onecikan-yargitay

Orman vasfını yitiren taşınmazların zilyetlikle kazanılması, 6831 sayılı Orman Kanunu ve Türk Medeni Kanunu’na aykırılık teşkil eder mi? (Yargıtay)

ÖZET: Bu Yargıtay kararı, davacının orman vasfını yitirmiş bir taşınmazın tescili talebine ilişkin hukuki uyuşmazlığı ele almaktadır. Davacı, taşınmazın zilyetlikle kazanma koşullarının oluştuğunu ve Hazine adına yapılan tespitlerin iptalini istemiştir. Ancak, mahkeme, taşınmazın orman sınırları içerisinde kaldığını ve 6831 sayılı Orman Kanunu’nun ek maddeleri gereğince zilyetlikle iktisap edilemeyeceğini belirterek davayı reddetmiştir. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi, […]

→
onecikan-yargitay

696 Sayılı KHK Kapsamında Sürekli İşçi Kadrosuna Geçişte Ücret Farkı Talebinin Geçerliliği: İş Sözleşmesi Hükümleri ve Alacak Hesaplamaları Üzerine Değerlendirme (Yargıtay)

ÖZET: Bu Yargıtay kararında, 696 sayılı Kanun Hükmünde Kararname (KHK) kapsamında sürekli işçi kadrosuna geçirilen davacı işçinin, kadroya geçişte imzalanan iş sözleşmesine dayalı olarak talep ettiği ücret farkları ve fazla çalışma, ulusal bayram, genel tatil, hafta tatili ile gece zammı ücretleri üzerine bir hukuki uyuşmazlık söz konusudur. Davacı, iş sözleşmesinin hükümlerine göre ücretinin düşürüldüğünü ve […]

→
onecikan-yargitay

Toplu İş Sözleşmesinden Kaynaklanan Alacaklarda Asıl İşverenin Sorumluluğu: 4857 Sayılı İş Kanunu Uyarınca Davalı İşverenin Yükümlülükleri (Yargıtay)

ÖZET: Uyuşmazlık, davacı işçinin toplu iş sözleşmesinden kaynaklanan alacaklara hak kazanıp kazanmadığı ve bu alacaklardan davalının sorumluluğu üzerinedir. Davacı, sendika üyesi olarak çalıştığı alt işverenler nezdinde ödenmeyen alacaklarının tahsilini talep etmiş; davalı ise asıl işveren sıfatıyla sorumlu olmadığını savunmuştur. İlk Derece Mahkemesi, davacının toplu iş sözleşmesinden yararlanma hakkı bulunduğuna ve davalının bu alacaklardan sorumlu olduğuna […]

→
onecikan-yargitay

Toplu İş Sözleşmesinden Kaynaklanan Alacakların Tahsilinde Asıl İşverenin Sorumluluğu: İşçi-İşveren İlişkisinin Niteliği (Yargıtay)

ÖZET: Bu Yargıtay kararında, davacı işçinin toplu iş sözleşmesinden kaynaklanan alacaklarının tahsili için açtığı davanın hukuki niteliği ve davalının sorumluluğu üzerinde durulmuştur. Davacı, sendika üyesi olarak çalıştığı alt işverenler nezdinde ödenmeyen alacaklarının asıl işveren olan davalıdan tahsilini talep etmiştir. Davalı ise, işçi işveren ilişkisi olmadığını ve toplu iş sözleşmesinin tarafı olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir. […]

→

Müteselsil Sorumluluğun Tespiti: Vergi Tahakkukunun Kesinleşmesi ve İptal Davasında İç Hazırlık İşlemlerinin Etkisi (Danıştay)

ÖZET: Danıştay 3. Dairesi, yeminli mali müşavir olan davacının, 2012 yılı Nisan-Eylül dönemine ait katma değer vergisi iadesi tasdik raporlarını düzenlediği … Dış Ticaret Limited Şirketi’nin yanıltıcı belge kullanarak haksız katma değer vergisi iadesi aldığı iddiasıyla müteselsil sorumlu tutulmasına ilişkin tahakkuk fişlerinin iptali istemini incelemiştir. İlk Derece Mahkemesi, vergi tekniği raporunda yer alan saptamaların, gerçek […]

→

Danıştay, vergi incelemesinde usul kurallarına uyulmadığını değerlendirerek cezalı tarhiyatın hukuka aykırılığını incelemiştir (Danıştay)

ÖZET: Danıştay 9. Dairesi, davacının 2017/Aralık döneminden 2018 yılına devreden katma değer vergisinin sıfır olarak dikkate alınması ve 2018 yılına ilişkin defter ve belgelerini incelemeye ibraz etmemesi nedeniyle re’sen tarh edilen katma değer vergisi ile üç kat vergi ziyaı cezasının kaldırılması istemini değerlendirmiştir. Vergi Mahkemesi, vergi incelemesinin usulüne uygun yapılmadığını, davacının defter ve belgelerinin istenilmesine […]

→

Kamu görevinden çıkarılan bireylerin tazminat talebinin reddi, Anayasa Mahkemesi iptali sonrası hukuken geçerli hale gelir mi (Danıştay)

ÖZET: Danıştay Beşinci Dairesi, 686 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile kamu görevinden çıkarılan ve 697 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile görevine iade edilen davacının, kamu görevinden çıkarılma nedeniyle talep ettiği manevi tazminatın reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararını değerlendirmiştir. İlgili yasal düzenlemenin Anayasa Mahkemesi tarafından iptal edilmesi, davacının tazminat talebinin hukuken geçerli hale gelmesine zemin hazırlamıştır. […]

→
onecikan-yargitay

696 Sayılı KHK Kapsamında Sürekli İşçi Kadrosunda Ücret Farkı ve Fazla Çalışma Alacakları Talebinin Reddi: İş Sözleşmesi Hükümlerinin Yetersizliği (Yargıtay)

ÖZET: Bu karar, 696 sayılı KHK kapsamında sürekli işçi kadrosuna geçirilen bir işçinin, kadroya geçişteki iş sözleşmesi hükümlerine dayanarak talep ettiği ücret farkları ve fazla çalışma alacakları üzerinedir. Davacı, sürekli işçi kadrosuna geçiş sonrası ücretinin düşürüldüğünü, fazla çalışma ve tatil günlerinde çalıştığını, ancak bu çalışmalara ilişkin zamlı ücretlerin ödenmediğini iddia etmiştir. İlk Derece Mahkemesi, davacının […]

→
onecikan-yargitay

Toplu İş Sözleşmesinden Doğan Alacakların Ödenmemesi: Asıl İşverenin Sorumluluğu ve Zamanaşımı İtirazının Geçersizliği (Yargıtay)

ÖZET: Uyuşmazlık, davacı işçinin toplu iş sözleşmesinden doğan alacaklara hak kazanıp kazanmadığı ve bu alacaklardan davalının sorumluluğu üzerinedir. Davacı, işçi sendikasının üyesi olarak, davalı işverenin asıl işveren sıfatıyla ödenmeyen alacaklardan sorumlu olduğunu iddia etmiştir. İlk Derece Mahkemesi, davacının toplu iş sözleşmesinden yararlanma hakkı bulunduğunu ve alacaklarının ödenmediğini belirterek davanın kabulüne karar vermiştir. Davalı vekili, davanın […]

→
onecikan-yargitay

Toplu İş Sözleşmesinden Doğan Alacakların Ödenmesinde Asıl İşverenin Sorumluluğu: 4857 Sayılı İş Kanunu’nun 2. Maddesi Uygulaması (Yargıtay)

ÖZET: Uyuşmazlık, davacı işçinin toplu iş sözleşmesinden doğan alacaklarının ödenip ödenmeyeceği ve bu alacaklardan davalının sorumluluğunun bulunup bulunmadığı üzerinedir. Davacı, sendika üyesi olarak çalıştığı alt işverenler nezdinde ödenmeyen alacaklarının asıl işveren sıfatıyla davalıdan tahsilini talep etmiştir. Davalı ise, işçi ile işveren ilişkisi olmadığını ve sorumluluğunun bulunmadığını savunmuştur. Bölge Adliye Mahkemesi, davalının 4857 sayılı İş Kanunu’nun […]

→

Anayasa Mahkemesi’nin iptal kararı sonrası OHAL kapsamında görevden çıkarılan kamu görevlisinin tazminat talep etme hakkı nasıl değerlendirilmelidir (Danıştay)

ÖZET: Danıştay Beşinci Dairesi, Muğla İli’nde hemşire olarak görev yapan davacının, Olağanüstü Hâl (OHAL) kapsamında görevden uzaklaştırılması ve ardından kamu görevinden çıkarılması nedeniyle talep ettiği 300.000 TL manevî tazminat davasını incelemiştir. İlk Derece Mahkemesi, 697 sayılı KHK’nın 2. maddesinin 2. fıkrasındaki “Bu kişiler, kamu görevinden çıkarılmalarından dolayı herhangi bir tazminat talebinde bulunamaz.” hükmü gereği davanın […]

→

Kamu görevinden çıkarma işlemi için terör örgütü ile irtibat iddialarının yeterli delil ile desteklenmesi zorunlu mudur (Danıştay)

ÖZET: Danıştay 5. Dairesi, davacının 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin Geçici 35/B maddesi uyarınca kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin Sağlık Bakanlığı işleminin iptaline karar vermiştir. Davacı, “silahlı terör örgütüne üye olma” suçundan beraat etmiş ve bu beraat kararı, terör örgütü ile irtibatı veya iltisakı olduğuna dair yeterli delil bulunmadığını göstermektedir. İdare Mahkemesi, davacının terör örgütü ile […]

→

Kamu görevinden çıkarılma işleminin terör örgütü üyeliği gerekçesiyle somut delillere dayandırılmaması adil yargılanma hakkını ihlal eder mi (Danıştay)

ÖZET: Danıştay 5. Dairesi, davacının kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin işlemin hukuka uygunluğunu değerlendirmiştir. Davacı, 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin Geçici 35. maddesi uyarınca, silahlı terör örgütüne üye olma suçundan mahkumiyet kararı almış ve bu nedenle kamu görevinden çıkarılmıştır. İlk Derece Mahkemesi, davacının kamu hizmetinin hassasiyetini göz önünde bulundurarak, idarenin takdir hakkı çerçevesinde işlemin hukuka uygun […]

→

Terör örgütü üyeliği iddiasıyla görevden çıkarılan davacının irtibatının değerlendirilmesinde sunulan belgelerin incelenmemesi adil yargılanma hakkını ihlal eder mi (Danıştay)

ÖZET: Danıştay 5. Dairesi, davacının kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin işlemin iptali istemini değerlendirmiştir. Davacı, 7145 sayılı Kanun’un 26. maddesi ve 375 sayılı KHK’nın Geçici 35/B maddesi uyarınca, terör örgütü üyeliği iddiasıyla görevden alındığını belirtmiştir. İdare Mahkemesi, davacının ceza mahkemesinde “FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olmak” suçlamasıyla hapis cezasına çarptırıldığını belirterek, işlemin hukuka uygun olduğuna karar […]

→

Somut delil olmaksızın terör örgütü ile irtibat iddiasıyla kamu görevinden çıkarılan kişinin özlük haklarının iadesi talebi nasıl değerlendirilmelidir (Danıştay)

ÖZET: Danıştay Beşinci Dairesi, davacının İçişleri Bakanlığı tarafından 7145 sayılı Kanun’un 26. maddesi uyarınca kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin işlemin iptaline karar vermiştir. Davacı, FETÖ/PDY terör örgütü ile irtibatı olduğu gerekçesiyle görevden alınmış, ancak yapılan incelemelerde bu iddiaları destekleyen somut delil bulunamamıştır. Davacı hakkında yürütülen ceza yargılaması sonucunda beraat kararı verilmesi, davacının terör örgütü ile irtibatının […]

→