Rektörlük konutunun temizlik giderlerinin üniversite bütçesinden karşılanması kamu zararı oluşturur mu (Sayıştay)

ÖZET: Bu Sayıştay kararı, Rektörlük konutuna ait temizlik giderlerinin üniversite bütçesinden ödenmesi ile ilgili bir hukuki uyuşmazlığı ele almaktadır. Rektör, konutun kullanıma hazır hale getirilmesi için yapılan temizlik masraflarının olağan bir temizlik değil, esaslı bakım ve olağan olmayan temizlik işleri olduğunu savunarak, bu giderlerin yasal olarak üniversite tarafından karşılanması gerektiğini belirtmiştir. Kamu Konutları Yönetmeliği ve […]

→

Kamu konutlarında ısınma giderlerinin 120 m² üzerindeki kısmının kurum bütçesinden karşılanması hukuka uygun mudur (Sayıştay)

ÖZET: Sayıştay, Rektörlük konutuna ait ısınma giderlerinin mevzuata aykırı olarak kurum bütçesinden karşılandığına hükmetmiştir. 2946 sayılı Kamu Konutları Kanunu ve 294 sıra no.lu Milli Emlak Genel Tebliği uyarınca, eşyalı görev tahsisli konutların ısınma giderlerinin, yalnızca konutun 120 m²’sine kadar olan kısmının oturan tarafından ödenmesi gerektiği belirtilmiştir. Geri kalan kısmın ise kurum bütçesinden karşılanması gerektiği ifade […]

→

Akademik teşvik ödemelerinde tasarım faaliyetlerinin sosyal bilimler alanında değerlendirilmesi mümkün müdür (Sayıştay)

ÖZET: Sayıştay, 2018 yılında yapılan akademik teşvik ödemelerinin, 31.12.2016 tarihli Akademik Teşvik Yönetmeliği’ne uygun olarak değerlendirildiğini belirtmiştir. İlgili yönetmelik, akademik teşvik ödemesine esas faaliyetlerin bilim, teknoloji ve sanata katkı sağlayıcı nitelikte olması gerektiğini vurgulamaktadır. Ancak, yapılan başvurularda bazı tasarım faaliyetlerinin, gerekli şartları taşımadığı ve üniversite içi etkinlik olarak nitelendirildiği gerekçesiyle, bu faaliyetler için akademik teşvik […]

→

AR-GE tanımının mevzuatta yer almaması akademik teşvik ödemelerinde kamu zararına yol açabilir mi (Sayıştay)

ÖZET: Sayıştay, akademik teşvik ödemesi başvurularında bazı projelerin AR-GE kapsamında değerlendirilememesi nedeniyle yapılan ödemelerin hukuka aykırı olduğu gerekçesiyle kamu zararına yol açtığına hükmetmiştir. Sorumlular, temyiz dilekçelerinde Sayıştay İlamının hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğunu, denetimin yerindelik denetimi sayılamayacağını ve AR-GE tanımının mevzuatta yer almadığını savunmuşlardır. Ayrıca, projelerin değerlendirilmesinde komisyonların takdir yetkisini kullanmaları gerektiğini belirtmişlerdir. Sayıştay, ilgili […]

→

Rektörlük konutunun ısınma giderlerinin tamamının kurum bütçesinden karşılanması mevzuata aykırı mıdır (Sayıştay)

ÖZET: Sayıştay, Rektörlük konutuna ait ısınma giderlerinin mevzuata aykırı olarak kurum bütçesinden karşılanması nedeniyle tazmin hükmü tesis etmiştir. Kamu Konutları Yönetmeliği ve 294 sıra no.lu Milli Emlak Genel Tebliği hükümleri gereğince, eşyalı görev tahsisli konutların ısınma giderlerinin tamamının değil, yalnızca 120 m²’ye kadar olan kısmının konutta oturan tarafından karşılanması gerektiği belirtilmiştir. Bu bağlamda, 750 m²’lik […]

→

Vekaleten dekanlık yapan öğretim üyelerinin mali haklardan yararlanması kamu zararı oluşturur mu (Sayıştay)

ÖZET: Sayıştay, 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu’na dayanarak vekaleten dekanlık görevini yürüten öğretim üyelerine yapılan ödemelerin mevzuata uygun olup olmadığını değerlendirmiştir. İlgili kanunun 16. maddesi, dekanın görevi başında olmadığı zaman yardımcılarından birinin vekalet edeceğini belirtmekte, vekaletin altı aydan fazla sürmesi durumunda yeni bir dekan atanacağını ifade etmektedir. Ancak, vekaleten atanan kişilerin asaleten atanma şartlarını taşıdığı ve […]

→

Rektörlük konutunun ısınma giderlerinin kurum bütçesinden karşılanması mevzuata aykırı mıdır (Sayıştay)

ÖZET: Sayıştay, Rektörlük konutuna ait ısınma giderlerinin kurum bütçesinden karşılanmasının mevzuata aykırı olduğuna karar vermiştir. 237 sayılı Ek İlamın 5. maddesi uyarınca, Rektörlük konutunun ısınma giderleri için tazmin hükmü tesis edilmiştir. Kamu Konutları Yönetmeliği ve 294 sıra numaralı Milli Emlak Genel Tebliği, eşyalı görev tahsisli konutların ısınma giderlerinin kurum bütçesinden değil, konutta oturan tarafından karşılanması […]

→

Genel sekreter vekilinin döner sermaye ödemesi için görevlendirilmesi hukuka aykırı mıdır (Sayıştay)

ÖZET: Sayıştay, bir üniversitede genel sekreter vekilinin mevzuata aykırı olarak hastanede görevlendirilmesi ve bu görevlendirme üzerinden döner sermaye ek ödemesi yapılmasını hukuka aykırı bulmuştur. İlgili genel sekreter vekilinin, yalnızca döner sermaye payı ödemesinden yararlandırılması amacıyla görevlendirildiği iddia edilmiştir. Ancak, rektör tarafından yapılan bu görevlendirmenin, 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu’nun 13/b-4 maddesi uyarınca rektörün takdir yetkisi çerçevesinde […]

→

Devlet Memurları Kanunu’na Aykırı Atama Kamu Zararına Neden Olur mu (Sayıştay)

ÖZET: Bu Sayıştay kararı, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 68. maddesinin (B) fıkrasına aykırı olarak birinci dereceli yüksekokul sekreterliği kadrosuna atanan bir personelin durumunu incelemektedir. İlgili personelin, on yıllık hizmet süresi şartını taşımadığı tespit edilmiştir. Bu nedenle, kamu zararına yol açtığı gerekçesiyle, tazmin hükmü verilmiştir. Ancak, atama işlemini gerçekleştiren yetkililerin savunmalarının alınmaması nedeniyle, bu kişilerin […]

→

Devlet memuru atamasında hizmet süresi şartı ihlali kamu zararı doğurur mu (Sayıştay)

ÖZET: Sayıştay, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 68. maddesinin (B) fıkrasına aykırı olarak, on yıllık hizmet süresi şartını taşımayan bir kişinin birinci dereceli yüksekokul sekreterliğine atanması nedeniyle kamu zararına sebebiyet verildiğine hükmetmiştir. İlgili personelin atanması sırasında gerekli şartları taşımadığı ve bu durumun kamu zararına yol açtığı tespit edilmiştir. Tazmin hükmü, atamayı teklif eden kamu görevlileri, […]

→

Kamu görevlilerine aynı görev için birden fazla ödeme yapılması hukuka aykırı mıdır (Sayıştay)

ÖZET: Bu Sayıştay kararı, bir belediyeye bağlı anonim şirketin yönetim kurulu üyelerine yapılan huzur hakkı ödemelerinin hukuka uygunluğunu sorgulamaktadır. Genel Müdür ve Genel Müdür Yardımcısı’na, şirket tarafından huzur hakkı ödenmesine rağmen, aynı zamanda İdare tarafından da yönetim kurulu ücreti ödenmesi suretiyle kamu zararına yol açıldığı iddia edilmiştir. 631 sayılı KHK’nın 12. maddesi gereği, kamu görevlilerine […]

→

Sözleşmeli avukatın yönetim kurulu üyeliği nedeniyle huzur hakkı alması mevzuata aykırı mıdır (Sayıştay)

ÖZET: Sayıştay, sözleşmeli avukatın İdarenin %100 hissedarı olduğu bir şirkette yönetim kurulu üyesi olarak atanmasının mevzuata aykırı olduğunu belirtmiştir. Ancak, avukatın bu görevi yerine getirmesi nedeniyle huzur hakkı ödemesinin yapılması gerektiği sonucuna varmıştır. Sözleşmeli personelin başka bir işte çalıştırılamayacağına dair düzenlemelere rağmen, avukatın bu görevi bir atama ile üstlenmesi ve bu nedenle sözleşmesinin feshedilmemesi gerektiği […]

→

Mevzuata aykırı atamalar nedeniyle oluşan kamu zararının belediye başkanı ve yetkililerden tahsili mümkün müdür (Sayıştay)

ÖZET: Sayıştay, 2021 yılına ilişkin bir kararında, Su ve Kanalizasyon Müdürü ve Şube Müdürlüğü kadrolarına yapılan atamaların mevzuata aykırı olduğunu belirlemiştir. İlgili personelin, 2010 yılında Su ve Kanal Müdürü, 2014 yılında ise Şube Müdürü olarak atanması, görevde yükselme sınavına tabi olmaksızın gerçekleştirilmiştir. Bu durum, 5018 sayılı Kamu Mali Yönetim ve Kontrol Kanunu’na göre kamu zararı […]

→

Genel sekreter yardımcılığı sonrası 3 yıl ödenen mali hakların süresi dolduktan sonra ödenmesi kamu zararı oluşturur mu (Sayıştay)

ÖZET: Sayıştay, 6360 sayılı Kanun gereğince genel sekreter yardımcılığı görevinden 27.01.2015 tarihinde ayrılan bir çalışanın, 27.01.2018 tarihine kadar bu göreve ilişkin mali haklarını almaya devam edebileceğini, ancak bu tarihten sonra bu hakların fark olarak ödenmesinin hukuken mümkün olmadığını belirlemiştir. İlgili çalışana, genel sekreter yardımcılığı görevinden sonra 3 yıl süreyle saklı haklarının ödenmesi gerektiği, ancak bu […]

→

Sanat tarihi mezununun su ve kanal idaresi yönetim kuruluna atanması mevzuata uygun mu (Sayıştay)

ÖZET: Sayıştay, bir memurun mevzuata aykırı olarak Yönetim Kurulu’na atanması ve bu atama sonucunda kendisine yapılan ek ödeme tazminatı ile özel hizmet tazminatı farklarının ödenmesi nedeniyle kamu zararına yol açıldığı iddialarını incelemiştir. 2560 sayılı İstanbul Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğü Kanunu’na göre, Yönetim Kurulu’na atanacak kişilerin su ve kanal idaresinin konusuna giren teknik işlerde […]

→