Kamu görevinden çıkarılma gerekçelerinin ceza yargılamasıyla desteklenmesi şart mıdır (Danıştay)

ÖZET: Danıştay 5. Dairesi, davacının kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin Sağlık Bakanlığı’nın işleminin iptali istemini değerlendirmiştir. Davacı, hakkında yürütülen ceza yargılamasında etkin pişmanlık hükümlerinden yararlandığını ve masumiyet karinesinin ihlal edildiğini öne sürmüştür. Ancak, Danıştay, kamu görevinden çıkarılma gerekçelerinin, ceza kanunlarıyla tanımlanmış suçlar olduğunu belirterek, idari yargı mercilerinin bu yönde bir inceleme yapamayacağını vurgulamıştır. Mahkeme, davacının FETÖ/PDY […]

→

Ceza yargılaması sonucunda hükmün açıklanmasının geri bırakılması, idari yargıda irtibat ve iltisak incelemesine engel teşkil eder mi (Danıştay)

ÖZET: Danıştay Beşinci Dairesi, kamu görevinden çıkarılan bir davacının itirazını değerlendirirken, ceza yargılaması sonucunda verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması durumunun, idari yargı mercilerinin irtibat ve iltisak incelemesi yapmasına engel teşkil etmediğine hükmetmiştir. 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin geçici 35. maddesi uyarınca yapılan çıkarma işlemlerinin iptali için, terör örgütleriyle olan irtibatın somut delillerle değerlendirilmesi gerektiği vurgulanmıştır. […]

→
onecikan-yargitay

Bankacılık zimmeti suçunda sanığın eylemlerinin hukuki niteliği nasıl belirlenmeli ve dolandırıcılık suçunun unsurlarıyla karşılaştırılmalı (Yargıtay)

ÖZET: Yargıtay Ceza Genel Kurulu, sanığın bankacılık zimmeti suçundan aldığı cezanın hukuka uygunluğunu incelemiştir. Sanık, 5411 sayılı Bankacılık Kanunu’nun 160. maddesi uyarınca 15 yıl hapis ve 223.050 TL adli para cezasına çarptırılmıştır. Yargıtay 7. Ceza Dairesi, sanığın cezasının fazla tayin edildiği, banka zararının açıkça belirtilmediği ve Anayasa Mahkemesi’nin iptal kararının göz önünde bulundurulmadığı gerekçeleriyle hükmü […]

→
onecikan-yargitay

Bağ-Kur Sigortalılığı Tespiti: Vergi Kaydı Olmasına Rağmen Tescil ve Prim Ödemesi Olmayan Dönemlerde 4956 ve 1479 Sayılı Kanunların Uygulanabilirliği (Yargıtay)

ÖZET: Uyuşmazlık, davacının 20.01.1993 – 30.12.1994 tarihleri arasında Bağ-Kur sigortalısı olduğunun tespitine ilişkindir. İlk Derece Mahkemesi, davanın reddine karar vermiş, Bölge Adliye Mahkemesi ise istinaf başvurusunu esastan reddetmiştir. Mahkeme, davacının 02.08.2003 tarihinden önce Bağ-Kur’a kayıt ve tescilinin bulunmadığını, dolayısıyla 4956 sayılı Kanun’un 47. maddesi ve 1479 sayılı Kanun’un geçici 18. maddesinden yararlanamayacağını belirtmiştir. Bölge Adliye […]

→

İdari para cezasının hukuka aykırılığı, Maden Kanunu’na göre izin süreçlerinin uzaması nedeniyle davacı şirkete kusur atfedilememesi değerlendirilmiştir (Danıştay)

ÖZET: Danıştay 8. Dairesi, Aksaray’da bir inşaat şirketine uygulanan idari para cezasının hukuka aykırı olduğuna karar vermiştir. Davacı şirket, 3213 sayılı Maden Kanunu’nun 7. maddesi gereği gerekli izinleri süresinde alamadığı gerekçesiyle 77.632,00 TL ceza ile karşılaşmıştır. Ancak, mahkeme, cezanın 2018 yılında uygulanması gereken miktarının 62.743,00 TL olduğunu ve davalı idarenin 2019 yılındaki yeniden değerleme oranını […]

→
onecikan-yargitay

5510 Sayılı Kanun Kapsamında Hizmet Tespiti Davalarında Mahkemenin Delil Toplama Yükümlülüğü ve İşverenin Belge Sunma Sorumluluğu (Yargıtay)

ÖZET: Uyuşmazlık, hizmet tespiti istemine ilişkindir ve bu tür davalar, sosyal güvenlik hakkının korunması açısından kamu düzeni ile ilgili özel bir duyarlılık gerektirmektedir. 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun geçici hükümleri uyarınca, sigortalı çalışma sürelerinin saptanması için mahkemelerin tarafların sunduğu kanıtlarla yetinmeyip, gerektiğinde kendiliğinden delil toplaması zorunludur. Mahkeme, davacı ile ilgili tüm […]

→
onecikan-yargitay

696 Sayılı KHK Kapsamında Sürekli İşçi Kadrosunda Asgari Ücretin %84 Fazlasının Ödenmemesi: İş Sözleşmesi ve Toplu İş Sözleşmesi Hükümleri Arasındaki Uyuşmazlık (Yargıtay)

ÖZET: Uyuşmazlık, davacının 696 sayılı KHK kapsamında sürekli işçi kadrosuna geçişi sırasında, iş sözleşmesinde belirlenen asgari ücretin %84 fazlasının eksik ödenmesi nedeniyle talep ettiği alacakların tahsiline ilişkindir. İlk Derece Mahkemesi, davacının iş sözleşmesine dayanarak alacaklarının kabulüne karar vermiştir. Ancak, davalı vekilinin istinaf başvurusu üzerine, Bölge Adliye Mahkemesi, davacının iş sözleşmesinin her asgari ücret artışında işvereni […]

→
onecikan-yargitay

Maluliyet raporunun kaza tarihinden bir yıl geçmeden düzenlenmesi tazminat talebini nasıl etkiler (Yargıtay)

ÖZET: Uyuşmazlık, bir trafik kazası sonucu yaralanan davacının, davalı sigorta şirketinden tazminat talep etmesine dayanmaktadır. Davacı, kazada kusurlu olan sürücü nedeniyle yaralandığını ve malul kaldığını belirterek, maddi tazminat talebinde bulunmuştur. Uyuşmazlık Hakem Heyeti, davacının maluliyet raporunu ve hesap raporunu uygun bularak toplam 283.993,69 TL tazminata hükmetmiştir. Davalı vekili, başvuru şartlarının gerçekleşmediğini ve belirsiz alacak davası […]

→
onecikan-yargitay

2/B Kapsamında Taşınmaz Tescili: Kullanım Kadastrosunun İdari Tasarruf Olmadığı ve Fiili Kullanımın Değerlendirilmesi Gerekliliği (Yargıtay)

ÖZET: Bu Yargıtay kararı, taşınmazların 2/B kapsamında tescil edilmesi ve kullanım kadastrosu ile ilgili hukuki bir uyuşmazlığı ele almaktadır. Davacılar, tapuda kayıtlı taşınmazlarının zilyetliğinde bulunan alanın kadastro çalışmaları sırasında dışarıda bırakıldığını iddia ederek, bu alanların kendilerine tescilini talep etmişlerdir. İlk Derece Mahkemesi, 2/B alanlarında yapılan kullanım kadastrosunun idari bir tasarruf olduğunu ve bu konuda idareyi […]

→
onecikan-yargitay

Gümrük İdaresi’nin Temyiz Yetkisi: Suçtan Zarar Görmediği İçin Katılma Hakkının Bulunmadığına Dair Değerlendirme (Yargıtay)

ÖZET: Bu Yargıtay kararı, Gümrük İdaresi vekilinin sanıklar hakkında verilen beraat hükümlerine yönelik temyiz talebinin reddine ilişkindir. Gümrük İdaresi, suç işlemek amacıyla örgüt kurma ve örgüte üye olma suçlarından doğrudan zarar görmediği gerekçesiyle davaya katılma ve hükmü temyize etme yetkisine sahip olmadığı belirlenmiştir. Bu durum, hukuki bir çerçevede, katılanın temyiz hakkının bulunmadığını ortaya koymaktadır. Mahkeme, […]

→
onecikan-yargitay

Ödeme Emirlerinin İptali İsteminde Zamanaşımı Süresinin Başlangıcı: 506 ve 5510 Sayılı Kanunların Uygulama Alanı (Yargıtay)

ÖZET: Uyuşmazlık, ödeme emirlerinin iptali istemine ilişkindir. Davacı, ödeme emirlerinin zamanaşımına uğradığını ileri sürerken, davalı Kurum, davanın yasal sürede açılmadığını ve zamanaşımının kesilmediğini savunmuştur. İlk Derece Mahkemesi, davanın kabulüne karar vermiş, ancak Bölge Adliye Mahkemesi, davalı Kurumun istinaf başvurusunu esastan reddetmiştir. Hukuki değerlendirmede, 506 sayılı Kanun’un 80. maddesi ve 5510 sayılı Kanun’un 93/1 fıkrası uyarınca, […]

→
onecikan-yargitay

Bağ-Kur Sigortalılık Tespiti ve Doğum Borçlanması Taleplerinde Usul Hatası: Prim Ödemeleri Üzerinden Sigortalılık Süresinin Tescili (Yargıtay)

ÖZET: Uyuşmazlık, davacının Bağ-Kur sigortalılık tespiti ve doğum borçlanması talepleri üzerine kurulmuştur. Davacı, belirli tarihler arasında vergi mükellefiyeti bulunduğunu, ancak bu sürelerin kurum kayıtlarında yer almadığını belirterek, Bağ-Kur sigortalısı olduğunun tespitini istemiştir. İlk Derece Mahkemesi, davayı reddetmiş, ancak Bölge Adliye Mahkemesi, davacının borçlanma iradesinin ve prim ödemelerinin varlığını dikkate alarak kararı bozmuştur. Bozma sonrası yapılan […]

→

Asıl borçlu şirkete tebliğ edilmeyen ödeme emirlerinin kanuni temsilciye tebliği hukuka aykırı mıdır (Danıştay)

ÖZET: Danıştay 7. Dairesi, bir limited şirketin vergi borçlarının tahsilinde, şirketin kanuni temsilcisi olan davacının sorumluluğunu değerlendirmiştir. Dava, şirketin vergi borçları nedeniyle düzenlenen ödeme emirlerinin iptali istemiyle açılmıştır. İlk Derece Mahkemesi, ödeme emirlerinin asıl borçlu şirkete tebliğ edilmeden davacıya tebliğ edilmesini hukuka aykırı bulmuş ve iptaline karar vermiştir. Bölge İdare Mahkemesi ise, asıl borçlu şirketin […]

→
onecikan-yargitay

Borçların devri ve kamu kurumları arasındaki sorumluluğun belirlenmesi üzerine hukuki değerlendirme (Yargıtay)

ÖZET: Uyuşmazlık, davacı tarafından başlatılan icra takibine itiraz eden davalı idarelerden hangisinin borçtan sorumlu olduğuna ilişkindir. Mahkeme, Şanlıurfa ilinin Büyükşehir Belediyesi statüsü kazanmasıyla birlikte ilçe belediyelerinin su ve kanalizasyon hizmetlerine dair alacak ve borçların devredileceğini belirten 6360 sayılı Kanun’un hükümlerine dayanarak, davaya konu borcun ŞUSKİ’ye ait olduğuna karar vermiştir. Mahkeme, yapılan incelemelerde, davacının ihale gereği […]

→
onecikan-yargitay

Yargıtay 10. HD E: 2022/6077 K: 2024/3006 (Yargıtay)

ÖZET: Uyuşmazlık, davacının 01.01.2005 tarihinden itibaren kesilen yaşlılık aylıklarının ödenmesi gerektiği iddiasına dayanmaktadır. Davacı, Sosyal Sigortalar Kurumu (SSK) Yönetim Kurulu üyeliğine seçilmesi nedeniyle yaşlılık aylığının kesilmesinin hukuka aykırı olduğunu savunmuş, 5335 sayılı Kanun’un 30. maddesindeki istisnaların kendisine uygulanması gerektiğini belirtmiştir. İlk Derece Mahkemesi, davacının yaşlılık aylığının kesilmesinin yasal olduğunu ve Kurum tarafından yapılan işlemlerde hukuka […]

→