| 15. Ceza Dairesi 2013/23717 E. 2016/500 K. |
|
İNCELENEN KARARIN; Sanık hakkında dolandırıcılık suçundan verilen mahkumiyet hükmü, sanık müdafii tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü; Sanığın kendisini …………. olarak tanıttığı ve ……………Belediye başkanının hukuk danışmanlığını yaptığını, katılanın müşterilerinden olan alacaklarını tahsil edebileceğini söylediği ve bunun karşılığında katılana ait manav dükkanından bedel ödemeden bir çok kez alışveriş yaptığı, ancak sonrasında gerçekte hukuk danışmanı olmadığının anlaşıldığı, sanığın bu şekilde üzerine atılı suçu işlediğinin iddia edildiği olayda, sanık, katılan ve tanık beyanları ile tüm dosya kapsamına göre sanığın atılı suçu işlediği anlaşılmakla hakkında verilen mahkumiyet hükmünde bir isabetsizlik görülmemiştir. Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre sanığın yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, Ancak; Silinme koşullarının oluşması nedeniyle daha önce hapis cezasına mahkûm edilmemiş sayılan ve suç tarihinde, 65 yaşını doldurmuş sanık hakkında verilen on ay hapis cezasının, 5237 sayılı TCK.nın 50. maddesinin 3. fıkrası uyarınca aynı maddenin 1. fıkrasında yazılı seçenek yaptırımlardan birine çevrilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, Kanuna aykırı olup, sanık müdafinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereğince halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, 19.01.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. |
| ÖZET: 15. Ceza Dairesi, sanığın dolandırıcılık suçundan mahkumiyetine ilişkin temyiz başvurusunu incelemiştir. Sanık, kendisini belediye başkanının hukuk danışmanı olarak tanıtarak katılımcının dükkanından bedelsiz alışveriş yapmış, ancak gerçekte bu unvana sahip olmadığı anlaşılmıştır. Mahkeme, sanığın suçunu işlediğine dair delillerin yeterli olduğunu belirlemiş, ancak 65 yaşını doldurmuş sanık hakkında verilen hapis cezasının seçenek yaptırımlara çevrilmesi gerektiğini göz önünde bulundurmamıştır. Bu nedenle, hükmün bozulmasına karar verilmiştir. |