Ecrimisil talebinin hukuka uygunluğu ve taşınmazın işgalinin varlığı durumunda yapılması gereken bilirkişi incelemesi gerekliliği (Danıştay)

ÖZET: Danıştay, davacı tarafından işgal edilen Hazine taşınmazı ile ilgili ecrimisil talebinin hukuka uygunluğunu değerlendirmiştir. İdare Mahkemesi, bilirkişi raporuna dayanarak taşınmazın kullanılmadığını ve davacının herhangi bir yarar sağlamadığını belirlemiş, bu nedenle ecrimisil talebini iptal etmiştir. Ancak Danıştay, taşınmazın etrafının tel örgü ile çevrili olmasının, davacının zilyetliğini gösterdiğini ve bu durumun ecrimisil talebini gerektirdiğini vurgulamıştır. Dava […]

→

İdari yaptırım niteliğindeki işyeri ruhsat iptallerine itirazın adli yargıda yapılması gerektiği ve sürecin ihlalinin hukuki değerlendirmesi (Danıştay)

ÖZET: Danıştay, 1774 sayılı Kimlik Bildirme Kanunu kapsamında işyeri ruhsatının iptaliyle ilgili uyuşmazlıkta, idari yaptırım niteliğindeki işlemlere karşı itirazın adli yargıda yapılması gerektiğine hükmetmiştir. İlgili kanunda, idari yaptırım kararlarına itiraz için özel bir mahkeme gösterilmediği, dolayısıyla 5326 sayılı Kabahatler Kanunu’nun hükümlerinin uygulanması gerektiği belirtilmiştir. Dava konusu olayda, davacının işyerinin ruhsatı, kanuna aykırı davranışlar nedeniyle iptal […]

→

Ecrimisil bedelinin emlak vergi değerinin %5’inden az olamayacağı ve eksik inceleme nedeniyle mahkeme kararının bozulması (Danıştay)

ÖZET: Danıştay 2. Dairesi, ecrimisil bedelinin belirlenmesinde dikkate alınması gereken unsurlar üzerinde durarak, mahkemece belirlenen 2007 yılı birim bedelinin (3,50 TL/m²) çok düşük olduğunu tespit etmiştir. Bilirkişi raporuna göre, ecrimisil bedeli emlak vergi değerinin %5’inden az olamayacağı ve taşınmazın yola cephesi bulunmadığı belirtilmiştir. 2006 yılı emlak vergi değeri 50 TL/m² iken, 2010 yılı değeri 550 […]

→

Ecrimisil bedelinin hesaplanmasında dikkate alınması gereken unsurların yeterince incelenmemesi ve emsal rayicin altında kalması (Danıştay)

ÖZET: Danıştay 2. Dairesi, ecrimisil bedelinin hesaplanmasında dikkate alınması gereken unsurların yeterince incelenmediği gerekçesiyle İdare Mahkemesi kararını bozmuştur. Ecrimisilin, işgal nedeniyle kira bedeli kadar alınan bir tazminat olduğu ve hesaplamada taşınmazın mevkii, kullanım şekli, altyapı, ulaşım kolaylığı gibi faktörlerin yanı sıra emsal nitelikteki taşınmazların kira bedellerinin de göz önünde bulundurulması gerektiği vurgulanmıştır. Mahkeme, 2007 yılı […]

→

Ecrimisil talebinde hukuki süre ve emsal rayiç dikkate alınmadan verilen kararın eksik inceleme ile bozulması gerekliliği (Danıştay)

ÖZET: Danıştay İkinci Dairesi, 6292 sayılı Kanun kapsamında mülkiyeti Hazineye ait taşınmazın işgali nedeniyle ecrimisil talebini değerlendirmiştir. Davacı, taşınmazın işgalinden dolayı 22/11/2002-22/11/2007 tarihleri arasında ecrimisil talep etmiştir. Ancak, davacının 16/07/2012 tarihinde bu taşınmaz için satın alma başvurusunda bulunduğu ve bu tarihten itibaren son beş yıl için ecrimisil alınamayacağı belirtilmiştir. Dolayısıyla, 16/07/2007-16/07/2012 tarihleri arasındaki dönem için […]

→

Danıştay 2. Dairesi’nin 1774 sayılı Kanun uyarınca iş yeri ruhsatı iptali ve mühürleme işlemlerinin adli yargıda incelenmesi gerektiğine dair hukuki değerlendirmesi (Danıştay)

ÖZET: Danıştay 2. Dairesi, 1774 sayılı Kimlik Bildirme Kanunu uyarınca iş yeri ruhsatının iptali ve iş yerinin mühürlenmesi işlemlerinin idari yaptırım niteliğinde olduğunu belirlemiştir. Bu işlemlere karşı kanun yoluna ilişkin düzenlemenin bulunmaması nedeniyle, uyuşmazlığın 5326 sayılı Kabahatler Kanunu çerçevesinde adli yargı bünyesinde, Sulh Ceza Hâkimliği tarafından çözülmesi gerektiği sonucuna ulaşılmıştır. Dava konusu işlemlerin, 1774 sayılı […]

→

Ecrimisil hesaplamasında eksik inceleme ve emsal rayicin altında kalan birim bedelin hukuki isabetsizliği nedeniyle kararın bozulması (Danıştay)

ÖZET: Danıştay, ecrimisil hesaplamasında dikkate alınması gereken unsurları değerlendirerek, taşınmazın işgali nedeniyle istenen ecrimisil bedelinin belirlenmesinde eksik inceleme yapıldığını tespit etmiştir. Dava konusu taşınmaz için bilirkişi raporunda 2007 yılı birim bedeli olarak 3,00 TL/m² belirlenmiş, ancak emsal taşınmazlar için bu bedel 8,37 TL/m² olarak tespit edilmiştir. Mahkeme, taşınmazın ticari sirkülasyonunun düşük olduğunu ve işgalin fiili […]

→

6292 sayılı Kanun kapsamında taşınmazın satın alınıp alınmadığı incelenmeden ecrimisil tahakkuku ve İdare Mahkemesi kararının hukuki isabeti (Danıştay)

ÖZET: Danıştay, davacının 6292 sayılı Kanun çerçevesinde Hazineye ait taşınmazı satın alma başvurusunda bulunduğunu ve bu işlemlerin devam ettiğini belirlemiştir. Bu kanun gereği, hak sahiplerine doğrudan satılan taşınmazlardan, satın alma başvuru tarihi itibarıyla son beş yıl için ecrimisil alınamayacağı ve tahakkuk ettirilen ecrimisillerin terkin edileceği hükmü geçerlidir. Dolayısıyla, davacının işgal ettiği taşınmazı satın alıp almadığı […]

→

Tavan tutar uygulamasının hukuka aykırılığı ve kamu zararına neden olması nedeniyle sorumluların tazminat ödemesi gerekliliği üzerine hukuki değerlendirme (Sayıştay)

ÖZET: Sayıştay’ın 44807 sayılı kararında, … Belediye Başkanlığı ile … Sendikası arasında imzalanan Toplu İş Sözleşmesi’nin mevzuata aykırı hükümler içerdiği ve 2017 yılında personele mevzuatın öngördüğü tutardan fazla sosyal denge tazminatı ödendiği belirtilmiştir. Bu durumun kamu zararına yol açtığı gerekçesiyle, tazmin hükmü verilmiş ve bu karar Temyiz Kurulu tarafından tasdik edilmiştir. Dilekçede, tavan tutar uygulamasının […]

→

İş deneyim belgesi sahibi tüzel kişinin ihaleye katılımında hisse oranı şartı nasıl değerlendirilmelidir (KİK)

ÖZET: Kamu İhale Kurulu, iş deneyim belgesi sahibi bir tüzel kişinin, ihaleye katılabilmesi için en az bir yıldır şirketin yarısından fazla hissesine sahip olmasının zorunlu olduğunu tespit etmiştir. Uyuşmazlık konusu ihalede, başvuru sahibinin %51 ortağı olduğu belgelerle kanıtlanmış olmasına rağmen, davalı idare, yalnızca Ticaret Sicili Gazetesi’ndeki bilgilere dayanarak başvuru sahibinin teklifini değerlendirme dışı bırakmıştır. Bu […]

→

Danıştay’ın 1774 sayılı Kimlik Bildirme Kanunu uyarınca işyeri ruhsatı iptaliyle ilgili idari yaptırım niteliğindeki uyuşmazlığın adli yargıda çözümlenmesi gerektiği değerlendirmesi (Danıştay)

ÖZET: Danıştay, 1774 sayılı Kimlik Bildirme Kanunu uyarınca işyeri ruhsatının iptaliyle ilgili uyuşmazlığın, idari yaptırım niteliğinde bir işlem olduğunu belirlemiştir. Bu kanunda, idari yaptırımlara karşı itiraz için görevli mahkeme belirtilmediğinden, 5326 sayılı Kabahatler Kanunu’nun 3. ve 27/1. maddeleri gereğince uyuşmazlığın adli yargı bünyesinde bulunan Sulh Ceza Hâkimliği tarafından çözümlenmesi gerektiği sonucuna ulaşılmıştır. Danıştay, Uyuşmazlık Mahkemesi’nin […]

→

Ecrimisil talebinde taşınmazın işgal öncesi durumu ve 6292 sayılı Kanun gereği satın alma başvuru tarihi dikkate alınarak kararın bozulması (Danıştay)

ÖZET: Danıştay 2. Dairesi, İstanbul ili Eyüp ilçesinde Hazineye ait bir taşınmazın işgali nedeniyle ecrimisil talep edilmesine ilişkin bir davayı incelemiştir. Dava, 6292 sayılı Kanun kapsamında taşınmazın bir inşaat firmasına satıldığı iddiasıyla açılmıştır. Mahkeme, ecrimisil bedelinin belirlenmesinde taşınmazın işgal öncesi durumunun dikkate alınması gerektiğini, ayrıca ecrimisilin alınabilmesi için Hazine’nin işgalden dolayı zarara uğramış olmasının gerekmediğini […]

→

İl Özel İdaresi’nin dernek ve vakıflara yaptığı nakdi yardımların hukuka aykırılığı ve tazmin hükmü gerekliliği üzerine hukuki değerlendirme (Sayıştay)

ÖZET: Sayıştay, İl Özel İdaresi’nin çeşitli dernek ve vakıflara yaptığı nakdi yardımları hukuka aykırı bulmuş ve bu yardımların “maddi yardım” niteliğinde olduğunu belirterek tazmin hükmü vermiştir. 5302 sayılı İl Özel İdaresi Kanunu’nun 64. maddesi gereğince, yalnızca kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları ve belirli derneklerle ortak hizmet projeleri gerçekleştirilebileceği ifade edilmiştir. Ancak, yapılan yardımların bir kısmında […]

→

Belediye ile sendika arasında imzalanan toplu iş sözleşmesinin mevzuata aykırı hükümleri nedeniyle sosyal denge tazminatının yasal sınırları aşması ve kamu zararına yol açması. (Sayıştay)

ÖZET: Bu Sayıştay kararı, bir belediye ile sendika arasında imzalanan toplu iş sözleşmesinin mevzuata aykırı hükümler içerdiğini ve bu nedenle personele ödenen sosyal denge tazminatının, yasal sınırları aşarak kamu zararına yol açtığını tespit etmiştir. 2017 yılında yapılan ödemelerin, 4688 sayılı Kamu Görevlileri Sendikaları ve Toplu Sözleşme Kanunu ile 375 sayılı KHK’nın ek 15. maddesine aykırı […]

→

İdare ile dernekler arasında protokol eksikliği nedeniyle yapılan nakdi yardımların hukuki geçerliliği ve kamu zararı oluşturup oluşturmadığı değerlendirmesi (Sayıştay)

ÖZET: Sayıştay, 366 sayılı Ek İlamın 1. maddesi uyarınca, İl Özel İdaresi tarafından çeşitli dernek ve vakıflara yapılan nakdi yardımların, ilgili derneklerle protokol düzenlenmediği ve düzenlenen protokollerin 5302 sayılı Kanun’un 64. maddesiyle çeliştiği gerekçesiyle maddi yardım niteliğinde olduğunu belirlemiştir. Bu durum, yapılan ödemelerin ortak hizmet projeleri kapsamında değerlendirilemeyeceğini ortaya koymakta ve dolayısıyla kamu zararına yol […]

→