kamu görevinden çıkarma işleminin iptali için somut delil gerekliliği nasıl değerlendirilmelidir (Danıştay)

ÖZET: Danıştay 5. Dairesi, davacının 375 sayılı KHK’nın Geçici 35/B maddesi uyarınca kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin işlemin iptali talebini değerlendirmiştir. İlk Derece Mahkemesi, davacının FETÖ/PDY ile irtibatlı olduğu gerekçesiyle kamu görevinden çıkarılmasının hukuka uygun olduğuna karar vermiştir. Ancak, davacı, savunma ve adil yargılanma haklarının ihlal edildiğini, ceza mahkemesi kararının kesinleşmediğini ve iddiaların somut delillere dayanmadığını […]

→

Kamu görevinden çıkarma işlemi için terör örgütü ile irtibat iddiasının somut delil gerektirmesi hukuki bir zorunluluk mudur (Danıştay)

ÖZET: Danıştay 5. Dairesi, davacının 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin Geçici 35/B maddesi uyarınca kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin işlemin hukuka aykırı olduğuna karar vermiştir. Davacının terör örgütü ile irtibatı olduğuna dair somut delil bulunmadığı, yalnızca GSM numarasının belirli bir tarihte arandığı ve kardeşinin bir bankada hesabının bulunduğu gibi gerekçelerin, kamu görevinden çıkarma için yeterli olmadığı […]

→

Gecikme faizi yerine tecil faizi iadesinin gerekliliği, Vergi Usul Kanunu ve Gümrük Kanunu çerçevesinde nasıl değerlendirilmelidir (Danıştay)

ÖZET: Danıştay 7. Dairesi, muristen intikal eden şirket paylarının değerinin düşük beyan edilmesi nedeniyle tahakkuk ettirilen veraset ve intikal vergisine ilişkin gecikme faizi işleminin iptaline karar vermiştir. İlk Derece Mahkemesi, davacının vergi ödevlerini yerine getirmemesinden kaynaklanmadığını, gecikme faizinin tahakkuk ettirilmesinin hukuka aykırı olduğunu belirterek, ödenen gecikme faizinin tecil faizi ile birlikte iadesine hükmetmiştir. Bölge İdare […]

→

Danıştay’ın temyiz başvurusunda, ihbarnamelerin sonuçlanmadan düzenlenmesi ve vergi ziyaı cezasının hukuka uygunluğu üzerine yapılan hukuki değerlendirme (Danıştay)

ÖZET: Danıştay 9. Dairesi, Metal Tic. A.Ş. tarafından yapılan temyiz başvurusunu incelemiştir. Davacı, kendisine tebliğ edilen ödeme emirlerinin iptalini istemekte, bu emirlerin dayanağı olan ihbarnamelerle ilgili açılan davaların sonuçlanmadan düzenlendiğini iddia etmektedir. Ancak, Danıştay, Bölge İdare Mahkemesi’nin kararını değerlendirirken, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesi çerçevesinde, temyiz nedenlerinin kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığını […]

→
onecikan-yargitay

Kaçak yapıların ekonomik değerinin belirlenmesinde arsa payı dışında hangi kriterler dikkate alınmalıdır (Yargıtay)

ÖZET: Bu Yargıtay kararı, arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinin feshi ve buna bağlı olarak haksız el atmanın önlenmesi talebi üzerine şekillenmiştir. Davacı, yüklenici kooperatif ile yapılan sözleşmenin kesinleşmiş bir mahkeme kararı ile feshedildiğini belirterek, davalının taşınmaz üzerindeki haksız kullanımının durdurulmasını istemiştir. İlk Derece Mahkemesi, kesin hüküm ve derdest davaların bekletici mesele yapılması taleplerini reddederek davayı […]

→
onecikan-yargitay

Yurt dışı borçlanma talebinin geçerliliği ve makul süre içinde dava açma zorunluluğu üzerine hukuki değerlendirme yapılmıştır (Yargıtay)

ÖZET: Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, yurt dışı borçlanma talebinin geçerliliği konusunda önemli bir karar vermiştir. Uyuşmazlık, davacının 29.07.2019 tarihli borçlanma talebinin geçerli olup olmadığını belirlemek üzerinedir. Davalı Kurum, davacının borçlanma işlemlerini süresinde tamamlayamadığını ve bu nedenle işlemin iptalinin hukuka uygun olduğunu savunmuştur. İlk Derece Mahkemesi, davanın reddine karar vermiş, Bölge Adliye Mahkemesi de bu kararı […]

→

Terör örgütü ile irtibat iddiasında delil değerlendirmesi, kamu görevinden çıkarılma işleminin hukuka uygunluğunu nasıl etkiler (Danıştay)

ÖZET: Danıştay 5. Dairesi, 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin Geçici 35. maddesi uyarınca kamu görevinden çıkarılan bir davacının davasını incelemiştir. İdare Mahkemesi, davacının FETÖ/PDY terör örgütü ile irtibatlı olduğuna dair elde edilen bilgi ve belgeleri değerlendirerek, kamu görevinden çıkarılma işleminin hukuka uygun olduğuna karar vermiştir. Davacı, bu işlemin iptali ve yoksun kaldığı hakların geri ödenmesi […]

→

Kamu görevinden çıkarma işlemi için terör örgütüyle irtibatın somut delillerle kanıtlanması zorunlu mudur (Danıştay)

ÖZET: Danıştay 5. Dairesi, davacının İçişleri Bakanlığı tarafından FETÖ/PDY terör örgütü ile irtibatı gerekçesiyle kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin işlemi iptal etmiştir. Mahkeme, kamu görevinden çıkarma kararının geçerli olabilmesi için, terör örgütüyle üyelik veya irtibatın somut ve objektif delillerle kanıtlanması gerektiğini vurgulamıştır. Davacı hakkında yürütülen soruşturmalarda, FETÖ/PDY ile irtibatını gösteren yeterli delil bulunmadığı, Bank Asya veya […]

→

FETÖ ile irtibat iddiasında delil yetersizliği ve kamu görevinden çıkarma işleminin iptali üzerine Danıştay değerlendirmesi (Danıştay)

ÖZET: Danıştay Beşinci Dairesi, davacının FETÖ/PDY terör örgütü ile irtibatının bulunmadığına karar vererek, İçişleri Bakanlığı’nın 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin geçici 35. maddesi uyarınca kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin işlemi iptal etmiştir. İdare Mahkemesi, davacının FETÖ ile bağlantısını gösteren delillerin yetersiz olduğunu, gizli tanık ifadeleri ve HTS analiz raporlarının davacının örgütle irtibatını ortaya koymadığını belirtmiştir. Ayrıca, […]

→

Sahte fatura düzenlenmesi ve vergi kaçırma suçlamasıyla ilgili hukuki değerlendirme yapılmıştır (Danıştay)

ÖZET: Danıştay 9. Daire, davacı şirketin sahte fatura düzenleyerek vergi kaçırdığına dair yapılan incelemeleri değerlendirerek, davanın kısmen kabulüne ve kısmen reddine karar vermiştir. Davacı, sahte fatura düzenleyerek elde ettiği komisyon gelirini ve bazı baz yağları, ham maddeleri beyan dışı bıraktığını kabul etmiştir. Vergi Mahkemesi, yapılan incelemelerdeki tespitlerin yetersiz olduğunu belirterek, davacı aleyhine kesilen cezalı tarhiyatların […]

→
onecikan-yargitay

Arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinin feshi sonrası haksız el atma talebinde dava değerinin hesaplanmasında kaçak yapı niteliği nasıl etkili olur (Yargıtay)

ÖZET: Bu Yargıtay kararı, arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinin feshi ve buna bağlı olarak haksız el atmanın önlenmesi talebi üzerine şekillenmiştir. Davacı, yüklenici kooperatif ile yapılan sözleşmenin kesinleşmiş feshi sonrasında, davalının daireye haksız el attığını iddia etmiştir. İlk Derece Mahkemesi, kesin hüküm ve derdest davaların bekletici mesele yapılamayacağına karar vererek davayı kabul etmiştir. Ancak, davalı […]

→
onecikan-yargitay

Kamulaştırma sonrası taşınmazın zilyetlikle iktisap şartlarının gerçekleşip gerçekleşmeyeceği hususunda Yargıtay’ın içtihatları neyi göstermektedir (Yargıtay)

ÖZET: Bu Yargıtay kararında, davacı tarafından Hazine adına kayıtlı olan bir taşınmazın kendisine tescil edilmesi talep edilmiştir. Davacı, taşınmazın babası tarafından uzun yıllar kullanıldığını ve yangın sonrası zilyetlikle iktisap şartlarının oluştuğunu iddia etmiştir. Ancak, mahkeme, taşınmazın 1982 yılında meydana gelen afet sonucu kamulaştırılarak Hazine adına tescil edildiğini ve dolayısıyla özel mülkiyete konu olamayacağını belirterek davanın […]

→

Kamu Alacaklarının Tahsilinde Zaman Aşımı ve Usulsüz Tebliğlerin Etkisi: 213 Sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 102. Maddesi Çerçevesinde İptal Kararı (Danıştay)

ÖZET: Danıştay 3. Daire, davacı adına düzenlenen ödeme emirlerinin iptaline ilişkin hukuki değerlendirmesinde, asıl borçlu şirketin iflas halinde olması ve kamu alacaklarının tahsilinde zaman aşımının dolmuş olması gibi sebeplerle, ödeme emirlerinin usulüne uygun tebliğ edilmediğine karar vermiştir. İlk Derece Mahkemesi, ödeme emirlerinin tebliğ evraklarının dosyaya ibraz edilmediği ve alacakların zaman aşımına uğradığı gerekçesiyle iptaline hükmetmiştir. […]

→
onecikan-yargitay

Yurt dışı borçlanma talebinin geçerliliği üzerine hukuki değerlendirme yapılmış ve işlemlerin zamanında takip edilmesinin önemi vurgulanmıştır (Yargıtay)

ÖZET: Yargıtay kararında, yurt dışı borçlanmasının geçerliliği üzerine bir uyuşmazlık ele alınmıştır. Davacı, 31.07.2019 tarihli borçlanma talebinin geçerli olduğunun tespitini istemiş, ancak davalı Kurum, süresinde tamamlanmayan işlemler nedeniyle talebi reddetmiştir. İlk Derece Mahkemesi davayı kabul ederken, Bölge Adliye Mahkemesi istinaf başvurusunu esastan reddetmiştir. Yargıtay, davacının borçlanma talebinin geçersiz olduğunu belirterek, Kurumun hukuka uygun bir işlem […]

→