onecikan-yargitay

Asıl İşveren-Alt İşveren İlişkisinin Muvazaalı Olup Olmadığı ve Haksız Fesih Sonucu Kıdem ile İhbar Tazminatı Hakkı (Yargıtay)

ÖZET: Uyuşmazlık, davacının iş sözleşmesinin haksız ve önelsiz feshedilmesi, asıl işveren-alt işveren ilişkisi ve bu ilişkinin muvazaalı olup olmadığı üzerinedir. Davacı, Mudanya Belediye Başkanlığı’nda temizlik personeli olarak çalıştığını, alt işverenler aracılığıyla sürekli istihdam edildiğini, ancak bu durumun muvazaalı olduğunu iddia etmiştir. Davalı ise, iş sözleşmesinin alt işveren tarafından haklı nedenle sona erdirildiğini savunmuştur. Mahkeme, davacının […]

→

Vergi ziyaı cezalarının artırılmasında tekerrür hükümlerinin uygulanması ve hukuka uygunluk açısından yapılan hataların düzeltilmesi gerekliliği (Danıştay)

ÖZET: Danıştay 9. Dairesi, vergi ziyaı cezalarının tekerrür hükümleri çerçevesinde artırılmasına ilişkin uyuşmazlıkta, 2018 yılına ait vergi ziyaı cezalarının artırılmasında hukuka uygunluk tespit etmiştir. Davalı idare, 2016/Aralık dönemi için kesinleşen 972,45-TL tutarındaki vergi ziyaı cezasını tekerrüre esas alarak, 2018 yılına ait vergi ziyaı cezalarının artırıldığını savunmuştur. Ancak, Bölge İdare Mahkemesi, bu cezanın hatalı değerlendirildiğini belirlemiştir. […]

→
onecikan-yargitay

Hizmet Tespitinde 506 ve 5510 Sayılı Kanunların Uygulama Zorunluluğu: Re’sen Araştırma ve Kanıtların Yetersizliği (Yargıtay)

ÖZET: Uyuşmazlık, hizmet tespitine ilişkin olup, 506 sayılı Kanun’un 79/10 ve 5510 sayılı Kanun’un 86/9 maddelerine dayanmaktadır. Bu tür davaların kamu düzeni ile ilgili olduğu ve özel bir özenle yürütülmesi gerektiği belirtilmiştir. Sosyal güvenlik hakkının korunması amacıyla, tarafların sunduğu kanıtlarla yetinilmeyip, gerektiğinde re’sen araştırma yapılması gerektiği vurgulanmıştır. Mahkeme, davalı işverene komşu işveren ve çalışanlarının re’sen […]

→

Kamu görevlisinin terör örgütü ile ilişkisini kanıtlamak için gizli tanık ifadeleri ve dijital verilerin yeterliliği ne şekilde değerlendirilmelidir (Danıştay)

ÖZET: Danıştay, Yalova İl Emniyet Müdürlüğü’nde polis memuru olarak görev yapan davacının, 7145 sayılı Kanun ve 375 sayılı KHK’nın Geçici 35. maddesi uyarınca kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin işlemin iptaline yönelik talebini değerlendirmiştir. Davacı hakkında gizli tanık ifadeleri ve dijital materyallerden elde edilen kodlamalar incelenmiş, “SEA” kodunun “Süreçten etkilenmiş EA sınıfı personeli” olarak tanımlandığı belirlenmiştir. Ancak, […]

→
onecikan-yargitay

696 Sayılı KHK Kapsamında Sürekli İşçi Ücret Tespiti: Belirsiz Süreli İş Sözleşmesi Hükümleri ile Toplu İş Sözleşmesi Arasındaki Çelişki ve Fark Ücret Alacağı (Yargıtay)

ÖZET: Uyuşmazlık, 696 sayılı KHK kapsamında sürekli işçi kadrosuna geçirilen davacı işçinin, kadroya geçişte düzenlenen belirsiz süreli iş sözleşmesi hükümlerine göre ücretinin tespiti ve fark ücret alacağının varlığı üzerinedir. İlk Derece Mahkemesi, davacının ücretinin asgari ücretin belirli bir oran fazlası olarak belirlenmesi gerektiğine ve bu doğrultuda eksik ödendiğine karar vermiştir. Davalı vekili, istinaf başvurusunda bulunarak, […]

→
onecikan-yargitay

Tarım Bağ-Kur Sigortalılığının İptali: Prim Kesintileri ve Sahte Belgeler Üzerine Yapılan Değerlendirmelerde Davacı Lehine Karar (Yargıtay)

ÖZET: Bu Yargıtay kararı, davacı sigortalının 2926 sayılı Kanun’a tabi Tarım Bağ-Kur sigortalılığının iptali ile ilgili bir hukuki uyuşmazlığı ele almaktadır. Uyuşmazlık, davacının prim kesintilerine dayalı olarak elde ettiği Tarım Bağ-Kur sigortalılığının geçerliliği ve kesilen aylıkların yeniden bağlanması talebi üzerine yoğunlaşmaktadır. İlk Derece Mahkemesi, asıl davanın kabulüne ve birleşen davanın reddine karar vermiştir. Ancak, Bölge […]

→
onecikan-yargitay

5510 Sayılı Kanun Kapsamında Yaşlılık Aylığı Alanların Çalışma Hakkı: Eksik İnceleme ile Yanılgılı Değerlendirme Sonucu Kararın Bozulması (Yargıtay)

ÖZET: Uyuşmazlık, davacının davalı iş yerinde çalıştığı süre zarfında hizmet akdine dayalı olarak bildirilmeyen çalışmalarının tespitine ilişkindir. Davacı, 20.11.2012-31.05.2015 tarihleri arasında çalıştığını iddia ederken, davalı şirket vekili, davacının çalışmadığını ve iddialarını ispat yükünün kendisine ait olduğunu savunmuştur. İlk Derece Mahkemesi, davacının hizmet akdine dayalı olarak çalıştığını tespit ederek davanın kabulüne karar vermiştir. Ancak, Bölge Adliye […]

→

Danıştay’ın vergi ziyaı cezalarının tekerrür hükümleri çerçevesinde artırılmasının hukuka aykırılığına ilişkin değerlendirmesi ve orantılılık ilkesi vurgusu (Danıştay)

ÖZET: Danıştay 9. Daire, vergi ziyaı cezalarının tekerrür hükümleri çerçevesinde artırılmasıyla ilgili önemli bir karara imza atmıştır. 7338 sayılı Kanun ile yapılan değişiklikle, tekerrüre esas alınan cezanın artırılmasının, kesinleşen cezanın miktarını aşamayacağı belirtilmiştir. Bu durum, mükelleflerin cüzi miktardaki kesinleşen cezalar üzerinden yüksek tutardaki cezalarla karşılaşmalarını önlemeyi amaçlamaktadır. Kararda, 2017 yılı için kesilen vergi ziyaı cezalarının […]

→

Kamu görevinden çıkarma işlemi için terör örgütüyle irtibatın somut delillerle kanıtlanması gerekliliği hukuken nasıl değerlendirilmektedir (Danıştay)

ÖZET: Danıştay 5. Dairesi, davacının kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin İçişleri Bakanlığı işleminin iptaline karar vermiştir. Davacı, 7145 sayılı Kanun’un 26. maddesi ve 375 sayılı KHK’nın Geçici 35. maddesi uyarınca terör örgütüyle irtibatı nedeniyle görevden alınmıştır. Ancak, davacı hakkında açılan ceza davasında beraat kararı verilmiş ve bu kararın gerekçesinde, davacının örgüt hiyerarşisi içinde yer aldığına dair […]

→

FETÖ/PDY ile irtibat ve iltisakın somut delillerle kanıtlanmaması durumunda kamu görevinden çıkarma işlemi hukuka aykırı sayılabilir mi (Danıştay)

ÖZET: Danıştay 5. Dairesi, davacının FETÖ/PDY ile irtibat ve iltisaklı olduğu gerekçesiyle kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin işlemin iptali talebini incelemiştir. Davacı, kamu görevinden çıkarılmasının hukuka aykırı olduğunu, irtibat ve iltisak kavramlarının belirsiz olduğunu ve delil olarak sunulan SD kart verilerinin hukuka aykırı olarak elde edildiğini ileri sürmüştür. Ayrıca, davacının hakkında beraat kararı verildiğini ve bu […]

→
onecikan-yargitay

6772 Sayılı Kanun Kapsamında İlaveten Tediye Alacaklarının Hesaplanmasında İkramiye Ödemelerinin Mahsubu Gerekliliği (Yargıtay)

ÖZET: Bu Yargıtay kararında, davacı işçi, davalı kamu hukuku tüzel kişisi olan işverenden ilave tediye alacaklarını talep etmiştir. İlk Derece Mahkemesi, davacının ilave tediye alacağına hak kazandığına karar vermiş, ancak Bölge Adliye Mahkemesi, davalı tarafın 6772 sayılı Kanun kapsamında olmadığını belirterek davanın reddine karar vermiştir. Yargıtay, davalı Vakfın 6772 sayılı Kanun kapsamında ilave tediye ödemekle […]

→
onecikan-yargitay

Tapusuz Taşınmazın Tescilinde İmar İhya ve Zilyetlik Koşullarının İspatı: Hazine’nin Tescil Talebinin Geçerliliği (Yargıtay)

ÖZET: Bu Yargıtay kararı, tapusuz taşınmazın tescili ve elatmanın önlenmesi istemine ilişkindir. Davacı, 1960 yılında imar ve ihya ettiğini iddia ettiği 70.000 m²’lik taşınmazın tescilini talep etmiştir. Davalı Hazine ise, davacının imar ihya ve zilyetlik koşullarını sağlamadığını belirterek, taşınmazın Hazine adına tescilini istemiştir. İlk Derece Mahkemesi, davacının tescil talebini reddetmiş, Hazine’nin müdahale talebini kabul etmiştir. […]

→

Sahte Fatura ile İlgili Katma Değer Vergisi ve Üç Kat Vergi Ziyaı Cezasının Hukuka Uygunluğu: Ceza Artırımında Tekerrür Esası (Danıştay)

ÖZET: Bu karar, davacının 2016 ve 2017 yıllarında sahte faturalarla belgelendirdiği alımlar nedeniyle re’sen salınan katma değer vergisi ve üç kat vergi ziyaı cezasının hukuka uygunluğunu incelemektedir. İlk Derece Mahkemesi, sahte fatura düzenlendiğini kanıtlayan tespitler olduğundan tarhiyatın hukuka aykırı olmadığına, ancak vergi ziyaı cezasının artırılmasının yalnızca tekerrüre esas olan ceza tutarı kadar olabileceğine hükmetmiştir. Bu […]

→
onecikan-yargitay

Ölüm Aylıklarının Kesilmesi ve Yeniden Bağlanması: Kurumun Borçlu Olup Olmadığına İlişkin 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu Kapsamında Değerlendirme (Yargıtay)

ÖZET: Uyuşmazlık, davacının anne ve baba üzerinden aldığı ölüm aylıklarının kesilmesi ve bu aylıkların yeniden bağlanması ile Kuruma borçlu olup olmadığının tespitine ilişkindir. Davacı, annesinin 1981, babasının ise 1988 yılında vefat ettiğini, 2003 yılında boşanmasının ardından her iki kanun kapsamında ölüm aylığı aldığını belirtmiş, Kurumun 2016 yılında Almanya’dan yaşlılık aylığı aldığı gerekçesiyle bu aylıkları kesmesini […]

→

Danıştay’ın sahte fatura iddialarıyla re’sen tarh edilen KDV ve vergi ziyaı cezalarının hukuka uygunluğu ile tekerrür hükümlerinin uygulanabilirliği üzerine değerlendirmesi (Danıştay)

ÖZET: Danıştay 9. Dairesi, davacı tarafından alınan faturaların sahte olduğu iddiasıyla re’sen tarh edilen katma değer vergisi ve vergi ziyaı cezalarının hukuka uygunluğunu değerlendirmiştir. İlk Derece Mahkemesi, davacının fatura düzenleyen mükelleflerden aldığı faturaların sahte olduğuna dair somut kanıtların bulunmadığını belirterek, bu faturalara dayanan katma değer vergisi indirimlerinin reddedilmesinin hukuka aykırı olduğuna karar vermiştir. Ancak, vergi […]

→