Emniyet teşkilatında rütbe terfilerinde kıdem ve liyakat esaslarının dikkate alınarak değerlendirilmesi gerektiği (Danıştay)

ÖZET: Danıştay, emniyet teşkilatında rütbe terfilerinin kıdem ve liyakat esasına göre yapılması gerektiğini vurgulamıştır. 3201 sayılı Emniyet Teşkilat Kanunu ve ilgili yönetmelik hükümleri çerçevesinde, bir üst rütbeye terfi edebilmek için belirli şartların yerine getirilmesi gerektiği belirtilmiştir. Bu şartlar arasında, bekleme süresi kadar olumlu sicil alınması ve üst rütbede boş kadro bulunması gibi unsurlar yer almaktadır. […]

→

Öğretmenlikten memurluğa atama işleminin sağlık raporuyla hukuka uygunluğu ve temyiz talebinin reddi (Danıştay)

ÖZET: Danıştay 2. Dairesi, Eskişehir İli, Mahmudiye İlçesi’nde öğretmen olarak görev yapan davacının, sağlık durumu nedeniyle genel idare hizmetleri sınıfına memur olarak atanmasına ilişkin işlemin iptali istemiyle açılan davada, Bölge İdare Mahkemesi’nin kararını onayarak temyiz talebini reddetmiştir. Dava, davacının öğretmenlikten memurluğa atanmasının hukuka aykırı olduğu iddialarına dayanmaktadır. Ancak, davacının sağlık kurulu raporuyla öğretmenlik yapamayacağı tespit […]

→

Güvenlik soruşturması olumsuz sonuçlanan tabibin atanmamasının hukuka aykırılığı ve parasal haklarının ödenmesi gerektiği değerlendirmesi (Danıştay)

ÖZET: Danıştay 2. Dairesi, bir tabibin güvenlik soruşturmasının olumsuz sonuçlanması nedeniyle atamasının yapılmamasının hukuka uygun olup olmadığını değerlendirmiştir. İlk derece mahkemesi, 657 sayılı Kanun’un 48. maddesinin (A) bendine eklenen düzenlemenin Anayasa Mahkemesi tarafından iptal edilmesi nedeniyle, davacının atamasının yapılmamasını hukuka aykırı bulmuş ve davacının özlük ve parasal haklarının ödenmesi talebini reddetmiştir. Bölge İdare Mahkemesi ise, […]

→

Kamu görevlisinin başarısızlık belgesi olmadan alt göreve atanmasının hukuka aykırılığı ve kamu yararı gerekçesiyle iptali (Danıştay)

ÖZET: Danıştay 2. Dairesi, kamu görevlilerinin atama işlemlerinin kamu yararı ve hizmet gerekleri çerçevesinde yapılması gerektiğini vurgulamıştır. Davacının, Ticaret Bakanlığı Personel Genel Müdürlüğü emrinde daire başkanı olarak görev yaptığı dönemde, herhangi bir başarısızlık veya hizmet aksaklığına dair somut bir belge bulunmadığı belirtilmiştir. Bu durum, davacının daire başkanlığından ticaret uzmanı olarak atanmasının hukuka aykırı olduğu sonucuna […]

→

Proje değişiklikleri neticesinde yüklenicinin şartname hükümlerinden farklı tekniklerle ifada bulunması, proje değişiklikleri neticesinde işin ifasının mümkün kalmaması, yüklenicinin zararını talep etmesi (BAM)

15. Hukuk Dairesi 2022/1459 E.  2022/1220 K. T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ DAVA : Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda; GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: KARAR : Davacı vekili, davacı şirket ile davalı […]

→

Polis amirlerinin terfi işlemlerinde liyakat ölçütlerinin eşit ve objektif uygulanmaması nedeniyle hukuka aykırılık değerlendirmesi (Danıştay)

ÖZET: Danıştay İkinci Dairesi, polis amirlerinin terfi işlemlerinde liyakatın temel ölçüt olduğunu vurgulamıştır. Liyakatli personel için kadro bulunması halinde “terfi eder”, kadro yoksa “kadrosuzluk nedeniyle terfi etmez” kararı verilmesi gerektiği belirtilmiştir. Terfi değerlendirmelerinde, personelin sicil, performans notları, başarı belgeleri, mesleki yeterlilikleri ve disiplin cezaları gibi unsurların dikkate alınması gerektiği ifade edilmiştir. Dava konusu uyuşmazlıkta, davacının […]

→

Daire başkanlığından alınmanın hukuka aykırılığı ve takdir yetkisinin kamu yararına aykırı kullanımı nedeniyle işlemin iptali (Danıştay)

ÖZET: Danıştay İkinci Dairesi, davacının daire başkanlığı görevinden alınarak uzman kadrosuna atanmasının hukuka aykırı olduğuna karar vermiştir. Mahkeme, davacının geçmiş hizmetlerinin kariyer ve liyakat ilkelerine uygun olduğunu ve yeterli donanıma sahip olduğunu belirlemiştir. Daire başkanlığından alınma işleminin, hizmetin aksadığına dair somut bilgi ve belgeye dayanmadan, yalnızca takdir yetkisine dayanarak yapıldığını tespit etmiştir. Bu durum, kamu […]

→

Devlet memurlarının atamalarında idarenin takdir yetkisi, kamu yararı ve hizmet gerekleriyle sınırlı olup yargı denetimine tabidir; somut sebep olmadan görev değişikliği hukuka aykırıdır. (Danıştay)

ÖZET: Danıştay, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu ve 5216 sayılı Büyükşehir Belediyesi Kanunu çerçevesinde, idarelerin memur atamaları konusunda geniş bir takdir yetkisine sahip olduğunu belirtmiştir. Ancak bu takdir yetkisi, kamu yararı ve hizmet gerekleri ile sınırlıdır ve yargı denetimine tabidir. Davacı, daire başkanlığı görevinden şube müdürlüğüne atanmasının hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek dava açmıştır. İdare, […]

→

Güvenlik soruşturması iptali sonrası aile hekimliği sözleşmesinin feshi işleminin hukuka uygunluğu ve temyiz incelemesi (Danıştay)

ÖZET: Danıştay 2. Dairesi, davacı tarafından aile hekimliği hizmet sözleşmesinin feshedilmesine ilişkin işlemin iptali istemiyle açılan davada, Bölge İdare Mahkemesi’nin kararını temyiz incelemesine tabi tutmuştur. Dava, davacının güvenlik soruşturmasının olumsuz sonuçlanması nedeniyle sözleşmesinin feshedilmesi üzerine kurulmuştur. İlk Derece Mahkemesi, güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması yapılmasına ilişkin düzenlemenin Anayasa Mahkemesi tarafından iptal edilmesi nedeniyle, fesih işleminin […]

→

Üst düzey yönetici atama ve görevden alma yetkisinin kamu yararı ve hizmet gereklerine uygun kullanılması gerekliliği (Danıştay)

ÖZET: Danıştay İkinci Dairesi, Mersin Büyükşehir Belediye Başkanlığı tarafından yapılan atama işleminin iptaline ilişkin bir davada, idarenin üst düzey yönetici atama ve görevden alma konusundaki takdir yetkisinin kamu yararı ve hizmet gereklerine uygun olarak kullanılması gerektiğini vurgulamıştır. Davacı, daire başkanlığı görevinden alınarak şube müdürü olarak atanmış, ancak bu atamanın gerekçesi olarak idare tarafından herhangi bir […]

→

Ödeme emrinin iptali davasında davacının hukuki menfaatinin bulunmaması nedeniyle ehliyet yönünden reddi (Danıştay)

ÖZET: Danıştay İkinci Dairesi, iptal davalarının ancak meşru, kişisel ve güncel menfaat ilgisi bulunan kişiler tarafından açılabileceğini vurgulamıştır. Dava, karşılıksız çek keşide etmek suçundan dolayı verilen 12.000,00 TL adli para cezasının tahsili amacıyla düzenlenen ödeme emrinin iptali istemiyle açılmıştır. Ancak, ödeme emri, şirket adına düzenlenmiş olup, davacının kanuni temsilci sıfatını devretmiş olması nedeniyle, bu işlemin […]

→

Üniversite genel sekreterliği atamasında idarenin takdir yetkisinin kamu yararı ve hizmet gerekleri çerçevesinde kullanılması (Danıştay)

ÖZET: Danıştay 2. Dairesi, bir davacının üniversite genel sekreterliği kadrosuna atanmasıyla ilgili işlemin iptali talebini reddetmiştir. Mahkeme, atama işleminin 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu ve 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu çerçevesinde yapıldığını, idarenin takdir yetkisinin kamu yararı ve hizmet gereklerine uygun olarak kullanıldığını belirtmiştir. Davacının, idarenin takdir yetkisini kötüye kullandığına dair somut bir delil sunamadığı, dolayısıyla […]

→

İşyeri açma ruhsatı iptal edilmeden mühürlenen akaryakıt istasyonu işleminin hukuka aykırı bulunması (Danıştay)

ÖZET: Danıştay 2. Dairesi, İzmir Menemen ilçesinde bulunan bir akaryakıt istasyonunun işyeri açma ve çalışma ruhsatının iptal edilmeden mühürlenmesine ilişkin işlemin hukuka aykırı olduğuna karar vermiştir. Dava, işyerinin yapı ruhsatı ve yapı kullanma izni bulunmadığı gerekçesiyle kapatılması istemiyle açılmıştır. İlk Derece Mahkemesi, davacının işyerinin ruhsatının geçerli olduğunu ve iptal edilmediğini belirleyerek, mühürleme işleminin hukuka uygun […]

→

İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nde daire başkanının uzman kadrosuna atanması işleminin hukuka uygunluğu ve idarenin takdir yetkisi değerlendirmesi (Danıştay)

ÖZET: Danıştay, davacının İstanbul Büyükşehir Belediyesi bünyesinde Daire Başkanı olarak görev yaparken uzman kadrosuna atanmasına ilişkin işlemin hukuka uygun olup olmadığını değerlendirmiştir. 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 76. maddesi uyarınca, idareye personel atama konusunda geniş bir takdir yetkisi tanınmakta, bu yetkinin kamu yararı ve hizmet gerekleri doğrultusunda kullanılması gerektiği belirtilmiştir. Davacının geçmiş hizmetleri incelendiğinde, idarenin […]

→