ÖZET: Kamu İhale Kurulu, uyuşmazlık konusu ihalede yüklenici firmanın, 18.03.2023 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan bir karar ile iki yıl süreyle ihalelere katılmaktan yasaklandığını belirtmiştir. Ancak, sözleşmenin imzalandığı tarihte firmanın hakkında herhangi bir yasaklama kararı bulunmadığı tespit edilmiştir. Bu durum, sözleşmenin hukuka uygun olarak imzalandığını göstermektedir. Dolayısıyla, itirazen şikâyet başvurusunun süresinde olmadığına dair verilen kararın isabetsiz olduğu sonucuna varılmıştır.

Kurul, 4734 sayılı Kanun’un 54’üncü maddesinin 11’inci fıkrasının (c) bendi uyarınca başvurunun görev yönünden reddine karar vermiştir. Anayasa’nın 138’inci maddesi gereğince, idarenin mahkeme kararlarına uyması gerektiği vurgulanmış ve bu bağlamda Kamu İhale Kurulu’nun, Danıştay kararına uygun hareket etmesi gerektiği ifade edilmiştir. Bu nedenle, başvurunun görev yönünden reddi ve başvuru bedelinin geri alınması kararlaştırılmıştır.

Karar no 2024/MK-65
Karar tarihi 27.06.2024
Toplantı No 2024/025
Gündem No 37
Gündem Konusu 2020/754233 İhale Kayıt Numaralı “Antalya-Karacaören 2 Barajı İçmesuyu Tesisleri” İhalesi

Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü İçmesuyu Dairesi Başkanlığı tarafından yapılan 2020/754233 ihale kayıt numaralı “Antalya-Karacaören 2 Barajı İçmesuyu Tesisleri” ihalesine ilişkin olarak Yüksel İnş. A.Ş. – Makimsan Asf. Taah. İnş. San. ve Tic. A.Ş. İş Ortaklığı itirazen şikâyet başvurusunda bulunmuş ve Kamu İhale Kurulu tarafından alınan 16.08.2023 tarihli ve 2023/UY.II-1129 sayılı karar ile “… Bu itibarla, 4734 sayılı Kanun’un 54’üncü maddesinin onbirinci fıkrasının (c) bendi gereğince başvurunun süre yönünden reddedilmesi gerektiği sonucuna varılmıştır.” gerekçesiyle “Başvurunun reddine” karar verilmiştir.

Makimsan Asf. Taah. İnş. San. Tic. A.Ş. tarafından anılan Kurul kararının iptali istemiyle açılan davada, Ankara 8. İdare Mahkemesi’nin 06.11.2023 tarihli ve E:2023/1543, K:2023/2041 sayılı kararı ile “dava konusu işlemin iptaline” karar verilmesi üzerine, anılan Mahkeme kararının uygulanmasını teminen, Kamu İhale Kurulu tarafından alınan 20.12.2023 tarihli ve 2023/MK-241 sayılı karar ile “1- Kamu İhale Kurulunun 16.08.2023 tarih ve 2023/UY.II-1129 sayılı kararının iptaline,

2- Anılan Mahkeme kararında belirtilen gerekçeler doğrultusunda, başvuru sahibinin iddialarının esasının incelenmesine” karar verilmiştir.

Yukarıda aktarılan 20.12.2023 tarihli ve 2023/MK-241 sayılı Kurul kararı gereğince yapılan esas incelemesi neticesinde, Kamu İhale Kurulu tarafından alınan 17.01.2024 tarihli ve 2024/UY.II-138 sayılı karar ile “1) Anılan Kanun’un 54’üncü maddesinin onbirinci fıkrasının (c) bendi gereğince itirazen şikâyet başvurusunun reddine,

2) Başvuru bedelinin Kurul kararının başvuru sahibine bildirimini izleyen otuz gün içinde başvuru sahibinin Kamu İhale Kurumuna yazılı talebi halinde iadesine” karar verilmiştir.

Süreç içerisinde, Ankara 8. İdare Mahkemesi’nin 06.11.2023 tarihli ve E:2023/1543, K:2023/2041 sayılı kararı üzerine yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Danıştay Onüçüncü Dairesi’nin 21.03.2024 tarihli ve E:2023/3855, K:2024/1400 sayılı kararında yer verilen “Bir idari işlemin hukuka uygunluğu denetlenirken söz konusu işlemi yapan idarenin bu işlemi yapmaya konu, yer ve zaman itibarıyla yetkili olup olmadığının da incelenmesi gerekmektedir. Nitekim idare hukukunda yetki hususu kamu düzenine ilişkin olup bu, herhangi bir işlemin iptali istemiyle açılan davalarda bu husus davanın her aşamasında re’sen dikkate alınacağı anlamına gelmektedir.

Zaman bakımından yetkili ise ilgili idarenin tesis ettiği işlem bakımından hangi süre içerisinde yetkili olduğu ve bu müddet içerisinde karar verip vermediğini hususlarını ihtiva eder. Nitekim bir idarî işlemin yapılabilmesi için mevzuatta belirli bir vakit aralığı öngörülmesi hâlinde idare tarafından bu aralık dışında kalan sürede yapılan işlem yetki bakımından sakat olacaktır.

Öte yandan bu türden bir vakit aralığı her zaman belli sayıda gün, ay veya benzeri bir müddet şeklinde ifade edilmek zorunda olmayıp, idarenin zaman bakımından yetkisi maddî veya hukukî bir olgu ile sınırlandırılmış olabilir.

Nitekim, 4734 sayılı Kanun’un yukarıda yer verilen düzenlemesi ile usulüne uygun olarak sözleşme imzalanmış olması durumunda Kurul tarafından ancak başvurunun reddine karar verilebileceği; başka bir ifade ile Kurul’un kendisine yapılan itirazen şikâyet başvurularını esastan inceleyerek karar verebilmesinin ancak ihalelerde usulüne uygun olarak sözleşme imzalanmadan yapılabileceği kurala bağlanmak suretiyle yetkisi zaman bakımından sınırlandırılmıştır.

Dosya bu kapsamda incelendiğinde, uyuşmazlık konusu ihalenin yüklenicisi müdahil firmanın 18.03.2023 tarih ve 32136 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan karar ile 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu’nun 17’nci maddesinin 1’inci fıkrasının (c) bendine aykırılık nedeniyle iki (2) yıl süreyle tüm kamu kurum ve kuruluşlarının ihalelerine katılmaktan yasaklanmasına karar verildiği, daha sonra da bu karar dayanak gösterilerek teklifinin değerlendirme dışı bırakılması gerektiği iddiası ile 05.06.2023 tarihinde davacı tarafından şikâyet başvurusunda bulunduğu; bu başvurunun reddi üzerine yapılan itirazen şikâyet başvurusunun ise 26.06.2023 tarihli olduğu anlaşılmaktadır.

Her ne kadar sözleşmenin hukuka aykırı olarak imzalanmış olması durumunda Kamu İhale Kurumu’nun inceleme yapmasına bir engel bulunmamakta ise de, somut uyuşmazlıkta sözleşmenin imzalanma tarihi itibariyle firma hakkında herhangi bir yasaklama kararı da bulunmadığı dikkate alındığında müdahil firma ile sözleşmenin hukuka uygun olarak imzalandığı anlaşılmaktadır.

Bu nedenle davalı idare tarafından itirazen şikâyet başvurusunun süresinde olmadığı yolunda verilen kararda isabet bulunmadığı, Kurul tarafından 4734 sayılı Kanun’un 54’üncü maddesinin 11’inci fıkrasının (c) bendi uyarınca söz konusu başvurunun görev yönünden reddine karar verilmesi gerektiği sonucuna varılmıştır.” gerekçesiyle dava konusu İdare Mahkemesi kararının onanmasına karar verilmiştir.

Anayasa’nın 138’inci maddesinin dördüncü fıkrasında, yasama ve yürütme organları ile idarenin mahkeme kararlarına uymak zorunda olduğu, bu organlar ve idarenin mahkeme kararlarını hiçbir suretle değiştiremeyeceği ve bunların yerine getirilmesini geciktiremeyeceği hükme bağlanmıştır.

Ayrıca, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 28’inci maddesinin birinci fıkrasında, mahkemelerin esasa ve yürütmenin durdurulmasına ilişkin kararlarının icaplarına göre idarenin gecikmeksizin işlem tesis etmeye veya eylemde bulunmaya mecbur olduğu, bu sürenin hiçbir şekilde kararın idareye tebliğinden başlayarak otuz günü geçemeyeceği hüküm altına alınmıştır.

Anılan kararın icaplarına göre Kamu İhale Kurulunca işlem tesis edilmesi gerekmektedir.

Açıklanan nedenlerle, 4734 sayılı Kanun’un 65’inci maddesi uyarınca bu kararın tebliğ edildiği veya tebliğ edilmiş sayıldığı tarihi izleyen otuz gün içerisinde Ankara İdare Mahkemelerinde dava yolu açık olmak üzere,

1) Kamu İhale Kurulu’nun 20.12.2023 tarihli ve 2023/MK-241 sayılı kararı ile bu karar üzerine yapılan esas incelemesi sonucunda alınan 17.01.2024 tarihli ve 2024/UY.II-138 sayılı kararının iptaline,

2) Anılan Danıştay kararında belirtilen gerekçeler doğrultusunda başvurunun görev yönünden reddine,

3) 17.01.2024 tarihli ve 2024/UY.II-138 sayılı Kurul kararı ile iadesi yapılmış olan başvuru bedelinin geri alınmasına,


Oybirliği ile karar verildi.