Alkollü içki satışı yapan yerlerin kapanış saatinin 22:00 olarak belirlenmesinin hukuka uygunluğu ve diğer tüketim maddeleriyle birlikte satışı engelleyip engellemediği değerlendirmesi (Danıştay)

ÖZET: Danıştay 2. Dairesi, Pendik Belediyesi’nin tüm işletmelerin açılış saatlerini 07:00, kapanış saatlerini ise 22:00 olarak belirleyen encümen kararının iptaline hükmetmiştir. Uyuşmazlık, alkollü içki satışı yapılan perakende satış yerleri ile diğer tüketim maddelerinin satışının aynı işyerinde yapılmasının hukuken engellenip engellenmediği üzerine yoğunlaşmıştır. 4250 sayılı İspirto ve İspirtolu İçkiler İnhisarı Hakkında Kanun’un 6. maddesinin 5. fıkrası, […]

→

İdarenin atama yetkisinin kamu yararı ve hizmet gerekleri çerçevesinde sınırlı kullanımı ve takdir yetkisinin sınırları (Danıştay)

ÖZET: Danıştay İkinci Dairesi, davacının 1. dereceli şube müdürü kadrosuna atanmasına ilişkin işlemin iptali istemini değerlendirirken, idarenin atama yetkisini kamu yararı ve hizmet gerekleri çerçevesinde kullanma zorunluluğunu vurgulamıştır. 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu ve 5216 sayılı Büyükşehir Belediyesi Kanunu çerçevesinde, idareye tanınan takdir yetkisinin sınırsız olmadığı, bu yetkinin kamu yararı gözetilerek kullanılması gerektiği belirtilmiştir. Dava […]

→

Kamu yararı ve hizmet gereklerine aykırı görevden alma işleminin hukuka uygunluk denetimi ve takdir yetkisi kullanımı (Danıştay)

ÖZET: Danıştay 2. Daire, davacının görevden alınmasına ilişkin işlemin iptaline karar vermiştir. Davacı, görevden alınmasına yönelik kararın iptali ve özlük haklarının iadesi talebiyle dava açmıştır. İlk derece mahkemesi, davacının görevden alınmasının kamu yararı ve hizmet gereklerine uygun olduğunu belirterek davayı reddetmiştir. Ancak Bölge İdare Mahkemesi, Danıştay’ın bozma kararına uyarak, davacının görevden alınmasını gerektirecek bir durumun […]

→

İdari yaptırım kararlarına karşı idari yargının görev alanı ve ruhsatsız faaliyetten men kararının iptali istemiyle açılan davada idari yargının yetkisi (Danıştay)

ÖZET: Danıştay İkinci Dairesi, davacı şirketin ruhsat alana kadar faaliyetten men edilmesi ve idari para cezası uygulanmasına ilişkin işlemlerin iptali istemiyle açılan davada, idari yaptırım kararlarına karşı kanun yoluna ilişkin hükümleri incelemiştir. 5326 sayılı Kabahatler Kanunu’nun 27. maddesi uyarınca, idari yaptırım kararlarına itirazın adli yargıda görülmesi gerektiği, ancak aynı kişiyle ilgili idari yargının görev alanına […]

→

Personel atama yetkisinin kamu yararı ve hizmet gerekleriyle sınırlı olması ve somut neden olmadan görevden almanın hukuka aykırılığı (Danıştay)

ÖZET: Danıştay, davacının daire başkanlığı görevinden alınarak şube müdürü kadrosuna atanmasına ilişkin işlemin hukuka aykırı olduğuna karar vermiştir. İdareye, personel atama konusunda geniş bir takdir yetkisi tanınmış olsa da, bu yetkinin kamu yararı ve hizmet gerekleri ile sınırlı olduğu belirtilmiştir. Davacının geçmiş hizmetleri ve kariyerinin, daire başkanlığına atanması için uygun olduğu, ayrıca görev süresince hakkında […]

→

Ecrimisil talebi için idarenin taşınmazın izinsiz işgalini tespit etmesi gerektiği, mevcut durumda bu şartların sağlanmadığı değerlendirilmiştir (Danıştay)

ÖZET: Danıştay 2. Dairesi, temyiz isteminin kabul edilmediği ve İdare Mahkemesi kararının onandığı bir davada, hukuki değerlendirmesini 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesi çerçevesinde yapmıştır. Mahkeme, temyiz edilen kararın usul ve hukuka uygun olduğunu belirterek, dilekçelerde ileri sürülen temyiz nedenlerinin kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığını ifade etmiştir. Bu bağlamda, ecrimisil taleplerinin hukuka uygunluğu […]

→

Emniyet müdürü terfi işlemlerinde disiplin cezalarının tekrar gerekçe gösterilmesinin hukuka uygunluğu ve idarenin takdir yetkisinin sınırları (Danıştay)

ÖZET: Danıştay İkinci Dairesi, davacının 2012 yılı terfi döneminde 1. sınıf emniyet müdürü rütbesine terfi ettirilmemesine ilişkin Emniyet Genel Müdürlüğü Yüksek Değerlendirme Kurulu kararını iptal etmiştir. Mahkeme, idarenin terfi işlemlerinde kıdem, sicil, ödül ve disiplin cezaları gibi ölçütleri dikkate alması gerektiğini, bu ölçütlerin uygulanmasında eşit, objektif ve istikrarlı bir yaklaşım sergilemesi gerektiğini vurgulamıştır. Olayda, davacının […]

→

Belediyelerin dernek ve vakıflara nakdi yardım yetkisinin sona ermesi ve kamu zararına yol açan yardımların hukuki değerlendirmesi (Sayıştay)

ÖZET: Sayıştay, 5393 sayılı Belediye Kanunu’nun 75. maddesine dayanarak, belediyelerin dernek ve vakıflara nakdi yardım yapma yetkisinin 2012 tarihinden itibaren sona erdiğini belirtmiştir. Bu bağlamda, amatör spor kulübü niteliğinde olmayan … Derneği’ne yapılan nakdi yardımın, kamu zararına yol açtığına hükmedilmiştir. Belediye Başkanı’nın itirazında, yardımın amatör sporcu yetiştirmek amacıyla yapıldığı savunulmuş, ancak derneğin amatör spor kulübü […]

→

Kamu görevlilerinin atanmasında idarenin takdir yetkisinin kamu yararı ve hizmet gerekleriyle sınırlı olması ve yargı denetimi kapsamı (Danıştay)

ÖZET: Danıştay 2. Dairesi, kamu görevlilerinin atanma ve görevden alma süreçlerinde idareye tanınan takdir yetkisinin kamu yararı ve hizmet gerekleri ile sınırlı olduğunu vurgulamıştır. 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu ve İstanbul Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğü Kuruluş ve Görevleri Hakkında Kanun’un ilgili maddeleri, memurların naklen atanmaları konusundaki yargı denetimini mümkün kılmaktadır. Bu bağlamda, davacının […]

→

Daire başkanlığından araştırmacı kadrosuna atama işleminde idarenin takdir yetkisinin hukuka uygun kullanımı (Danıştay)

ÖZET: Danıştay İkinci Dairesi, davacının Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığındaki daire başkanlığı görevinden araştırmacı kadrosuna atanmasına ilişkin işlemin iptali istemiyle açtığı davanın temyizini incelemiştir. İdare Mahkemesi, davacının araştırmacı kadrosuna atanmasını iptal etmiş, ancak bu karar Danıştay Beşinci Dairesi tarafından bozulmuştur. Bozma kararında, davalı idarenin kamu hizmetinin gerekleri doğrultusunda personelin görev yerini değiştirme konusunda sahip […]

→

Aşırı düşük teklif açıklamalarında idarenin belirlediği teknik özelliklerin değiştirilmesi mümkün müdür (KİK)

ÖZET: Kamu İhale Kurulu, aşırı düşük teklif açıklamalarıyla ilgili önemli bir değerlendirme yapmıştır. İdare tarafından belirlenen teknik özellikler ve analiz formatlarının isteklilerce değiştirilmesinin mümkün olmadığına vurgu yapılmıştır. Bu durum, aşırı düşük teklif sorgulamasının amacına ve ihale süreçlerine uygunluk açısından kritik bir husustur. İdare, tekliflerin geçerliliğini sağlamak amacıyla belirlediği kriterlerin dışına çıkılmasına izin vermemekte ve bu […]

→

İhale dokümanlarında zemin etüdü yükümlülüğü belirtilen yüklenicinin zemin yapısından kaynaklanan ilave bedel taleplerinin reddedilmesi ve sorumlulukların belirlenmesi. (Sayıştay)

ÖZET: Sayıştay kararında, bir belediye tarafından ihale edilen inşaat işinde, zemin yapısının belirlenmesi sorumluluğunun yükleniciye ait olduğu ve bu nedenle zemin yapısından kaynaklanan ilave bedel taleplerinin kabul edilemeyeceği vurgulanmıştır. İhale dokümanlarında, yüklenicinin zemin etüdü yapma yükümlülüğü olduğu ve zemin yapısından kaynaklı hiçbir sebep ile ilave bedel ödenmeyeceği açıkça belirtilmiştir. Yüklenici, zemin iyileştirmesi için yapılan ilave […]

→

Eşit muamele ilkesinin ihlali nedeniyle ihale kararının iptali hukuka uygun mudur (KİK)

ÖZET: Kamu İhale Kurulu, İmfalt Yol Yapı San. Tic. A.Ş.’nin itirazen şikayet başvurusu üzerine, ihale dokümanına uygun olmayan tekliflerin değerlendirme dışı bırakılmasına ilişkin karar almıştır. Ancak, bu kararın iptali sonrası yapılan incelemede, yalnızca İmfalt Yol Yapı San. Tic. A.Ş. yönünden bir değerlendirme yapılmış, diğer istekliler hakkında eşit muamele ilkesi gereği bir inceleme gerçekleştirilmemiştir. Bu durum, […]

→

Sayıştay’ın gecikme cezasının uygulanmaması nedeniyle kamu zararının oluşup oluşmadığına dair hukuki değerlendirmesi ve sözleşme hükümlerinin önemi (Sayıştay)

ÖZET: Sayıştay, 176 sayılı İlamın 1’inci maddesiyle, bir inşaat işinin süresinin hesaplanmasında yapılan hatalar nedeniyle yükleniciye kesilmesi gereken gecikme cezasının uygulanmamasını değerlendirmiştir. İhaleye ilişkin sözleşme, 300 gün olarak belirlenmişken, ek sürelerle toplam 360 güne çıkarılmıştır. Ancak, işin süresinin hesaplanmasında, havanın fen noktasında çalışmaya uygun olmayan 121 günlük sürenin dikkate alınması, sözleşmeye aykırı bulunmuştur. Yüklenici, 2015 […]

→

Kamu görevlilerinin görev yeri değişikliğinde idarenin takdir yetkisinin sınırsız olmadığı ve hukuka aykırı atama işlemlerinin iptaliyle özlük haklarının iadesi gerektiği (Danıştay)

ÖZET: Danıştay İkinci Dairesi, kamu görevlilerinin görev yerlerinin değiştirilmesinde idareye tanınan takdir yetkisinin sınırsız olmadığını, bu yetkinin kamu yararı ve hizmet gereklerine uygun olarak kullanılması gerektiğini vurgulamıştır. Dava konusu olan atama işlemi, davacının görevinde yetersiz olduğuna dair somut bir tespit olmaksızın gerçekleştirilmiş ve bu durum, yargı denetimine tabi bir hukuka aykırılık olarak değerlendirilmiştir. Bölge İdare […]

→