Ecrimisil talebinde taşınmazın işgal öncesi durumu ve 6292 sayılı Kanun gereği satın alma başvuru tarihi dikkate alınarak kararın bozulması (Danıştay)

ÖZET: Danıştay 2. Dairesi, İstanbul ili Eyüp ilçesinde Hazineye ait bir taşınmazın işgali nedeniyle ecrimisil talep edilmesine ilişkin bir davayı incelemiştir. Dava, 6292 sayılı Kanun kapsamında taşınmazın bir inşaat firmasına satıldığı iddiasıyla açılmıştır. Mahkeme, ecrimisil bedelinin belirlenmesinde taşınmazın işgal öncesi durumunun dikkate alınması gerektiğini, ayrıca ecrimisilin alınabilmesi için Hazine’nin işgalden dolayı zarara uğramış olmasının gerekmediğini […]

→

Ecrimisil Bedeli Hesaplamasında Hukuka Aykırılıklar ve Danıştay’ın İdare Mahkemesi Kararını İptal Gerekçeleri (Danıştay)

ÖZET: Danıştay, İstanbul Eyüp’te bulunan bir taşınmazın fuzulen işgali nedeniyle talep edilen ecrimisil bedelinin hesaplanmasında hukuka aykırılıklar tespit etmiştir. İdare Mahkemesi, taşınmazın işgali süresince 1,32 TL/m² birim bedeli esas alarak ecrimisil bedelini belirlemiş, ancak bu bedelin güncel piyasa koşulları ve emsal taşınmazların kira bedelleriyle uyumlu olmadığına karar verilmiştir. Dava konusu taşınmaz, 2007 yılında Eğitim ve […]

→

Ecrimisil hesaplamasında taşınmazın konumu ve emsal kira bedellerinin dikkate alınması gerekliliği (Danıştay)

ÖZET: Danıştay 2. Dairesi, İstanbul ili, Eyüp ilçesinde Hazineye ait bir taşınmazın işgali nedeniyle ecrimisil talebine ilişkin bir davayı incelemiştir. Mahkeme, bilirkişi raporuna dayanarak, işgal edilen taşınmazın boş bahçe olduğunu ve belirlenen ecrimisil bedelinin emsal taşınmazların rayiç bedellerinin çok altında kaldığını tespit etmiştir. Dava konusu taşınmaz için 2008 yılı için 2,50 TL/m² birim bedel belirlenmesi, […]

→

Ecrimisil talebinin hukuka uygunluğu ve taşınmazın işgalinin varlığı durumunda yapılması gereken bilirkişi incelemesi gerekliliği (Danıştay)

ÖZET: Danıştay, davacı tarafından işgal edilen Hazine taşınmazı ile ilgili ecrimisil talebinin hukuka uygunluğunu değerlendirmiştir. İdare Mahkemesi, bilirkişi raporuna dayanarak taşınmazın kullanılmadığını ve davacının herhangi bir yarar sağlamadığını belirlemiş, bu nedenle ecrimisil talebini iptal etmiştir. Ancak Danıştay, taşınmazın etrafının tel örgü ile çevrili olmasının, davacının zilyetliğini gösterdiğini ve bu durumun ecrimisil talebini gerektirdiğini vurgulamıştır. Dava […]

→

6292 sayılı Kanun kapsamında taşınmazın satın alınıp alınmadığına göre ecrimisil yükümlülüğünün belirlenmesi ve eksik inceleme nedeniyle dosyanın iadesi (Danıştay)

ÖZET: Danıştay İkinci Dairesi, 6292 sayılı Kanun kapsamında doğrudan satın alma talebinde bulunan davacıların, ecrimisil ödemekle yükümlü olup olmadıklarını belirlemek için taşınmazın satın alınıp alınmadığını araştırılması gerektiğine hükmetmiştir. Mahkeme, bilirkişi raporuna dayanarak 2010 yılı için belirlenen ecrimisil bedelinin 2,38 TL/m² olarak tespit edilmesinin, emsal bedellerin çok altında kaldığını belirtmiştir. 6292 sayılı Kanun gereği, satın alma […]

→

Danıştay 2. Dairesi’nin 1774 sayılı Kanun uyarınca iş yeri ruhsatı iptali ve mühürleme işlemlerinin adli yargıda incelenmesi gerektiğine dair hukuki değerlendirmesi (Danıştay)

ÖZET: Danıştay 2. Dairesi, 1774 sayılı Kimlik Bildirme Kanunu uyarınca iş yeri ruhsatının iptali ve iş yerinin mühürlenmesi işlemlerinin idari yaptırım niteliğinde olduğunu belirlemiştir. Bu işlemlere karşı kanun yoluna ilişkin düzenlemenin bulunmaması nedeniyle, uyuşmazlığın 5326 sayılı Kabahatler Kanunu çerçevesinde adli yargı bünyesinde, Sulh Ceza Hâkimliği tarafından çözülmesi gerektiği sonucuna ulaşılmıştır. Dava konusu işlemlerin, 1774 sayılı […]

→

Ecrimisil talebinde 6292 sayılı Kanun’un dikkate alınması ve taşınmazın satın alınıp alınmadığının araştırılması gerektiği (Danıştay)

ÖZET: Danıştay 2. Dairesi, İstanbul ili Eyüp ilçesinde Hazineye ait bir taşınmazın işgali nedeniyle ecrimisil talep edilmesine ilişkin bir davayı incelemiştir. Dava, 6292 sayılı Kanun çerçevesinde taşınmazın bir firmaya satıldığı iddiasıyla, ecrimisil talebinin hukuka aykırı olduğu gerekçesiyle açılmıştır. Mahkeme, bilirkişi raporuna dayanarak ecrimisilin bir kısmını iptal etmiş, ancak diğer kısmını reddetmiştir. Danıştay, ecrimisilin hesaplanmasında 6292 […]

→

Danıştay’ın 1774 sayılı Kimlik Bildirme Kanunu uyarınca işyeri ruhsatı iptaliyle ilgili idari yaptırım niteliğindeki uyuşmazlığın adli yargıda çözümlenmesi gerektiği değerlendirmesi (Danıştay)

ÖZET: Danıştay, 1774 sayılı Kimlik Bildirme Kanunu uyarınca işyeri ruhsatının iptaliyle ilgili uyuşmazlığın, idari yaptırım niteliğinde bir işlem olduğunu belirlemiştir. Bu kanunda, idari yaptırımlara karşı itiraz için görevli mahkeme belirtilmediğinden, 5326 sayılı Kabahatler Kanunu’nun 3. ve 27/1. maddeleri gereğince uyuşmazlığın adli yargı bünyesinde bulunan Sulh Ceza Hâkimliği tarafından çözümlenmesi gerektiği sonucuna ulaşılmıştır. Danıştay, Uyuşmazlık Mahkemesi’nin […]

→

Ecrimisil talebinde hukuki süre ve emsal rayiç dikkate alınmadan verilen kararın eksik inceleme ile bozulması gerekliliği (Danıştay)

ÖZET: Danıştay İkinci Dairesi, 6292 sayılı Kanun kapsamında mülkiyeti Hazineye ait taşınmazın işgali nedeniyle ecrimisil talebini değerlendirmiştir. Davacı, taşınmazın işgalinden dolayı 22/11/2002-22/11/2007 tarihleri arasında ecrimisil talep etmiştir. Ancak, davacının 16/07/2012 tarihinde bu taşınmaz için satın alma başvurusunda bulunduğu ve bu tarihten itibaren son beş yıl için ecrimisil alınamayacağı belirtilmiştir. Dolayısıyla, 16/07/2007-16/07/2012 tarihleri arasındaki dönem için […]

→

Ecrimisil bedelinin hesaplanmasında dikkate alınması gereken unsurların yeterince incelenmemesi ve emsal rayicin altında kalması (Danıştay)

ÖZET: Danıştay 2. Dairesi, ecrimisil bedelinin hesaplanmasında dikkate alınması gereken unsurların yeterince incelenmediği gerekçesiyle İdare Mahkemesi kararını bozmuştur. Ecrimisilin, işgal nedeniyle kira bedeli kadar alınan bir tazminat olduğu ve hesaplamada taşınmazın mevkii, kullanım şekli, altyapı, ulaşım kolaylığı gibi faktörlerin yanı sıra emsal nitelikteki taşınmazların kira bedellerinin de göz önünde bulundurulması gerektiği vurgulanmıştır. Mahkeme, 2007 yılı […]

→

Hazine taşınmazının satın alınmayan kısmı için ecrimisil talep edilebileceği ve iptal edilen ihbarnamenin hukuka aykırı olduğu değerlendirmesi (Danıştay)

ÖZET: Danıştay, davacıların Hazineye ait bir taşınmazı 6292 sayılı Kanun’un 11/6. maddesi gereğince satın almış olmaları nedeniyle, bu taşınmaz için ecrimisil talep edilemeyeceğine karar vermiştir. Dava konusu taşınmazın tamamı 249,67 m² olup, davacılar tarafından sadece 187,25 m²’sinin satın alındığı, geriye kalan 62,42 m²’lik kısmın ise Hazine mülkiyetinde kaldığı belirtilmiştir. Bu durumda, satın alınmayan kısım için […]

→

6292 sayılı Kanun kapsamında taşınmazın satın alınıp alınmadığı incelenmeden ecrimisil tahakkuku ve İdare Mahkemesi kararının hukuki isabeti (Danıştay)

ÖZET: Danıştay, davacının 6292 sayılı Kanun çerçevesinde Hazineye ait taşınmazı satın alma başvurusunda bulunduğunu ve bu işlemlerin devam ettiğini belirlemiştir. Bu kanun gereği, hak sahiplerine doğrudan satılan taşınmazlardan, satın alma başvuru tarihi itibarıyla son beş yıl için ecrimisil alınamayacağı ve tahakkuk ettirilen ecrimisillerin terkin edileceği hükmü geçerlidir. Dolayısıyla, davacının işgal ettiği taşınmazı satın alıp almadığı […]

→

Ecrimisil talebinde taşınmazın kısmi satın alınması durumunda terkin edilecek alanın belirlenmesi ve hukuki inceleme gerekliliği (Danıştay)

ÖZET: Danıştay, İstanbul ili, Eyüp ilçesinde bulunan Hazineye ait bir taşınmazın fuzulen işgali nedeniyle ecrimisil talep edilmesi üzerine yapılan yargılamada, 6292 sayılı Kanun’un 2/B maddesi uyarınca taşınmazın bir kısmının satın alınması durumunda, bu kısım için ecrimisilin terkin edilmesi gerektiğine hükmetmiştir. Ancak, taşınmazın toplam 1.600,00 m² büyüklüğünde olduğu ve davacının yalnızca 216,18 m²’lik kısmını satın alması […]

→

Görev yerinin etik dışı davranışlar nedeniyle değiştirilmesi ve Gelir İdaresi Başkanlığı Personeli Yer Değiştirme Yönetmeliği’ne aykırılık iddiası (Danıştay)

ÖZET: Danıştay, davacının Bursa Vergi Dairesi Başkanlığındaki görev yerinin, etik dışı görüşmeler ve yönetim anlayışındaki yozlaşma gerekçesiyle başka bir göreve atanmasının hukuka uygun olduğunu belirtti. İdare Mahkemesi, davacının yer değiştirme işleminin kamu yararı ve hizmet gerekleri açısından hukuka aykırı olmadığını tespit etti. Davacı, Gelir İdaresi Başkanlığı Personeli Yer Değiştirme Yönetmeliği’ne aykırılık iddiasında bulunmuş, ancak Danıştay, […]

→

Sözlü sınavda başarısız sayılma işleminin hukuka uygunluğu ve karar düzeltme talebinin reddiyle idari işlemlerin yargısal denetimi (Danıştay)

ÖZET: Danıştay İkinci Dairesi, davacının Milli Eğitim Bakanlığı Taşra Teşkilatı Şube Müdürlüğü Görevde Yükselme Sözlü Sınavından 63,20 puan alarak başarısız sayılmasına ilişkin karar düzeltme talebini değerlendirmiştir. Dava, sözlü sınavın iptali istemiyle açılmış olup, idare mahkemesi tarafından iptal kararı verilmiş, ancak Danıştay, yetki nedeniyle mahkeme kararını bozmuştur. Yeniden yapılan yargılama sonucunda, davacının başarısız sayılmasına ilişkin kararın […]

→