Kamu görevinden çıkarılmada ceza yargılaması sonuçlarının terör örgütü bağlantısı açısından değerlendirilmesi hukuka uygun mudur (Danıştay)

ÖZET: Danıştay 5. Dairesi, davacının kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin Sağlık Bakanlığı’nın işleminin iptali talebini reddeden İdare Mahkemesi kararını onayarak, temyiz istemini reddetti. Davacı, ceza yargılamasında hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı alındığını ve 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 48/A-5 maddesine göre memurluğa engel bir durumun olmadığını savunarak, kamu görevinden çıkarılmasının hukuka aykırı olduğunu ileri sürdü. Danıştay, […]

→

Kamu görevinden çıkarılmada terör örgütü ile irtibatın tespiti için kullanılan verilerin hukuka uygunluğu nasıl değerlendirilir (Danıştay)

ÖZET: Danıştay 5. Dairesi, davacının İçişleri Bakanlığı tarafından kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin işlemin iptali talebini incelemiştir. Davacı, savunma hakkının ihlal edildiğini, masumiyet karinesinin çiğnendiğini ve silahlı terör örgütü ile irtibatın tanımının belirsiz olduğunu öne sürmüştür. Ayrıca, gizli tanıktan elde edilen verilerin hukuka aykırı olduğunu ve bu verilerin tutarsızlıklar içerdiğini belirtmiştir. Danıştay, Bölge İdare Mahkemesi kararının […]

→

FETÖ/PDY ile irtibatın belirlenmesinde gizli tanık ifadeleri ve kodlama verilerinin delil niteliği nasıl değerlendirilir (Danıştay)

ÖZET: Danıştay 5. Dairesi, davacının İçişleri Bakanlığı tarafından kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin işlemin iptali talebini reddeden İdare Mahkemesi kararını onayladı. Davacı, FETÖ/PDY ile irtibatının olmadığını, hakkında yapılan kodlamaların çelişkili olduğunu ve somut delil olmadan çıkarıldığını öne sürdü. Ancak Danıştay, davacının ceza yargılaması sürecinde elde edilen delillerin, örgütle olan ilişkisini belirlemede dikkate alınması gerektiğine vurgu yaptı. […]

→

Kanuni Temsilcinin Vergi Borçlarından Sorumluluğu, Temsilci Atanma Tarihine Göre Nasıl Belirlenir (Danıştay)

ÖZET: Danıştay 7. Daire, 2022/4397 E. ve 2024/1549 K. sayılı kararında, bir şirketin vergi borçlarından kanuni temsilcilerin sorumluluğu konusunu ele almıştır. Dava, Demir Kömür Liman Hizmetleri Nakliye Tarım Ürünleri İnşaat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi’nin 2006 ve 2007 yıllarına ait vergi borçlarının tahsili amacıyla düzenlenen ödeme emrinin iptali istemiyle açılmıştır. İlk Derece Mahkemesi, davacının şirket […]

→

FETÖ/PDY ile ilişki nedeniyle kamu görevinden çıkarılmanın hukuka uygunluğu ve adil yargılanma hakkının ihlali iddialarının değerlendirilmesi nasıl olmalıdır (Danıştay)

ÖZET: Danıştay Beşinci Dairesi, davacının FETÖ/PDY ile olan ilişkisi nedeniyle kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin işlemin hukuka uygun olduğuna karar vermiştir. Davacı, FETÖ/PDY ile bir bağının olmadığını ve adil yargılanma hakkının ihlal edildiğini iddia etmiştir. Ancak, Bölge İdare Mahkemesi, davacının FETÖ/PDY’ye üye olmak suçundan mahkumiyetinin kesinleştiğini ve bu durumun kamu görevinden çıkarılmayı gerektirdiğini belirtmiştir. Danıştay, 2577 […]

→

Kamu görevinden çıkarılma işleminin hukuka uygunluğunun belirlenmesinde FETÖ/PDY ile irtibatı gösteren kodlama verilerinin rolü nedir (Danıştay)

ÖZET: Danıştay, davacının kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin işlemin iptali talebini değerlendirmiştir. Davacı, FETÖ/PDY terör örgütü ile bağlantısının olmadığı ve OHAL sürecinde alınan tedbirlerin hukuka aykırı olduğu iddialarında bulunmuştur. Ancak, Danıştay, davacının örgütle olan irtibatını gösteren kodlama verilerini dikkate alarak, bu verilerin hukuka uygun olduğunu ve davacının örgütle bağlantısının bulunduğunu belirlemiştir. Dava konusu işlemin dayanağı olan […]

→

Ceza yargılaması sonucunda hükmün açıklanmasının geri bırakılması, idari yargıda irtibat ve iltisak incelemesine engel teşkil eder mi (Danıştay)

ÖZET: Danıştay Beşinci Dairesi, kamu görevinden çıkarılan bir davacının itirazını değerlendirirken, ceza yargılaması sonucunda verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması durumunun, idari yargı mercilerinin irtibat ve iltisak incelemesi yapmasına engel teşkil etmediğine hükmetmiştir. 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin geçici 35. maddesi uyarınca yapılan çıkarma işlemlerinin iptali için, terör örgütleriyle olan irtibatın somut delillerle değerlendirilmesi gerektiği vurgulanmıştır. […]

→

Uygulama imar planındaki 10 metre enkesitli yolun nazım imar planında yer almaması, plan hiyerarşisine aykırılık teşkil eder mi (Danıştay)

ÖZET: Danıştay 6. Dairesi, Pendik ilçesinde 1/1000 ölçekli uygulama imar planının, 1/5000 ölçekli nazım imar planıyla uyumsuz olduğu iddiasıyla açılan davayı değerlendirmiştir. Dava konusu imar planında, 10 metre enkesitli yolun planlandığı, ancak bu yolun nazım imar planında yer almadığı belirtilmiştir. Mahkeme, mekânsal planlama yönetmeliklerine atıfta bulunarak, her planın üst kademe planların kararlarına uygun olması gerektiğini […]

→

FETÖ/PDY ile bağlantı tespitinin kamu görevinden çıkarılma işlemi üzerindeki hukuki etkisi nedir (Danıştay)

ÖZET: Danıştay 5. Dairesi, davacının kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin işlemin hukuka aykırı olduğu iddialarını değerlendirmiştir. Davacı, hakkında somut bir suçlamanın bildirilmediğini, savunma hakkının tanınmadığını ve ceza yargılamasında beraat kararı verildiğini öne sürmüştür. Ancak, davacının FETÖ/PDY terör örgütü ile bağlantısının bulunduğu, Emniyet Genel Müdürlüğü tarafından yapılan incelemelerde elde edilen dijital materyaller ve kodlamalarla belgelenmiştir. Bu bağlamda, […]

→

Kesinleşmiş mahkumiyet olmaksızın kamu görevinden çıkarılma işleminin hukuka uygunluğu ve masumiyet karinesinin geçerliliği nasıl değerlendirilir (Danıştay)

ÖZET: Danıştay 5. Dairesi, davacının kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin işlemin iptali ve özlük haklarının iadesi talebini reddeden İdare Mahkemesi kararını onayarak, temyiz istemini kabul etmemiştir. Davacı, adil yargılanma hakkının ihlal edildiğini, kesinleşmiş bir mahkûmiyet kararı olmaksızın suçlandığını ve çeşitli Anayasa ile Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi (AİHS) ile güvence altına alınan haklarının ihlal edildiğini öne sürmüştür. […]

→

Terör örgütü ile irtibat iddialarının somut delillerle desteklenmemesi, kamu görevinden çıkarılma işleminin hukuka uygunluğunu nasıl etkiler (Danıştay)

ÖZET: Danıştay 5. Dairesi, davacının kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin işlemin hukuka uygunluğunu değerlendirirken, PKK/KCK terör örgütü ile irtibat ve iltisak iddialarının somut delillerle desteklenmediğini belirlemiştir. Davacının, Diyarbakır Valiliği’nin kurul kararında yer alan terör örgütüyle bağlantısına dair herhangi bir hukuken kabul edilebilir bilgi, belge veya tanık ifadesi bulunmadığı tespit edilmiştir. Ayrıca, davacı hakkında yapılan incelemelerde, terör […]

→

Silahlı terör örgütüne üye olmaktan beraat, kamu görevinden çıkarılma kararının hukuka uygunluğunu etkiler mi? (Danıştay)

ÖZET: Danıştay 5. Dairesi, kamu görevinden çıkarılma işlemiyle ilgili bir davada, davacının silahlı terör örgütüne üye olma suçundan beraat etmesinin, kamu görevinden çıkarma kararının hukuka uygunluğunu etkilemeyeceğine hükmetmiştir. 375 sayılı KHK’nın Geçici 35/B maddesi gereğince, terör örgütü ile iltisaklı ve irtibatlı olmanın, kamu görevinden çıkarılma için yeterli bir sebep olduğu belirtilmiştir. Davacının, aleyhinde somut delil […]

→

Gizli tanık beyanlarının hukuka uygunluğu, kamu görevinden çıkarılmada irtibat ve iltisak kavramlarının değerlendirilmesinde nasıl etkili olur (Danıştay)

ÖZET: Danıştay Beşinci Dairesi, davacının kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin İçişleri Bakanlığı’nın işleminin iptali ve mali haklarının iadesi talebini incelemiştir. Davacı, işlemde somut delil bulunmadığını, gerekçe yükümlülüğünün yerine getirilmediğini ve Devlet’e sadakat yükümlülüğünü ihlal ettiğine dair bir olgu olmadığını öne sürmüştür. Ayrıca, irtibat ve iltisak kavramlarının hukuki bir karşılığının bulunmadığını ve gizli tanık beyanlarının hukuka aykırı […]

→

Manevi tazminatın belirlenmesinde davalı idarenin kusur oranının dikkate alınması hakkaniyet gereği midir (Danıştay)

ÖZET: Danıştay 8. Daire, davacıların çocuğunun bir motor iskelesinden düşerek hayatını kaybetmesi nedeniyle açılan manevi tazminat davasında, davalı belediyenin hizmet kusurunu ve davacıların yaşadığı acıyı dikkate alarak 200.000 TL talep edilen manevi tazminatın, 50.000 TL olarak belirlenmesine karar vermiştir. Ancak, davacının çocuğunun %40 oranında kusurlu olması nedeniyle bu miktar, her bir davacı için 15.000 TL […]

→

Zaman aşımına uğramış vergi borçları için düzenlenen ödeme emirlerinin hukuka uygunluğu nasıl değerlendirilmelidir (Danıştay)

ÖZET: Danıştay 7. Dairesi, asıl borçlu olan … Ürünleri Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi’nin vadesinde ödenmeyen vergi borçlarının tahsil edilememesi nedeniyle davacı adına düzenlenen ödeme emirlerinin hukuka uygunluğunu değerlendirmiştir. İlk Derece Mahkemesi, 2011 yılına ait özel tüketim vergilerine ilişkin ödeme emirlerinin iptaline karar vermiştir. Mahkeme, vergi tekniği raporunun şirkete tebliğ edilmediği gerekçesiyle tahsil zaman aşımının […]

→