ÖZET: Danıştay 1. Dairesi, 2.11.1988 tarihli Belediye Meclisi’nin 131 sayılı kararının iptaline karar vermiştir. Bu karar, ödenmeyen sigorta primleri ve vergi borçlarının Belediye Başkanı’na ödettirilmesine ilişkin olup, yasal dayanağı bulunmadığı gerekçesiyle iptal edilmiştir. İlgili mali sorumluluğun muhasiplerde olduğu belirtilmiştir. Dosya, Danıştay Başkanlığı’na sunulmuştur.

Danıştay 1. Dairesi Esas : 1989/85 Karar : 1989/93

 

….. Belediye Meclisinin 2.11.1988 gün ve 131 sayılı kararına Belediye Başkanı tarafından 1580 sayılı Belediye Kanununun 73 üncü maddesine dayanılarak yapılan itiraza ilişkin 5.1.1989 günlü dilekçeyle bu konudaki Valilik görüşü, içişleri Bakanlığının 22.2.1989 gün ve Mahalli idareler Genel Müdürlüğü B. ve MAD. 531(89)21-40684 sayılı yazısıyla Danıştay Başkanlığına gönderilip Dairemize havale edilmiş olmakla incelendi.

içişleri Bakanlığının 22.2.1989 günlü yazısında aynen:

” ……….. ili Merkez Belediye Meclisinin 2.11.1988, 8.11.1988 ve 10.11.1988 gün ve 131, 139, 146 sayılı kararlarının iptal istemine ilişkin ……….. Valiliğinden alınan 16.1.1989 ve 20.1.1989 gün ve 178, 179 ve 239 sayılı yazı ve ekleri ilişikte sunulmuştur.

1580 sayılı Kanunun 73 üncü maddesine göre gereğini takdirlerinize arzederim.” denilmekte, ……….. Valiliğinin 16.1.1989 gün ve Mah. Id.02-1/179 sayılı görüş yazısındaysa aynen:

” ……….. Belediye Meclisinin 2.11.1988 tarih ve 131 sayılı kararı ve bu kararın iptal istemine ilişkin, Belediye Başkanının 5.1.1989 tarihli itiraz dilekçesi ekte sunulmuştur.

Belediye Meclisince; belediye”ye ait ödenmeyen sigorta ve vergi borçlarının Belediye Başkanına ödettirilmesine ilişkin alınan karar, 1580 Sayılı Kanunun 70 inci maddesinde sayılan, Belediye Meclisinin müzakere edeceği işler arasında bulunmadığından yasaya uyarlılık bulunamamıştır.

1580 Sayılı Kanunun 74 üncü maddesi uyarınca bilgilerinize arzederim.” denilmektedir.

Dairemizin 14.3.1989 gün ve Esas 1989/38 sayılı ara kararıyla, Belediye Başkanınca yapılan itiraz üzerine Valinin 1580 sayılı Kanunun 74 üncü maddesine göre görüş bildirmesi, Bakanlığın ise 1580 sayılı Kanunun 73 üncü maddesi uyarınca itirazı Danıştay Başkanlığına göndermesi nedeniyle, söz konusu itirazın 73 üncü maddeye göre mi, yoksa 74 üncü maddeye göre mi incelenmesinin istendiği hususu içişleri Bakanlığından sorulmuş ve anılan Bakanlığın, 22.6.1989 gün ve MlGMB ve MA. 0.531(89)21-41644 sayılı yazısıyla istemin 74 üncü maddeye göre yapıldığına ilişkin cevabı gönderilmiş olmakla dosya incelendi.

Gereği görüşülüp düşünüldü:

……….. Belediye Meclisinin 2.11.1988 gün ve 131 sayılı kararında, Belediye Başkanı ………, ……….”un döneminde ödenmeyen sigorta primleri ve vergi borçlarının gecikme zamlarıyla birlikte Belediye Başkanı ………..”dan tahsil edilmesine karar verilmiştir.

1580 sayılı Belediye Kanununun 127 inci maddesinde, “Belediye muhasebecileri, hesap işleri müdürleri belediye bütçesinin muhasibi mesulleridir. Belediye muhasibi mesulleri zimmetindeki matlubatın takip ve tahsil hususunda ifa olunacak muamelat Devletin bu kabil muhasipleri hakkındaki muamelenin aynıdır.” denilmektedir. 1050 Sayılı Muhasebei Umumiye Kanununun 20 inci maddesindeyse; “Her muhasip zamanı idaresi zarfında tahsili kendisine mevdu varidatın ve eşhas zimmeti hesabında mukayyet metaliğin takip ve tahsiliyle mükellef olup Divanı Muhasebata hesap itasında veya halefe devrinde bakayasının müfredatını ve tahsil edilmemesi eshabın iraeye mecburdur. Takip edilmemek yüzünden tahsili mümteni bir hale gelen veya müruru zamana uğrayan metaliğin, sunu taksiri görülen muhasipten tazminine Divanı Muhasebatça hüküm olunur….” hükmü yer almış, 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanununun 72 inci maddesinde işveren ve işçilerden alınması öngörülen primlerin, Kuruma ödenme zamanı, ödememe halinde uygulanacak işlem ve sorumlular hakkında izlenecek yol yine aynı Kanunun 80 inci maddesinde düzenlenmiştir.

Bu hükümlerden anlaşılacağı üzere vergi ve prim asıllarının belediye başkanına ödettirilmesinin yasal dayanağı yoktur. Gecikme zammı ödemeye mecbur kalınması halinde de bunun birinci derecede sorumlusunun belediye başkanı değil muhasip olması gerekir. Çünkü Sigorta primi ya da vergilerin kaynaktan tevkif usulüyle ücretlerin ödenmesi sırasında kesilerek emanete alınması ve belediye başkanının bir işlem yapmasına gerek kalmadan ödemelerin yapılması gerekir. Nitekim 506 sayılı Kanunun 80 inci maddesinin son fıkrasında sigorta primlerini haklı sebepler olmaksızın kanunen belirtilen süre içinde ödemeyen kamu kurum ve kuruluşlarının tahakkuk ve tediye ile görevli kamu görevlilerinin mesul muhasip ve saymanlar olduğu belirtilmiş, vergi kanunlarında da benzer hükümler yer almıştır.

Açıklanan nedenlerle, zamanında ödenmeyen sigorta primleri ve vergi borçları için belediye başkanına mali sorumluluk yüklemek mümkün bulunmadığı cihetle ………. belediye Meclisinin 2.11.1988 gün ve 131 sayılı kararının iptaline, dosyanın yerine gönderilmek üzere Danıştay Başkanlığına sunulmasına 27.6.1989 gününde oybirliğiyle karar verildi.