onecikan-yargitay

İlaçların Sağlık Uygulama Tebliği Kapsamında Ödenebilirliği İçin Etkinlik ve Tıbbi Zorunluluk Değerlendirmesi Nasıl Yapılmalıdır (Yargıtay)

ÖZET: Uyuşmazlık, Kistik Fibrozis hastalığı tedavisinde kullanılan Elexacaftor, Tezacaftor, İvacaftor ve İvacaftor etken maddeli ilaçların Kurum tarafından karşılanıp karşılanmayacağına ilişkindir. İlk Derece Mahkemesi, davanın kabulüne karar vermiştir. Ancak, davalı Kurum, ilaçların Sağlık Uygulama Tebliği kapsamında yer almadığını belirterek itirazda bulunmuştur. Bölge Adliye Mahkemesi, davalı Kurumun itirazını esastan reddetmiştir. Mahkeme, ilaçların etkinliğinin ve tıbben zorunlu olup […]

→

FETÖ/PDY ile irtibat iddialarında sendika üyeliği ve ödemelerin delil niteliği nasıl değerlendirilir (Danıştay)

ÖZET: Danıştay 5. Dairesi, davacının kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin OHAL KHK’sı kapsamında yapılan işlemin iptali talebini incelemiştir. Davacı, FETÖ/PDY ile iltisaklı sendikaya 28 ay üye olduğunu ve bu nedenle kamu görevinden çıkarıldığını belirtmiştir. İlk Derece Mahkemesi, davacının sendika üyeliği ve çeşitli kuruluşlara yaptığı ödemeleri değerlendirerek, bu durumların FETÖ/PDY ile en az irtibat derecesinde bağ oluşturduğuna […]

→
onecikan-yargitay

Kistik Fibrozis tedavisinde ilaçların Kurumca karşılanabilirliği için tıbbi etkinlik ve zorunluluk kriterleri nasıl belirlenmelidir (Yargıtay)

ÖZET: Uyuşmazlık, Kistik Fibrozis hastalığının tedavisinde kullanılan ilaçların Kurum tarafından karşılanıp karşılanamayacağına ilişkindir. İlk Derece Mahkemesi, davanın kabulüne karar vermiş, ancak davalı Kurum vekili bu kararı istinaf etmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi, istinaf başvurusunu esastan reddetmiştir. Temyiz aşamasında, Yargıtay, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun 63. maddesi çerçevesinde, Kurumun sağlık hizmetlerini finanse etme […]

→
onecikan-yargitay

Fiili hizmet süresi zammının hesaplanmasında yıllık izin sürelerinin dikkate alınması gerekliliği nasıl değerlendirilmelidir (Yargıtay)

ÖZET: Bu Yargıtay kararı, davacının fiili hizmet süresi zammı talebine ilişkin bir uyuşmazlığı ele almaktadır. İlk Derece Mahkemesi, davacının belirli tarihler arasında çalıştığı sürelerin fiili hizmet süresi zammına tabi olduğunu tespit ederek, toplam 379 günün sigortalılık süresine eklenmesine karar vermiştir. Davalı işveren, davanın haksız olduğunu savunarak reddini istemiştir. Bölge Adliye Mahkemesi, İlk Derece Mahkemesi kararını […]

→
onecikan-yargitay

İlaçların Sağlık Uygulama Tebliği Kapsamında Olup Olmadığına İlişkin Tıbbi Gerekliliklerin Somut Olarak Belirlenmesi Gerekliliği (Yargıtay)

ÖZET: Uyuşmazlık, Kistik Fibrozis hastalığının tedavisinde kullanılan Elexacaftor, Tezacaftor, İvacaftor ve İvacaftor etken maddeli ilaçların Kurum tarafından karşılanıp karşılanmayacağı üzerinedir. İlk Derece Mahkemesi, davanın kabulüne karar vermiştir. Ancak, davalı Kurum, ilaçların Sağlık Uygulama Tebliği kapsamında olmadığını belirterek itirazda bulunmuştur. Bölge Adliye Mahkemesi, davalı Kurumun itirazını esastan reddetmiştir. Mahkeme, ilaçların etkinliğinin ve tedavi sürecindeki öneminin belirlenmesi […]

→
onecikan-yargitay

Zorunlu Deprem Sigortası Kapsamında Poliçedeki Bedel ile Yeni Tarifeye Göre Belirlenen Bedel Arasındaki Farkın Sigorta Şirketinin Sorumluluğuna Etkisi Nedir (Yargıtay)

ÖZET: Bu Yargıtay kararı, Zorunlu Deprem Sigortası kapsamında sigorta tazminatının belirlenmesine ilişkin bir uyuşmazlığı ele almaktadır. Davacı, deprem nedeniyle hasar gören konutuna ilişkin tazminat talep etmiş, ancak davalı sigorta şirketi, poliçede belirtilen sigorta bedelinin ödenmesi gerektiğini savunmuştur. Uyuşmazlık, poliçe üzerinde yazılı bedel ile yeni yürürlüğe giren tarifeye göre belirlenen bedel arasındaki farktan kaynaklanmaktadır. Mahkeme, sigorta […]

→
onecikan-yargitay

Sigorta tazminatında poliçe şartlarının geçerliliği, davacının talebinin hukuka aykırı olmasına neden olur mu (Yargıtay)

ÖZET: Uyuşmazlık, Zorunlu Deprem Sigortası kapsamında sigorta tazminatının belirlenmesine ilişkindir. Davacı, deprem sonrası hasar gören konutuna ilişkin olarak, davalı DASK’tan talep ettiği tazminatın eksik olduğunu iddia ederek, poliçe şartlarına dayanarak daha yüksek bir tazminat talep etmiştir. Davalı ise, poliçede belirtilen sigorta bedelinin ödenmesi gerektiğini savunmuştur. Uyuşmazlık Hakem Heyeti, davacının talebini kabul ederek tazminat ödenmesine karar […]

→

Ek mali yükümlülük tahakkukunda uluslararası fiyat belirsizliği hukuki güvenlik ilkesini ihlal eder mi (Danıştay)

ÖZET: Danıştay 7. Dairesi, davacı şirketin kömür ithalatına ilişkin olarak tahakkuk ettirilen ek mali yükümlülüğe yaptığı itirazın reddine dair işlemin hukuka uygunluğunu değerlendirmiştir. İlk Derece Mahkemesi, Bakanlar Kurulu tarafından yapılan düzenlemeye dayanarak ek mali yükümlülüğün tahsilinin hukuka uygun olduğunu belirterek davayı reddetmiştir. Ancak, Bölge İdare Mahkemesi, düzenleyici işlemlerin hukuka uygunluğunun denetlenebileceğini ve ek mali yükümlülüğün […]

→

Ek mali yükümlülüğün hesaplanmasında belirsiz uluslararası fiyat kullanımı, yürütme organının yetkisini nasıl etkiler ve hukuki güvenlik ilkesine aykırı mı? (Danıştay)

ÖZET: Danıştay 7. Dairesi, kömür ithalatına ilişkin ek mali yükümlülüğün tahakkukuna dair davada, davacının itirazının reddine ilişkin işlemin hukuka aykırı olduğuna karar vermiştir. Dava, 19/09/2016 tarihli Bakanlar Kurulu Kararı uyarınca tahakkuk ettirilen ek mali yükümlülüğe yönelikti. Mahkeme, ek mali yükümlülüğün hesaplanmasında kullanılan “uluslararası fiyat”ın belirsizliği nedeniyle, yürütme organının yetkisinin hukuki güvenlik ve belirlilik ilkeleri çerçevesinde […]

→
onecikan-yargitay

Tapu kaydının iptali nedeniyle tazminat talebinde zamanaşımının dolmuş olması, idari başvuru şartının ihlali olarak değerlendirilebilir mi (Yargıtay)

ÖZET: Uyuşmazlık, 4721 sayılı Türk Medenî Kanunu’nun 1007. maddesi uyarınca, tapu kaydının iptali nedeniyle uğranılan zararın tazmini talebine ilişkindir. Davacılar, Yalova’daki taşınmazlarının tapu kaydının iptal edilmesi sonucu mülkiyet haklarının ihlâl edildiğini ve bu nedenle zararlarının tazminini istemiştir. Davalı Hazine ise, idari başvurular yapılmadan davaların açıldığını ve zamanaşımının dolduğunu savunarak davaların reddini talep etmiştir. İlk Derece […]

→

İmar planı değişikliklerinde önceki planların geçerliliği ve taşınmaz haklarının korunması nasıl değerlendirilmelidir (Danıştay)

ÖZET: Danıştay 6. Dairesi, Mersin ili, Mezitli ilçesinde bir taşınmazın “tarım alanı” olarak belirlenmesine ilişkin Mersin Büyükşehir Belediye Meclisi’nin kararını iptal eden İdare Mahkemesi kararını onayladı. Dava, taşınmazın 1/5000 ölçekli nazım imar planında “tarım alanı” olarak ayrılmasının, daha önceki 1/1000 ölçekli uygulama imar planında “E:0,90 konut alanı” olarak belirlenmiş olmasına aykırı olduğu gerekçesiyle açılmıştır. İdare […]

→

Gerekli izin belgesinin olmaması durumunda yapılan idari işlemlerin hukuka uygunluğu nasıl değerlendirilir (Danıştay)

ÖZET: Danıştay 8. Dairesi, davacıların ticari amaçlı yolcu taşımacılığı yaparken gerekli izinleri almadıkları gerekçesiyle araçlarının trafikten men edilmesi ve idari para cezası uygulanmasına ilişkin işlemleri incelemiştir. İdare Mahkemesi, davacıların sahip olduğu “Turizm Yolcu Taşımacılığı İzin Belgesi”nin, işlemlerin tesis edildiği tarihten sonra düzenlendiğini tespit ederek, işlemlerin hukuka aykırı olduğuna karar vermiştir. Ancak Danıştay, bu kararı bozarak, […]

→
onecikan-yargitay

Kamulaştırma bedelinin tespitinde bilirkişi raporundaki hatalı verilerin düzeltilmesi, taşınmazın m² birim fiyatını nasıl etkiler (Yargıtay)

ÖZET: Uyuşmazlık, kamulaştırma bedelinin tespitine ilişkin olup, davacı idare tarafından kamulaştırılan taşınmazın değerinin belirlenmesi için yapılan bilirkişi raporunun değerlendirilmesi üzerine ortaya çıkmıştır. Bölge Adliye Mahkemesi, taşınmazın değerinin belirlenmesinde kullanılan yöntemlerin yerinde olduğunu, ancak ek raporda yer alan bazı verilerin hatalı olduğunu tespit etmiştir. Özellikle, bostan üretim masraflarının değerlendirilmesinde resmi verilere göre 300,00 TL olarak alınması […]

→
onecikan-yargitay

Mera vasfı taşıyan taşınmazların zilyetlikle iktisap edilemeyeceği ilkesinin tapu iptali ve tescil davalarındaki etkisi nedir (Yargıtay)

ÖZET: Bu Yargıtay kararı, tapu iptali ve tescil davasında, davacının zilyetlik iddialarının ve bilirkişi raporlarının değerlendirilmesi üzerine kuruludur. Davacı, 1987 yılında satın aldığı taşınmazın tapu kaydının iptali ve kendi adına tescilini talep etmiştir. Mahkeme, yapılan keşif ve bilirkişi raporları doğrultusunda, davacının zilyetlik koşullarının oluştuğunu kabul ederek taşınmazın davacı adına tesciline karar vermiştir. Ancak, davalı tarafın […]

→

Danıştay 9. Daire’nin vergi ziyaı cezasının tekerrürü ile ilgili orantılılık ilkesinin uygulanması ve yeni düzenlemelerin dikkate alınması gerekliliği (Danıştay)

ÖZET: Danıştay 9. Daire, vergi ziyaı cezasının tekerrür hükümleri çerçevesinde artırılmasına ilişkin bir uyuşmazlıkta, 7338 sayılı Kanun ile yapılan değişikliklerin uygulanması gerektiğine hükmetmiştir. Bu değişiklik, artırım tutarının, kesinleşen cezadan fazla olamayacağını öngörmekte ve ceza ile fiil arasında orantılılık ilkesini gözetmektedir. Dolayısıyla, kesinleşen cezanın tekerrüre esas alınarak artırılması durumunda, orantılılık ilkesine aykırılığın önüne geçilmesi amaçlanmıştır. Kararda, […]

→