Ölen davacının mirasçıları tarafından takip edilebilecek davalarda dilekçenin iptali yerine dosyanın işlemden kaldırılması gerektiği (Danıştay)

ÖZET: Danıştay İkinci Dairesi, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 26. maddesi uyarınca, yalnızca öleni ilgilendiren davalara ait dilekçelerin iptal edileceğini belirtmiştir. Ancak, ölenin mirasçılarına intikal eden haklar ve parasal talepler, mirasçılar tarafından takip edilebilir. Davacı aile hekimi, sözleşmesinin feshine ilişkin iptal talebiyle dava açmış, ancak dava sürecinde vefat etmiştir. Mahkeme, davanın yalnızca ölen davacıyı […]

→

Aile hekimliği sözleşmesinin feshi ve savunma hakkının etkin kullanımı değerlendirilerek hukuka uygunluk ilkesinin vurgulanması (Danıştay)

ÖZET: Danıştay İkinci Dairesi, aile hekimi olarak görev yapan davacının sözleşmesinin feshiyle ilgili olarak yapılan işlemin hukuka uygunluğunu değerlendirmiştir. Davacı, aile hekimliği hizmet sözleşmesinin feshine itiraz etmiş, ancak mahkeme, davacının kazanç getirici başka iş yapma yasağını ihlal ettiğine dair yeterli delil bulunduğunu belirtmiştir. İlk derece mahkemesi, davacının savunma hakkının yeterince sağlanmadığına dair yapılan itirazları dikkate […]

→

Ecrimisil talebinin hukuka uygunluğu için fuzuli işgalin somut kanıtlarla ispatı gerekliliği ve taşınmazın planlaması arasındaki çelişki değerlendirmesi (Danıştay)

ÖZET: Danıştay 2. Dairesi, ecrimisil talebinin hukuka uygunluğunu değerlendirirken, fuzuli işgalin somut ve şüpheden uzak bir şekilde kanıtlanması gerektiğine vurgu yapmıştır. Davacı kooperatifin, Hazineye ait taşınmaz üzerinde fuzulen işgalde bulunduğu iddiası, Alaçatı Belediye Başkanlığı’nın yazısıyla çelişmektedir. Bu yazıda, taşınmazın park ve çocuk bahçesi olarak planlandığı belirtilmiş, dolayısıyla davacının işgalinin söz konusu olmadığı ifade edilmiştir. Davalı […]

→

Aile hekiminin vitamin tavsiyesinin “kazanç getirici iş yapma yasağı” kapsamında değerlendirilmemesi ve sözleşme feshinin iptali (Danıştay)

ÖZET: Danıştay 2. Dairesi, İstanbul’daki bir aile hekimine yönelik disiplin soruşturması sonucunda verilen sözleşme feshi kararını iptal etti. Davacı, hastalarına vitamin ve gıda takviyesi ürünleri tavsiye ettiğini, ancak bu ürünlerin satışını yapmadığını belirtmiştir. Mahkeme, davacının eyleminin “Kazanç Getirici Başka Bir İş Yapma Yasağı” kapsamında değerlendirilmesinin mümkün olmadığını, çünkü bu eylemin mesleki faaliyetten menfaat temin etme […]

→

İdarenin personel atama yetkisini kamu yararı doğrultusunda kullanması ve hukuka aykırılık bulunmaması nedeniyle kararın bozulması (Danıştay)

ÖZET: Danıştay, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 76. maddesi uyarınca idarenin personel atama konusunda geniş bir takdir yetkisine sahip olduğunu belirtmiştir. Ancak bu yetkinin, kamu yararı ve hizmet gerekleri göz ardı edilerek kullanılması durumunda hukuka aykırılık söz konusu olabilecektir. Dava dosyasında, davacının geçmiş hizmetleri ve eğitim durumu incelendiğinde, idarenin davacıyı Daire Başkanlığı kadrosuna atamasının mevzuata […]

→

Davacının müşavirlikten uzmanlığa atanmasının kamu yararı ve hizmet gereklerine aykırılığı ve hukuka aykırı bulunması (Danıştay)

ÖZET: Danıştay, davacının Bakanlık Müşavirliği görevinden alınarak Maden İşleri Genel Müdürlüğü emrine “Uzman” olarak atanmasına ilişkin işlemin hukuka aykırı olduğuna karar vermiştir. 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 76. maddesi uyarınca, idareye personel atama konusunda takdir yetkisi tanınmakla birlikte, bu yetkinin kamu yararı ve hizmet gerekleri doğrultusunda kullanılması gerekmektedir. Davacının geçmiş hizmetleri, kariyer ve liyakat ilkelerine […]

→

Dernek lokalinde kumar oynandığı iddiasıyla faaliyetten men işleminin somut delil eksikliği nedeniyle hukuka uygunluğu (Danıştay)

ÖZET: Danıştay 2. Dairesi, davacı derneğe ait lokalinde yapılan denetim sonucunda kumar oynandığı iddialarını değerlendirirken, somut delil eksikliğine dikkat çekmiştir. Denetim sırasında masada oyun oynayan kişilerin tespit edilmesi ve idari para cezası uygulanması, kumar oynandığına dair kesin bir delil olarak kabul edilmemiştir. Dernek başkanının, kumar oynama suçlamasıyla ilgili olarak ön ödeme yapması ve sonrasında takipsizlik […]

→

Ruhsat intibakı talebinin reddi: Faal olmayan işletme için intibak yapılamayacağı ve sürelerin geçirilmesi nedeniyle kararın bozulması (Danıştay)

ÖZET: Danıştay İkinci Dairesi, İzmir ili Bergama ilçesinde bulunan bir çırçır işletmesinin ruhsatının intibakı talebinin reddedilmesine ilişkin davayı incelemiştir. Davacı, babası adına düzenlenen işyeri açma ruhsatının kendi adına intibakını istemiş, ancak ruhsat sahibinin ölümünden önce işletmenin vergi mükellefiyetinin terkin edildiği ve dolayısıyla işletmenin faal olmadığı tespit edilmiştir. Daire, ruhsat intibakının yalnızca faal işyerleri için geçerli […]

→

Ecrimisil bedelinin belirlenmesinde eksik bilirkişi incelemesi nedeniyle kararın hukuki isabet taşımaması ve yeniden keşif gerekliliği (Danıştay)

ÖZET: Danıştay, Muğla ili Marmaris ilçesindeki bir taşınmazın fuzuli işgali nedeniyle tahakkuk ettirilen ecrimisil bedelinin belirlenmesi sürecinde yapılan bilirkişi incelemelerinin eksik olduğunu tespit etmiştir. Dava konusu taşınmazın işgal alanı ile ilgili farklı bilirkişi raporları arasında çelişkiler bulunduğu, özellikle kıyı kenar çizgisi içerisinde kalan alanın ecrimisil hesaplamasına dahil edilmediği belirtilmiştir. Bu durum, mahkemenin eksik inceleme ile […]

→

Vergi kaydı terkin edilen fırının ruhsatının geçerliliğini koruyamayacağı ve idare mahkemesi kararının hukuka aykırılığı (Danıştay)

ÖZET: Danıştay 2. Dairesi, Samsun ili Canik ilçesinde bir fırın işletmesinin ruhsat durumu hakkında verilen İdare Mahkemesi kararını incelemiştir. Dava, fırın işletmesinin maliye kaydını sildirmesi üzerine ruhsat iptali veya yeni ruhsat alınması gerekliliği iddiasıyla açılmıştır. İdare Mahkemesi, yapılan denetimlerde fırının faaliyette bulunduğunu tespit etmiş, ancak fırın sahibinin vergi dairesine faaliyeti terk ettiğini bildirdiği ve bu […]

→

İçkisiz lokanta ve otel ruhsatı talebinde güvenlik ve asayiş unsurlarının değerlendirilmesi gerektiği (Danıştay)

ÖZET: Danıştay, Kars ilinde içkisiz lokanta ve otel işletmesi ruhsatı talebinin reddine ilişkin davada, ruhsatın verilmemesi için kolluk tarafından bildirilen olumsuz görüşlerin yeterince değerlendirilmediğini belirlemiştir. Dava dosyasında, otelin bulunduğu yerin, bir petrol istasyonuna yakın olması nedeniyle asgari mesafe şartlarını taşımadığı ve geçmişte tesisle ilgili birçok adli ve idari işlem yapıldığına dair olumsuz görüşlerin bulunduğu tespit […]

→

Taşınmaz mülkiyeti kesinleşmeden tahliye isteminin hukuka aykırılığı ve idare mahkemesi kararının bozulması (Danıştay)

ÖZET: Danıştay İkinci Dairesi, Kırıkkale ili, Bahşılı ilçesindeki bir taşınmazın mülkiyetine ilişkin uyuşmazlıkta, davacı Kırıkkale Belediyesi’nin, taşınmazın tapusunun iptali ve kendi adlarına tescili için açtığı davanın temyiz aşamasında, İdare Mahkemesi kararının hukuki isabet taşımadığını belirlemiştir. Mahkeme, taşınmazın Hazine adına olan tapu kaydının iptali ile Kırıkkale Belediyesi adına tesciline dair kararın henüz kesinleşmediğini vurgulamış, bu nedenle […]

→

Danıştay’ın feragat nedeniyle konusu kalmayan davada vekalet ücreti talebinin hukuka aykırı olmadığına dair değerlendirmesi ve eksikliğin düzeltilmesi gerekliliği (Danıştay)

ÖZET: Danıştay İkinci Dairesi, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesi uyarınca temyiz incelemesi sırasında, feragat nedeniyle konusu kalmayan bir dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına hükmedilmesine rağmen, davalı idare lehine vekalet ücretine hükmedilmemesinin hukuka aykırı olduğunu belirlemiştir. İdare Mahkemesi, davacının feragat etmesi üzerine davanın esasına ilişkin bir karar vermemiştir; ancak davalı idare, davayı […]

→

Disiplin cezasının iptali: Polis memurunun çalıntı telefonları bilmeden kullanması suç teşkil etmez ve ceza hukuka uygun değildir. (Danıştay)

ÖZET: Danıştay İkinci Dairesi, davacının meslekten çıkarılmasına ilişkin disiplin cezasını iptal etmiştir. Davacı, İstanbul Emniyet Müdürlüğü’nde polis memuru olarak görev yaparken, kaybolan üç cep telefonunun nerede olduğuna dair bilgi vermediği gerekçesiyle disiplin cezasına çarptırılmıştır. Ancak, davacının bu telefonların çalıntı olduğunu bilmediği ve ifadesinde bu konuda herhangi bir bilgi saklamadığı tespit edilmiştir. Disiplin cezasına dayanak olan […]

→

İdarenin personel atama yetkisi ve kamu yararı gözetme yükümlülüğü çerçevesinde atama işleminin hukuka uygunluğu değerlendirmesi (Danıştay)

ÖZET: Danıştay, davacının Trafik Şube Müdürlüğü emrine atanmasına ilişkin işlemin iptali istemiyle açtığı davada, davalı idarenin personel atama konusundaki takdir yetkisini kamu yararı ve hizmet gereklerine uygun olarak kullandığını belirlemiştir. 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 71 ve 76. maddeleri gereğince, idarenin memurlarını görev ve unvan eşitliği gözetmeden atama yetkisi bulunmaktadır. Dava dosyasında, davacının geçmiş hizmetleri […]

→