Samsun Bölge İdare Mahkemesi 2. Vergi Dava Dairesi E: 2023/28 K: 2023/60

ÖZET : Dava, amme alacaklarının tahsili amacıyla kanuni temsilci adına düzenlenen ödeme emrinin iptali istemine ilişkindir.

Davacı vekilinin müvekkilinin mernis adresi olan “Üçkardeş köyü”nün bağlı olduğu belediye sınırları dışında kaldığını iddia etmesi ve bu durumun yapılan tebliğin geçerliliğini etkileyecek nitelikte olması nedeniyle, köyün bağlı olduğu Artvin ili Kemalpaşa Belediye Başkanlığı’na, köyün belediye sınırları içerisinde kalıp kalmadığı hususu sorulmuş ve cevabi yazıda köyün belediye sınırları dışında kaldığı belirtilmiştir. Bu durumda davacının mernis adresinin belediye sınırları dışında bulunması nedeniyle, 6183 Sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun’un 55. maddesinin 3. fıkrası uyarınca ödeme emirinin muhtarlıkça tebliğ olunması gerekirken, 213 Sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 102. maddesine göre yapılan tebliğ, usulsüz tebliğ niteliğinde olduğu ve ödeme emrinin tebliğ tarihi olarak da davacının öğrenme tarihi olarak beyan ettiği tarih esas alındığında, davanın yasal süresinde açılmış olduğu ve bu nedenle davanın süre aşımı yönünden reddine ilişkin Vergi Mahkemesi kararında hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna ulaşılmıştır.

İstemin Özeti : Davacı tarafından, asıl amme borçlusu S.S. Bağlıca İdareciler Konut Yapı Kooperatifi’nden tahsil edilemeyen amme alacaklarının tahsili amacıyla kanuni temsilci sıfatıyla müvekkili adına düzenlenen 2022053166XgE0000001 Sayılı ödeme emrinin iptali istenilmektedir.

Trabzon Vergi Mahkemesinin, 11/11/2022 tarih ve E:2022/458, K:2022/434 Sayılı kararı ile; “Uyuşmazlıkta, 213 Sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 102. maddesinin 5. fıkrası gereğince yapılan tebligatta, tebligat pusulasının Mernis adresinde kapıya yapıştırıldığı 20.06.2022 tarihinden itibaren onbeşinci günde yani 04.07.2022 tarihinde tebliğ yapılmış sayılacağı sonucuna ulaşılmış olup, 15 günlük yasal dava açma süresi içerisinde dava açılması gereken işbu davanın 21.10.2022 tarihinde açıldığı anlaşıldığından, davanın süre aşımı nedeniyle esasının incelenmesi olanağı bulunmamaktadır.” gerekçesiyle 2577 Sayılı Kanun’un 15. maddesinin 1/ ( b. ) bendi hükmü uyarınca davanın süre aşımı yönünden reddine karar verilmiştir.

Davacı tarafından; ödeme emirlerinin kendisine usulüne uygun şekilde tebliğ edilmediği,, kapıya yapıştırma usulü ile tebliğ edildiği varsayılsa dahi tanzim edilen tebliğ belgelerinin usul yönünden noksan olduğu ve bu hususun tebliği geçersiz kıldığının kabul edilmesi gerektiği, hak arama hürriyetinin temini yönünden ödeme emirlerinden haberdar olunan 07/10/2022 tarihinden itibaren dava açma süresinin başladığının kabulü gerektiği ileri sürülerek söz konusu kararın istinaf yolu ile incelenip kaldırılması istenilmektedir.

Savunmanın Özeti : Asıl amme borçlusu şirketten tahsil edilemeyen söz konusu vergi borçlarından dolayı davacı N. BALCIOĞLU’ nun 213 Sayılı Vergi Usul Kanununun 10. ve 6183 Sayılı Kanun’un mükerrer 35. maddeleri gereğince sorumluluğunun bulunduğu, davalı idarenin işleminin usul ve yasaya uygun olduğu ileri sürülerek istemin reddi gerektiği savunulmaktadır.

Karar veren Samsun Bölge İdare Mahkemesi 2. Vergi Dava Dairesince işin gereği görüşülüp düşünüldü:

KARAR : İstinaf başvurusu, asıl amme borçlusu S.S. Bağlıca İdareciler Konut Yapı Kooperatifi’nden tahsil edilemeyen amme alacaklarının tahsili amacıyla kanuni temsilci sıfatıyla davacı adına düzenlenen 2022053166XgE0000001 Sayılı ödeme emrinin iptali istemiyle açılan davada, Trabzon Vergi Mahkemesince verilen, 11/11/2022 tarih ve E:2022/458, K:2022/434 Sayılı “davanın süre aşımı yönünden reddi” kararının kaldırılması isteminden kaynaklanmaktadır.

2577 Sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun “İstinaf” başlıklı 45. maddesinin 1. fıkrasında, idare ve vergi mahkemelerinin kararlarına karşı başka kanunlarda aksine hüküm bulunsa dahi, mahkemenin bulunduğu yargı çevresindeki bölge idare mahkemesine başvurulabileceği; 2. fıkrasında, istinafın, temyizin şekil ve usullerine tabi olduğu; 3. fıkrasında, bölge idare mahkemesinin, yaptığı inceleme sonunda ilk derece mahkemesi kararını hukuka uygun bulursa istinaf başvurusunun reddine karar vereceği, karardaki maddi yanlışlıkların düzeltilmesi mümkünse gerekli düzeltmeyi yaparak aynı kararı vereceği; 4. fıkrasında, bölge idare mahkemesinin, ilk derece mahkemesi kararını hukuka uygun bulmadığı takdirde istinaf başvurusunun kabulüyle ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar vereceği, bu halde bölge idare mahkemesinin işin esası hakkında yeniden bir karar vereceği; 6. fıkrasında da, bölge idare mahkemelerinin 46. maddeye göre temyize açık olmayan kararlarının kesin olduğu hükme bağlanmıştır.

6183 Sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun’un ”Tebliğler ve müddetlerin hesaplanması” başlıklı 8. maddesinde; madde hilafına bir hüküm bulunmadıkça bu kanunda yazılı müddetlerin hesaplanmasında ve tebliğlerin yapılmasında Vergi Usul Kanunu hükümlerinin uygulanacağı, aynı Kanun’un 55. maddesinin 3. fıkrasında; belediye hududu dışındaki köylerde bulunan borçlulara ödeme emirlerinin muhtarlıkça tebliğ olunacağı, ödeme emirlerinin muhtarlığa tevdii tarihinden itibaren 15 gün içinde tebligat yapılmadığı takdirde ödeme emirleri tebliğ edilmemiş olan borçluların isimlerinin ödeme emri hüküm ve mahiyetindeki bir “ödeme cetveline” alınarak borçluların borçlarını ödemeye ve mal bildiriminde bulunmaya çağırılacağı, ödeme cetvelinin köy ihtiyar kurulu kapısına bir örneği de köyde herkesin görebileceği umumi bir mahalle 10 gün müddetle asılmak suretiyle tebliğ olunacağı ve cetvelin asıldığı köy muhtarlığınca münadi vasıtasiyle ilan olunacağı, cetvel asılırken ve indirilirken keyfiyetin muhtarlıkça zabıt varakasiyle tesbit edileceği, cebren tahsil ve takibin ödeme emrinin tebliği veya ödeme cetvelinin indirilmesi tarihinde başlayacağı hüküm altına alınmıştır.

6183 Sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun’un 8 ve 55. maddesinin 3. fıkrası birlikte değerlendirildiğinde; ödeme emirlerinin tebliği konusunda kural olarak 213 Sayılı Vergi Usul Kanunu hükümleri uygulanacak olmakla beraber belediye hududu dışındaki köylerde bulunan borçlular adına düzenlenen ödeme emirlerinin muhtarlıkça tebliğ olunacağı hususunun 6183 Sayılı Kanun’da özel olarak düzenlendiği anlaşılmaktadır.

Dava dosyasının incelenmesinden, asıl amme borçlusu S.S. Bağlıca İdareciler Konut Yapı Kooperatifi’nden tahsil edilemeyen amme alacaklarının tahsili amacıyla kanuni temsilci sıfatıyla davacı adına düzenlenen 2022053166XgE0000001 Sayılı ödeme emrinin, davacının adres kayıt sisteminde kayıtlı ( Mernis ) “Üçkardeş Küme Evleri No:18 Kemalpaşa/Artvin” adresine 04.06.2022 tarihinde tebliğe çıkarıldığı, ancak muhatabın/yakını bulunmaması nedeniyle tebliğ yapılamadığı, söz konusu ödeme emrinin ikinci defa 20.06.2022 tarihinde aynı adrese tebliğe çıkarılmasına rağmen adresin kapalı olması nedeniyle tebliğ edilememesi üzerine haber kağıdı kapıya yapıştırılmak suretiyle 213 Sayılı Vergi Usul Kanunun 102. maddesine göre tebliğ edildiği, sözkonusu ödeme emrinin iptali istemiyle 21.10.2022 tarihinde bakılmakta olan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.

Uyuşmazlıkta, davacı vekilinin müvekkilinin mernis adresi olan “Üçkardeş köyü”nün bağlı olduğu belediye sınırları dışında kaldığını iddia etmesi ve bu durumun yapılan tebliğin geçerliliğini etkileyecek nitelikte olması nedeniyle, Dairemizin 14/02/2023 tarihli ara kararı ile köyün bağlı olduğu Artvin ili Kemalpaşa Belediye Başkanlığı’na, köyün belediye sınırları içerisinde kalıp kalmadığı hususu sorulmuş ve 20/02/2023 tarihinde Dairemiz kayıtlarına giren cevabi yazıda köyün belediye sınırları dışında kaldığı belirtilmiştir.

Bu durumda davacının mernis adresinin belediye sınırları dışında bulunması nedeniyle, 6183 Sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun’un 55. maddesinin 3. fıkrası uyarınca ödeme emirinin muhtarlıkça tebliğ olunması gerekirken, 213 Sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 102. maddesine göre yapılan tebliğ, usulsüz tebliğ niteliğinde olduğu ve ödeme emrinin tebliğ tarihi olarak da davacının öğrenme tarihi olarak beyan ettiği tarih esas alındığında, davanın yasal süresinde açılmış olduğu ve bu nedenle davanın süre aşımı yönünden reddine ilişkin Vergi Mahkemesi kararında hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna ulaşılmıştır.

SONUÇ : Açıklanan nedenlerle istinaf başvurusunun KABULÜNE, Trabzon Vergi Mahkemesi’nin davanın süre yönünden reddine ilişkin 11/2022 tarih ve E:2022/458, K:2022/434 Sayılı kararının kaldırılmasına, 2577 Sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 45/5. maddesi uyarınca dava dosyasının yukarıda açıklanan hususlar dikkate alınarak ve aynı Kanun’un 15. maddesi doğrultusunda yapılacak ilk inceleme sonrasında başka bir sorun görülmemesi halinde dosya tekemmül ettirilerek esastan yeniden karar verilmek üzere mahkemesine gönderilmesine, 2577 Sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 45/6. maddesi uyarınca kesin olmak üzere, 23.02.2023 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.


ÖZET: Samsun Bölge İdare Mahkemesi 2. Vergi Dava Dairesi, davacının mernis adresinin bağlı olduğu köyün belediye sınırları dışında bulunması nedeniyle, ödeme emirlerinin muhtarlıkça tebliğ edilmesi gerektiğine hükmetmiştir. 213 Sayılı Vergi Usul Kanunu’na göre yapılan tebliğin usulsüz olduğu ve davanın yasal süresinde açıldığı sonucuna varılmıştır. Bu nedenle, Trabzon Vergi Mahkemesi’nin davanın süre aşımı nedeniyle reddine ilişkin kararı kaldırılmıştır. Dava dosyası, esastan yeniden karar verilmek üzere ilgili mahkemeye gönderilmiştir.