Personel devrinin protokol çerçevesinde değerlendirilmesi ve 657 sayılı Kanun’un 74. maddesiyle uyumu sorunu (Danıştay)

ÖZET: Danıştay, Soma Belediye Başkanlığı ile Manisa Büyükşehir Belediye Başkanlığı arasında imzalanan protokol çerçevesinde gerçekleştirilen personel devrinin hukuka uygunluğunu değerlendirmiştir. Dava konusu işlem, 5216 sayılı Büyükşehir Belediyesi Kanunu uyarınca büyükşehir belediyesine ait olan bölgesel ısıtma sistemi işletme görevine dayanmakta olup, 6360 sayılı Kanun’da bu konuda bir düzenleme bulunmamaktadır. Bu bağlamda, mahkeme, personel devrinin iki belediye […]

→

İstihbarat branşından çıkarılan polis memurunun davasında kamu yararının gözetilmesiyle idarenin işlemine onama (Danıştay)

ÖZET: Danıştay 2. Dairesi, davacının İstanbul Emniyet Müdürlüğü İstihbarat Şube Müdürlüğü’nde polis memuru olarak görev yaparken, istihbarat branşından çıkarılarak genel hizmet statüsüne aktarılmasına ilişkin Emniyet Genel Müdürlüğü işleminin iptali istemiyle açılan davayı incelemiştir. İdare Mahkemesi, yapılan inceleme sonucunda, şubedeki personelin niteliğinin yetersiz olduğunu ve yürütülen işlemlerin usule ve yasalara aykırı olduğunu belirten bir rapor doğrultusunda, […]

→

Belediyeye ait taşınmazın tahliyesinde mülki amir onayı olmadan yapılan işlemin hukuka aykırılığı ve icrailik niteliği taşımadığı kararı (Danıştay)

ÖZET: Danıştay, davacının kiracısı olduğu taşınmazın tahliyesine ilişkin işlemin hukuka aykırı olduğuna karar vermiştir. 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu’nun 75. maddesi ve 5393 sayılı Belediye Kanunu’nun 15. maddesi uyarınca, belediyelere ait taşınmazların tahliyesinin, yalnızca mülki amir tarafından sağlanabileceği belirtilmiştir. Bu nedenle, idarelerce yapılan tahliye işlemlerinin bildirim niteliğinde olduğu ve doğrudan tahliye sonucu doğurmadığı ifade edilmiştir. […]

→

Danıştay’ın 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu çerçevesinde tahliye işlemlerinin yetkisi ve hukuki niteliği üzerine değerlendirmesi (Danıştay)

ÖZET: Danıştay, 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu’nun 75. maddesi uyarınca, devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan taşınmazların işgali durumunda, tahliye işlemlerinin yalnızca ilgili mülki amir tarafından gerçekleştirilebileceğine karar vermiştir. Davacı, tahliye işleminin hukuka aykırı olduğunu iddia etmesine rağmen, mahkeme, bu işlemin kesin ve yürütülmesi zorunlu bir idari işlem olmadığını belirlemiştir. Mahkeme, davacının ileri sürdüğü iddiaların, […]

→

Belediye şirketlerinin mevzuatta yer alan “işletme” ya da “bağlı kuruluş” kavramları açısından değerlendirilmesi (Danıştay)

8. Daire 2019/8065 E.   2021/3911 K. T.C.D A N I Ş T A YSEKİZİNCİ DAİREEsas No : 2019/8065Karar No : 2021/3911 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Büyükşehir Belediyesi BaşkanlığıVEKİLİ : Av. …KARŞI TARAF (DAVACI) : … Servis Taşımacılığı Turizm Nakliye Araç Kiralama Tarım ve Hayvancılık Sanayi Ticaret Limited ŞirketiVEKİLİ : Av. … İSTEMİN KONUSU : […]

→

Üniversite yönetim kurulu görüşü alınmadan yapılan görevden alma işleminin hukuka aykırılığı ve iptali (Danıştay)

ÖZET: Danıştay 2. Dairesi, davacının Genel Sekreterlik görevinden alınmasına ilişkin işlemin hukuka aykırı olduğuna ve bu nedenle iptal edilmesi gerektiğine hükmetmiştir. Olayda, davacının atamasının 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu’na göre üniversite yönetim kurulunun görüşü alınarak rektör tarafından yapılması gerektiği belirtilmiştir. Ancak, bu görüş alınmadan tesis edilen işlemde hukuka uyarlık bulunmadığına karar verilmiştir. Usulde ve yetkide paralellik […]

→

Görevden uzaklaştırılan davacının müşavirliğe atanmasının hukuka uygunluğu ve idarenin takdir yetkisi değerlendirmesi (Danıştay)

ÖZET: Danıştay 2. Dairesi, davacının malzeme dairesi başkanlığı görevinden müşavirlik görevine atanmasına ilişkin işlemin hukuka uygun olduğunu belirlemiştir. Davacı, görevden uzaklaştırılmasının ardından yapılan atamanın kamu yararı ve hizmet gerekleri çerçevesinde değerlendirildiğini, idarenin geniş takdir yetkisi kapsamında hareket ettiğini ifade etmiştir. İdare mahkemesi, davacının iddialarının somut bir bilgi veya belge ile desteklenmediğini, dolayısıyla idarenin takdir yetkisinin […]

→

Hatalı sorular nedeniyle komiser yardımcılığı statüsü sona erdirilen davacının kazanılmış haklarının korunması ve hukuka aykırı atama işleminin iptali (Danıştay)

ÖZET: Danıştay, uyuşmazlıkta, davacının komiser yardımcılığına atanmasının ardından, mahkeme kararıyla iptal edilen hatalı sorular nedeniyle yapılan yeni değerlendirmede başarısız duruma düştüğünü belirlemiştir. İdare, davacının kursa devam etmesine izin vermiş ve kursu başarıyla tamamlayan davacı, komiser yardımcısı olarak atanmıştır. Ancak, dört yıl sonra yargı kararının uygulanmasıyla davacının komiser yardımcılığı statüsünün sona erdirilmesi, hukuki güvenlik ve idari […]

→

Yargılamanın yenilenmesi talebinin 2577 sayılı Kanun’un 53. maddesi kapsamındaki sebeplerle sınırlı olması ve davaların taraflarının farklılığı nedeniyle reddi (Danıştay)

ÖZET: Danıştay, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 53. maddesi çerçevesinde yargılamanın yenilenmesi taleplerinin belirli sebeplerle sınırlı olduğunu vurgulamıştır. Davacı, kendisiyle aynı sınava katılan bir diğer personel hakkında verilen yargı kararını gerekçe göstererek yargılamanın yenilenmesini talep etmiştir. Ancak, Danıştay, bu talebin kabulü için gerekli olan koşulların oluşmadığını, zira davaların taraflarının ve konularının aynı olmadığını belirtmiştir. […]

→

Mülki idare amiri değerlendirme raporunun objektifliği ve hukuka uygunluğu üzerine temyiz süreci değerlendirmesi (Danıştay)

ÖZET: Danıştay 2. Dairesi, bir vali yardımcısının 2013 yılına ait mülki idare amiri değerlendirme raporunun iptali istemiyle açılan davada, ilk derece mahkemesinin kararını onayarak davacının 61 puanla değerlendirildiği raporun hukuka aykırı olduğuna hükmetmiştir. İlk derece mahkemesi, davacının geçmiş yıllardaki yüksek puanları, başarı belgeleri ve 2013 yılı müfettiş değerlendirmesindeki 100 puan gibi unsurları dikkate alarak, 61 […]

→

Zabıta müdürü atamasında sınav şartının aranması ve atamanın iptali işleminin hukuka uygunluğu (Danıştay)

ÖZET: Danıştay 2. Dairesi, davalı idarenin temyiz istemini reddederek, İdare Mahkemesi’nin kararını onamıştır. İlgili uyuşmazlık, zabıta müdürü kadrosuna atama işleminin hukuka uygunluğu üzerinedir. Mahkeme, davacının zabıta müdürü olarak atanabilmesi için gerekli olan sınav şartının, 31/08/2013 tarihinden itibaren yürürlüğe giren Genel Yönetmelik ile getirildiğini ve davacının bu şartı taşımadığını belirtmiştir. Dolayısıyla, davacının daha önceki zabıta müdürü […]

→

Hazine taşınmazının fuzulen işgali nedeniyle ecrimisil talebinde bulunulması ve geriye dönük beş yılı aşan süre için talep edilemeyeceği değerlendirmesi (Danıştay)

ÖZET: Danıştay 2. Dairesi, Hazineye ait bir taşınmazın davacı tarafından fuzulen işgal edilmesi nedeniyle tahakkuk ettirilen ecrimisil alacağının iptali istemini değerlendirmiştir. İdare, 01/01/2000-12/02/2009 tarihleri arasında işgal nedeniyle 24.445,83 TL ecrimisil tahakkuk ettirmiştir. Ancak, işgalin tespit edildiği tarihten itibaren geriye doğru beş yılı aşan bir süre için ecrimisil talep edilmesinin mümkün olmadığına vurgu yapılmıştır. Mahkeme, bu […]

→

Sicil raporlarının objektifliği ve somut delillere dayanmayan değerlendirmelerin hukuki isabeti üzerine inceleme (Danıştay)

ÖZET: Danıştay İkinci Dairesi, davacının 2008 yılına ait sicil raporu ve mülki idare amiri değerlendirme raporu arasındaki ilişkiyi değerlendirirken, sicil raporlarının oluşturulmasında “Sicillerin Objektifliği” ilkesinin önemine vurgu yapmıştır. Sicil amirlerinin, memurun genel durumu ve mesleki ehliyeti hakkında yaptıkları değerlendirmelerin somut bilgi ve belgelere dayanması gerektiğini belirtmiştir. Bu bağlamda, davacının insan hakları ihlali iddialarına dair somut […]

→

Zorunlu hizmet süresi dolmadan istifa talebinin reddi ve yurt dışı görev süresinin hizmet süresine eklenmesi hukuka uygun bulundu. (Danıştay)

ÖZET: Danıştay 2. Dairesi, Hava Mühendis Yüzbaşı olarak görev yapan davacının istifa talebinin reddine ilişkin Hava Kuvvetleri Komutanlığı’nın işleminin hukuka uygun olduğuna karar vermiştir. Dava, davacının zorunlu hizmet süresinin tamamlanmadığı gerekçesiyle istifa başvurusunun reddine yönelik olarak açılmıştır. İdare Mahkemesi, 926 sayılı Türk Silahlı Kuvvetleri Personel Kanunu’nun ilgili maddelerine dayanarak, muvazzaf subayların 15 yıl hizmet etmeden […]

→